pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

18 Mart 2025 Salı

YUNUS EMRE E HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE E HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
116-)ECEL OKU ERDİ CANA
117-)EĞRİLİĞİN KOYASIN
118-)EĞER DİLİM BENDE İSE
119-) ERENLERE MUHİP İKEN
120-) ERENLERİN GÖNLÜNDE
121-)ERENLERİN HİMMETİNİ BEN BANA YOLDAŞ EYLEYEM
122-) ERENLERİN YOLLARI İNCEDEN İNCEYİMİŞ
123-) EŞKARE KILDIM BUGÜN PİNHANIMI
124-) EVVEL BAHAR OLMAYINCA
125-) EVVEL BENİM AHİR BENİM
126-) EVVEL BİZE VACİP BUDUR
127-) EVVEL DAHİ VAR İDİ CANIMDA BU AŞK ODU
128-) EVVEL KADİM ÖNDEN SONA
129-) EVVEL KADİMDEN GELDİM
130-) EY AŞIKLAR
131-) EY AŞK DELİSİ OLAN
132-) EY AŞK ERİ AÇ GÖZÜNÜ
133-) EY BANA DERVİŞ DİYEN
134-) EY BENİ AYIPLAYAN GEL BENİ AŞKTAN KURTAR
135-) EY BİZİMLE YAR OLUP DOSTA GİDEN GELSİN BERİ
136-) EY ÇOK KİTAPLAR OKUYAN
137-) EY DOST SENİ SEVERİM
138-) EY DOST SENİN AŞKIN ODU
139-) EY DÜN BUGÜN HAK İSTEYEN
140-) EY DÜNYAYA ALDANAN
141-) EY DÜNYAYI SEVEN KİŞİ
142-) EY EHL OLAN SÖYLE BANA
143-) EY GÖNLÜMÜN EĞLENCESİ
144-) EY GÖNÜL BİZE KEREM KIL
145-) EY KAMU DERT EHLİ GELİN
146-) EY KOPUZ İLE ÇEŞTE
147-) EY PADİŞAH, EY PADİŞAH
148-) EY SÖZLERİN ASLIN BİLEN
149-) EY SU NERDEN GELİRSİN VATANIN NERDE SENİN
150-) EY YA GAFİL AÇ GÖZÜNÜ
151-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM
152-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM 2
153-) EY YARENLER EY KARDEŞLER ECEL ERE ÖLEM BİR GÜN
154-) EY YARENLER TINMAN BANA
155-) EYYUB'UM GÖNLÜ DERTLİYİM
156-) EZELİ BU AŞKI BEN BU MÜLKE SÜRÜP GELDİM
116-) ECEL OKU ERDİ CANAEcel oku erdi cana, kafle göçtü dur diyeler,
Gafil olan yolda kalır, hazırlığı gör diyeler.
Anmaz idim o sultanı, ne işe gönderdi beni,
Emanet verilen canı, sahibine ver diyeler.
Çün can bedenden çekile, şu elif kamet büküle,
Gözünden gevher döküle, gel merteben sor diyeler.
Şöyle yürürken naz ile, adın deftere yazıla,
Kara yerde ev düzile, gel günahkar gir diyeler.
Kabrin sual eder sana, hani armağının bana,
Armağansız gelen burda, yılan çiyan yer diyeler.
Münafıkın aklı şaşa, Rabbim bilmem diye haşa,
Kabir dar ola kavuşa, Hak buyurdu kır diyeler.
Mümin olan gele dile, cevap vere güle güle,
Cennet'ten huriler gele, kabrin dolu nur diyeler.
Yunus sabret bu mihnete, bir gün eresin rahata,
Yine Hakkın lütfu yete, gel Cennet'e gir diyeler.
Yunus Emre
117-)EĞRİLİĞİN KOYASIN
Eğriliğin koyasın, doğru yola gelesin,
Kinden kibirden vazgeç, erden nasip alasın.
Ne versen elin ile, o varır senin ile,
Ben desem inanmazsın, varacağız göresin.
Gönülde pas oturur, orda seni yitirir,
İçeri şah oturur, giremezsin göresin.
On ikidir hücresi, yedi dervazesi var,
Orda iki dilber var, bilmezsin ki sorasın.
Var kardaşını öldür, dahi avradın boşa,
Anana kabin kıydır, Hakk’ı ayan göresin.
Biçare miskin Yunus aşktan dava kılarsın,
Dosttan haber gelecek yüz sürüyü varasın.
Yunus Emre
118-)EĞER DİLİM BENDE İSE
Eğer dilim bende ise, kimse bana nesne demez,
Gönlüm ger revende ise alemde karar eylemez,
Eğer gözüm bakar ise, baktığına akar ise,
Gördüğüm benim der ise, oda düşer ar eylemez.
Eğer akıl başta ise, gönülde o tuşta ise,
İkisi bir işte ise, düşman bana kar eylemez.
Düşman benim nefsim olur, tamamıyla hırsım olur,
Tamamıyla hırsa uyan gönüllerde yer eylemez.
Gönülleri hep düzen o, türlü nakışlar yazan o,
Can gövdeden ayrılacak, bu diller niçin söylemez.
Gönüllerde yer eylemek Muhammed'e gelmiş olur,
Mustafâ'ya ümmet olan Tamu'da karar eylemez.
Öldüren o, dirilten o, Yunus şimdi Hak ile ol,
Hak'tan artık hîç kimesne, yok nesneyi var eylemez.
Yunus Emre
119-) ERENLERE MUHİP İKEN
Erenlere muhip iken, ya münkir olduğun neden?
Çok sakın tatlı canını, okları çıkmadan yaydan.
Kahır erenler atıdır, gayret dahi hilatıdır,
Erenler yayı katıdır, okları geçer kayadan.
Bize muhip olanları, Hak'tan dileriz onları,
Dönüp münkir olanları tez çıkarırlar aradan.
Burda ayak el öpülür, görenin canı kapılır,
Garip misafir yapılır, zavye ve mescithaneden.
Ağı içerse nuş olsun, sücü içerse hoş olsun,
Yunus ile yoldaş olsun, gelsin Allah'ına giden.
Yunus Emre
120-) ERENLERİN GÖNLÜNDE
Erenlerin gönlünde o sultan dükkan açtı,
Nice bizim gibiler onda konarak göçtü.
Cümle erenler uçtu, dağlar, yazılar geçti,
Aşk kazanına düştü, orda kaynadı pişti.
Bu dünyanın meseli, benzer murdar gövdeye,
İtler murdara üşdü, Hak dostu kodu kaçtı.
Aşık mı diyem ona, canını terketmedi,
Aşık ona diyeler, melamet dile düştü.
Yine esridi Yunus, Taptuk yüzün görelden,
Meğer onun gönlünden bir cur'a şerbet içti.
Yunus Emre
121-)ERENLERİN HİMMETİNİ BEN BANA YOLDAŞ EYLEYEM
Erenlerin himmetini ben bana yoldaş eyleyem,
Her nereye varır isem, cümle işim hoş eyleyem.
Koyam bu dünyayı gidem, çün ahrete sefer edem,
Cennetteki hurileri ben bana yoldaş eyleyem.
Tene yumuşak giymeyem, cümlesinden fariğ olam,
Döşeğimi toprak edip yastığımı taş eyleyem.
Vuram yıkam nefs evini, oda yana hırs ve heva,
El götürem şimden geri, nefs ile savaş eyleyem.
Tenim dahi, canım dahi hiç bilmedi Enel Hakk'ı,
Şimdiye dek bilmediyse, şimden geri tuş eyleyem.
Bugün gülen kişi bunda, yarın ağlar imiş onda,
Revan döküp gözyaşını, yastığımı yaş eyleyem.
Miskin Yunus çağırıp der, aşıkıyım miskinlerin,
Dervîş değil ise dışım içimi dervîş eyleyem.
Yunus Emre
122-) ERENLERİN YOLLARI İNCEDEN İNCEYİMİŞ
Erenlerin yolları inceden inceyimiş,
Süleyman’a yol kesen şu bir karıncayımış.
O karınca söyledi Süleymân'a yol dedi,
O karınca söylediği cevap alıncayımış.
Götürmedi kimsene kimsenenin gücünü,
Güç götürdüm diyenler eli erinceyimiş.
Kim kime ne der ise, eğer hayır, eğer şer,
Allah verir cezasın gele yol inceyimiş.
Gönlüm bana söylerdi, seni severem derdi,
Gönlüm seni sevdiği dosta erinceyimiş.
Gönlüm der ki varayım, sana geri geleyim,
Gönlüm uyduğu bana dostu buluncayımış.
Yarenlerim derler ki; aşık melamet gerek,
Geldi benim başıma o söz yerinceyimiş.
Aşığın gözyaşları gece gündüz dökülür,
Aşık kan ağladığı maşuk soruncayımış.
Dört kitabın manasın okudum tahsil kıldım,
Aşka gelince gördüm bir ulu heceyimiş.
Ben dervişim diyenler, haramı yemeyenler,
Haramın yenmediği ele girinceyimiş.
Derler ki filan öldü, mülkiyle malı kaldı,
O malın irkildiği ıssı ölünceyimiş.
İki kişi söyleşir Yunus’u görsem diye,
Biri der ki; ben gördüm, bir aşık kocayımış.
Yunus Emre
123-) EŞKARE KILDIM BUGÜN PİNHANIMI
Eşkare kıldım bugün pinhanımı,
Can verirken buldum o cananımı.
Can gönül hayran kalıyor maşuka,
Maşuk ile sürerim devranımı.
Dert gerektir, dert gerektir, dert gerek,
Kim gerek derde, verem dermanımı.
Mekansızım onun için dünyada,
Kimseler bilmez benim mekanımı.
Kanı buldum n'iderem ben ayrığı?
Yağmaya verdim bugün dükkanımı.
Top benim çevganı aldım çalarım,
Kim ala bu toptan meydanımı?
Yer benimdir, gök benimdir, arş benim,
Gör nicesi germişem sayvanımı.
Yunus olduysa adım, pes ne acep?
Okuyalar defter ve divanımı.
Yunus Emre
124-) EVVEL BAHAR OLMAYINCA
Evvel bahar olmayınca, kızıl gül açılmaz imiş,
Kızıl gül açılmayınca, bülbül zarı kılmaz imiş.
Bülbül hevestir ötmeye, güle sarmaşıp yatmaya,
Bağban kasdeyler satmaya, gül kadrini bilmez imiş.
Bre bağban satma gülü, haramdır akçesi, pulu.
İnletme aşık bülbülü, gözün yaşı dinmez imiş.
Yılda bir kez hayvanlara, aş yeli eser bunlara,
Kimi adem hayvan olur, hayvan aşık olmaz imiş.
Aşık olamayan adem, benzer imiş bir ağaca,
Ağaç yemiş vermeyince budağı eğilmez imiş.
Yunus Emre'm, hey biçare, yardan ayrıldın avare,
Yardan ayrılmayınca dost yar kadrini bilmez imiş.
Yunus Emre
125-) EVVEL BENİM AHİR BENİM
Evvel benim, ahir benim, canlara can olan benim,
Azıp yolda kalanlara hazır medet eden benim.
Bir karara tuttum karar, benim sırrımı kim duyar,
Cahil beni nerde görür, gönüllere giren benim.
Kün deminde nazar eden, bir nazarda dünya düzen,
Kudretinden han döşeyip, aşka bünyad vuran benim.
Düz döşedim bu yerleri, çöksü vurdum bu dağları,
Sayvan eyledim gökleri, geri tutup duran benim.
Dahi acep aşıklara ikrar ve din iman oldum,
Halkın dahi gönlündeki küfr ü İslam güman benim.
Bir niceye verdim emir, devlet ile sürdü ömür,
Yanan kömür, kızan demir, örse çekiç salan benim,
Kar yağdıran, buz donduran, hayvanlara rızkın veren,
Şöyle bilin o mahluka o Rahim ve Rahman benim.
Halk içinde dirlik düzen, dört kitabı doğru yazan,
Ak üstüne kara dizen, o yazılan Kuran benim.
Dost ile birliğe yeten, buyruğu ne ise tutan,
Mülk bezeyip dünya düzen, o bahçıvan hemen benim.
Dünyada ben o Rüstem'im, dünya içinde bostanım,
Gönlümdeki sensin benim, seni sende gören benim.
Benim Hakk'ın kudret eli, benim beli aşk bülbülü,
Söyleyip her türlü dili halka haber veren benim.
Diller damaklar şaşıran, aşk kazanını taşıran,
Hamza'yı Kaf'tan aşıran o ağılı yılan benim.
Yağmur olup yere yağan, bulut olup göğe ağan,
Gözsüzlerin gözündeki boz pusarık duman benim.
Yunus değil bunu diyen, kendiliğidir söyleyen,
Kafir olur inanmayan, evvel ahir hemen benim
Yunus Emre
126-) EVVEL BİZE VACİP BUDUR
Evvel bize vacip budur, hoş hulk ile amel gerek,
İslam adı okunacak yoldaşımız iman gerek.
İsrafîl surun vuracak, cümle mahluk uyanacak,
Soru hesap sorulacak, Arab dili lisan gerek.
Gök perdelerin açalar, iyi yavuzdan seçeler,
O dem nereye kaçalar, baş kurtarası yer gerek.
Çerge kurup oturalar, sermayemiz getireler,
O siyaset meydanında bu tertipleri bil gerek.
Çağrışalar ata ana, kardaş kardaşdan usana,
Yalvaralar o Sübhan'a, niyaz kılası er gerek.
Dükelinden bu aşk yakın, Yûnus hata kılma sakın,
Aşktan sual sorulacak, cevap veresi hal gerek.
Yunus Emre
127-) EVVEL DAHİ VAR İDİ CANIMDA BU AŞK ODU
Evvel dahi var idi, canımda bu aşk odu,
Eşkere etmez idim, bilirdim ki dost kodu.
Dört kitabı okuyan, bulmadı aşka çare.
Ne beyler, ne sultanlar, ne müderris, ne kadı.
Yer gök kaim ırılmaz, yeller esip deprenmez,
Her nesne muhkem olur, aşk olacak bünyadı.
Aşk anadan doğmadı, kimseye kul olmadı,
Hükmüne esir kılar cümle bilişi yadı.
Günde bin kez yanaram, razıyım ben şu oda,
Zîra şekerden şirin bana aşkının odu.
Aşka mecnun olanlar, ne kar bilir ne zarar,
Korkutmaz soğuk sıcak, neyler ki aşkın odu.
Ezelde benim fikrim, Enel Hak idi zikrim,
Henüz dahı doğmadan, o Mansur-ı Bağdadi.
Aşk odu cuş eyledi, canımı hoş eyledi,
Kimse söyündüremez canımda yanan odu.
Aşk çengine düşenin, melamet olur işi,
Onun için bednamdır, miskin Yunus'un adı.
Yunus Emre
128-) EVVEL KADİM ÖNDEN SONA
Evvel kadim önden sona, zevali yok sultan benim,
Yedi iklîme hükmedip, yeri göğü tutan benim.
Ben bu yeri yaradacak, yer üstüne gök duracak,
Ulu deniz mevc vuracak, Nuh'a tufan veren benim.
Kün dedim bu yere durdu, gökler dahi karar kıldı,
Yüz bin türlü adem geldi, getirip götüren benim.
Yusuf ile çaha inen, teraziye altın vuran,
Kefesini basaduran, Mısır ıssı sultan benim.
Sofu ile sofu olan, sûfî ile sâfî olan,
Bel bağlayıp taat kılan, o Kerim ve Rahman benim
Kaf'tan kaf'a hükmeyleyen, devleri hükmüne koyan,
Yele binip seyran kılan, bu mülke Süleyman benim.
Et ve deri endam çatan, alemlere gönül katan,
Adem'i donla donatan, mülke kadem basan benim.
Sekiz Uçmak aşıklara, köşk ve saraydır onlara,
Musa gibi Tûr Dağı'nda hayran olup kalan benim.
Ben abidim, ben mabudum, kamu yerlerde hazırım,
Zalimlerden tat alıcı, miskinleri tutan benim.
Tapduk diyem cümle dile, inanmışım değme kula,
Yunus dahi hod kim ola, bu sözleri diyen benim.
Yunus Emre
129-) EVVEL KADİMDEN GELDİM
Evvel kadimden geldim yer gök yaratılmazdan,
Arş kürs ve levhi kalem hiç daha anılmazdan.
Dost ile sohbetteydim, içeri halvetteydim,
Adem nice nesnedir, hiç daha anılmazdan.
Yüz bin yiğirmi dört bin canlar canım içinde,
Gizlü Muhammed canı daha içeri bizden.
Hem canlar ona perde, o nur içinde nurda,
Aşk onda kadim olur, canlara ayrılmazdan.
Aşktır Hakk'ın varlığı yer ve gök mamurluğu,
Aşk bizi pertev etti, her biri birimizden.
Evvel Adem yarattı, sonra peygamberleri,
Ahir Muhammed nuru balkıdı içimizden.
Adem atadan beri, veli evliya nebi,
Hak müşerref eyledi Ahmed'i kamu yüzden.
Yetmiş bin yıl önceden yarattı Muhammed'i,
Hak kendi aşık oldu, bahane bir yıldızdan.
O yıldız ki var idi, kandaydı Adem canı,
Ya bunca peygamberler anılmadan ağızdan.
Alimler bunu bilmez, her akıl ona ermez,
Hidayettir Yûnus'a, keşf oldu hacemizden.
Yunus Emre
130-) EY AŞIKLAR
Ey aşıklar, ey aşıklar, aşk mezhebi dindir bana,
Gördü gözüm dost yüzünü, yas kamu düğündür bana.
Ayrık bize yas eylemez, gönlümüzü pas eylemez,
Hak'dan gelen görklü avaz, ondan gelen ündür bana.
Ayrık bana ben demeyem, kimesneye sen demeyem,
Ya kul ya sultan demeyem, kalsın işitenler tana.
Senden sana varır yolum, senden seni söyler dilim,
Allah sana ermez elim, bu hikmete kaldım tana.
Ben aşkından ırılmayam, dergahından sürülmeyem,
Eğer benden gider isem, senin ile varam sana.
O dost buraya gönderdi, var dünyayı bir gör dedi,
Geldim, gördüm bir arayış, seni seven kalmaz ona.
Kullarına vadeyledi, yarınki gün cennet dedi,
O dostların sevindiği, yarınım bugündür bana.
Dost aşka ulaşıladan, dünya ahiret bir oldu,
Ezel ebed sorar isen, dün ile bugündür bana.
Yunus seni din edindi, din nedir iman edindi,
Aşka bugün yarın n'olur, işi nedir önden sona.
Yunus Emre
131-) EY AŞK DELİSİ OLAN
Ey aşk delisi olan, ne kaldın perakende,
O seni deli kılan yine sendedir sende.
Dünyada, ahrette Hak, yer gök doludur mutlak,
Hiç gözlere görünmez, kim bilir ne nişanda.
Her kim onu gördüm dese gerek oda yakalar,
Her kim ona şek getirir ne dinde ne imanda.
Ger meyhaneye vardım, onsuz yer göremedim,
Yine ona sataştım, girdim ise külhanda.
Her kim aradı cismin, cisminde buldu hasmın,
Ne dünya ahret ona, ne karda ne ziyanda.
Bir nicesine kaç der, bir nicesine tut der,
Kaçanla bile kaçar, yine durur duranda.
Uğrı diye kullarını giriftar eden o,
Medet edip erişen odur yine zindanda.
Derler ki: Miskin Yunus, niçin deli oldun sen,
Ne akıl, ne fehm kalsın, işbu sırrı duyanda.
132-) EY AŞK ERİ AÇ GÖZÜNÜ
Ey aşk eri aç gözünü, yeryüzüne eyle nazar,
Gör bu latif çiçekleri, bezenerek geldi geçer.
Bunlar yazın bezenirken, dosttan yana uzanırken,
Bir sor ahi sen bunlara, nereyedir azm-i sefer.
Her bir çiçek bin naz ile, öğer Hakk'ı niyaz ile,
Her kuş hoş bir avaz ile, o padişahı zikreder.
Öğer onun kadirliğin, her bir işe hazırlığın,
İlla ömür kasırlığın, anacağız rengi döner.
Rengi döner günden güne, toprağa dökülür yine,
İbret olur anlayana, bu ibreti arif duyar.
Bu sırrı ger duyaydın, ya bu gamı yiyeydin.
Yerinde eriyeydin, gideydi senden kar ve kir.
Ne gelmeğin gelmek olur, ne bilmeğin bilmek olur,
Son menzilin ölmek olur, duymadın aşktan bir eser.
Bildik gelen geçer imiş, konan geri göçer imiş.
Aşk şerbetin içer imiş, her kim bu manadan duyar.
Yunus bu sözleri kogil, kendözünden elin yugil,
Senden ne gele bir değil, çün Hak'tan gelir hayır şer.
Yunus Emre
133-) EY BANA DERVİŞ DİYEN
Ey bana derviş diyen, nem ola derviş benim,
Ya bu adıma layık, hani elimde iş benim.
Derviş derler adıma, bakarlar suratıma,
Bilmezler ki dirliğim, külli sitayiş benim.
Dil ile şeyhim ulu, yolda aludan alu,
Aklım evi kaygılı, nefsim asayiş benim.
Sureti güler halka, ya kani kulluk Hakk'a,
Bu dirliğime bak a, hem işim yanlış benim.
Kendi izim bilirim, saluslana yürürüm,
Buğuz, kibir, düşmanlık, gönlümü almış benim.
Suçumu örter hırkam, dirliğim cümlesi ham,
Bir gün yırtılır perdem, o gün en zor iş benim.
Derviş neye dolundum, ulu suçta bulundum,
Yunus umduğum Haktan, o rahmet imiş benim.
Yunus Emre
134-) EY BENİ AYIPLAYAN GEL BENİ AŞKTAN KURTAR
Ey beni ayıplayan, gel beni aşktan kurtar,
Elinden gelmez ise söyleme fesat haber.
Aşıkların ahvali maşuk katında biter,
Sözün var ona söyle, benim elimde ne var.
Dost yüzünden nikabı her kim giderdi ise,
Hicap kalmadı ona, artık ne hayır ne şer.
Hiç kimesne kendinden halden hale gelmedi,
Aşıkların canına maşuka vurur minkar.
Kim ki aşk kadehinden bir zerre içti ise,
Ona ne akıl, ne us, ne esrik, ne de humar.
Tek ben değilim aşık, o maşuk nazarında,
Aşk yoluna can feda, benim gibi sad hezar.
Aşıkların halini aşık olanlar bilir,
Aşk bir gizli haznedir, gizli gerektir esrar.
Korkarım söylemeğe şeriat edebinden,
Yok ise söyleyeyim daha ayrıksı haber.
Kim vere bu dil ile o maşukadan haber,
Meğer o kimseler ki, can içinde canı var.
Yunus ölürse ne gam, aşk içinde kardaşlar,
Aşk yoluna uyanan, maşuk burcunda doğar.
Yunus Emre
135-) EY BİZİMLE YAR OLUP DOSTA GİDEN GELSİN BERİ
Ey bizimle yar olup, dosta giden gelsin beri,
Yok eyleyip kendözün can terk eden gelsin beri.
Terkedelim kılükali, isteyelim doğru yolu,
Hem bulalım gevher kanın, gevher alan gelsin beri.
Gevher bu can maksududur, can maksudun Mansur'udur,
Maksud için Mansur'layın, berdar olan gelsin beri.
Emek dilersen maksuda, çok hizmet eyle her işte,
Sen gel senliğinden ayrıl, nuru didar gelsin beri.
Pinhan edenler kendözün, onlar görürler Hak yüzün.
Görmek dilersen bil sözün, ikrar eden gelsin beri.
Yunus gel anlat halini, bildir nedir ahvalini.
Derde bırak gel kendini, derman eden gelsin beri.
Yunus Emre
136-) EY ÇOK KİTAPLAR OKUYAN
Ey çok kitaplar okuyan, sen ki tutarsın bana dak,
Ta bilesin sırrı ayan, gel aşktan oku bir varak,
Okumalı ilmin yüzün, ilme amel gerek güzin,
Aç gönülden batın gözün, aşık maşuk haline bak.
Gör maşuğun ne iştedir, aşık dahi o iştedir,
İkisi bir sır iştedir, iki sanıp kalma ırak.
İkilikten geçemedin, hali kalden seçemedin,
Dosttan yana uçamadın, fakilik oldu sana fak.
Cübbeyle hırka, tahtla tac, bunlar verirler aşka bac,
Dört yüz mürit ve elli hac, terk eyledi Abdülrezzak.
Onun gibi din ulusu, hac öptü, çaldı nakusu,
Sen dahi bırak namusu, nefsin itini oda yak.
Sen kendine geldin ise, sıfat nedir bildin ise,
Hakk'a bağlı oldun ise, ne söyler isen bana hak.
Bilmeyesin bednam ve nam, bir ola sana hasuam,
Bildim ise ilmi tamam, gel şimdi oku bir varak.
Yerde ve gökde aşk ile, aşktan gelir her söz dile,
Biçare Yûnus ne bile, ne kara okudu, ne ak.
Yunus Emre
137-) EY DOST SENİ SEVERİM
Ey dost seni severim, canımda yerin vardır,
Gece gündüz uyumam, acayip halim vardır.
Sen gülü görür iken, dikene sunma elin,
Düşmandan ne korkarsın, doğru bir yarin vardır.
Düşmanlar sorar bana; söz demek nerden sana?
Bana söz demek nerden, benim üstadım vardır.
Ele getirdiğini miskinlere harceyle,
Nice çok yaşar isen, sonunda ölüm vardır.
Bunda kendözün gören, o olur yolda kalan,
Benim bir karıncaya vallah isnadım vardır.
Tanla turu gelecek bülbül gibi söylerim,
Gönülde mani biter, dertli ciğerim vardır.
Yunus Emre kendözün, toprağa vur gel yüzün,
Maşukaya yaraşır bir miskinliğim vardır.
Yunus Emre
138-) EY DOST SENİN AŞKIN ODU
Ey dost senin aşkın odu, ciğerim pare baş kılar,
Aşkından yanar yüreğim, yandığım bana hoş gelir.
Aşkın oduna yandığım, ağlamak oldu güldüğüm,
Dost sana zarı kıldığım, münkirlere savaş gelir.
Söyler isem sözüm savaş, söylemezsem ciğerim baş,
Cihan dolu olur kalleş, her birinden bir taş gelir.
Gör nice taşlar atılır, dost için başlar tutulur,
Gelir gönüle batılır, halimize haldaş gelir.
Bizim halimizden bilen, kimdir aşka münkir olan,
Bizim sevdiğimiz Hak’tır, bu halka göz ve kaş gelir.
Nice sultanlar aciz olur bu aşkın elinden,
Her kim bu yola düşerse, o bu yola yavaş gelir.
Erenler buna kalmadı, vardı yoluna durmadı,
Hakk’ı gerçek sevenlere, cümle alem kardeş gelir.
Miskin Yunus bil özünü, dosta açıp şu gözünü,
Hangi burçtan bakar isen, o sultana güneş gelir.
Yunus Emre
139-) EY DÜN BUGÜN HAK İSTEYEN
Ey dün bugün Hak isteyen, bilmez misin Hak nerdedir,
Her nerdeysem orda hazır, nerde bakarsam ordadır.
Sakın olma Hakk'a ırak, gönüldedir Hakk’a durak,
Sen senliğin elden bırak, tenden içeri candadır.
Gir gönüle bulasın Tur, sen ben demek defterin dür,
Key güher er gönlündedir, sanma ki o ummandadır.
O ummanda yüzbin güher, bir katreye benzer tamam,
O cana yok zaman zeval, zevalli can hayvandadır.
Her nerde ki gözün baka, Çalap hazırdır mutlaka,
Şu can ki tapmadı Hak'a, faydası yok ziyandadır.
Eyle suretini viran, can sırrıdır ona eren,
Batın gözüdür dost gören, zahir gözü yabandadır.
Çün suretin viran ola, gönlün bağı cinan ola,
Canın genci vîran ola, çünkü bu genc virandadır.
Her kim gaflet içre geçer, canı zeval suyun içer,
Derviş sırrı arştan uçar, gerçegi yeryüzündedir.
Miskin Yunus gözün aç bak, iki cihan doludur Hak,
Sıdk oduna gümanı yak, o eşkere pinhandadır.
Yunus Emre
140-) EY DÜNYAYA ALDANAN
Ey dünyaya aldanan, hayırla ihsan hani?
Unuttun ahireti, şefkatla iman hani?
Kimde ki şefkat vardır, rahmet dahi ondadır,
Şimdi bir gönlü açık sünni müsülman hani?
İbrahim Halil geldi Kabe'ye bünyad vurdu,
Oğluna bıçak çaldı, İsmail kurban hani?
Şeddad bir uçmak yaptı, Nemrut göğe ok attı,
Karun'u da yer yuttu, Adil Nuşirvan hani?
Kim ki istedi buldu, kulluğu tamam oldu,
Mısır'a sultan oldu, Yusuf-ı Kenan hani?
Resul Mirac'a ağdı, gökden yere nur yağdı,
Habib'im diye öğdü, o Fahr-i cihan hani?
Ebubekir'le Ömer, yüzlerinden nur damar
Sinesi dolu Kuran Osman-ı Affân hani?
Biner idi Düldül'e, belinde Zülfikar'ı
Erenler açtı dini, Tanrı Arslan'ı hani?
Çalap Tanrı'nın hası, Hazret'e geçer nazı,
Peygamber'in amusı Hamza pehlivan hani?
Cüneyd-i Bağdadi ve Şibli ve Maruf-ı Kerhi,
Onlar vardı bu yola, şimdi o erkan hani?
Bayezid-i Bestami, yedi kat gök seyranı,
O erenler sultanı gevher-i maden hani?
Geçti bunların çağı, dünya kahrın ocağı,
Ebul-Müslim Necefî sahib-i kıran hani?
Bir gönül ele getir, feragat ol geç otur,
Konya şehrinde yatır o iki sultan hani?
Fakih Ahmed Kutbeddin, Sultan Seyyid Necmeddin,
Mevlana Celaleddin, o Kutb-ı Cihan hani?
O Seyyid Ahmed Kebir müyesserdi ona nur,
Ayalleri cümle şir, o hulkı merdan hani?
Yunus Emre'm aç gözün, toprak eyle sen yüzün,
Sana dahi diyeler, ciğeri biryan hani?
Yunus Emre
141-) EY DÜNYAYI SEVEN KİŞİ
Ey dünyayı seven kişi, bir gün koyup gitmek gerek,
Senin dileğinle değil, naçardır, ne etmek gerek?
Gözün ile gördüğünü, şu hasretin olanları.
Akil isen an bunları, her kimseyi anmak gerek.
Şu kahr ile kazandığın, bir gün kalısar körlüğe,
Şu mal ki körlüğe kalır, şaylığa harc etmek gerek.
Kudret kandilinden senin, destur ile indi canın,
Bir gün geri gel deniser, şu sözü işitmek gerek.
Ne hak buyruğun tutarsın, ne kul sözün işitirsin,
Hiç bilmezsin mana nedir, ne dilde çağırmak gerek?
Uydun bu nefsin sözüne, battın günah denizine,
Çirk getirdin can yüzüne, tövb'eteğin tutmak gerek.
Yunus, şimdi sen dil ile, ben Hakkı severim deme,
O padişah hazretine, görklü meta iltmek gerek.
Yunus Emre
142-) EY EHL OLAN SÖYLE BANA
Ey ehl olan söyle bana ben nicesi döleneyim
Ne türlü tedbîr edeyim ya nice sağınç sanayım
Canımda o büt bitipdir, gönülümü o tutupdur,
Hey beni o avutupdur, ayruk neye bağlanayım.
Öyle edipdir o beni, seçemezem dünden günü,
Alsın teni utsun canı, kon ben ona aldanayım.
Ben gevheriyem kanım o, ben bir kulum sultanım o,
Aklım ve canım gönlüm o, ondan niçin usanayım.
Onsuzluğum bana haram, ondan olur naktim tamam,
Bunun gibi lütuf kerem, nerde bulup dinleyeyim.
Odur bana Yunus diyen, odur benim bağrım delen,
Odur beni bensiz koyan, hem ben olam bu ben neyim.
Yunus Emre
143-) EY GÖNLÜMÜN EĞLENCESİ
Ey gönlümün eğlencesi, anlat bana n'eyleyeyim?
Aşkından oldum avare, derdim kime söyleyeyim?
Fena mülkünden geçeyim, o dost iline uçayım,
Dalayım aşk ummanına, denizlerin kaynatayım.
Aşkın od vurdu canıma, gelsin aşıklar yanıma,
Dökeyim aşkın hanını, aşıkları toylayayım.
Girdim bu aşkın bağına, baktım sağıma soluma,
Türlü yemişlerin yiyip, güllerini koklayayım.
Dün gün kılayım ah ve zar, aşık olayım il ve şar,
Dökeyim kanlı yaşımı, zarılıklar eyleyeyim.
Aşık olayım şu güle, dolsun cihana gülgüle,
Hezar destan olayım ben, dost bağını yaylayayım.
Miskin Yunus aşıkların dirliğini dirilmedin.
Bari gücüm yettiğince soylarını soylayayım.
Yunus Emre
144-) EY GÖNÜL BİZE KEREM KIL
Ey gönül bize kerem kıl, bile seyran edelim,
Candan, tenden geçelim, gel azm-i canan edelim.
Ten nedir dost yolunda, ben onu terk etmeyim,
Dost cemalin görmeye, gel canı kurban edelim.
Bu fena ender, fenayı terk edelim dost için,
Öz beka ender, beka mülkünde seyran edelim.
Asitanı mürşidin gel, kıbleyi can kılalım,
O şeh ki şahlar şahın, gel biz de mihman edelim.
Gel beri dağılmayalım yağmur damlası gibi,
Cem olup derya gibi gel kasd-ı umman edelim.
Ben onun aşk şarabını içmişim her dembedem,
Dost cemalin görmeğe gel arş-ı Rahman edelim.
Çünkü bu zaif Yûnus'a yoldaş bile olmadın,
Ey gönül o şahı gel taht-ı Süleyman edelim.
Yunus Emre
145-) EY KAMU DERT EHLİ GELİN
Ey kamu dert ehli gelin, dert benim ve derman benim,
Kafirdeki küfr-i nihan, mümindeki iman benim.
Alemde fitneyi kodum, Mansur'ı kül etti odum,
Dilinde Enel Hak dedim, boynundaki urgan benim.
Yusuf'daki hüsnü cemal, Yakup'taki hüznü melal,
Gah bedr olam gahi hilal, gökte mah-ı taban benim.
Nemrut'taki suret kılan, İbrahim'i oda atan,
Bir kılını yandırmayan od ve kül ve reyhan benim.
Yunus bu cismim adıdır, cisim onun bünyadıdır,
Adım eğer sorar isen, bil ki cana canan benim.
Yunus Emre
146-) EY KOPUZ İLE ÇEŞTE
Ey kopuz ile çeşte aslın nedir ne işte,
Sana sual sorarım cevap ver bana üşte.
Söyler ki; aslım ağaç, koyun kirişi birkaç,
Gel nağmemi dinle geç, aklı koma beleşte.
Bana haram diyorlar, ben uğruluk değilim,
Çünkü aslım mısmıldır, ne var imiş kirişte?
Bana kiriş dediler, aşka giriş dediler,
Adımı aşk verdiler, ben durmazam kolmaşta.
Şadilik ile geldim, işbu aleme doldum,
Mürvetlere düzüldüm, kodular işbu düşte.
Ağaç deri derildi, kiriş ile bir oldu,
Aşk denizine daldı, bahane yok bu işte.
Mevlana sohbetinde saz ile işret oldu,
Arif manaya daldı, çün biledir ferişte.
Ferişteyi anmaktan bilesin murat nedir,
Gece gündüz biledir senin ile her işte.
O ferişteler adı Kiramen Katibin'dir,
Yazmaktan usanmazlar, armazlar yazda kışta.
Birisi sağ omzunda, birisi sol omzunda,
Birisi hayrın yazar, birisi şer cünbüşte.
Kâğıtları tükenmez, ne hot mürekkepleri,
Aşınmaz kalemleri, kaimlerdir o işte.
Hem meyhaneye varır, hem puthaneye girer,
Bunlar saklarlar seni, sen gafilsin bu işte.
Yunus şimdi Süphân'ı vasfeyle gel gönülde,
Ayrı değil ariften bu kopuz ile çeşte.
Yunus Emre
147-) EY PADİŞAH, EY PADİŞAH
Ey padişah, ey padişah, her dem işin düze gelir,
Dünya onun bostanıdır, sevdiğini üze gelir.
Yavuzluk eyleme sakın, ecel sana senden yakın,
Nicelerin aslın kökün, yurt eyleyip boza gelir.
Sen orda varırsın orda, çok hazırlık yap gel burda,
Canlar baki değil tende, de birkaç gün geze gelir.
Sorucu gelir yer yırtıp, sorar Tanrı’n kimdir diye,
İşbu canım onu duyup, kemiklerim sıza gelir.
Ey Tanrı'yı bir bilenler, can Hakk'a kurban kılanlar,
Ölü değildir bu canlar, aşk gölünde yüze gelir.
Ben gördüm erenler uçtu, aşk kadehin dolu içti,
Hak katında nazı geçti, şöyle yüzü yere gelir.
Erenlerin kulu isen, ölümün anadur Yunus,
Nic’erenler geldi geçti, nöbet şimdi bize gelir.
Yunus Emre
148-) EY SÖZLERİN ASLIN BİLEN
Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz nerden gelir,
Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir.
Söz var kılar gönülü şad, söz var kılar bilişi yad.
Eğer horluk, eğer izzet, her kişiye sözden gelir.
Söz karadan aktan değil, yazıp okumaktan değil,
Bu yürüyen halktan değil, halik avazından gelir.
Ne elif okudum, ne cim, ne varlıktandır kelecim,
Bilmeye yüz bin müneccim, talihim yıldızdan gelir.
Şule bize aydan değil, aşk eri bu soydan değil,
Rızkımız bu evden değil, deryayı ummandan gelir.
Evvel gönül levhinde Hak, yazmıştı çünkü bir varak,
Bu şimdi okunan sebak, ezeli azaldan gelir.
Evvel hitap kılar cana, canı ondan gelir tene,
Biz aletiz bahane ayrık ne elimizden gelir.
Aklımız o levhe bakar, gizli marazlarım açar,
Söz gelir gönlüme akar, söz dile ansızın gelir.
Biz bir bahane arada, ayrık de elden ne gele,
Çünkü Hak emreder cana, bu keleci ondan gelir.
Yunus bu dert ile ah et, kahr evinde n'eyler rahat,
Bu derde derman kefaret, bir ah ile suzdan gelir.
Yunus Emre
149-) EY SU NERDEN GELİRSİN VATANIN NERDE SENİN
Ey su nerden gelirsin, vatanın nerde senin,
Nerde çukur bulursan, yatağın orda senin.
Sen yüceden çıkarsın, alçak yere akarsın,
Gönül Hakk'a tutarsın alçak gönlün var senin.
Seni bulut götürür, alemlere yetirir,
Türlü çiçek bitirir, hoş üstadın var senin.
Ağaçlara varırsın, köklerinden girersin,
Alttan sıra yürürsün, uzun elin var senin.
Nerde ise yaş kuru, hîç sensiz olmaz biri,
Ne ölüsün ne diri, hîç tenin yoktur senin.
Kimin denize gider, kimin tütünü tüter,
İsmin desen ne olur, hoş pazarın var senin.
Akıp deniz olursun, dağılıp toz olursun,
Göllerde saz olursun, yapılan evler senin.
Dünyada canlı cansız, olamayalar sensiz,
Cana cansın gümansız, hîç menendin yok senin.
Şimdi Yunus susadı, diler ki senden içe,
Bir içim bin kızıla, nice bahan yok senin.
Yunus Emre
150-) EY YA GAFİL AÇ GÖZÜNÜ
Ey ya gafil aç gözünü, gönlünü yavlak uzatma,
Bak sen kendi dirliğine, kimsenin aybın gözetme.
Şöyle dirilip halk ile, öleceğiz söyleşeler,
Baki dirlik budur canım, kötü bir ad ile gitme.
Bir gün ola bu dünyayı ahirete değşiresin,
Gece gündüz kıl taatı, ayak uzatıp da yatma.
Gördün ki bir derviş gelir, yüz vur onun kademine,
Senden şeyullah edecek, kaşların karartıp çatma.
Nefse uyup beş parmağın bir kezden iltme ağzına,
Kes birisin ver miskine, gerek olur hiç unutma.
Söylediğin keleciyi işittiğin gibi söyle,
Kendözünden zeyreklenip birkaç sözü dahi katma.
Dünya çerb ve şirin olur, adem gerektir yiyesi,
Kem nesneye tamah edip, asla haram lokma yutma.
Yunus kim öldürür seni, veren alır yine canı,
Yarın göresin sen onu, onun nazarından gitme.
Yunus Emre
151-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM
Ey yarenler, ey kardaşlar, sorun bana nerde idim,
Aşk denizine dalan ben, deryayı ummanda idim.
Yere bünyad vurulmadan, yer gök melaik dolmadan,
levh ve kalem çalınmadan, mülkü yaradanda idim.
O ki beni bekler idi, her nerdeysem saklar idi,
Aşk urganı ucundaki kandildeki canda idim.
Kaygı eli ermez idi, gussa gözü görmez idi,
Endişe şehrinden taşra bir ulu mekanda idim.
Bu işlerde olan kişi, terk etsin cümle teşvîşi,
İçeriden içeri bir key latif nihanda idim.
Benim gibi bu cihana yüz bin gelirse az ola,
Benim gelişim şimdidir üstatda Kuran'da idim.
Dört kitabı okumadan, ayırıp seçmek olmadan,
Ezberledim sabakımı, bu aşkı hanende idim.
Padişahtan destur oldu, bizi burda mülke saldı,
İki cihan cennet oldu, cennette Rıdvan'da idim.
Yıldız idim bunca zaman, gökde melaik arzuman,
Cebbar-ı alem hükmeder, ben o zaman orda idim.
Doksan bin Hak kelamını söyleşecek Habip ile,
Otuz bini sır olacak, ben o sır olanda idim.
Ben bu suretten ileri adım Yunus değil iken,
Ben o idim, o ben idi, bu aşkı sunanda idim.
Yunus Emre
152-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM 2
Ey yarenler, ey kardaşlar, sorun bana nerde idim,
Dinlerseniz söyleyeyim ezeli vatanda idim.
Ezeliden dilim söyler Tanrı birdir Hak'tır Resul,
Bunu böyle bilmez iken, bir acep makamda idim.
Kalu bela söylenmeden, tertip düzen eylenmeden,
Hak'dan ayrı değil idim, o ulu divanda idim.
Yere bünyad vurulmadın Adem dünyaya gelmeden,
Öküz balık eylenmeden, ben ezeli onda idim.
Eyyûb ile derde esir, iniledim çektim ceza,
Belkis ile taht üzere Mührü Süleyman'da idim.
Yunus ile balık beni, çekti deme yuttu bile,
Zekeriya ile kaçtım, Nuh ile tufanda idim.
Asa ile, Musa ile kaçtım çıktım Tur Dağı'na,
İbrahim ile Mekke'ye bünyad bırakanda idim.
İsmail'e çaldım bıçak, bıçak ona kar etmedi,
Hak beni azad eyledi, koç ile kurbanda idim.
Yusuf ile ben kuyuda yattım bile çektim ceza,
Yakup ile çok ağladım, bulunca figanda idim.
Miraç gecesi Ahmed'in dönderdim Arş'da nalını,
Üveys ile vurdum tacı Mansur ile urganda idim.
Ali ile vurdum kılıç, Ömer ile adil oldum,
On sekiz yıl Kâf Dağında Hamza'yla meydanda idim.
Yunus senin aşık canın, ezelî aşıklar ile,
Ol Allah'ın dergahında seyran ve cevlanda idim.
Yunus Emre
153-) EY YARENLER EY KARDEŞLER ECEL ERE ÖLEM BİR GÜN
Ey yarenler, ey kardeşler, ecel ere ölem bir gün,
İşlerime pişman olup, kendözüme gelem bir gün.
Yanlarıma kona elim, söz söylemez ola dilim,
Karşıma gele amelim, n'ettim ise görem bir gün.
Oğlan gider danışmana, saladır dosta düşmana,
Şu dört tekbir namaz ile, vaktim tamam kılam bir gün.
Beş karış bezden kefenim, yılan, çiyan yiye tenim,
Yıl geçe obrula sinim, unutulup kalam bir gün.
Başıma dikeler hece, ne erte bilem, ne gece,
Alemler ümidi hace, sana ferman olam bir gün.
Yunus Emre sen bu sözü, daha tamam etmemişsin,
Tek yürüyeyim, n'eyleyim, üstadıma gelem bir gün.
Yunus Emre
154-) EY YARENLER SÖYLEN BANA BEN NİCESİ DOLANAYIM
Ey yarenler söylen bana, ben nicesi dolanayım,
Ne türlü tedbir edeyim, ya nice sağınç sanayım.
Canımda o büt bitiptir, gönülümü o alıptır,
Hey beni o avutuptur, ayrık neye bağlanayım.
Öyle ediptir o beni, seçemezim dünden günü,
Alsın teni, alsın canı, ko ben ona alınayım.
Ben gevheriyim, kanım o, ben bir kulum sultanım o,
Aklım ve canım gönlüm o, ondan niçin usanayım.
Onsuzluğum bana haram, ondan olur nakdim tamam,
Buncalayın lûtf ve kerem, nerde bulup dinleyeyim.
Odur bana Yunus diyen, odur benim bağrım delen,
Odur beni bensiz koyan, hem ben oyum, bu ben neyim.
Yunus Emre
154-) EY YARENLER TINMAN BANA
Ey yarenler tınman bana, ben yine n'oldum bilmezim,
İlim amel sorman bana, divane oldum bilmezim.
Ayrıksı nesne tutmuşum, bildiklerim unutmuşum,
Canımı aşka atmışım, onda ne buldum bilmezim.
Aklım yavu vardı besi, dağıldı fikrim kamusu,
Boşaldım uş doldum veli, ne ile doldum bilmezim.
Aşkım beni yakıp durur, gönlüm dosta akıp durur,
Devşiremezsem ben beni, dembeste kaldım bilmezim.
Ben aşksızın olamazım, aşk olunca ben ölmezim,
Aşktır hayatım hasılı, aşktan gayrısın bilmezim.
Bu aşk ile bulanayım, ne esriğim, ne ayığım,
Ne uyur, ne uyanığım, mestu hayranım bilmezim.
Sen beni şeyh oldu deme, benden nasihat isteme,
Ben sanırım ki bilirim, şimdi bildim ki bilmezim.
Yunus sen canını ada, dost yoluna eyle feda,
Bu şeyh ile buldum Hüda, ben gayrı nesne bilmezim.
Yunus Emre
155-) EYYUB'UM GÖNLÜ DERTLİYİM
Eyyub'um gönlü dertliyim, derde derman isterim,
Aşığım gönlü hastayım, cana canan isterim.
Yakup için ağladım, Yusuf için çektim firak,
Yusuf'um zindan içinde, fazlı rahman isterim.
Musa'nın Tur'una vardım dost cemalin görmeye,
Gitti aklım nageh o dem, sırrı Süphan isterim.
Bir mekana varmışım ki, o benim yurdum değil,
Hızır'la zulmete erdim, abıhayvan isterim.
Amel defterim yüklendim, arzettim seferimi,
Menzilime ermek için Hak'tan ferman isterim.
Yunus Emre'm, kimseler hiç bilmedi halim benim,
Halimi arzetmeye bir merdi irfan isterim.
Yunus Emre
156-) EZELİ BU AŞKI BEN BU MÜLKE SÜRÜP GELDİM
Ezeli bu aşkı ben, bu mülke sürüp geldim,
Bir idim orda şeksiz, uş yine bire geldim.
O birin nuru bana göründü er yüzünden,
Can göz ile o nuru ben burda sora geldim.
O nuru göreliden unuttum kendözümü,
Sanasın Musa benim, hacete Tur'a geldim.
Tur-ı münacat bana durduğum yerde olur,
Benim bugün Bayezid uş gizli sırra geldim.
Ezel benim ilimdir, Elest benim yolumdur,
Ezel ile Elest'i ben bunda göre geldim.
Ben ezelden var idim, maşuk ile yar idim,
Hak dünyaya gönderdi, alemi göre geldim.
Çün gökden yere yağdım, yerden göğe çok ağdım,
Adem donun donandım, devranım süre geldim.
Et ve deri büründüm, geldim size göründüm,
Adımı adem kodum, ondan zuhura geldim.
Aşk esritti canımı, uş Enel Hak dedirir,
Korku gitti gönlümden, Mansur'um dara geldim.
Aşktan dertli olana, dermanım vardır benim,
Aşk sayrısı olana, erkandır sora geldim.
Mecnun kadehin aldım, Leyla gönlüne daldım,
Çün Hakk'ı ayan bildim, ondan sınıra geldim.
Bundan böylesi bil ki padişah iklîmidir,
Dört yanım didar oldu, gör ne hub yere geldim.
Bana bu aşk dolalı, adım Yunus olalı,
Ayan oldu padişah, kulum şükrane geldim.
Yunus Emre

YUNUS EMRE D HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE D HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
92-) DAĞLAR İLE TAŞLAR İLE
93-) DENİZLER OLSA BİR KADEH
94-) DERTLİ NE AĞLAYIP GEZERSİN BURDA?
95-) DERVİŞLİK DEDİKLERİ
96-) DERVİŞLİK DER Kİ BANA SEN DERVİŞ OLAMAZSIN
97-) DERVİŞLİK MAKAMI HÂL İÇİNDE HAL
98-) DİLSİZLER HABERİNİ
99-) DİRLİĞİM NE İDÜĞÜN
100-) DİVANELER
101-) DİN VE MİLLETTEN GEÇER AŞK ESERİNİ DUYAN
102-) DOLAP NİÇİN İNİLERSİN?
103-) DOST BAKALI YÜZÜME
104-) DOST DER İDİM İSTEĞİM
105-) DOST ELİNDEN ÖLÜR İSEM
106-) DOST YÜZÜNE BAKMAYA
107-) DOST YÜZÜNÜ GÖRECEĞİZ
108-) DOSTTAN HABER GELDİ YİNE
109-) DOSTTAN HABER KİM GETİRDİ
110-) DOSTTAN HABER SORAN KİŞİ
111-) DOSTU GERÇEK SEVENLERİN DOSTA ULAŞIR CANLARI
112-) DÜN GİDER GÜNDÜZ GELİR
113-) DÜNYANIN MEKRİNE
114-) DÜNYAYA GELEN KİŞİLER
115-) DÜŞT'ÖNÜME HUBBÜL VATAN
92-) DAĞLAR İLE TAŞLAR İLE
Dağlar ile, taşlar ile,
Çağırayım Mevlam seni.
Seherlerde kuşlar ile,
Çağırayım Mevlam seni.
Su dibinde mahi ile,
Sahralarda ahu ile,
Abdal olup Ya Hu ile,
Çağırayım Mevlam seni.
Gökyüzünde İsa ile,
Tur dağında Musa ile,
Elimdeki asa ile,
Çağırayım Mevlam seni.
Dertleri çok Eyüp ile,
Gözü yaşlı Yakup ile,
O Muhammed mahbub ile,
Çağırayım Mevlâm seni.
Hamd ve şükrullah ile,
Vasfı Kulhüvallah ile,
Daima Zikrullah ile,
Çağırayım Mevlam seni.
Bilmişim dünya halini,
Terk ettim kıylükalini,
Baş açık, ayak yalını,
Çağırayım Mevlam seni.
Yunus okur diller ile,
O kumru bülbüller ile,
Hakk'ı seven kullar ile,
Çağırayım Mevlâm seni.
Yunus Emre
93-) DENİZLER OLSA BİR KADEH
Denizler olsa bir kadeh susuzluğum kanmaz benim,
İniltimi yenemezsem, gözüm yaşı dinmez benim.
Yine Mansur kadehini maşuka sundu elime,
Dört yanımda od vurdular, kimse halim bilmez benim.
Yana yana kül olurum sen maşukanın yolunda,
Günde bin kez yanar isem, dosttan yüzüm dönmez benim.
Canım aşkın külüngüne, Ferhat olup tuttum başım,
Nice taşları keserim, Şirin'im hiç sormaz benim.
Gel varalım bizim ile, ta giresin bahçelere,
Mamur olmış bostanlarım, ağyar gülüm dermez benim.
Bizim ilin bahçeleri, durmaz öter bülbülleri,
Açılmış taze gülleri, gülistanım solmaz benim.
Yunus der ki: Ey sultanım, aşk oduna yandı canım,
Versen eğer dermanımı, ayrık canım ölmez benim.
Yunus Emre
94-) DERTLİ NE AĞLAYIP GEZERSİN BURDA?
Dertli ne ağlayıp gezersin burda?
Ağlatırsa Mevlam yine güldürür.
Nice dertli kondu göçtü buradan,
Ağlatırsa Mevlam yine güldürür.
Bu dert benim munisimdir, yarimdir,
Arşa çıkan benim ah ve zarımdır.
Seni ağlatan lutf ıssı kerimdir,
Ağlatırsa Mevlam yine güldürür.
Daim Hakk'a cemalini dile dur,
Zikr ile mevlayı dilden ana dur.
Kahrı kime ise lütfu onadır,
Ağlatırsa Mevlam yine güldürür.
Sevdaya salma şu garib başını,
Akıtır gözünden kanlı yaşını.
Kerimdir onarır kulun işini,
Ağlatırsa Mevlam yine güldürür.
Yunus senin gözlerinde çok hal var,
Önünde uğrayıp geçecek yol var.
Gece gündüz dur da Mevla'ya yalvar,
Ağlatırsa Mevlam yine güldürür.
Yunus Emre
95-) DERVİŞLİK DEDİKLERİ
Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil,
Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil.
Hırkanın ne suçu var sen yoluna varmazsan,
Var git yolunca yürü, er yolu kalmaç değil.
Dersin şeyhim aşk ile, yalın ayak, baş açık,
Er var dirlik dirlikmiş, yalın ayak aç değil.
Durmuş marifet söyler erene Yunus Emre'm,
Yol eriyle yoldadır yolsuza yoldaş değil.
Yunus Emre
96-) DERVİŞLİK DER Kİ BANA SEN DERVİŞ OLAMAZSIN
Dervişlik der ki bana, sen derviş olamazsın,
Gel ne diyeyim sana, sen derviş olamazsın.
Derviş bağrı taş gerek, gözü dolu yaş gerek,
Koyundan yavaş gerek, sen derviş olamazsın.
Döğene elsiz gerek, söğene dilsiz gerek,
Derviş gönülsüz gerek, sen derviş olamazsın.
Dilin ile şakırsın, çok maniler dokursun,
Vara yoğa kakırsın, sen derviş olamazsın.
Kakımak varsa eğer Muhammed de kakırdı,
Bu kakımak sende var sen derviş olamazsın.
Doğruya varmayınca, murşide ermeyince,
Hak nasip etmeyince, sen derviş olamazsın.
Derviş Yunus gel şimdi, ummanlara dal şimdi,
Ummana dalmayınca sen derviş olamazsın.
Yunus Emre
97-) DERVİŞLİK MAKAMI HÂL İÇİNDE HAL
Dervişlik makamı hal içinde hal,
Feragatlık derviş olana muhal.
Derviş ayrılamaz evvelki demden,
Hiç firkat olmadı nasiptir visal.
Derviş fitne kabın burada kırdı,
Hareket ederken olmadı battal.
Dervişlik dirliği Sırat üzredir,
Hesabı ettiler bir zerre miskal.
Derviş Enel Hak derse n'ola acep?
Hep varlık Hakk'ındır ala külli hal.
Derviş ırma gözün evvelki demden,
Yunus görüp durur ahir ve evvel.
Yunus Emre
98-) DİLSİZLER HABERİNİ
Dilsizler haberini kulaksız dinleyesi,
Dilsiz kulaksız sözün, can gerek anlayası.
Dinlemedin anladık, anlamadın dinledik,
Gerçek erin bu yolda yokluktur sermayesi.
Biz sevdik aşık olduk, sevildik maşuk olduk,
Her dem yeni dirlikte, sizden kim usanası.
Yetmiş iki dil seçti, aramıza söz düştü,
O bakışı biz baktık, yermedik amuhası.
Ey Yunus şimdi veli, yerde gökte dopdolu,
Her bir taş altında bir İmran oğlu Musi.
Yunus Emre
99-) DİRLİĞİM NE İDÜĞÜN
Dirliğim ne idüğün söyleyin kıldan kıla,
Irak yakın işite, hasuam cümle bile.
Hasuam muti, asi, dost kuludur cümlesi,
Kullar yol varmayınca, şaha kim varabile?
Dosta gidenin yolu gönül içinden geçer,
Bir amel eylemedim, gire idim gönüle.
Dosta giden kişiler unutur kendözünü,
Ben nereye varırsam beni ileten bile.
Senlik, benlik olucak iş ikilikte kalır,
İkilik tutan kişi nice birike birle.
Bundan böyle dost ile bilmezim n'olasını,
Şimdiye değin ömrüm geçmiş yok sevda ile.
Bu kıssam uzun olur, nice tüketebilem,
Hangi bir eksikliğim getirebilem dile.
Yetmiş iki milletin ayağın öpmek gerek,
Yaranmak çün maşuğa, cümle millete bile.
Aşık mı idi Yunus, vuslat bulaydı bugün,
Aşk karar mı eder yarınki vade ile?
Yunus Emre
100-) DİVANELER
Divaneler, divaneler,
Durun durun aşka sela.
Aşk esriği mestaneler,
Durun durun aşka sela.
Mest-i elestler kandaksız,
Mestane mestler kanatsız.
Saki duruptur çanaksız,
Durun durun aşka sela.
Merdaneler, merdaneler,
Erlik demi bu gündürür.
Baş verüben can terkini,
Vurun vurun aşka sela.
Ey nice hamle edelim,
İşbu fenadan gidelim.
Binin binin şevk atalım,
Sürün sürün aşka sela.
Muhabbet yoluna girip,
Aşktan dava kılan kişi.
Tan eylemiş aşıklara,
Görün görün aşka sela.
Akıl ne bilir aşkı kim
Mağrur oluptur aklına.
Aşkı bu gün bu Yunus'a,
Sorun sorun aşka sela.
Yunus Emre
101-) DİN VE MİLLETTEN GEÇER AŞK ESERİNİ DUYAN
Din ve milletten geçer aşk eserini duyan,
Mezhep ve dîn mi seçer kendini yoğa sayan.
Aşk kime ki ererse, kendinden gayrı komaz,
Aşkdan zerre ayrılmaz kendiliğinden duyan.
Uçmak'tan umusı yok, Tamu'dan korkusu yok,
Kendözün yavı kılıp hayr ve şer elden koyan.
O benim derse reva, benliğin bilen hata,
Terk eyleyerek rıza, akl koyup aşka uyan.
Aşıkları sorarsan mezhepsiz ve milletsiz,
Yolda kalıpdır sakın gece ve gündüz sayan.
Küfr ve iman o yolda, kara zarara geçmez,
Kardan ziyandan fariğ varlıgı levhin yuyan.
Yunus sen beni gider, her ne eder dost eder,
Aczini bil ebsem ol, var aşk rengine boyan.
Yunus Emre
102-) DOLAP NİÇİN İNİLERSİN?
Dolap niçin inilersin?
Derdim vardır inilerim.
Ben Mevlâ'ya aşık oldum,
Onun için inilerim.
Benim adım dertli dolap,
Suyum akar yalap yalap,
Böyle emreylemiş Çalap,
Derdim vardır inilerim.
Beni bir dağda buldular,
Kolum kanadım yoldular,
Dolaba lâyık gördüler,
Derdim vardır inilerim.
Ben bir dağın ağacıyım,
Ne tatlıyım, ne acıyım,
Ben Mevlâ'ya duacıyım,
Derdim vardır inilerim.
Dağdan kestiler hezenim,
Bozuldu türlü düzenim,
Ben bir usanmaz ozanım,
Derdim vardır inilerim.
Şu dülgerler beni yondu,
Her azam yerine kondu,
Bu iniltim Hak'tan geldi,
Derdim vardır inilerim.
Suyum alçaktan çekerim,
Dönüp yükseğe dökerim,
Görün ben neler çekerim,
Derdim vardır inilerim.
Yunus burda gelen gülmez,
Kişi muradına ermez,
Bu fanide kimse kalmaz,
Derdim vardır inilerim.
Yunus Emre
103-) DOST BAKALI YÜZÜME
Dost bakalı yüzüme ben şahı görüp geldim,
O yüce yücesine gümansız erip geldim.
Esrikliğime bakma, adım deliye takma,
Esrikliğim ezelden, sohbeti sürüp geldim.
Ezelden bile idim, Elest'de Bela dedim,
O kadimi denizden sel olup akıp geldim.
İşretine ermişim, sala deyip durmuşum,
Canı, dini, imanı şükrane verip geldim.
Nur bana İsa oldu, erenler dua kıldı,
Nice kezin toprakdan ben ölüp dura geldim.
Mansur dedi Enel Hak her suretin oda yak,
Deyin dara gelsinler ben darı kurup geldim.
Sorman Yunus'tan haber, dost nerdeyse orda var,
Haberi gören verir, ben onu görüp geldim.
Yunus Emre
104-) DOST DER İDİM İSTEĞİM
Dost der idim isteğim, dermanıdır aşıkların,
Aşk kadehi koma ki, peymanıdır aşıkların.
Aşık ol aşk oduna, pervane gibi yana gör,
Oda yanan kimseler, pes canıdır aşıkların.
Her gece cevlan eder, Hakk'ın cemalin görmeğe,
Arşı azim dembedem seyranıdır aşıkların.
Zahidin zühtü ile Cennet makamı olur,
Masivanın küllisi zindanıdır aşıkların.
Hor bakma sen azizim, aşk erine zinhar,
Sırr-ı Mevla'sı ile pinhanıdır aşıkların.
Şeyh-i kamil hizmetinden fariğ olma ey Yunus,
Kulluk etmek pirine erkanıdır aşıkların.
Yunus Emre
105-) DOST ELİNDEN ÖLÜR İSEM
Dost elinden ölür isem güle güle geri gelem,
Ganîmet görem bu demi, can şükrane vere gelem.
Canın diri tutan kişi, dost katından ırak düşer,
Feda kılam yüzbin canı, ıraklıktan beri gelem.
Cercis’leyin o dost beni yetmiş kez öldürür ise,
Bin kez dahi ölür isem, yüz bin kez ileri gelem.
Yüz bin kez doğam, dolunam, dost burcunda cevlan kılam,
Hem bunda olam, hem anda, bunda anda vara gelem.
Dost burcunda doğmuş iken niçin ırak varmak bana,
O mahabbet feleğinde her sabah çeviri gelem.
Yavı kılındım ne çare, yürürüm dün gün avare,
Soranlara cevap budur, isteyerek sora gelem.
Bin yıl toprakta yatarsam hiç komayam Enel Hakk’ı,
Ne vakt gerek olur ise, aşk nefesin vere gelem.
İnanmayan, gel sinime, dost adını söyle çağır,
Kefen donun pare kılıp, toprağımdan duru gelem.
Dost yolundan gider isem gelmekliğim kolay ola,
Dost varlığı benim ile her dem nişan vere gelem.
Bundan böyle n'olasını değme akıl şerh etmeye,
Miskin Yunus aşıklara, hoş haberler vere gelem.
Yunus Emre
106-) DOST YÜZÜNE BAKMAYA
Dost yüzüne bakmaya çok safa nazar gerek,
Dost ile bilişmeye can gözü bidar gerek.
Kibirden nazdan geçen, tertipleri terkeden,
Varlığından vazgeçen yüz bin ol kadar gerek.
Varlıktır hicap katı, kim yıka bu hicabı?
Dost yüzünden nikabı götürmeye er gerek.
Hicap oldun sen sana, ne bakarsın dört yana?
Kaykımaz öne sona kime ki didar gerek.
Gel şimdi hicabın yık, hırs evinden taşra çık,
Hak bağışlaya tevfik, kasd ile hüner gerek.
Aşığa izzet ve ar, vallah bedi bu haber,
Aşık isen cansız gel, ne ser ne destar gerek.
Sen seni elden bırak, dost yüzüne sensiz bak,
Mansur'layın Enel HAK dahi sebükbar gerek.
Kim dost ile bilişe, elbette derde düşe,
Aşık canı hemişe sermest ve humar gerek.
Sen seni aradan al, cisim suret cansız kal,
Onda bulasın visal, ayrık ne pazar gerek.
Dost ile bilişen can, odur kendine kıyan,
Varlık askerin sıyan, dahi çabuk er gerek.
Terk eyle kıylükali, dosta ver sen mecali.
Yokluktadır visali, kamudan güzer gerek.
Bu göz gördüğü değil, akıl erdiği değil,
Dil vasf verdiği değil, lisansız basar gerek.
İşit işit çok işit, dost katına sensiz git,
Dosta gidene önden, kendisiz sefer gerek.
Az bakmayasın çoğa, çün dost içinden doğa,
Varlıgını say yoğa, bunca ne haber gerek.
Unut unut kamusun, söyle sen sözün hasın,
Dilersen dost göresin, bundan gayrı ser gerek.
Dünya ve ahiretten, nice türlü nimetten,
Dost yüzünü görmeğe kamudan geçer gerek.
Dünya ahret ahvali, zen ve ferzend vebali,
Dilersen dost visali, varlıkdan hazer gerek.
Boncuk degil sır sözü, gel gidelim ko sözü,
Dostu görmez baş gözü, ayrıksı basar gerek.
Yunus şimdi yavı var, bulmayasın il ve şar,
Kim Hak desin kim batıl, derviş burcu bar gerek.
Yunus Emre
107-) DOST YÜZÜNÜ GÖRECEĞİZ
Dost yüzünü göreceğiz, nice karar kılsın bu can,
Yağmaya verir o demde, yüz bin zahid din ve iman.
Tana vurman aşıklara her ne hale döner ise,
Ferman olamaz kendine müşahedeye gark olan.
Can ve gönül fehm ve akıl aşk mevcine gark olacak,
Ne ile ansın o kişi, yazık ve müzd assı ziyan.
Canında gözü yok kişi, görmeyesir dost yüzünü,
Gözsüz nice fehmeylesin ne renktedir işbu cihan.
Yüz bin melik ve selatin dost yüzünü göreceğiz,
Terk eyleye tacı tahtı, izzet ve leşker hanuman.
Aşk nice bir harap ise velayeti arta durur,
Onun için ki daima virandadır genci nihan.
Aynel yakin gören kişi, ırmaz gözün dost yüzünden,
Nice görebilsin onu bu seviden taşra duran.
Yunus'a bu aşk kızgını komaz dilini tutmaya,
Aşıkla maşuk razını dürüst diyemiye lisan.
Yunus Emre
108-) DOSTTAN HABER GELDİ YİNE
Dosttan haber geldi yine, dostlar hazırlansın demiş,
Bir araya gelsin şeyhler, er eteğin tutsun demiş.
Ben severim şu kulumu, yoksul ola sabreyleye,
Benden ona yol eyledim, miracıma ersin demiş.
Kahır ile kazananlar, güle güle yedirenler,
Açtım onlara perdemi, didarıma baksın demiş.
Her bir kişi dosta vara, armağanın dosta vere,
Orda bizi anmayanlar, burda da utansın demiş.
Ne bir acını doyuran, ne bir yoksulu giydiren,
Ne de bir gönüle giren, bana nice etsin demiş.
Fani dünyadan geçeriz, baki mülküne göçeriz,
Armağan gerektir dosta, yüklü yükün tutsun demiş.
Söyleyin Yunus'a dursun, yüzünü toprağa sürsün,
Öğüdün kendine versin, okuduğun tutsun demiş.
Yunus Emre
109-) DOSTTAN HABER KİM GETİRDİ
Dosttan haber kim getirdi, sorun seher yellerine,
Hak Çalab'ım bititmesin ayrılığın kullarına.
Vay bu ayrılık firakı, dünya kime kaldı baki,
Hak Çalab'ım olmuş saki, kadeh sunar kullarına.
O kadehin içi dolu, onu içen olur deli,
O hocanın talipleri, bel bağlamış yollarına.
Hocanın talibi çoktur, hiç bundan kemteri yoktur,
Her şeyin mürşidi Hak'tır, uymaz mısın allarına.
Nefsine muhalif kişi, durmaz akar gozü yaşı,
Burda nefse uyan kişi dalmaz kevser göllerine.
Kevser havzuna dalanlar, ölmezden öndün ölenler,
Nefsini düşman bilenler, konar Tuba dallarına.
Tuba dalından uçanlar, yüce makamlar geçenler,
Şaraben tahur içenler, banmaz dünya ballarına.
Bu manadan kimse almaz, anda varan yine gelmez,
Bu dünyaya kimse kalmaz, gelen göçer illerine.
Ey miskin Yunus n'eylesin, derdini kime söylesin,
Bir dem tecrübe eylesin, bu dünyanın hallerine.
Yunus Emre
110-) DOSTTAN HABER SORAN KİŞİ
Dosttan haber soran kişi, güzaf değil dostun işi,
Belli bilin mahrum durur, bu dünyada dostsuz kişi.
Kimdir ki dost yüzün göre, dost dost diye canın vere,
O zaman o dosta ere. unuta cümle teşvişi.
Dost işi acep iş durur, can denizin tutuşturur,
Cansızlara bir düş durur, eğer yorarsan bu düşü.
Aşk şavkından alem doldu, bu aşıklar ondan geldi,
Aşksız biten çiçek soldu, aşk iledir dirlik hoşu.
Ben nice diyeyin onu, kabul etmez yüz bin canı,
Ona layık dirlik hani, yoktur ona layık işi.
Kim baha bulur ki ona, o çağırır ondan yana,
Devlet erdi ondan bana, hacet değil hüma kuşu.
Can ne durur dost önünde, fetvâ budur kamu dilde,
Gel göresin bu meydanda, toptur dostu seven başı.
Dostu seven aşıklara, aşkı duraktır canlara,
Aşktır yere göğe direk, ayrığı hep söz öküşü.
Yunus şimdi sen ben iken, aşıklara ne sen ne ben,
Yokluk olur onu sevmek, koyun ayrıksı bakışı.
Yunus Emre
111-) DOSTU GERÇEK SEVENLERİN DOSTA ULAŞIR CANLARI
Dostu gerçek sevenlerin dosta ulaşır canları,
Kendine hayran eylemiş ezel ebed dost bunları.
Aramı yok erte gece maksadı dün gün o hoca,
Onun için aşk gelincek tahttan yıkar sultanları.
Dost elinden o er şahı aldı içti aşk şarabın,
Onun için gitmez ahı dost firakıdır honları.
Aşığım diyen canların, bağrı kebaptır onların,
Gözlerinin akan yaşı ciğerinindir kanları.
Aşığım diyen canların, nişanı vardır onların,
Eti teni arı olur hem palas olur donları.
Yunus Emre
112-) DÜN GİDER GÜNDÜZ GELİR
Dün gider gündüz gelir, gör nicesi uz gelir,
Hakk'ın emri serbeser, cihana düpdüz gelir.
Karanlıklar sürülür, alem münevver olur,
Karanlıklar yerine nur ile gündüz gelir.
İbrete kalmaz mısın, ya da anlamaz mısın,
Dinle kuşlar ününü, nice türlü saz gelir.
Kuş bir yumurta idi, yuva bir perde idi,
Ün bir kudret ünüdür, bilmeyene kaz gelir.
Dinle sözüm manasın, anlayayım der isen,
Arifin kulağına kudret ünü tez gelir.
Bir bak da sağa sola, takılma değme yola,
Kudret bağından sana gör nice avaz gelir.
Söz ıssı sözün alır, suret toprakta kalır,
Her kim bu hali bilir, kendözünden vazgelir.
Aklım bu yola gitti, beni benden iletti,
Yunus'un yükü yetti, bilmeyene az gelir.
Yunus Emre
113-) DÜNYANIN MEKRİNE
Dünyanın mekrine gönlünü verme,
Sen de kurtulmazsın mevtin elinden.
Ben filanım diye göğsünü germe,
Sen de kurtulmazsın mevtin elinden.
Hani Meryem, hani ya oğlu İsa,
Ejderha olurdu elinde Asa.
Firavun kavmiyle cenk eder Musa,
O da kurtulmadı mevtin elinden.
Yunus balık ile deryada yüzdü,
İskender seyredip alemi gezdi.
İndi Süleyman'ın tahtını bozdu,
Sen de kurtulmazsın mevtin elinden.
Nemrut İbrahim'le çok cenk eyledi,
Semaya çıkmaya hem kasdeyledi.
Sonunda bir sinek helak eyledi,
Sen de kurtulmazsın mevtin elinden.
Gökten Kuran ayet ayet inerdi,
Dertli olanlara derman olurdu,
Dünyada kalsa Muhammed kalırdı,
Sen de kurtulmazsın mevtin elinden.
Yunus Emre ister dünyada iman,
Hani tahtın yel götüren süleyman,
Lokman da bulmadı derdine derman,
O da kurtulmadı mevtin elinden
Yunus Emre
114-) DÜNYAYA GELEN KİŞİLER
Dünyaya gelen kisiler, yola bile gelmek gerek,
Ölümünü anıp anıp, dün bugün ağlamak gerek.
Bu dünya kahır evidir, hem baki değil fanidir,
Aldanıp da kanma buna, tez tövbeye gelmek gerek.
Ne durur dünya çokluğu, eşkere durur yokluğu,
Varlık sarayın hakikat, ahireti bilmek gerek.
Gel şimdi dur bu faniden, mahrum kalmadan bakiden,
Taat kılıp bu dünyadan, kullar nasip almak gerek.
Korkar isen sen Tamu'dan, alçak olasın kamudan,
O günü ince köprüden, bil kamular geçmek gerek.
Geçip gitmek diler isen, ya düşmeyeyim der isen,
Su kazandığın malını, Tanrı için vermek gerek.
Kazandığını verenler, yoksulları hos görenler,
Hak hazretine varanlar, oddan o kurtulmak gerek.
Kuran diyor ki vetteku yine diyor ki tezraû,
Kahil olup boş oturma, tez tövbeye gelmek gerek.
Yunus'un sözü şiirden, amma aslıdır kitaptan,
Hadis ile dinene çok bilgil sadık olmak gerek.
Yunus Emre
115-) DÜŞT'ÖNÜME HUBBÜL VATAN
Düşt'önüme hubbül vatan, gidem hey dost diye diye,
Ona varan kalır hemen, kalam hey dost diye diye.
Gele şu Azrail tuta, fayda kılmaz ana, ata,
Binem şu agaçtan ata, gidem hey dost diye diye.
Halvetlerde meşgul olam, her dem açılam gül olam,
Dost bağında bülbül olam, ötem hey dost diye diye.
Şu bir beş on arşın bezi, kefen edeler eğnime,
Dikem şu dünya donların, giyem hey dost diye diye.
Mecnun olup da yürüyem, yüce dağları bürüyem,
Bir mum olup da eriyem, yanam hey dost diye diye.
Günler geçe yıl çevrile, üstüme sinlem devrile,
Ten çürüye toprak ola, tozam hey dost diye diye.
Yunus Emre var yarine, münkirler girmez yoluna,
Bahri olup dost gölüne, dalam hey dost diye diye.
Yunus Emre

YUNUS EMRE C-Ç HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE C-Ç HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
79-) CAN BİR ULU KİMSEDİR
80-) CAN OLGIL CAN İÇİNDE
81-) CAN VE GÖNÜLDEN SEVERSEN
82-) CANIM BEN ONDAN BUNA EZELİ AŞIK GELDİM
83-) CANIM KURBAN OLSUN SENİN YOLUNA
84-) CANLAR CANINI BULDUM
85-) CANLAR FEDA YOLUNA
86-) CÜMLE ALEM TERKİN VURUP
87-) ÇALABIMIN O AŞKI BAĞRIMI BAŞ EYLEDİ
88-) ÇALAP ADEM CİSMİNİ TOPRAKTAN VAR EYLEDİ
89-) ÇALAP NURDAN YARATMIŞ
90-) ÇARKIFELEK YOK İDİ
91-) ÇIKTIM ERİK DALINA
79-) CAN BİR ULU KİMSEDİR
Can bir ulu kimsedir, ten onun aletidir,
Her ne lokma yer isen, bedenin kuvvetidir.
Ne denli yer isen çok, o denli yürü sen tok,
Cana hiç assı yok, hep suret maslahatıdır.
Bu can nimeti kanı, gelin bulalım onu,
Asayiş kılan canı, evliya sohbetidir.
Sohbet canı semirtir, hem aşığın ömrüdür,
Hakk Çalab’ın emriyle erenin himmetidir.
Erenin yüzü suyu, himmeti Arş’tan ulu,
Kimi görsen bu hulu eren inayetidir.
İnayet onun işi, anlamaz değme bir kişi,
Bil ki bu hüma kuşu, aşıklar devletidir.
Yunus’un yanar içi, kamudan gönlü kiçi.
Soya sayılmamak suçu, erenin himmetidir.
Yunus Emre
80-) CAN OLGIL CAN İÇİNDE
Can olgil can içinde, kalma güman içinde,
İstediğin bulasın yakın zaman içinde.
Rükü sücuda kalma, ameline dayanma,
İlmi amel gark olur naz ve niyaz içinde.
İkiliği terkedip, birlik makamın tutup,
Canlar canın bulasın işbu dirlik içinde.
Oruç, namaz, zekat, hac, suç ve cinayet olur,
Fakir bundan azattır hassı havas içinde.
Şeriat korucudur hakikat ordusunda,
Senin için korunur hasıl ordu içinde.
Canlar canın bulasın, sen dahi can olasın,
Aşk ile teferrücün ola didar içinde.
Aynel yakin görüyor, Yunus mecnun oluyor,
Bir ile bir oluyor Hakkal yakin içinde.
Yunus Emre
81-) CAN VE GÖNÜLDEN SEVERSEN
Can ve gönülden seversen yalvar kul Allah'a yalvar,
Amaca ermek istersen, yalvar kul Allah'a yalvar.
Yalvar a kardeş yalvara, varmayasın yüzü kara,
Ümmet isen Peygambere, yalvar kul Allah'a yalvar.
Geceler uykudan uyan, gizli sırlar olsun ayan,
Mahrum olmaz Allah diyen, yalvar kul Allah'a yalvar.
Tanı sen kendini tanı, neden yarattı Hak seni?
Ne olacağın anarak, yalvar kul Allah'a yalvar.
Yunus nuş eyle belayı, yürü maksudun dileği,
Hem inleyi, hem ağlayı, yalvar kul Allah'a yalvar.
Yunus Emre
82-) CANIM BEN ONDAN BUNA EZELİ AŞIK GELDİM
Canım ben ondan buna ezeli aşık geldim,
Aşkı kılavuz tuttum, aşka ulaşıp geldim.
Değilim kılükalde, ya yetmiş iki dilde,
Yad yok bana bu ilde, onda bilişip geldim.
Geçtim hodbin elinden, el çektim dükelinden,
O ikilik babından, birliğe bitip geldim.
Dört kişidir yoldaşım, vefadarım razdaşım,
Üç ile hoştur başım, birine buşup geldim.
O dördün birisi can, biri din, biri iman,
Biri nefsimdir düşman, onda savaşıp geldim.
Bir kılı kırk yardılar, birin yol gösterdiler,
Bu mülke gönderdiler, o yola düşüp geldim.
Aşk şerbetinden içtim, on iki ırmak geçtim,
Denizler bendin deştim, ummandan taşıp geldim.
Ben ondan geldim buna, yine varırım ona,
Ben ona varasımı, onda tanışıp geldim.
Azrail ne kişidir, kasdedesi canıma,
Ben emanet ıssıla, anda bitrişip geldim.
Aradım çıkdım bir uca eğlendim teferrüce,
Eren soyun soylayıp o soya düşüp geldim.
Yûnus Emre'ye ne gam, aşık melamet bednam,
Küfrüm imana şu dem, onda değişip geldim.
Yunus Emre
83-) CANIM KURBAN OLSUN SENİN YOLUNA
Canım kurban olsun senin yoluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Şefaat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Mumin olanların çoktur cefası,
Ahirette olur zevk ü sefası.
Onsekiz bin alemin Mustafa'sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Yedi kat gökleri seyran eyleyen,
Kürsünün üstünde cevlan eyleyen,
Mi'racda ümmetin Hak’dan dileyen,
Adı güzel kendi güzel Muhammed.
O çariyar onun gökler yaridir,
Onu seven günahlardan beridir.
On sekiz bin alemin serveridir,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Yunus n'eyler iki cihanı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümansız.
Sana uymayanlar gider imansız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Yunus Emre
84-) CANLAR CANINI BULDUM
Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun,
Assı ziyandan geçtim, dükkanım yağma olsun.
Ben benliğimden geçtim, gözüm hicabın açtım,
Dost vaslına ulaştım, gümanım yağma olsun.
Benden benliğim gitti, hep mülkümü dost yuttu,
Lamekan kavmi oldum, mekanım yağma olsun.
İkilikten usandım, aşk donunu donandım,
Derdin hanına kandım, dermanım yağma olsun.
Varlık çün sefer kıldı, ondan dost bize geldi,
Viran gönül nur doldu, cihanım yağma olsun.
Geçtim bitmez sağınçtan, usandım yazdan, kıştan,
Bostanlar başın buldum, bostanım yağma olsun.
Taalluktan üzüştüm, o dosttan yana uçtum,
Aşk divanına düştüm, divanım yağma olsun.
Yunus ne hoş demişsin, balla şeker yemişsin,
Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun.
Yunus Emre
85-) CANLAR FEDA YOLUNA
Canlar feda yoluna, bu can kaygısı değil,
Sen canı gerek bana, cihan kaygısı değil.
Canlar içinde canım sensin genci pinhanım,
Çün ayan gördüm seni pinhan kaygısı degil.
Canlar içinde cansın, sen bir abıhayatsın,
Bize din ve imansın, iman kaygısı değil.
Yudum yaramı sildim, yaram kimdendir bildim,
Bendeki yar kaygısı, yaram kaygısı değil.
Aşkın beni faş etti, saklayam derdim veli,
Çün seni ayan gördüm, pinhan kaygısı değil.
Derman ola mı bana, derdim benim kim ona,
Dertli varayım sana, derman kaygısı değil.
Gelin aşık olalım, aşka cevlan kılalım,
Esrik olup yatmışım, cevlan kaygısı değil.
Aşkın oku temreni dokunur yüreğime,
Aşk için ben öleyim, temren kaygısı değil.
Can ve gönülü n'ettim, aşkın oduna attım,
Sıdkı dahi unuttum, güman kaygısı değil.
Aşkın burcundan uçtum, cevlan vurarak geçtim,
Ben dost ile buluştum, cevlan kaygısı değil.
Ben ummana dalmışım, orda sedef bulmuşum,
Gevher olup gelmişim, umman kaygısı değil.
Durduğum yer Tûr ola, baktığım didar ola,
Ne hacet Musa bana, sen ben kaygısı değil.
Yunus'u ögütlerler, kalk kervan göçtü derler,
Ben menzile eriştim, kervan kaygısı değil.
Yunus Emre
86-) CÜMLE ALEM TERKİN VURUP
Cümle alem terkin vurup, dost ben terkin vuramazım,
Ondan ayrı buçuk saat ben onsuzun duramazım.
Ondan ayrı dirliğim dirlik durur değil benim,
Kadim odur görür beni, ben ölüyüm göremezim.
Huri gelip ey der ise, gönül bana vergi diye,
Dosttan artık kimseneye ben gönlümü veremezim.
Dost diye geçti bu ömrüm, başarmadım dost kulluğun,
Koyam başara o beni, ben hiç iş başaramazım.
Bir kezden o oldum ahi, benden umut yoktur bana,
Ben o isem pes o hani, ben bu sırra eremezim.
Dostlar öğüt verir bana, git var onun yakınından,
Daha yakın varam meğer ordan ayrık varamazım.
Değmeler ey der Yunus'a, katlan bugün yarın diye,
Cehd edeyim bugünümü yarına irgöremezim.
Yunus Emre
Ç HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
87-) ÇALABIMIN O AŞKI BAĞRIMI BAŞ EYLEDİ
Çalab’ımın o aşkı bağrımı baş eyledi,
Aldı benim gönlümü sırrımı faş eyledi.
Hergiz gitmez gözümden, hiç eksilmez dilimden,
Çalap kendi nurunu gözüme tuş eyledi.
Can gözü onu gördü, dil ondan haber verdi,
Can içinde oturdu, gönlümü Arş eyledi.
Bir kadeh sundu cana, can içti kana kana,
Dolu geldi peymâne, canım sarhoş eyledi.
Esrik oldu canımız, dür döker lisanımız,
O Çalabı’mın aşkı beni derviş eyledi.
Canda yanar çerağı, gönüllerde durağı,
Gönül dahi can dahi aşk ile cüş eyledi.
Ben nice dervîş olam ya Hakk'a kulum diyem,
Yüz bin benim gibiyi aşk hırka pûş eyledi.
Yunus şimdi avunur, dostu görüp sevinir,
Erenler manfilinde aşka cümbüş eyledi.
Yunus Emre
88-) ÇALAP ADEM CİSMİNİ TOPRAKTAN VAR EYLEDİ
Çalap Adem cismini topraktan var eyledi,
Şeytan geldi Adem'e tapmağa ar eyledi.
Dedi ben oddan nurdan, o bir avuç topraktan,
Bilmedi ki kim Adem için gevher eyledi.
Zahir gördü Adem’in batınına bakmadı,
Bilmedi kim Adem'i halkı sever eyledi.
Kırk yıl kalıbı yattı, adı alemi tuttu,
Gör şeytan buğzundan ne fitneler eyledi.
Adem toprak yatmıştı, at alemi tutmuştu,
Fikrine bak İblis’in yani hüner eyledi.
O yürüyen atları sürdü Adem üstüne,
Adem'in mekr irgürüp yani zafer eyledi.
Adem’in göbeğinden Çalap yarattı onu,
Vaff deyip dura geldi onlar güzar eyledi.
Çün gitti Adem ahdi yetti Musa'nın vakti,
İblîs'e işbu işler yavlak eser eyledi.
Musa gönüldü Tûr'a Hak'la münacat kıla,
Gördü ki bir su akar Musa nazar eyledi.
Musa dedi göreyim, bu su ne yerden gelir,
Ger böyle akar ise zır ve zeber eyledi.
İleri vardı Musa, lain oturmuş ağlar,
Gözünün yaşı imiş, o su pınar eyledi.
Musa dedi laine, ağladığın nedendir,
Nideyim ağlamadan der işim zar eyledi.
Mukarrebdim Musa, ben o Hakk’ın dergahında,
Götürdü vurdu yere işimi şer eyledi.
Sen bilmez misin Musa ben neden ayrıldığım,
Şunlar öğüme düştü beni humar eyledi.
Çalap’tan erdi nida hani emanet dedi,
O nidaya canını Musa nisar eyledi.
Var değil mi ya Musa rahmet eylesin bana,
Tövbe kılıp işine hoş istigfar eyledi.
Musa erdi hacete, Hakk ile münacata,
Unuttu emaneti söz muhtasar eyledi.
Musa geldi laine dedi Hakk’ın buyruğun,
Secdeyi işitince döndü inkar eyledi.
Ben ondan umar idim derdime derman kıla,
Çok artırdı derdimi yani timar eyledi.
Ben eğer tapsam ona, o vaktin tapar idim,
Şimdi hod toprak olup zır ü zeber eyledi.
Adem İblis kim ola, işi işleten Çalap,
Ayı günü yaratıp gece gündüz eyledi.
Mana nedir İblis'ten, cahilik kamu bizden,
Ne duydun işbu sözden, sırrı esrar eyledi.
Çalap ey der şu kula, inayet benden ola,
Ne Şeytan azdırırsar, ne kimse kar eyledi.
Altı bin yedi yüz yıldan geçen Adem'i,
Dile getirdi Yunus, sözü tekrar eyledi.
Yunus Emre
89-) ÇALAP NURDAN YARATMIŞ
Çalap nurdan yaratmış Canını Muhmmed’in,
Aleme rahmet saçmış adını Muhammed’in.
Dostum demiş yaratmış hem onun kaydın yemiş,
Ümmetten yana komuş yönünü Muhammed’in.
Muhammed bir denizdir alemi tutup durur,
Yetmiş bindir peygamber gölünde Muhammed’in.
Dünya malın tutmamış hiç emanet artmamış,
Terzi biçip dikmemiş donunu Muhammed’in.
Tanrı arslanı Ali sağında Muhammed’in,
Hasan ile Hüseyin solunda Muhammed’in.
Yılda yetmiş bin hacı her biri niyet eder,
Varır ziyaret eder nurunu Muhammed’in.
Yunus Emre’m aşıktır, eksiklidir, miskindir,
Her kim yemez mahrumdur honını Muhammed’in.
Yunus Emre
90-) ÇARKIFELEK YOK İDİ
Çarkıfelek yok idi, canlarımız var iken,
Biz o vaktin dost idik, Azrail ağyar iken.
Nice yıllar biz onda cem idik can kanında,
Hakikat aleminde marifet söyler iken.
Çalap aşkı candaydı bu bilişik ondaydı,
Adem Havva nerdeydi biz onunla yar iken.
Dün geldi safi Adem dünyaya bastı kadem,
İblis aldattı o dem, Cennet'te gezer iken.
O vakit biz uçardık, cevlan vurup göçerdik,
Nurdan şarap içerdik, Hak bizi toylar iken.
Canlar onda bilişti, o dem gönül alıştı,
Alem halkı karıştı, denizler kaynar iken.
Şükür bu deme geldik, dostları burda bulduk,
Tuz ekmek bile yedik, aşk demin oynar iken.
Ne oğul vardı, ne kız, vahid idik onda biz,
Komşu idik cümlemiz, nur dağın yaylar iken.
Ne gök var idi, ne yer ne zeber ve ne de zir,
Yunus dosttan haber ver aşk ile göyner iken.
Yunus Emre
91-) ÇIKTIM ERİK DALINA
Çıktım erik dalına, onda yedim üzümü,
Bostan başıma kakıp, der ne yersin kozumu?
Kerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynattım,
Nedir diye sorana, bandım verdim özünü.
İplik verdim çulhaya, sarıp yumak etmemiş,
Çok acele ısmarlar, gelsin alsın bezini.
Bir serçe kanadını kırk kağnıya yüklettim,
Çifti dahi çekmedi kaldı şöyle yazılı.
Bir sinek bir kartalı kaldırıp vurdu yere,
Yalan değil gerçektir, ben de gördüm tozunu.
Balık kavağa çıkmış, zift turşusun yemeğe,
Leylek sıpa doğurmuş, bak a şunun sözünü.
Kötürümle güreştim, elsiz ayağım aldı,
Güreşip basamadım, gövündürdü özümü.
Kafdağı'ndan bir taşı şöyle attılar bana,
Öğlelik yola düştü, bozayazdı yüzümü.
Gözsüze fısıldadım, sağır sözüm işitmiş,
Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü.
Bir öküz boğazladım, kakladım sere kodum,
Öküz dile geldi der, boğazladın kazımı.
Uğruluk yaptım ona, iftira attı bana,
Bir çerçi geldi dedi, niye aldın gözgümü?
Bundan da kurtulmadım, n'ideyim bilemedim,
Çerçi suçlayıp sordu, n'ittin benim gözgümü?
Tosbağaya uğradım, gözsüz sepek yoldaşı,
Sordum sefer nereye, Kayseri'ye azami.
Yunus bir söz söylemiş, hiçbir söze benzemez,
Münafıklar elinden örter mana yüzünü.
Yunus Emre

YUNUS EMRE B HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE B HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
21-) BAKTIĞIM YÜZDE GÖRDÜM
22-) BANA BU TEN GEREKMEZ
23-) BANA NAMAZ KILMAZ DİYEN
24-) BANLADI O MÜEZZİN DURDU KAMET EYLEDİ
25-) BAŞTAN AYAĞA DEĞİN
26-) BE HEY KARDAŞ
27-) BEN BENDE BULDUM
28-) BEN BU CİHANA GELMEDEN
29-) BEN BU YOLU BİLMEZ İDİM
30-) BEN BU YURTLU DEĞİLİM
31-) BEN DERT İLE AH EDERDİM
32-) BEN DOST İLE DOST OLMUŞUM
33-) BENCİLEYİN GÖREN KİŞİ
34-) BENİ ANMAKLIĞA BENDEN FARİĞİM
35-) BENİ BURAYA YOLLAYAN BİLİR BEN NE İŞE GELDİM
36-) BENİM BURDA KARARIM YOK
37-) BENİM CANIM UYANIKTIR
38-) BENİM GÖNLÜM GÖZÜM
40-) BENİM SAHİP KIRAN DEVRAN BENİMDİR
41-) BENİM ZARI KILAN ŞU YARE KARŞI
42-)BERK YAPIŞTIN ŞU DÜNYAYA
43-) Bİ MEKANIM BU CİHANDA
44-) BİLENLERE SORMAK GEREK
45-) BİLİR MİSİNİZ YARENLER
46-) BİLİRİM SENİ YALAN DÜNYASIN
47-) BİLMEM NİDEYİM
48-) BİN YIL EĞER VASFIN DEYEM
49-) BİR ACEP ONULMAZ DERDİM VAR İDİ
50-) BİR GÜN O HAZRETE KARŞI
51-) BİR GÜN SENİN DEFTERİNİ
52-) BİR İMARET GÖSTER BANA
53-) BİR KARARDA DURMAYALIM
54-) BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE
55-) BİR KİŞİDEN SORSAN HABER
56-) BİR KORKU DÜŞTÜ CANIMA
57-) BİR SÖZ DİYEYİM SANA
58-) BİR ŞAHA KUL OLMAK GEREK
59-) BİZ BİZİ BİLMEZ İDİK
60-) BİZ DÜNYADAN GİDER OLDUK
61-) BİZ KİMSEYE KİN TUTMAYIZ
62-) BİNDE BİRİ BU HALKIN RAHMAN YOLUNA GİRMEZ
63-) BİR SÖZ GELDİ DİLİME
64-) BU CİHANA GELMEDEN
65-) BU CÜMLE ERKANI KOYUP
66-) BU DEM YÜZÜM SÜRE DURAM
67-) BU DÜNYA KİMSEYE KALMAZ
68-) BU DÜNYANIN MİSALİ
69-) BU DÜNYAYA GELEN KİŞİ
70-) BU DÜNYAYA GÖNÜL VEREN
71-) BU NE DERTTİR ACEP
72-) BU NE GÜLECEK YERDİR
73-) BU ÖMRÜM YOK YERE
74-) BU SEMAHA GİRMEYEN
75-) BU VÜCUDUM ŞEHRİNE BİR DEM GİRESİM GELİR
76-) BU YOKLUK YOLUNA
77-) BUGÜN SOHBET BİZİM OLDU
78-) BUNCA GÖNÜLLER ALAN CİHANA SULTAN MISIN?
21-) BAKTIĞIM YÜZDE GÖRDÜM
Baktığım yüzde gördüm o Tapduğ'um nurunu,
Maksudum bugün buldum, ben n'iderim yarını?
Yarınım bugün bana, hoş bayram düğün bana,
Düşte gelir ün bana, işitin ahbarımı.
Dostun haberi ile, nefsin sana yar eyle,
Yık dosta hazır eyle bu vücudun şehrini.
Vücuda gelmeyince kimse Hakk'ı bilmedi,
Bu vücuttan gösterdi dost bize didarını.
Erin didarın gördüm, güman terkini vurdum,
Dost bahçesine girdim, överim gülzarını.
Dostun yüzü gül bana, aşığım yol bul ona,
Kaykımazım dört yana, çün buldum aşk erini.
Elestü birabbiküm, Hak'tan nida gelicek,
Müminler beli deyip ettiler ikrarını.
Kalu bela denildi münkir muhib bilindi,
O demden tuta geldi cahiller inkarını.
Yunus'a küfr elinden şikayete geldiler,
Ey sultanım gerçek er, kes gider zünnarını.
Yunus Emre
22-) BANA BU TEN GEREKMEZ
Bana bu ten gerekmez can gerektir,
O baki Cennet'e iman gerektir.
Zehi mürşit ki bizi Hakk'a iltir,
Aşık canı ona kurban gerektir.
Bunlar vazgeçti cennet arzusundan,
Didar göstermeye sultan gerektir.
N'iderim cenneti yahut huriyi,
Bana dergahına seyran gerektir.
Eğer Muhammed'e ümmet olursan,
Dilinde zikir ve Kuran gerektir.
Namaz, tesbih, zikir ve Kuran verdi,
İnayet bunlara Hak'tan gerektir.
Hakikat şerbetin içen aşıklar,
Başı açık, teni uryan gerektir.
Aşık Yunus bu sırrı anlayanın,
Ciğeri büryan, gözü giryan gerektir.
Yunus Emre
23-) BANA NAMAZ KILMAZ DİYEN
Bana namaz kılmaz diyen, ben kılarım namazımı,
Kılar isem, kılmaz isem, o Hak bilir niyazımı.
Hak'tan gayrı kimse bilmez, kafir müslüman kim olur,
Ben kılarım namazımı, Hak geçirirse nazımı.
O nazı derğahta geçer, mana şarabından içer,
Hicapsız can gözün açar, dost kendi siler gözümü.
Dost burdadır belli beyan, dost didarın gördüm ayan,
Bu ilmi hikmeti duyan eder bana dek azimi.
Gönül gözü bidar durur, her yanda baksam yar durur.
Kimde akıl fehim vardır, O bilir benim sözümü.
Gizli sözü şerheyleyip, türlü nükteler söyleyip,
Değme arif şerhetmeye bu benim gizli razımı.
Sözüm manasına erin, belirsizden haber verin,
Dertli aşıklara sorun bu benim dert ve suzumu.
Dert aşıklar dermanıdır, dertli aşıklar ganidir,
Kadir ve kudret ünüdür işiten der avazımı.
Dost isteyen gelsin bana, göstereyim dostu ona,
Budur sözüm önden sona, ben bilirim kendözümü.
Yunus şimdi söyle Hakk'ı, münkir tutar sana dakı,
Pişir kotar Hak hanını, arifler tatsın tuzumu.
Yunus Emre
24-) BANLADI O MÜEZZİN DURDU KAMET EYLEDİ
Banladı o müezzin, durdu kamet eyledi,
Hazret'e tuttu yüzün, hem de niyet eyledi.
Duyunca ehli iman, hürmet ile dinledi,
Sonra namaza durup, Rabbe kulluk eyledi.
Hazrete bağlı elim, Fatiha okur dilim,
Hak için büküp belim hoş rükuat eyledi.
Şu benim hacetgahım, Tur dağı oldu meğer,
Musa gibi bu gönlüm, hoş münacat eyledi.
Bir suret gördü gözüm, secdeye vardı yüzüm,
Yıkıldı tertiplerim, zühdümü mat eyledi.
Ne dua kılam ne selam, ne zikr ne tespih kılam,
Beş vakit namazımı aşkın garet eyledi.
Gör Yunus'u n'eyledi, hoş haberler söyledi,
Aşık idi maşuka alışveriş eyledi.
Yunus Emre
25-) BAŞTAN AYAĞA DEĞİN
Baştan ayağa değin, Hak'tır ki seni tutmuş,
Haktan ayrı ne vardır, kalma güman içinde.
Bir isen birliğe gel, ikiyi bırak elden,
Bütün mana bulasın, sıdk ve iman içinde.
Girdim gönül şehrine, daldım onun bahrine,
Aşk ile gider iken, iz buldum can içinde.
Bu izimi izledim, sağım solum gözledim,
Çok acayipler gördüm, yoktur cihan içinde.
Yunus senin sözlerin, manadır bilenlere,
Söylenecek sözlerin devri zaman içinde.
Yunus Emre
26-) BE HEY KARDAŞ
Be hey kardaş hakk'ı bulam mı dersin,
Hakk'a yarar amel işlemeyince.
Tarikat sırrına erem mi dersin,
Kamil mürşit sana söylemeyince.
Değme kişi gönül evin düzemez,
Hakk'ın taktirini kimse bozamaz.
Tarikat ummandır dalıp yüzemez,
Aşkın deryasını boylamayınca.
Gönül kuşu uçar gider durunmaz
Başlı suların ayağı bulunmaz
Elekten eleğe konup elenmez
Değirmene varıp un olmayınca
Özenirsen gardaş, tevhide özen,
Tevhiddir nefsinin kalesin bozan.
Hiç kendi kendine kaynar mı kazan?
Çevre yanın ateş eylemeyince.
Aşkım galip geldi yüreğim harlar,
Aşık olan arı namusu n'eyler.
Behey yunus sana söyleme derler
Ya ben öleyim mi söylemeyince.
Yunus Emre
27-) BEN BENDE BULDUM
Ben bende buldum çün Hakk’ı, şek ve güman nemdir benim,
Ben dost yüzün görmez isem bu gözlerim nemdir benim.
Gelsin münacat eyleyen, doksan bin hacat söyleyen,
Taşra ibadet eyleyen görsün ki dost nemdir benim.
Musa olup Tûr'a çıkam, nur olarak gözden bakam,
Söz olarak dilden çıkam, sur ve nagam nemdir benim.
Musa varır Tûr'a çıkar, orda varır nura bakar,
Dostdan gayrı zerre kadar bu gözlerim görmez benim.
Ben kendimi cem eyledim, o dosta iman eyledim,
Birliğine kıldım kamet, riya taat nemdir benim.
O dost bana ümmi demiş, hem adımı Yunus komuş,
Dilim şeker gövdem kamış, bu söyleyen nemdir benim.
Ümmi benim, Yunus benim, dokuz atam dörttür anam,
Aşk oduna düşüp yanam, çarşı pazar nemdir benim.
Yunus Emre
28-) BEN BU CİHANA GELMEDEN
Ben bu cihana gelmeden cihan sultanında idim,
Sözü gerçek hükmü revan o sultan hükmünde idim.
Halayık burda gelmeden, gökler melaik dolmadan,
Bu mülk daha kurulmadan, yaradan mülkünde idim.
Yüz yirmi dört bin hası, dört yüz kırk dört tabakası,
Devlet makamında o gün, ulu hanedanda idim.
Tasa beni görmez idi, kaygı eli ermez idi,
Endişe bilinmez idi, bir yüce mekanda idim.
Yunus bu cümle varlığın dost katında zerre değil,
Söz ile kelamda idim, hem burda hem orda idim.
Yunus Emr
29-) BEN BU YOLU BİLMEZ İDİM
Ben bu yolu bilmez idim, aşk gönlüme düştü gider,
Aşk elinden dertli yürek kaynayarak taştı gider.
Hani bizden öğüt alan, kalmadı dünyaya gelen,
Gece gündüz taat kılan, o Sırat’ı geçti gider.
Hep onlar Sırat’ı geçti, varıp dost iline düştü,
Gönül maksuda erişti hazrete ulaştı gider.
Nefsi doyunca yiyenler, kana kana uyuyanlar,
Dili gıybet söyleyenler cehenneme düştü gider.
Cehenneme düşen kişi, zarılıktır onun işi,
Onulmaz bağrının başı, büryan olup pişti gider.
Aşk oduna yanmayanlar, öleceğin sanmayanlar,
Göz açıp uyanmayanlar şöyle gaflet bastı gider.
Bu aşk bana bir düş idi, Hak müesser kılmış idi,
Derviş Yunus bir kuş idi, halk içinden uçtu gider.
Yunus Emre
30-) BEN BU YURTLU DEĞİLİM
Ben bu yurtlu değilim, burda durup n'iderim?
Nice nice tutsaklı tuzak üzdüm giderim.
Ben o kimseyim ki fertişteh baş indirir,
Allah ile ahdım var o ahdımı güderim.
O ahdımı ondum uş kimindir benim işim,
Nice daha ben burda, nefs eynini ederim.
Padişah olan kişiye sekban olmak olmaya,
Çün n'ideyim ben dahi, mihnet tadın tadarım.
Atamı yedi derler, anamı dört bilirim,
Atam anam bir imiş niçin gussa yutarım.
Yedi ile ikiden, on sekizden on dörtden,
On ikiden on birden, öte adım atarım.
Ben nice sağ işleri, yolda koyup gitmişim,
O ağacın budağın, budar oldum budarım.
Yedi zindan kapısın Yunus soynuban çıktı,
Kalmaya sensiz dahi, ben gussadan yatarım.
Yunus Emre
31-) BEN DERT İLE AH EDERDİM
Ben dert ile ah ederdim, derdim bana derman imiş,
İster idim hasret ile, dost yanımda pinhan imiş.
Nerde idim fikrederdim, göğe bakıp şükrederdim,
Dost benim gönlüm evinde, tenim içinde can imiş.
Sanırdım kendim ayrıyım, dost gayrıdır, ben gayrıyım,
Beni bu hayale salan bu sıfatı insan imiş.
İnsan sıfatı kendi Hak, insadadır Hak, doğru bak,
Bu insanın sıfatına cümle âlem hayran imiş.
Her kim o insanı bile, hayvan ise insan ola,
Cümle yaradılmış kula insan dolu sultan imiş.
Tehvid imiş cümle alem, tehvidi bilendir Adem,
Bu tevhidi inkar eden öz canına düşman imiş.
İnsan olan buldu Hakk’ı, meclis onun, odur saki,
Hemen bu biçare Yunus aşk ile aşina imiş.
Yunus Emre
32-) BEN DOST İLE DOST OLMUŞUM
Ben dost ile dost olmuşum, kimseler dost olmaz bana,
Münkirler bakıp gülüşür, selam dahi vermez bana.
Ben dost ile dost olayım, canımı feda kılayım,
Ölmezden evvel öleyim, dünya baki kalmaz bana.
Terk eyledim cümle işi, Hak yoluna kodum başı,
Dost yüzünü göreliden sabır karar olmaz bana.
Bir aşığım, biçareyim, baştan ayağa yareyim,
Hem deli hem divaneyim, akıl da yar olmaz bana.
Aşk odu yaktı canımı, kimseler bilmez halimi,
Seçemem soldan sağımı, garet ve ar olmaz bana.
Sanmanız beni deliyim, dost bahçesi bülbülüyüm,
Mevla'nın kemter kuluyum, kimse kıymet vermez bana.
Ey biçare aşık senin kimden korkar acep canın?
Korktuğun da dost olacak, hayf ile kar olmaz bana.
Aşkın ile ben tüterim, dayim oturup ağlarım,
Dahi kime yalvarayım, hemen derman sensin bana.
Bülbül olup ben öterim, dost bahçesinde biterim,
Gül alırım, gül satarım, bağ ve bağban olmaz bana.
Miskin Yunus nice diyem, fani cihanı terk edem,
Yana yana Hakk'a gidem, perde hicap olmaz bana.
Yunus Emre
33-) BENCİLEYİN GÖREN KİŞİ
Bencileyin gören kişi, ben sevdiğimin yüzünü.
Deli olup dağa düşer, yavı kılar kendözünü.
Kim şükrünü yetirirse, bir kez seni görmekliğe,
Haşa onu gören kişi nasıl ıratır gözünü.
Dil ile kim diyebilir onun cemali tertibin,
Can dudağı gerek tadam, onun kılıncı tuzunu.
Kişi neyi sever ise, dilinde sözü o olur,
Rahat söyleyesim gelir, gönlüm alanın sözünü.
Her nereye varır ise, o şirin huylu dilberim,
Yetmiş iki milletine, geçirir türlü nazını.
Hiç kimse rahatlık ile dostuna aşık olmadı,
Mahabbet burcunda komuş aşıkların yıldızını.
Dertsizlere benim sözüm, benzer kaya yankısına,
Haldaş bilir haldaşının gönlündeki şu razını.
Her kim sever ise seni ebed diri kalır canı,
Her dem senin aşkın ile yaşar gece gündüzünü.
Eğer Zühre gördüğünü, Yunus gözüyle görseydi,
Çalgıyı elden bırakıp, unutur idi sazını.
Yunus Emre
34-) BENİ ANMAKLIĞA BENDEN FARİĞİM
Beni anmaklığa benden fariğim,
N'iderim anarak ne de layığım.
Benim yoldaşlığım edebe sığmaz,
Edepsiz kişiye niçin refiğim.
El tutmaz ayak gitmez cihana düştüm,
Ne karar, ne mekan, ne sert tefriğim.
Kibirden gururdan kurtuldum artık,
Ne esriğim, ne mahmur, ne de ayığım.
Ne sabır, ne sükun, ne de çabuk iş,
Ne adım atarım, ne tez yolcuyum.
Bugün gelmiş isem yarın giderim,
Bu cihan evine konmuş konuğum.
Hani Yunus, hani cünbiş harekat,
Ne sermayem ola, ne var ne yoğum.
Yunus Emre
35-) BENİ BURAYA YOLLAYAN BİLİR BEN NE İŞE GELDİM
Beni buraya yollayan bilir ben ne işe geldim,
Kararım yok bu dünyada, giderim yumuşa geldim.
Dünyaya çok gelip gittim, erenler eteğin tuttum,
Kudret ününü işittim, kaynayarak coşa geldim.
Sert söz ile gönül yıktım, od oldum canları yaktım,
Sırrımı aleme çaktım, bu halka temaşa geldim.
Ben bir İdris gibi terzi, Şit oldum dokudum bezi,
Davut’un görklü avazı, ah edip nalişe geldim.
Aşık oldum şu ay yüze, nisar oldum bal ağıza,
Hayran baktım kara göze, siyah olup kaşa geldim.
Musa oldum Tur’a vardım, koç olup kurbana geldim,
Ali olup kılıç saldım, meydana güreşe geldim.
Deniz kenarında ova, kuyuya işleyen kova,
İsa ağzındaki dua olarak ben işe geldim.
Ay olup aleme doğdum, bulut olup göğe ağdım,
Yağmur olup yere yağdım, nur olup güneşe geldim.
Kılükaldan geçenlere, yolda gözün açanlara,
Anlayarak seçenlere, vaka olup düşe geldim.
Benim dertliler dermanı, benim o marifet kanı,
Benim Musa'nın İmran'ı, Tur dağından aşa geldim.
Yolum sana oldu durak, dersini söyleyendir Hak,
Yunus Emre dilinde Hak olup dile düşe geldim.
Yunus Emre
36-) BENİM BURDA KARARIM YOK
Benim burda kararım yok, ben burdan gitmeye geldim,
Bezirganım metahım çok, alana satmaya geldim.
Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için,
Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim.
Dost esriği deliliğim, aşıklar bilir neliğim,
Devşirerek ikiliğim, birliğe yetmeye geldim.
O hocamdır ben kuluyum, dost bahçesi bülbülüyüm,
O hocamın bahçesine şad olup ötmeye geldim.
Burda bilişmeyen canlar, orda bilişemez onlar,
Burda bilişip dost ile halim arzetmeye geldim.
Yunus Emre aşık olmuş, maşuka derdinden ölmüş,
Gerçek erin kapısında ömrüm harcamaya geldim.
Yunus Emre
37-) BENİM CANIM UYANIKTIR
Benim canım uyanıktır, dost yüzüne bakan benim,
Hem denize karışmağa, ırmak olup akan benim.
Irmak gibi ben çağlarım, gah gülerim, gah ağlarım,
Nefsin ciğerin doğrarım, kibri kini yıkan benim.
Kırdım bu nefsin çerisin, bir ettim burc ve barusun,
Pak eyledim içerisin, mülketini yuyan benim.
Ben hazrete tuttum yüzüm, o aşk eri açtı gözüm,
Gösterdi bana kendözüm, Ayet-i küll denen benim.
Şah didarın gördüm ayan, hiç gümansız belli beyan,
Kafir ola inanmayan, o didara bakan benim.
Benim durur bu cümle iş, hikmet ile bu yaz ve kış,
Ben bilirim yad ve biliş, ırılmasız duran benim.
Bu cümle canda oynayan, damarlarımda kaynayan,
Kûlli dillerde söyleyen, kulli dili diyen benim.
Nemrud odun İbrahim'e, ben bağ ve bostan eyledim,
Küfür yüzünden doğuran, yine odu yakan benim.
O Hallacı Mansur ile, söyler idim Enel Hakk'ı,
Benim yine o boynuna, dar urganı takan benim.
O Hak habibi Mustafa, Miraca edecek sefer,
O dem canım hak eyledim, o sırrını duyan benim.
Şimdi adım Yunus olur, o demde İsmail idi,
O dost için Arafat'a, kurban olup çıkan benim.
Bu çark benim hükmümdedir, her yanda ben oturmuşum,
Mülk benimdir, hükmederim, yıkan benim, yapan benim.
Sad benim, Said benim, Yunus dahi benimledir,
İlmi ledündür üstadım, o esrarı duyan benim.
Yunus Emre
38-) BENİM GÖNLÜM GÖZÜM
Benim gönlüm gözüm aşktan doludur,
Dilim söyler yari yüzüm suludur.
Öd ağacı gibi yanar vücudum,
Tütünüm göklere seher yelidir.
Çokal cevşen bu aşk oduna döymez,
Oku cana batar katı yalıdır.
Senin aşkın deniz, ben bir balıcak,
Balık sudan çıka hemen ölüdür.
Okurum şahımı kendi dilimce,
Şahım söyler bana her dem gele dur.
Seni sevenlerin ola mı aklı,
Bir dem uslu ise her dem delidir.
Yunus sen Tabduk’a oku dualar,
Aşıklar meydanı Arş’dan uludur.
Yunus Emre
39-) BENİM OL AŞK BAHRİSİ
Benim ol aşk bahrisi, denizler hayran bana,
Derya benim katremdir, zerreler umman bana.
Kaf Dağı zerrem değil, ay ve güneş bana kul,
Aslım Hak'tır şek değil, murşittir Kuran bana.
Çün dosta gider yolum, ezel mülküdür ilim,
Hak'tan söyler bu dilim, ne kul ne sultan bana.
Yok iken o barigah, var idi o padişah,
Ah bu aşk elinden ah, dert oldu derman bana.
Adem yaratılmadan, can kalıba girmeden,
Şeytan lanet olmadan, Arş idi seyran bana.
Diledi göre yüzün, işide kendi sözün,
Nazar kıldı bir kezin, orda can verdi bana.
Yaratıldı Mustafa, yüzü nur, gönlü safa.
O kıldı Hakk'a vefa, ondandır ihsan bana.
Doğdu o din metası, ondan oldu kamusu,
Adem, Halil ve Musa hüccet ve bürhan bana.
Aşık dilin bilmeyen ya delidir ya dehri,
Ben kuş dilin bilirim, söyler Süleyman bana.
Yunus Emre bu yolda, eksikliğin bildirir,
Mest olarak çağırır, dervişlik bühtan bana.
Yunus Emre
40-) BENİM SAHİP KIRAN DEVRAN BENİMDİR
Benim sahip kıran devran benimdir,
Benim key pehlivan meydan benimdir.
Haramiden benim korkum kaygım yok,
Bu güç ve bu kuvvet Hak’tan benimdir.
Ebu Bekir ve Ömer o din ulusu,
Murtaza Ali ve Osman benimdir.
Topu kim alacak çevganımızdan,
Bu çevgan top ile meydan benimdir.
Bana gelsin yoksul olan bay ola,
Bu mal ve sermaye dükkan benimdir.
Hasan’dır cismim, iman nuru içim,
İrfan sahibi Hüseyin benimdir.
Yunus’um ben Yunus işbu cihanda,
Benim sultan kulu, sultan benimdir.
Yunus Emre
41-) BENİM ZARI KILAN ŞU YARE KARŞI
Benim zarı kılan şu yare karşı,
Gönülden can veren dildara karşı.
Hayranım geceden sabaha kadar,
Bekleyen olurum didara karşı.
Seher vakti ben yar diye ağlarım,
Sanasın bülbülüm gülzara karşı.
Alaldan canımı aşk-ı ilahi,
Benim Mecnun gibi avara karşı.
Cemalin şemine pervane gibi,
Yakarım kanatları nara karşı.
Aşkın şarabı içeliden beri,
Erişir yüreğime yare karşı.
Bugün Mansur benim aşkın yolunda,
Yürüyüp çarh vuram şu dara karşı.
Biçare bülbülüm dost bahçesinde,
Varam verem haber şu yare karşı.
Aşık Yunus bugün gurbette kaldı,
Ki aşkı söyletir dildare karşı.
Yunus Emre
42-)BERK YAPIŞTIN ŞU DÜNYAYA
Berk yapıştın şu dünyaya, koyup gitmeyesin gibi,
Karanlık yalınız sinde, varıp yatmayasın gibi.
Geldin bu dar-ı mihnete, aldandın fani lezzete,
Heves edip Hak sohbete, tadın tatmayasın gibi.
Behey miskîn aç gözünü, bu faniden yum gözünü,
Günahdan kara yüzünü, hiç agartmayasın gibi.
Behey miskin gafil olma, dünya fani baki sanma,
Ecel yetecek ağzından, lokman yutmayasın gibi.
Derneği tagıdan gelmiş can ve gönül mahbûs olmuş,
Hep azanı şeytan almış ögüt tutmayasın gibi.
Tan edersin aşıklara, gönül gözü açıklara,
Uymuşsun münafıklara sıdka gelmeyesin gibi.
Yunus özün yalvarırsan, sıdk ile yola girersen,
El alıp tevbe kılarsan mahrum kalmayasın gibi.
Yunus Emre
43-) Bİ MEKANIM BU CİHANDA
Bi mekanım bu cihanda, menzilim durağım orda,
Sultanım taç ile tahtım, Hulle ve Burağ'um orda.
Eyyub'um, bu sabrı buldum, Circis'im bin kezin öldüm,
Ben bu mülke tenha geldim, bütün hazırlığım orda.
Yusuf'um, pazara geldim, Mansur gibi dara geldim,
Aslanım, şikara geldim, velakin yatağım orda.
Bülbül olup öte geldim, dilde menşur tuta geldim,
Burda miskim sata geldim, geyiğim otlağım orda.
Kim ne bile ne kuşam ben, şu ay yüze tutuşam ben,
Ezeliden sarhoşam ben, içmişim ayığım orda.
Deliyim, öğüt tutmazam, değme yere de gitmezem,
İşbu sözü işitmezem, tutmuşam kulağım orda.
Sır sözü eşkere olmaz, orda od yanar belirmez,
Gece gündüz yanar sönmez, bu benim çerağım orda.
Ben bu mülke talim kıldım, hem yedi kez cevlan urdum,
Muhammed nurunu gördüm, bu benim mekanım orda.
Yunus bu fikrete daldı, hep cihanı arda saldı,
Vallahi hoş lezzet aldı, tatmışam damağım orda.
Yunus Emre
44-) BİLENLERE SORMAK GEREK
Bilenlere sormak gerek bu tendeki can neyimiş?
Can hod Hak’ın kudretidir, damardaki kan neyimiş?
Fikir yumuş oğlanıdır, endişe kaygı kanidir,
Bu ah ve vah aşk donudur, tahtı olan han neyimiş?
Şükür onun birliğine, yok olanı var eyledi,
Çünkü asıldan biz yoğuz, mülk ve hunuman neyimiş?
Çalap yolladı buraya, şu dünyayı görün diye,
Bu dünya kalıcı değil, mülke Süleyman neyimiş?
Sorun Taptuklu Yunus’a; bu dünyadan ne anladı?
Bu dünyanın kararı yok, sen neyimiş, ben neyimiş?
Yunus Emre
45-) BİLİR MİSİNİZ YARENLER
Bilir misiniz yarenler, gerçek erenler nerdedir,
Nerde baksam orda hazır, nerde istesem ordadır.
Kim ki dostu sevdi ise, hanumanı terk eylesin,
Değmeler dostu sevemez dostun sevgisi candadır.
Aşksızlara benim sözüm, benzer kaya yankısına,
Bir zerre aşkı olmayan belli bilin yabandadır.
Yalancılık eylemeyin, aşka yalandır demeyin,
Burda yalan söyleyenin orda yeri zindandadır.
Ey kendözünü bilmeyen, söz manasın anlamayan,
Hak varlığın ister isen ilim ile Kuran’dadır.
Allah benim dediğine vermiştir aşk varlığını,
Kime bir zerre aşk vere Çalap varlığı ondadır.
Niceler söyler Yunus’a; kocaldın sen aşkı bırak,
Bu aşk bize yeni değdi, henüz dahi turfandadır.
Yunus Emre
46-) BİLİRİM SENİ YALAN DÜNYASIN
Bilirim seni yalan dünyasın,
Evliyaları alan dünyasın.
Kaçan kurtulmaz senin elinden,
Demir kafesler kıran dünyasın.
Sevdiğim aldın beni ağlattın,
Dönüp yüzüme gülen dünyasın.
Süleyman tahtın sen viran kıldın,
Masumlar boynun büken dünyasın.
Kaç kez boşaldın, kaç defa doldun,
Ahir bizden de kalan dünyasın.
Felek değirmen çarh vurur döner,
Onun suyunu savan dünyasın.
Yunus hep sema edip çarh vurur,
Bizim çarhımız bozan dünyasın.
Yunus Emre
47-) BİLMEM NİDEYİM
Bilmem nideyim, aşkın elinden,
Nere gideyim, aşkın elinden.
Meskenim dağlar, gözyaşım çağlar,
Durmaz kan ağlar aşkın elinden.
Kaddim yay oldu, işim vay oldu,
Bağrım nay oldu, aşkın elinden.
Dinle zarımı, verdim serimi,
Kodum arımı aşkın elinden.
Varım vereyim, kadre ereyim,
Üryan olayım aşkın elinden.
Yunus’un sözü, kül olmuş özü,
Kan ağlar gözü aşkın elinden.
Yunus Emre
48-) BİN YIL EĞER VASFIN DEYEM
Bin yıl eğer vasfın deyem, bir zerresin tüketmeyem,
Bir katrede yüz bin deniz, bir noktasın şerh etmeyem.
Ne mesel bağlamam olur, ne hod gönül karar kılar,
Kim benzetir misli misal, haşa ki ben benzetmeyem.
Kim ede bir nakşı suret, nakşı suretten o azat,
Nice akıllar sende mat, nice özrü gözetmeyem.
Çün akıl fenaya vara, deli olan ne başara,
Delilere sensin çare, deli oldum ne etmeyem.
Öğret şimdi dil ne desin, şart odur seni söylesin,
Tevfik yari kılar ise, gayrı dile söyletmeyem.
Ne der isen sen de bana, koma beni benden yana,
Benim hacetim bu sana, bana beni istemeyem.
Çün padişah güçlü ola, pes kul fuzul işli ola,
Ben seninim bana ne gam, ger suç edem, ger etmeyem.
Çünkü girdim bu denize, ne kenar var ne cezire,
Dört yanımda dalga vura, teknem sağlam hiç batmayam.
Benim değil bu keleci, varlık senin, Yunus neci?
Çün dilime kadir sensin, sensiz lisan depretmeyem.
Yunus Emre
49-) BİR ACEP ONULMAZ DERDİM VAR İDİ
Bir acep onulmaz derdim var idi,
Derde derman buldum Elhamdülillah.
Vasil oldum Muhammed Mustafa`ya,
Ağlar iken güldüm, Elhamdülillah.
Açıldı sır babı seyhim yüzünden,
Can safalar sürdü tatlı sözünden.
Masiva tozunu gönül yüzünden,
Tevhit ile sürdüm, Elhamdülillah.
Bir şehre vardım ki adı denilmez,
Bir bahre daldım ki haddi bulunmaz.
Mürde dil olarak geri dönülmez,
Ölmezden ön öldüm, Elhamdülillah.
Hakk'ın dergahına tutmuşum elim,
Gördüğüm halleri serh eyler dilim.
Yokluk ummanına uğradı yolum,
Fena fillah oldum, Elhamdülillah.
Yunus Emrem kamil oldu imanın,
Hazreti Hakk'a vasıl oldu canın.
Lamekan şehridir senin mekanın,
Beka billah oldum, Elhamdülillah.
Yunus Emre
50-) BİR GÜN O HAZRETE KARŞI
Bir gün o hazrete karşı, varam ağlayı ağlayı,
Azraile hem canımı, verem ağlayı ağlayı.
Çün Azrail ala canım, geçe benim ömrüm günüm,
Kefen ola cümle donum, giyem ağlayı ağlayı.
Ben yürürüm yana yana, gözüm yaşı döne kana,
Bir gün şu karanlık sine, girem ağlayı ağlayı.
Mühür vuralar dilime, zincir vuralar koluma,
Amel defterim elime alam ağlayı ağlayı.
Aşık Yunus'un bu işi, yoluna fedadır başı,
İman et bize yoldaşı diyem ağlayı ağlayı.
Yunus Emre
51-) BİR GÜN SENİN DEFTERİNİ
Bir gün senin defterini dürerler bir eyyam gelir,
Kamu aklını başına dererler bir eyyam gelir.
Tevhide uydur sözünü, mevlaya döndür yüzünü,
Eynine kefen bezini sararlar bir eyyam gelir.
Azrail ala canını, unuttura her sanını,
Kara toprağa tenini kararlar bir eyyam gelir.
Tenha kabrinde kalacak, amellerin arz olacak,
Mahşer yerine yalıncak sürerler bir eyyam gelir.
Yunus der ki: Evvel baştan, ayırır seni kardaştan,
Ne ettin kurudan yaştan, sorarlar bir eyyam gelir.
Yunus Emre
52-) BİR İMARET GÖSTER BANA
Bir imaret göster bana, ki sonu viran olmaya,
Kazanı gör o malı ki, senden o geri kalmaya.
Döküle altının malın, ayrık ile ola halin,
Senden geri kalan malın sana bil fayda kılmaya.
O mal ki Halil'indir, hayırlara yelterler onu,
O mal ki Karun'undur ıssı hiç rahat bulamaya.
İsrafil surunu vura, dağlar yerinden ayrıla,
Bir karınca cevabını bin Süleyman veremeye.
Bu dünya hep ıssız kala, altını malı döküle,
Sebil olanları yite, asla fayda bulunmaya.
Hey Yunus Emre ölünce, var yürü doğru yolunca,
Dünyasını terk edenler yarın Hazret'te ölmeye.
Yunus Emre
53-) BİR KARARDA DURMAYALIM
Bir karardan durmayalım, gel dosta gidelim gönül,
Hasretinden yanmayalım, gel dosta gidelim gönül.
Gel gidelim can durmadan, suret terkini vurmadan,
Araya düşman girmeden, gel dosta gidelim gönül.
Gel gidelim kalma ırak, dost için kalalım yarag,
Şeyhin katındadır durak, gel dosta gidelim gönül.
Terk edelim ili şarı, dost için kılalım zarı,
Ele getirelim yari, gel dosta gidelim gönül.
Bu dünyaya kanmayalım, fanidir aldanmayalım,
Bir iken ayrılmayalım, gel dosta gidelim gönül.
Biz bu cihandan göçelim, o dost iline uçalım,
Arzu hevadan geçelim, gel dosta gidelim gönül.
Kılavuz ol gönül bana, gel gidelim yardan yana,
Canım kurbandır canana, gel dosta gidelim gönül.
Kara haberin almadan, can bedenden ayrılmadan,
Azrail bizi bulmadan, gel dosta gidelim gönül.
Bu dünya olmaz payidar, aç gözünü, canın uyar,
Gel ol bana yoldaş ve yar, gel dosta gidelim gönül.
Gerçek erene varalım, Hakk'ın haberin soralım,
Yunus Emre'yi alalım, gel dosta gidelim gönül.
Yunus Emre
54-) BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE
Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil,
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil.
Erenler gelip geçtiler, dünyayı koyup göçtüler,
Havaya ağıp uçtular, bunlar hümadır kaz değil.
Can odur ki Hak'a ere, ayak odur yola gire,
Er odur alçakta dura, yüksekten bakan göz değil.
Münkir ile müddeiyi sayma buçuğa koyanı,
Git ahıra tak bunları her kim ki aşıkbaz değil.
Erden sana nazar ola, için dışın pür nur ola,
Beli kurtulmuştan ola, şu kişi ki gammaz değil.
Doğru yola gittin ise, er eteğin tuttun ise,
Bir hayır da ettin ise, birine bindir az değil.
Yunus bu sözleri çatar, sanki balı yağa katar,
Halka metaların satar, yükü gevherdir, tuz değil.
Yunus Emre
55-) BİR KİŞİDEN SORSAN HABER
Bir kişiden sorsan haber, ki manadan haberi var,
O kişiye ver gönlünü, canında aşk eseri var.
Şunun ki dışı hoş olur, bil onun içi boş olur,
Gece gündüz baykuş olur, sanma bütün duvarı var.
Bir devlengiç yuva yapar, yürür elden yavru kapar,
Uçan doğan yönden sapar, zira elde murdarı var.
Yoktur doğanla birliği, ya Hakk’a layık dirliği,
Şu kişiden um erliği, onun safa nazarı var.
Suret ile çoktur adem, değmesinde yoktur kadem,
Evvel ahir o piş kadem, Muhammed din serveri var.
Erenler yoludur meşe, meşe kolaydır kolmaşa,
Meşe olan yerde paşa, harami çok anteri var.
Şeyh ve danişment ve velî, cümlesi birdir er yolu,
Yunus'tur dervişler kulu, Taptuk gibi serveri var.
Yunus Emre
56-) BİR KORKU DÜŞTÜ CANIMA
Bir korku düştü canıma, acep n'ola benim halim?
Derman olmaz ise bana, acep n'ola benim halim?
Canım tenimden üzüle, gitmek yararı düzüle,
Bu suret nakşı bozula, acep n'ola benim halim?
Dünya donların soyucak, yuyucu tenim yuyucak,
İletip kabre koyucak, acep n'ola benim halim?
Eller gidip ben kalacak, mezarda yalnız olacak,
Münkerle Nekir gelecek, acep n'ola benim halim?
Ne ayak tuta, ne elim, ne aklım kala, ne bilim,
Cevap vermez ise dilim, acep n'ola benim halim?
Mezardan duru gelecek, hak terazi kurulacak,
Amelimiz görülecek, acep n'ola benim halim?
Miskin Yunus söyler sözü, kan yaş ile dolu gözü.
Dergâhına tutar yüzü, acep n'ola benim halim?
Yunus Emre
57-) BİR SÖZ DİYEYİM SANA
Bir söz diyeyim sana, dinle canın var ise,
Hiç tamahlık eyleme, aklın sana yar ise.
Kötülük yapmayasın, lanet işitmiyesin,
Senden sonra söylenir iyiliğin var ise.
Kötülükten kem bitti, ya eylikten kim yitti,
Eylik Hakk'a yaraşır, sende ikrar var ise.
İkrar erin yaridir, varsa cennet yeridir,
Bahil cennet görmeye, yüz bin gözü var ise.
Manadan getirmişler, kardeşten yar yeğrektir,
Oğuldan daha tatlı, eğer doğru yar ise.
Yarin sana sadıksa, köle ol kapısında,
Çıkar ciğerin yedir, eğer çaren var ise.
Gördün yarin eğridir, neyin varsa ver kurtul,
Ululardan meseldir, işittiğin var ise.
Ekmek yiyip tuz basmak, o namertler işidir,
Ekmek onu komaya, tuzun hakkı var ise.
Çok söz hayvan yüküdür, az söz erin görküdür,
Bilene bir söz yeter, canda gevher var ise.
Yunus miskin delidir, hem sözünden bellidir,
Ayıplaman yarenler, eksikliği var ise.
Yunus Emre
58-) BİR ŞAHA KUL OLMAK GEREK
Bir şaha kul olmak gerek, hergiz mazul olmaz ola,
Bir eşik yaslanmak gerek, kimse elden almaz ola.
Bir kuş olup uçmak gerek, bir kenara geçmek gerek,
Bir şerbetten içmek gerek, içenler ayılmaz ola.
Çevik bahri olmak gerek, bir denize dalmak gerek,
Bir gevher çıkarmak gerek, sarraf onu bilmez ola.
Bir bahçeye girmek gerek, hoş teferrüç kılmak gerek,
Bir gülü koklamak gerek, asla o gül solmaz ola.
Kişi aşık olmak gerek, maşuğunu bulmak gerek,
Aşk oduna yanmak gerek, ayrık oda yanmaz ola.
Bir toyu toylamak gerek, bir soyu soylamak gerek,
Bir sözü söylemek gerek, kimse onu bilmez ola.
Kişi Hak'ı bilmek gerek, Hak haberin almak gerek,
Zinde iken ölmek gerek, varıp orda ölmez ola.
Miskîn Yûnus var tek otur, yüzünü Hazret'e götür,
Tapduklayın bir er getir hiç cihana gelmez ola.
Yunus Emre
59-) BİZ BİZİ BİLMEZ İDİK
Biz bizi bilmez idik, Hak kendinden eyledi,
Aşkare kıldı bizi, kendi pinhan eyledi.
Biz bile pinhan idik, sen ve ben gayrı idik,
Mutlak bigüman idik, hem bigüman eyledi.
Toprağı kadarladı sureti hat bağladı,
Durgurdu dört aleti adın insan eyledi.
Çün yarattı Adem’i, bile idik biz kamu,
Bu kamu has ve amı madenden has eyledi.
Aslı madende idik, kaygusuz gani idik,
O binişan cihanda şöyle revan eyledi.
Görgil Çalap fazlını, yıkmaz asi gönlünü,
Bin bin kerem lütufla o tercüman eyledi.
Kamu bir yere gider kimse nicesi yiter,
İki birdir bir yeter, gör bir neden eyledi.
Çün nefs oldu havale, dağıldık değme yola,
Tatlı oldu nevale o sen ve ben eyledi.
Ne sen ne ben ne filan, ne tutar ise yalan
Dünya çirkine kalan, işin güman eyledi.
Adem'den buna değin, ne eli var ne yeğin,
Giymek ile yemeği bir taneden eyledi.
Elest’te bile idik göz açtık beli dedik,
Yûnus ile gayrını kamu birden eyledi .
Yunus Emre
60-) BİZ DÜNYADAN GİDER OLDUK
Biz dünyadan gider olduk, kalanlara selam olsun,
Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun.
Ecel büke belimizi, söyletmeye dilimizi,
Hasta iken halimizi soranlara selam olsun.
Tenim ortaya açıla yakasız gömlek biçile,
Bizi bir arı vech ile yuyanlara selam olsun.
Azrail alır canımız, kurur damarda kanımız,
Yayılacak kefenimiz, saranlara selam olsun.
Gider olduk dostumuza, eremedik kasdımıza,
Namaz için üstümüze duranlara selam olsun.
Sözdür söylenir araya, kimse döymez bu yaraya,
İletip bizi mezara koyanlara selam olsun.
Aşık odur Hakk'ı seve, Hak derdine kıla deva,
Bizim için hayır dua, kılanlara selam olsun.
Dünyaya gelenler gider, asla gelmez yola gider,
Bizim halimizden haber soranlara selam olsun.
Aşık Yunus söyler sözü, kan yaş ile doldu gözü,
Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun.
Yunus Emre
61-) BİZ KİMSEYE KİN TUTMAYIZ
Biz kimseye kin tutmayız, eller dahi yardir bize,
Nerde ıssızlık var ise mahalle şehirdir bize.
Adımız miskindir bizim, düşmanımız kindir bizim,
Biz kimseye kin tutmayız bütün alem birdir bize.
Rehberimiz Kuran olur, vatan bize cennet olur,
Cehennemi Hak yandırır, o bile gülzardır bize.
Biz ahret gamın yiyecek, gece gündüz Hu diyecek,
Hak'dan yana yönelecek denizde yol vardır bize.
Dünya bir avrattır karı, yoldan koyar niceleri,
Sürün gitsin o ağyarı, onu sevmek ardır bize.
Dünya haramdır haslara, lakin helaldir hamlara,
Biz dünyayı dost tutmayız o dünya murdardır bize.
Yunus der ki: Allah deriz, Allah ile kapılmışız,
Dergahına yüz tutalım hemen bir ikrardır bize.
Yunus Emre
62-) BİNDE BİRİ BU HALKIN RAHMAN YOLUNA GİRMEZ
Binde biri bu halkın Rahman yoluna girmez,
Gel bir kişi göster ki şeytan yoluna girmez.
Uzattı bu halk işi, hem erkek ve hem dişi,
Müsülman olan kişi isyan yoluna girmez.
Hep gaflet ile gafil, gafleti n'ider akil,
Bin söylesen key cahil irfan yoluna girmez.
Gönül dolu zulmettir, işlediği bidatdır,
Bu nicesi ümmettir Kuran yoluna girmez.
Gel sen Yunus iste bul, Allah'a yarar bir kul,
Kul nasıl ola makbul sultan yoluna girmez.
Yunus Emre
63-) BİR SÖZ GELDİ DİLİME
Bir söz geldi dilime, deyem ölüm üstüne,
Gerek sünni müselman, gerek zalim üstüne.
Çün vade ere cana, çıka yukarı hana,
Kösülerler ayağım elim yenim üstüne.
Beni arı yuyalar meşhedime koyalar,
Kafirler esirgeye baka halim üstüne.
Vay ki n'ola halim, bilinmez ise ahvalim,
Yılan, çıyan, karınca, üşe dilim üstüne.
İltip sine koyalar, yine eve geleler,
Anca savaş kuralar, benim malım üstüne.
Ey Yunus nükte kılma sözler söylerim diye,
Nice bilirler vardır, el var elim üstüne.
Yunus Emre
64-) BU CİHANA GELMEDEN
Bu cihana gelmeden maşuk ile bir idim,
Kul huvallah sıfatlı nişansız bir nur idim.
O dem ki dirlik idi, Hakk ile birlik idi,
O payansız devirde ne Musa, ne Tur idim.
Bile idim hazrette, o kıyassız kudrette,
Ne şerikim var idi, ne kimseyle yar idim.
Yer gök yaratılmadan, kalu bela denmeden,
Levh kalem çalınmadan Mirac’ta kadir idim.
Nice kez geldim gittim, tellim suret yarattım,
Bu şimdiki devrede Yunus'a aldar idim.
Yunus Emre
65-) BU CÜMLE ERKANI KOYUP
Bu cümle erkanı koyup, birlik yolun tutan benim,
Hırs ve tamah bende ırak, hem ardıma atan benim.
Bakan benim, gören benim, alan benim, veren benim,
Ne Cebrail, ne Mikail, İsrafil'i kılan benim.
Yedinci kat yerlerde ben, sekizinci kat göklerde ben,
Bu söylenen dillerde ben, hükmü tamam kılan benim.
Emirle bulut oynatan, yerde bereket kaynatan,
Elimde kudret şiniği, halka rızkın veren benim.
Bir karara tuttum karar, benim sırrıma kim erer,
Cahil beni nerde görür, gönüllere giren benim.
Çağram himmet leşkerine, dirile dost eşiğine,
Arş önünde aklım ile hizmet kılıp duran benim.
Gök yüzünde ferişteler, Yunus ne kasd eder bunlar,
Tek durmazsa ferişteler Arş'a çomak vuran benim.
Deli oldum idi Yunus, aşk oldu bana kılavuz,
Hazret'e değin yalınız yüzü sürü veren benim.
Yunus Emre
66-) BU DEM YÜZÜM SÜRE DURAM
Bu dem yüzüm süre duram, her dem ayım yeni doğar,
Her dem bayram olur bana, yazım kışım yenibahar.
Bulutlar gölge edemez benim ayım ışığına,
Hem gedilmez doluluğu, nuru gökten yere doğar.
Onun nuru karanlığı sürer gönül hücresinden,
O karanlık ile o nur bir hücreye nasıl sığar?
Evvel ay nice doğduysa ayrık dolanmadı asla,
Eksilmedi ömrü onun her kime kim kıldı nazar.
Ben ayımı yerde gördüm, ne isterim gökyüzünde,
Benüm yüzüm yerde gerek, bana rahmet yerden yağar.
Sözüm ay gün için değil, sevenlere bir söz yeter,
Sevdiğim söylemez isem, sevmek derdi beni boğar.
Onun vasfın söyler isem halk maşuğu öğer sanır,
Hacet değil öğmek onu, kendi nurun kendi öğer.
N'ola Yunus sevdi ise, çoktur seni seviciler,
Sevenleri gördü idi, onun için boyun eğer.
Yunus Emre
67-) BU DÜNYA KİMSEYE KALMAZ
Bu dünya kimseye kalmaz,
Anadur ölümün zinhar.
Kaçan kimse gider gelmez,
Anadur ölümün zinhar.
Gelen geçer, konan göçer,
Nasip oldukça yer içer.
Ecel ömre kefen biçer,
Anadur ölümün zinhar.
Üstüne çün çöker dağlar,
Ecel gelir dilin bağlar.
Kalır bu bahçeler bağlar,
Anadur ölümün zinhar.
Kefen donun olur yatak,
Biter üstünde hem yaprak.
Gözlerine dolar toprak,
Anadur ölümün zinhar
Nice cem ettin ise mal,
Alır varislerin filhal.
Sinde sen çekersin vebal,
Anadur ölümün zinhar
Sen onu sanma malındır,
Haram ise vebalindir.
Helal ise sualindir,
Anadur ölümün zinhar.
Kalır ayrıklara malın,
Seninle gider amelin,
Erişmez bir pula elin,
Anadur ölümün zinhar.
Geri gelmez varan onda,
Kalır o karanlık sinde.
Sevap işleye gör bunda,
Anadur ölümün zinhar.
Günahkarsın günahın çok,
Günah için bir ahın yok.
Varacak gayrı rahın yok,
Anadur ölümün zinhar.
Yunus tak boynuna bendi,
Sonra halka ver bu pendi.
Cihandan kes bu payvendi,
Anadur ölümün zinhar.
Yunus Emre
68-) BU DÜNYANIN MİSALİ
Bu dünyanın misali benzer bir değirmene,
Gaflet onun sepeti bu halk öğünen tane.
Değirmene varırsın değirmenci sorarsın,
Azrail derler imiş o unu öğütene.
Oluk su Hak varlıgı evliyadır çark igi,
Çarkı çarka benzetmiş aferin benzetene.
Ondan o çarkın yeri, o çakıldak ipleri,
Endişendir bulaşık kaygılı perişana.
Gece gündüz öğütür, çakıldak döğer onu,
O gün durur gün bu gün geçti ömür ziyana.
Bu yer altın taş gibi deprenmez kaim durur,
Bu gök üstün taş gibi gerek ki her dem döne.
Bir niceler durmuşlar dün gün nöbet beklerler,
Bir niceler göymezler ün ederler rindane.
Toza bulaşmış yatar yaşı yitmiş kocalar,
Nöbet erse yönelir hem pire hem civana.
O değirmenin tucu, hep o götürür gücü,
İşbu dünya son ucu fena oluyor fena.
O sepet tekneciği sonu ölüm döşektir,
Tane tamam olacak gerek unun dökene.
Unluk sinindir senin, sakın gûr azabından,
Mustafa böyle dedi inanırsan Kuran'a.
Nice bu temsîlleri söyleyesin yürüyüp,
Yûnus sen say edegör derdin için dermana.
Yunus Emre
69-) BU DÜNYAYA GELEN KİŞİ
Bu dünyaya gelen kişi, ahir yine gitse gerek,
Misafirdir vatanına, bir gün sefer etse gerek.
Vade kıldık o dost ile biz bu cihana gelmeden,
Nere kadar eğleniriz, o vademiz yetse gerek.
Biz de varırız o ile, nasıl ki vademiz gele,
Kişi varacağı yere, gönlünü berkitse gerek.
Gönül nice berkitmeye dost iline giden yola,
Aşık kişiler canını bu yola harc etse gerek.
Can niye ulaşır ise, akıl da ona harc olur,
Gönül neyi sever ise, dil onu şerh etse gerek.
Acep midir aşık kişi, maşuğunu zikrederse,
Aşk başından aşacağız gönlünü zar etse gerek.
Yunus şimdi sever isen, ondan haber ver sen bize,
Aşığın odur nişanı, maşuğun söylese gerek.
Yunus Emre
70-) BU DÜNYAYA GÖNÜL VEREN
Bu dünyaya gönül veren, sonunda pişman olacak,
Dünya benim dedikleri, hep ona düşman olacak.
Ey dostunu düşman tutan, gaybet yalan söz söyleme,
Burda gammazlık yapanın, orda yeri dar olacak.
Çünkü olursa yeri dar, genişler sevabı kadar,
Müminlere geldi haber, aşıklar didar görecek.
Maksudumuz didar idi, şeyhimiz gerçek er idi,
Evvel dahi o var idi, ahir dahi var olacak.
Odur ahir odur ebed, hem dillerde Küfven ahad,
Evliya geçti dünyadan, bir saat kime kalacak.
Alın evliyanın elin, doğru varın Hakk'ın yolun,
Mana budur belli bilin, bildim diyen bilmeyecek.
Yunus şimdi bildim deme, miskinliği elden koma,
Kimde miskinlik var ise Hak didarın o görecek.
Yunus Emre
71-) BU NE DERTTİR ACEP
Bu ne derttir acep, derman belirmez,
Ya bu ne yaradır zahmi belirmez.
Benim gönlüm acep aşktan usanmaz,
Varır aşka düşer hiç bana tanmaz.
Döner gönlüm bana öğüt verir hoş,
Aşık olan gönül aşktan usanmaz.
Aşık ki cana kaldı aşık olmaz,
Canın terk etmeyen maşuğu bulmaz.
Aşk pazarıdır bu canlar satılır,
Satarım canımı hiç kimse almaz.
Aşık bir kişidir bu dünya malın,
Ahiret korkusun bir çöpe saymaz.
Bu dünyadan ahireten içeri,
Aşkın bir yeri var kimseler bilmez.
Aşık öldü diye sala verirler,
Ölen hayvan olur aşıklar ölmez.
Aşıklar meydanı Arş’dan yücedir,
Çalarlar çevganı topu belirmez.
Beğim arif isen yürü yolunca,
Burda başlar yiter kanlar sorulmaz.
Erenler kapısı Hazret kapısı,
Bu kapıya gelen mahrum gönülmez.
Yunus bu deryaya gark oldu gitti,
Geri gelmekliğe aklı dirilmez.
Yunus Emre
72-) BU NE GÜLECEK YERDİR
Bu ne gülecek yerdir, ağlasana key katı,
Azrail seni kovar katı can alameti.
Sanma kalasın burda, gensiz varasın orda,
Onca yatasın sinde görünce kıyameti.
Maldan, mülkten ayrılıp sine varasın durup,
Münker ve Nekir gelip sual iderler katı.
İki ferişteh ine, gele karşına kona,
Günahlarını yaza, sala boynuna biti.
Günahların tartalar, Sırat’a ileteler,
Zebanîler tutalar, figanlar ola katı.
İsrafîl surun vura, halayık turu gele,
Baş açık yalın ayak ıssılar ola katı.
Ata oğuldan beze, bakmaya ana kıza,
Şu gün gelirse bize, unutma arasatı.
Yunus günahın çoktur, sen ağlar isen haktır,
Yarın sana gerektir Muhammed şefaati.
Yunus Emre
73-) BU ÖMRÜM YOK YERE
Bu ömrüm yok yere harc etmişim ben,
Canımı gör ne oda atmışım ben.
Kimesne kimseye etmemiş ola,
Onu ki kendime ben etmişim ben.
Amelim rahtını dürdüm götürdüm,
Kamu assım ziyana satmışım ben.
Cihanda bir sınık saksıdan ötrü,
Günahım yabana ben atmışım ben.
Amelim ne ki varsa hep riyadır,
Acep ne ihlası unutmuşum ben.
Geceye eresini kimse bilmez,
Emelin başını uzatmışım ben.
Dükeli ömrümü harcına sürdüm,
Ziyandan bellidir, ne ütmüşüm ben?
Ağıya bal diye parmak uzattım,
Aşıma zehri katil katmışım ben.
Biçare Yunus'un çoktur günahı,
Onun dergahına yüz tutmuşum ben.
Yunus Emre
74-) BU SEMAHA GİRMEYEN
Bu semaha girmeyen sonuna pişman olur,
Erişir bizim ile serteser düşman olur.
Dosttur bizi okuyan, üstümüze şakıyan,
Şimd’üç buçuk okuyan derin danışman olur.
Danışmanın cahili onamaz dervişleri,
Derviş ile danışman yavlak arışgan olur.
Bir nicenin gönlüne şeytanlar dolup durur,
Erenler semahına bunlar gülüşgen olur.
Danışman oldu geldi, okuduğunda buldu,
Ehli derd dervişlere canı karışgan olur.
Hey biçare danışman, söyle dervîş dervişan,
Dervişlere erişen işine pişman olur.
Yunus der ki: Mevlana, epsem otur yerinde,
Bu sohbete döymeyen sonra savaşgan olur.
Yunus Emre
75-) BU VÜCUDUM ŞEHRİNE BİR DEM GİRESİM GELİR
Bu vücudum şehrine, bir dem giresim gelir,
İçindeki sultanın yüzün göresim gelir.
İşitirim sözünü, göremezim yüzünü,
Yüzünü görmekliğe canım veresim gelir.
Maşuka halvetinin yedi kapısı vardır,
O kapıdan içeri seyran edesim gelir.
Her kapıda bir kişi, yüz bin çerisi vardır,
Aşk kılıcın kuşanıp, cümle kırasım gelir.
Erenlerin sohbeti arttırır marifeti,
Bidertleri sohbetten, her dem süresim gelir.
Leyla ve Mecnun benim, Şeydayi Rahman benim,
Leyla yüzün görmeğe Mecnun olasım gelir.
Dost oldu bize mihman, bunca yıl bunca zaman,
Gerçek İsmail gibi kurban olasım gelir.
Erenlerin nazarı toprağı gevher eyler,
Erenler kademinde, toprak olasım gelir.
Yarimden elçi gelir canımdan ulak diler,
Merkep sırtından inip, yayan varasım gelir.
Miskin Yunus'un nefsi, dört tabiat içinde,
Aşk ile can sırrına, pinhan varasım gelir.
Yunus Emre
76-) BU YOKLUK YOLUNA
Bu yokluk yoluna bugün bize yoldaş olan kimdir?
İlimize günülelim sorun kardaş olan kimdir?
Ne kaldık işbu iklimde, ağır yüklerin altında,
Bu yükleri, bu yapları, döküp haldaş olam kimdir?
Seni buraya verdi, teferrüc eylesin dedi,
Sen ev yaparsın ey hoca, evi taraş olan kimdir?
Bu ferşi gördük aldandık, henüz arşa eremedik,
Bu arşa ferşe ey hoca, bak gör ferraş olan kimdir?
Geliniz gidelim gelin, ki Yûnus geçti gönüldü,
Ayaklara düşer Yunus, bu yola baş olan kimdir?
Yunus Emre
77-) BUGÜN SOHBET BİZİM OLDU
Bugün sohbet bizim oldu, bize bizim diyen gelsin,
İçirdi aşk bize şehdin, nuş eyleyip yudan gelsin.
Kanaat hırkası içre selamet başını çektim,
Melamet göynegin biçtim, arif olup giyen gelsin.
Bu aşk meydanı içinde, çağırdım bir avaz ettim,
Müezzinlik bizim oldu, imam oldum uyan gelsin.
Bu ummanda delim türlü güher vardır ele girmez,
Bahasız inci bulunmaz, cana başa kıyan gelsin.
Suret nakşın gidermekle, gönül mükü temiz olmaz,
Akar rahmet suyu çağlar, gönül kirin yuyan gelsin.
Ey dostlar işidin sözüm, dün etmişim bu gündüzüm,
Ben yavu kıldım kendözüm, bu Hak yola giren gelsin.
Yunus miskin onu görmüş, eline hem divan almış,
Alimler okuyamamış, bu manadan duyan gelsin.
Yunus Emre
78-) BUNCA GÖNÜLLER ALAN CİHANA SULTAN MISIN?
Bunca gönüller alan cihana sultan mısın?
Hükmün canlar içinde can içinde can mısın?
Nazarın bin can alır, derdin yürekte kalır,
Gören kendinden varır, aşıka kıyan mısın?
Uçan kuşlar uçunur, seni yel görse durur,
Devler hükmüne girer, Belkis Süleyman mısın?
Yüzünden gün tutulur, ay doğmaya utanır,
Gören heybete kalır, Yusuf-ı Kenan mısın?
Ölü görse dirilir, kalıbına can gelir,
Topraktan avaz gelir, İsa bin Meryem misin?
Aşkın dine şur eyler, arslana zencir eyler,
Katı taşı mum eyler, Ferhad-ı zaman mısın?
Aşkın Hakk’a irgörür, can gözü didar görür,
Görenler baş indirir, İbrahim Ethem misin?
Yüzün didar nurudur, saçın Mirac dünüdür,
Gören canın unutur, Fahri Alem sen misin?
Yunus sevdiğin gözle, Hak yolunu key izle,
Razın gönülde gizle, sen söze beyan mısın?
Yunus Emre
BUNDAN BERİ GÖNÜLDÜM
Bundan beri gönüldüm, dost ile bile geldim,
Ben bu aleme çıktım, bir acep hale geldim.
O dost açtı gözümü, gösterdi kendözümü,
Gönüldeki razımı, söyledim dile geldim.
Gör ne yuvadan uçtum, bu halka sırrım açtım,
Aşk tuzağına düştüm, tutuldum ele geldim.
Tuzağa düşen gülmez, aşıklar rahat olmaz,
Söylerim dilim bilmez, bir acep ile geldim.
Buraya geldim bu dem, geri ilime gidem,
Sanma ki burda beni, altına mala geldim.
Değilim kilükalden, ya yetmiş iki dilden,
Halim ahvalim nedir, bu mülke sora geldim.
Ne haldeyim ne bilem, tuzaktayım ne gülem,
Bir garibçe bülbülem, ötmeye güle geldim.
Gül Muhammed teridir, bülbül onun yeridir,
O gül ile ezeli cihana bile geldim.
Mescidde medresede çok ibadet eyledim,
Aşk oduna yanarak, ondan hasıla geldim.
Kudret suret yapmadan, feriştehler tapmadan,
Alem halkı dönmeden, ileri yola geldim.
Yine Yunus’a sordum, der ki Hak nurun gördüm,
İlkyaz güneşi gibi ışıyıp doğa geldim.
Yunus Emre
BURAYA GARİP GELDİM
Buraya garip geldim, ben bu ilden bezerim,
Bir tutsaklık tuzağın demi geldi üzerim.
Ben bu aşk kitabını okudum tahsil ettim,
Hacet değildir bana, aka kara yazarım.
Dört kitabın manası tamamdır bir elif'te,
Ba dedirtmen siz bana, ba deyince azarım.
Bir elif tahsil eden münezzehtir alemden,
Endişe ikliminde niçin durup gezerim.
Yetmiş iki millete suçum budur hak dedim,
Korku hiyanetedir, ya ben niçin kızarım.
Bir çeşmeden akan su acı tatlı olmaya,
Edeptir bize yermek, bir lüleden sızarım.
Şeriat oğlanları nice yol söyler bana,
Hakikat deryasında bahri oldum yüzerim.
Çünkü buraya geldim, ben onu burda buldum,
Mansur'um dara geldim, kül olarak tozarım.
Karanlık dünler olsa, yollar hiç anlanmasa,
Kulavuzum er olsa, ben ne için azarım.
Dost bana gelsin demiş, benim kaydımı yemiş,
İşbu yüzüm karasın teberrükler düzerim.
Varayım dost Hazret'e, el kavşurup hızmete,
Benden amel sorarsa bu amelden bezerim.
Yunus, bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir,
Gerçek eren bu yolda ne dediğin sezerim.
Yunus Emre
BÜLBÜL HASTA GÜL YÜZÜNE
Bülbül hasta gül yüzüne, gördü arasat eyledi,
Erdi aşık maşuğuna şükür beşaret eyledi.
Gaflet ile yatar idim, şah nazar eyledi bana,
Dedi ki uykudan uyan, geldi işaret eyledi.
Hayli zamandı vadeye salmış idi zayıfını,
Gördü gönül şikestesin kaptı imaret eyledi.
Ben garibin hatırını sormağa geldi şu sanem,
Düzdü gönül kırığını hatır ziyaret eyledi.
Gör bu dervişi Yunus'u tercümanı lisan okur,
Der ki bu aşk ile beni Tanrı delalet eyledi.
Yunus Emre