pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: YUNUS EMRE

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

YUNUS EMRE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YUNUS EMRE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2025 Salı

YUNUS EMRE K-L-M-N-O HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLERK HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE K-L-M-N-O HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLERK HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
235-) KABE VE BÜT
236-) KELECİ BİLEN KİŞİNİN
237-) KEREM İLE BİR BERİ BAK NİKABI YÜZÜNDEN BIRAK
238-) KİM DERVİŞLİK İSTER İSE
239-) KİME GÖNÜL VERDİM İSE BENİM İLE YAR OLMADI
240-) KİME Kİ DOST GEREK İSE
241-) KİMİN NESİ VAR Kİ SANA
242-) KİMSE DÖYMEZ BU NAZARA
243-) KO ÖLMEK ENDİŞESİN AŞIK ÖLMEZ BAKİDİR
244-) KOGIL BU DÜNYA BEZEĞİN
245-) KOYUP GEL NAKŞ VE NİGAR
246-) KUL PADİŞAHSIZ OLMAZ
247-) KULLUKTAN IRAK OLMA
248-) LA ŞERİKTEN OKURSUN
249-) MANA BERATIN ALDIK
250-) MANA ERİ BU YOLDA MELÜL OLASI DEĞİL
251-) MANİ BAHRİNE DALDIK
252-) MAŞUĞUMUN İSTEĞİ İŞBU CİHAN İÇİNDE
253-) MENZİLİ IRAK BU YOL
255-) MİSKİN ADEM OĞLANI
256-) MİSKİNLİKTE BULDULAR
257-) MÜSLÜMANIM DİYEN KİŞİ
258-) MÜSLÜMANLAR ZAMANE YATLI OLDU
259-) MÜŞKÜLÜ HALLEYLEMEK
260-) NASİHAT KANDİLİNDEN
261-) NE BAKARSIN TAŞ KAPIDA
262-) NE SÖZ KELECİ DER İSEM
263-) NE ZAMAN ANARSAM SENİ
264-) NERDE BULAM İSTERSEM BEN
265-) NEREDEYDİN NERDEN GELDİN DİVANE
266-) N'EYLERLER FANİ DÜNYAYI
267-) N'EYLERSİN EY GAFİL DÜNYA MALINI?
268-) NİCE BİR BESLEYESİN
269-) NİCE YILLAR ÖMÜR SÜRDÜM
270-) NİCELER BU DÜNYADA
271-) N'İDELİM BU DÜNYAYI?
272-) N'İDERİZ BİZ DİRLİK SUYUN
273-) NİTEKİM BEN BENİ BİLDİM
274-) O ALEM FAHRİ MUHAMMED NEBİLER SERVERİDİR
275-) OL KADİR-İ KÜN FEYEKUN
235-) KABE VE BÜT
Kabe ve büt iman benim, çark vurup da dönen benim,
Bulut olup göğe ağan, yağmur olup yağan benim.
Yaz yaratıp yer donatan, gönlümüz evi hanedan,
Hoşnut ata ve anadan, kulluk kadrin bilen benim.
Yıldırım olup şakıyan, kakıyıp nefsin dokuyan,
Yerin altında berkiyen şu ağılı yılan benim.
Hamza'yı Kaf'tan aşıran, elin ayağın şişiren,
Çokları tahttan düşüren hikmet ıssı sultan benim.
Et ve deri kemik çatan, yaratıp da diri tutan,
Hikmet beşiğinde yatan, kudret sütün emen benim.
Gerçek aşık gelsin beri, gösterelim doğru yolu,
Makam olur gönül şarı, ırılmayıp duran benim.
Yere göğü benim diyen, mağrip maşrık benim diyen,
Denizlere gel çağıran, adım Yunus, umman benim.
Yunus Emre
236-) KELECİ BİLEN KİŞİNİN
Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz,
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı,
Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz.
Kelecilerin pişirgil yaramazını şeşirgil,
Sözün us ile düşürgil, demegil çağ ede bir söz.
Gel ahi ey şehriyari sözümüzü dinle bari,
Hezar gevher ve dinarı kara toprağ ede bir söz.
Kişi bile söz demini, demeye sözün kemini,
Bu cihan cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz,
Yüri yürü yolun ile, gafil olma bilin ile,
Key sakın ki dilin ile, canına dağ ede bir söz.
Yunus imdi söz yatından, söyle sözü gayetinden,
Key sakın o şeh katından seni ırağ ede bir söz.
Yunus Emre
237-) KEREM İLE BİR BERİ BAK NİKABI YÜZÜNDEN BIRAK
Kerem ile bir beri bak, nikabı yüzünden bırak,
Sen ayın on dördü müsün, balkırır o yüz ve yanak.
Şu bal ağızdan keleci yüz bin şekerden tatlıdır,
Söyler olursa bu dilin. deprenir olsa o dudak.
Otuz iki inci bitmiş mercan içinde ey canım,
Kıymeti ala inciden, aklığı da inciden ak.
Yüzüne karşı bu güneş, bir dem gelerek duramaz,
Gelip kaşından küçük ay her dem okuyalı sebak.
Seni gören tek pervane, nicesi oda düşmesin,
İki yanadın çün durur o iki şûleli çerak.
Bu aşkın selasilinde, bu zencire kim ki düşse,
Azat olmak istemez o, olsa da vücudu toprak.
Dil nice vasfetsin senin hüsnün ile hulkunu ki,
Hüsnünü hoş eylesin Hak, dur kötü gözlerden ırak.
İşittim ki boyun senin serviden de ala imiş,
Dahi gözümle görmeden dal boyunu sevdi kulak.
Yûnus Hak tecellîsini senin nur yüzünde gördü,
Çare mi var ayrılığa, çünkü sende göründü Hak.
Yunus Emre
238-) KİM DERVİŞLİK İSTER İSE
Kim dervişlik ister ise, diyem ona n'etmek gerek,
Şerbeti elinden koyup, ağıyı da içmek gerek.
Gelmek gerek terbiyete, cümle bildiklerin koya,
Mürebbisi ne der ise, pes olanı tutmak gerek.
Tuta sabır kanaatı, tahammül eyleye katı,
Terkeyleye suretini, bildiğin unutmak gerek.
Dünyadan gönlünü çeke, eli ile arpa eke,
Ununa yarı kül kata, güneşte kurutmak gerek.
Diyem ona nice ede, nefsi dileğin bu yolda,
Nasıl ki iftar eyleye, üç günde bir etmek gerek.
Böyledir derviş dirliği, koya cümle ayyarlığı,
Ondan bulacak erliği, çok kahırlar yutmak gerek.
Bakma dünya sevisine, aldanma halk gövüsüne,
Dönüp didar arzusuna, o Hakk'a yüz tutmak gerek.
Yunus şimdi nedir dersin, ya kimin kaydını yersin,
Bin kişi bu sözü desin, ona gücü yetmek gerek.
Yunus Emre
.239-) KİME GÖNÜL VERDİM İSE BENİM İLE YAR OLMADI
Kime gönül verdim ise, benim ile yar olmadı,
Hâlim bilip, derdim sorup, bana vefadar olmadı.
Haktan meğer takdir idi, gönül sana aşık idi,
Hiç kimsene bencileyin, aşka giriftar olmadı.
Aşktan değil şikayetim, kendi talihimden olur,Kendi yolun aramayan cahildir o er olmadı.
Aşk bir ulu hilat olur, bir niceye verir Çalap,
Bir niceler mahrum kalıp, aşktan haberdar olmadı.
Aşk bir ulu nazar olur, aşık canı didar olur,
Aşkı olmayan gönüller, viranedir şar olmadı.
İbrahim'e Nemrud od'un, aşktır gülistan eyleyen,
Aşktan çün erdi bir nazar, gülzar oldu, nar olmadı.
Yaratıldı yer ile gök Muhammed'in dostluğuna,
Levlak ona delil olur, onsuz yer gök var olmadı.
Aşkta kahırlar çok olur, aşk erine gayret muhal,
Yunus aşık oldun ise, aşıklarda ar olmadı.
Yunus Emre
240-) KİME Kİ DOST GEREK İSE
Kime ki dost gerek ise, söyleyem ne kılasını,
Terkeyleye kendözünü, hiç anmaya n'olasını.
Resim olur aşıklara, dost önünde kurban olmak,
Minnet tutar cümle aşık, canını aşk alasını.
Her kim aşık olmadıysa, kurtulmadı mekr elinden,
Cümlesini aşk eritir, dünya ahret belasını.
Layık değildir değme can, dost yoluna harc olmaya,
Ümit tutar cümle aşık, dosta kurban olasını.
Dosttan yana giden kişi, kendözünden geçmek gerek,
Dost yağmalar can şehrini, alır gönül kalesini.
Dost yoluna gönülene geri dönmek olmayacak,
Bilme misin bu kamusu senden geri kalasını.
Aşığın kahır nalesi, hemen sabretmek çaresi,
Alemde aşk meyhanesi, nuş eyle gel sakisini.
Suret gözü ne görecek, dost meclisi nerdeliğin,
Can kulağıdır işiten bu aşıklar nalesini.
Bu dünyada dosttan artık Yunus nesne sevemedi,
Bilmez misin gayretsize dost ve düşman gülesini.
Yunus Emre
241-) KİMİN NESİ VAR Kİ SANA
Kimin nesi var ki sana, vire kılınç yürütmeye,
Cümle alem hükmündedir, kim ne bilir el katmaya.
Veren alan sen olacak, kim cünbüş eyleye bile,
Kıymet ve müşteri senin, her bir metanı satmaya
Cümle hazineler senin, kime dilersen veresin,
Kimin ne zehresi ola, destursuz el uzatmaya.
İki cihan varlığını kudret eli tutup durur,
Yol yok olur hiç kimseye, sensiz bir adım atmaya.
Cümle alemler üstüne hayrı şerri sen yasadın,
Rahmet hışım havaledir kendi aslına katmaya.
Tevfik inayet olmasa kim sebep eyleye bile,
Her nereye fitne senin, gücün yeter oynatmaya.
İblis ve şeytan kim ola, orda fuzullik kılmaya,
Yerli yerine sen kodun, kul geldi kulluk kılmaya.
Ey yarenler, siz bu sözü dinlen gönül kulağıyla,
Can dudağı halis gerek birlik şarabın tatmaya.
Birlik diyen katında hiç, sen ben demek hiç yok olur,
Yunus dilin sen yumşattın bu tevhidi anlatmaya.
Yunus Emre
242-) KİMSE DÖYMEZ BU NAZARA
Kimse döymez bu nazara, aşk ile kim pençe vura,
Bu nazara karşı duran hanumanın garka vere.
Çün elini aşka vura, aşk okuna kimdir dura,
Gökyüzünde melaiki aşk onu indirdi yere.
Gör Harut Marut ne idi, Hazret'te ferişte idi,
Nasibin aşka aldırıp makamın Zühre'ye vere.
Abdestimiz, namazımız, doğruluktur taatımız.
Aşk ile bağladık kamet, safımızı kim ayıra?
Mescid medrese olduğu, pak cemaat kılındığı.
Halayık saf saf durduğu, aşk şükranesidir zira.
İçimde yanar aşk odu, gönlümde onun hasadı,
Aşk odunun tütününden Yunus'un benzi sarara.
Yunus Emre
243-) KO ÖLMEK ENDİŞESİN AŞIK ÖLMEZ BAKİDİR
Ko ölmek endişesin, aşık ölmez bakidir,
Ölmek senin nen ola, çün canın ilahidir.
Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın,
Çünkim işe yararsın, korku fesat davadır.
Nazar kıl bu gevhere, ya bu bir gizli nura,
Nur nasıl yavı vara, çün Hak nazargahıdır.
Kalu bela denmeden kadimden biley idik,
Key anlagıl neydiğin, bilişin kandağıdır.
Şükreylegil Halik'e, o olur hayyül beka,
Ona doğru mutlaka şükür ile varadur.
Ezeli biliş idik, birliğe yetmiş idik,
Sen bu surete bakma, vücut can yolcusudur.
Bu ezeli birliği, ya bu cihan dirliği,
Ya bu gönül erliği bil kudret budağıdır.
Yadlık yoktur bilene, dirlik tuta gelene,
Bilelik söyleyene vuslat yolu kavidir.
Hükmü revan mülküne o işi kendi bile,
Çün iş geldi hasıla bu mülk varlık evidir.
Yunus beşaret sana, gel derler dosttan yana,
O kimseye o ana, kullun yerci aslıdır.
Yunus Emre
244-) KOGIL BU DÜNYA BEZEĞİN
Kogıl bu dünya bezeğin, bu dünya yeldirir hayal,
Ne vefa kılarsa bize, çünkü pusudadır zeval.
İnanma fani ömre ki, baki değildir sevgisi,
Görür iken sultanları koyup giderler mülk ve mal.
Kes gider izzet başını, terk eyle sen fuzulluğu,
Kesmez isen başın onun, aşk ile dirliğin muhal.
Bunca uzun endişeler yoldaşımız idi bizim,
Dost fikretinden artığı bilin ki külli kılükal.
Al gel kendi elin ile, geri kendi hesabını,
Yoksa serhenkler elinde katı yaramaz olur hal.
Zevk ve riya dedikleri boynunu vurmayınca ben,
Şah-ı Kerim'e sıdk ile nerde bulacağım visal.
Öldür nefsin dileğini, ilet teneşir üstüne,
Yoksa gensiz öleceğiz, sana ferman olur gassal.
Her kim sana sorar ise itikadın nedir Hakk’a,
Öp sen onun ayağını, budur ona cevap sual.
Yunus sana farizadır işbu Sırat-ı müstakim,
İleyinde haşre neşre, hakkel yakin gerek visal.
Yunus Emre
245-) KOYUP GEL NAKŞ VE NİGAR
Koyup gel nakş ve nigar, nakşa yol verme zinhar,
Nakş ile yola giren akıbet dünya sever.
Dünyayı bırak elden, dünya hicap bu yoldan,
Biz veliden nebiden öyle işittik haber.
Ya severek dünya tut, ya gelerek yol ilet,
İki dava bir mana bu yola sığmaz derler.
Geç mahluk taatından, göz ırma dost katından,
Aldanma fani nakşa, fani nakşı n'iderler.
Kalma bu değme renge, yüz bin yıllık fersenge,
İki cihan bir adım şaşırmadan atarlar.
Bu devrandan ötegör, kervan gitti yetegör,
Korku var sağda solda kayıkmadan giderler.
Yaban yolun gözetme, yol evde taşra gitme,
Can yolu can içinde, can razını can duyar.
Can razını can bile, can razın vermez dile,
Gerçek aşık dost ile yalanı nasıl söyler.
Evvel kadimden beri gerçek yönü ileri,
Geldi gider içeri Yunus taşra bihaber.
Yunus Emre
246-) KUL PADİŞAHSIZ OLMAZ
Kul padişahsız olmaz, padişah kulsuz değil,
Padişahı kim bildi, kul etmese yort savul.
Sultan hemişe sultan, kul hemişe kul idi,
O kadim padişahtı usul içinde usul.
Tanrı kadim, kul kadim, ayrılmadım bir adım,
Gör kul kim, Tanrı kimdir, anla ey sahip kabul.
Bize birlik sarayın, doğru beşaret ayın,
Geç ikilik fikrinden, bırak benliği ya kul.Gör şimdi gizli seyri, seyir içinde sırrı,
Kul bilmez bu tedbiri, kime değdi bu nüzül.
Söyle söyle kamusun, ne kan ne de madensin,
Sureti pür manisin, padişahı sende bul.
Gel şimdi hicabın aç, senden ayrıl sana kaç,
Sende bulasın mirac, sana gelir cümle yol.
Nere vardın ey akil, bir ağızdan cümle dil,
Cüziyatı müselsel haber verir aklı kül.
Yunus bak neredesin, ne yerde, ne gökdesin,
Bekle edep perdesin, gel şimdi gel tapu kıl.
Yunus Emre
247-) KULLUKTAN IRAK OLMA
Kulluktan ırak olma, sultan göresin bir gün,
Göstere cemalini, hayran olasın bir gün.
Gel beri kulum deyip, kalbine nazar salıp,
Camı ebedi sunup, hayran olasın bir gün.
Talip meseli ırmak, mürşit meseli derya,
Seyri seferi hoş gör, umman bulasın bir gün.
Kıldıysa tenin kısmet, canın bulacak vahdet,
Derdin var ise n'oldun, derman bulasın bir gün.
Biçare zayıf Yunus, neye haset edersin,
Tüm giysini çıkarıp, üryan olasın bir gün.
Yunus Emre
L HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
248-) LA ŞERİKTEN OKURSUN
La şerikten okursun, sonra şerik katarsın,
Bire iki demeyi kimden fetva tutarsın?
Din ve iman bünyadı doğrulukla gerçeklik,
O tamam olmayınca neyinle dîn çatarsın?
Çün Kuran gökten indi, onu Allah buyurdu,
Ondan haber versene, ha kitaptan ötersin.
Okursun tasnif kitap, nice bina ve irap,
Havf ve reca sende yok, öyle ki bir Tatar'sın.
İlm okumak bilmeklik, kendözünü bilmektir,
Kendözünü bilmezsen, bir hayvandan betersin.
İlm okumak manisi ibret anlamak için,
Çün ibrette değilsin, görmeden taş atarsın.
On iki bin hadisi cem eyledi Mustafa,
Onu işittin meğer, şerh ile söz satarsın.
Kılarsın riya namaz, yazığın çok, hayrın az,
Dinle neye varır söz, cehennemde yatarsın.
Halka fetva verirsin, ya sen niçin tutmazsın,
İlmin var amelin yok, ha günaha batarsın.
Sen fakihsin ben fakir, sana tanımız yoktur,
İhlas ile gelirsen bizden nesne ütersin.
Bu düzülen tertibi ayrıksadı mı dersin?
Başaramazsın hoca, endişeden yitersin.
Yunus miskîn bu sözü aşk aleminden söyler,
Deme bilmedin ona, kendözünden katarsın.
Yunus Emre
M HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
249-) MANA BERATIN ALDIK
Mana beratın aldık, uş yine elimize,
Hak sözü veriverdi padişah dilimize.
Hak sözlerini söyler, canları hayran eyler,
Cahiller giremezler bu bizim seyrimize.
Sırrımıza ermezler, inen yoldaş olmazlar,
Değmeler haldaş olmaz bu bizim halimize.
Halimize haldaş ol, yolumuza yoldaş ol,
Müşkülün beyan olsun, baş indir ulumuza.
Bu bir genci nihandır, n'ister sufiler bunda,
Nice ördek, nice kaz hoş iner gölümüze.
Şu bakîye biz taptık, dünyayı elden koduk,
Ahreti kabul ettik şakiriz ulumuza.
Yunus bahri olasın, nur deryaya dalasın,
Hak sözleri alasın, eresin kanımıza.
Yunus Emre
250-) MANA ERİ BU YOLDA MELÜL OLASI DEĞİL
Mana eri bu yolda melül olası değil,
Mana duyan gönüller hergiz ölesi değil.
Ten fanidir can ölmez, gidenler geri gelmez,
Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil.
Gevhersiz gönüllere yüz bin söz söyler isen,
Hak'tan nasip olmasa nasip alası değil.
Yarin gönlü sırçadır, sakın ha kırmayasın,
Sırça sındıktan sonra bütün olası değil.
Çeşmelerden bardağın doldurmadan kor isen,
Bin yıl orda durursa kendi dolası değil.
Şu Hızır ile İlyas abıhayat içtiler,
Bu birkaç gün içinde bunlar ölesi değil.
Yarattı Hak dünyayı Peygamber dostluğuna,
Dünyaya gelen gider, baki kalası değil.
Yunus gözün görürken, sen bugünden hazırlan,
Gelmedi Hakk'a varan, geri gelesi değil.
251-) MANİ BAHRİNE DALDIK
Mani bahrine daldık, vücut sırrını bulduk,
İki cihan serteser cümle vücutta bulduk.
Bu çizginen gökleri, tahtessera yerleri,
Yetmiş bin hicapları cümle vücutta bulduk.
Yedi gök yedi yeri, dağları denizleri,
Cenneti, cehennemi cümle vücutta bulduk.
Gece ile gündüzü, gökte yedi yıldızı,
Levhte yazılan sözü cümle vücutta bulduk.
Musa'nın ağdığı Tur'u, yohsa Beytül Mamur'ı,
İsrafîl çaldığı Sur'u cümle vücutta bulduk.
Tevrat ile İncil'i, Zebur ile Furkan'ı,
Bunlardaki beyanı cümle vücutta bulduk.
Bir ile iki üçü, dört ile beş altıyı,
Yedi, sekiz, dokuzu cümle vücutta bulduk.
Yunus'un sözleri Hak, cümle dediği saddak,
Ne gördüysen kamu Hak, cümle vücutta bulduk
252-) MAŞUĞUMUN İSTEĞİ İŞBU CİHAN İÇİNDE
Maşuğumun isteği işbu cihan içinde,
Delim teferrüc kıldım zemin ve asman içinde.
Gezdim cümle alemi, Arş ve Levhi Kalem'i,
İlmi kitabı dahi, delil beyan içinde.
Çok cehd edip istedim yer ve göğü aradım,
Hiç mekanda bulmadım, buldum insan içinde.
Girdim vücut bahrine, daldım derin yerine,
Aşk ile seyrederken iz buldum can içinde.
O izi hoş izledim, sağım solum gözledim,
Acayiplere erdim, yoktur cihan içinde.
Nagehan gördüm bir yüz, yoktur onunla hiç söz,
Sırrın der isem olmaz, sığmaz lisan içinde.
Çünkü gördüm yüzünü, ona verdim özümü,
Beni benden iletti, kaldım hayran içinde.
Yunus Emre yok oldu, külli varı yok oldu,
Ondan artık nesne yok, kalman güman içinde.
Yunus Emre
253-) MENZİLİ IRAK BU YOL
Menzili ırak bu yol, bu yola kim varası?
Müşkülü çok bu yolun, bunu kim başarası?
Yola hazırlık gerek, eksik gerek çok gerek,
Key demir yürek gerek, bu sarp yola giresi.
İman aldaguçları bilin çoktur bu yolda,
Nefsine uyanların gitmez yüzü karası.
Yetmiş bin riya çeri vardır bu yolda bilin,
Nefs öldürmüş er gerek, o çeriyi kırası.
Doğruluk mancınığı istiğfar taşı ise,
Doğru vardı atıldı, yıkıldı nefs kalesi.
Kimde ki doğruluk var, bilin ki öldürür ar,
İki cihana yarar gerçek er sermayesi.
İnce sırat köprüsü kolay imiş bu yolda,
Dosta giden kişinin doğruluktur çaresi.
Yunus şimdi saladır, gel gidelim yokluğa,
Göz eğer layık ise Hak didarın göresi.
Yunus Emre
254-) MERDANI HAK BU DÜNYADA
Merdanı Hak bu dünyada, maksutlara kalmadılar,
Mülki beka bulmuş iken, meyli fena kılmadılar.
Malumdur ahi yol eri, Mevla için n'ettikleri,
Mihnet içinde her biri, miskin olup gülmediler.
Müştakların odur işi, müdam akar gözü yaşı,
Mutlak Hak'ı seven kişi, mala cana kalmadılar.
Meşhur olup geldi yola, Mansur olan derdi bile,
Mecnun misal oldu dile, maşuktan ayrılmadılar.
Mahkum isen sen bu işe, münkir gibi deme nişe,
Müşkili yok baştan başa mümin olan ölmediler.
Mahlûk bilisinden geçen, Mirac dapa odur uçan,
Mana şarabını içen mestlikden ayılmadılar.
Menzil bu aşktır Yûnus'a, minnet şükür yüz bin Hak'a
Menzil bulan buldu mülke, meth ile ırılmadılar.
Yunus Emre
255-) MİSKİN ADEM OĞLANI
Miskin Adem oğlanı nefse esir olmuştur,
Hayvan canavar gibi otlamağa kalmıştır.
Asla ölürüm sanmaz, mahşer gününü anmaz,
Bu dünyadan usanmaz, gaflet aklın almıştır.
Oğlanlar öğüt almaz, yiğitler tövbe etmez,
Kocalar namaz kılmaz, zaman kötü olmuştur.
Beyler azdı yolundan, bilmez yoksul halinden,
Çıktı rahmet gölünden, nefs gölüne dalmıştır.
Yunus sözü alimden, asla korkman zalimden,
Korka durun ölümden, cümle doğan ölmüştür.
Yunus Emre
256-) MİSKİNLİKTE BULDULAR
Miskinlikte buldular, kimde erlik var ise,
Merdivenden ittiler, yüksekten bakar ise.
Gönül yüksekte gezer, dembedem yoldan azar,
Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.
Ak sakallı pir koca, hiç bilmez ki hali nice,
Emek yemesin hacca, bir gönül yıkar ise.
Sağır işitmez sözü, gece sanır gündüzü,
Kördür münkirin gözü, alem münevver ise.
Gönül Calap'ın tahtı, gönüle Çalap bahtı,
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise.
Sen seni ne sanırsan, ayrığa da onu san,
Dört kitabın manası, budur eğer var ise.
Bildik gelenler geçmiş, konanlar geri göçmüş,
Aşk şarabından içmiş, kim mana duyar ise.
Yunus yoldan ırmasın, yüksek yerde durmasın,
Sinle Sırat görmesin sevdiği didar ise.
Yunus Emre
257-) MÜSLÜMANIM DİYEN KİŞİ
Müslümanam diyen kişi, şartı nedir bilse gerek,
Tanrı'nın buyruğun tutup, beş vakt namaz kılsa gerek.
Tanla durup başın kaldır, ellerini suya daldır,
Hem şeytanın boynunu vur, hem nefs dahi ölse gerek.
Kılar isen tan namazın, Hak'la ola hem niyazın,
Ahirette geçe nazın varıp onda bulsa gerek.
Öğle namazın kılasın, her ne dilersen bulasın,
Tamudan azat olasın, kullar azat olsa gerek.
O ikindiyi kılanlar, arı dirlik dirilenler,
Onlardır Hakk'a erenler, her dem onlar erse gerek.
Akşam durur üç fariza, dağca günahın arıda,
İyi amellerin sinde mum ve çıra olsa gerek.
Yatsı namazına ol hazır, hazırları sever kadir,
İmanın eksiğin bitir, iman önde olsa gerek.
Her kim bu sözden almadı, beş vakit namaz kılmadı,
Bilin müslüman olmadı, cehenneme girse gerek.
Bildin ise cemaati, hazır olanlar cenneti,
Ger kahillik kılar isen münafıktan olsa gerek.
Görmez misin Mustafa’yı, nice bekledi vefayı,
Ümmet için o safayı, ümmet ona erse gerek.
Bekler isen din gayretin, verme sen nefse muradın,
Yunus Nebi salavatın, aşk ile duyursa gerek.
Yunus Emre
258-) MÜSLÜMANLAR ZAMANE YATLI OLDU
Müslümanlar zamane yatlı oldu,
Helal yenmez, haram kıymetli oldu.
Okunan Kuran’a kulak tutulmaz,
Şeytanlar semirdi, kuvvetli oldu.
Haram ile hamir tuttu cihanı,
Fesat işler eden hürmetli oldu.
Kime ki Tanrı’dan haber verirsen,
Kakır başın salar hüccetli oldu.
Şakirt üstat ile arbede kılar,
Oğul ata ile izzetli oldu.
Fakirler miskinlikten çekti elin,
Gönüller yıkanlar heybetli oldu.
Peygamber yerine geçen hocalar,
Bu halkın başına zahmetli oldu.
Tutulmaz oldu peygamber hadisi,
Halayık cümle Hak'tan utlu oldu.
Yunus, gel aşık isen tövbe eyle,
Nasuha tövbe ucu kutlu oldu.
Yunus Emre
259-) MÜŞKÜLÜ HALLEYLEMEK
Müşkülü halleylemek değmenin işi değil,
Bir kişiye ver gönlü, bu yolda taşı değil.
Bu kelamın manası evliyanın hanıdır,
Yedirme sen cahile şekerimiz aşı değil.
Evliyanın gönlünden kesme şeylil lahun'ı,
Sana himmet eyleyen göz ile kaşı değil.
Er o dur ki menzilin her dem göstere dura,
Değme arif bu düşü yoramaz işi değil.
İşte bir yar bulasın, canın feda kılasın,
İnkar ile gelenler erin yoldaşı değil.
Hak tecelli kılmaya, can aslını bulmaya,
Gönülden sür sıvayı, nazarı taşı değil.
Biz o aşk badesini o dost elinden içtik,
Bize o kadeh sunan dünya dervîşi değil.
Yunus bir doğan idi, kondu Taptuk koluna,
Ava şikare geldi, bu yuva kuşu değil.
Yunus Emre
N HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
260-) NASİHAT KANDİLİNDEN
Nasihat kandilinden bir işaret göründü,
Tenim içinde canım ondan yana süründü.
Nefsimin ejderhası döndü bana hamletti,
Kanaat hay demezse yeri göğü yer şimdi.
Kanaatı yar edin, uyma nefs dileğine,
Eresin hakikate, yerin buldun dur şimdi.
Kanaat dediğini eğer sen tutmaz isen,
Nefsine uyar isen, sergerdan ol var şimdi.
Yunus Hak tecellîsin şair dilinden söyler,
Canda gevher var ise Hak yoluna gir şimdi.
Yunus Emre
261-) NE BAKARSIN TAŞ KAPIDA
Ne bakarsın taş kapıda, gir içeri neler gezer,
Tamah oturmuş daima, saf baglanmış fitne düzer.
Gel şimdi gel kanaata, gafil olma tez bin ata,
Olmaya ki ecel yete, fasit ola satı pazar.
Sen nerde isen teslim ol, kamulardan aşağı dur,
Uşan olma bu sözümden gör müfsidi nice kızar.
Ona durur buhl ve haset, key mübariz durur gayet,
Kökünü kaz yabana at, fariğ otur ey gamgüzar.
Ko gel bu yokluk babını, öğren dostluk edebini,
Sözümden sor iste beni, bana gelen kalden bezer.
Kibir menidir subaşı, delim kişidir yoldaşı,
Sen olma ki onun eşi, buna uyan yoldan azar.
Riya çökük yerde durur, key sakın oda buyurur,
İhlas gelip cümlesin yur, Yunus yolu yavlak sezer.
Yunus Emre
262-) NE SÖZ KELECİ DER İSEM
Ne söz keleci der isem, dilim seni söyleyecek,
Nerde yürürsem yürürüm, senden yana kaçar dilek.
Haktır seni sevmezlere, cansız surettir der isem,
Onun için canlılara senin gibi maşuk gerek.
Söyledin cümle aleme, henüz nikap içindesin,
Bir dem perdesiz yürüsen, iki cihan olur helak.
Dev, peri, insan ve melek, sever seni her mahlukat,
Hayran olup ileyinde durmuş mudur huri, melek.
Nuştur senin elin ile zehrikatil içer isem,
Bilmezim ne manası var, o olur canıma tiryak.
Eğer bal şeker yer isem, sensiz ağıdır canıma,
Çünkü sensin canın tadı, nerde bulam senden yeğrek?
Yüz bin eğer cevri cefa uğrar ise suretime,
Hiç eksilmez şadiliğim, cümle diler seni sevmek.
Ne var eğer Yunus dahi aşk içinde zerre ise,
Aşk oduyla kayım durur yer ile gök çarkıfelek.
Yunus Emre
263-) NE ZAMAN ANARSAM SENİ
Ne zaman anarsam seni, kararım kalmaz Allah'ım,
Sendem gayrı gözüm yaşın, kimseler silmez Allah'ım.
Sensin ismi baki olan, sensin dillerde okunan,
Senin aşkına dokunan, kendini bilmez Allah'ım.
Sen yarattın cismi, canı, sensin düzen bu cihanı,
Mülk senindir kerem hani, kimsenin olmaz Allah'ım.
Okunur dilde destanın, açılır bağın, bostanın,
Sen baktığın gülistanın, gülleri solmaz Allah'ım.
Aşkın bahrine dalmayan, canını feda kılmayan,
Senin cemalin görmeyen, meydana gelmez Allah'ım.
Zar olur aşıkın işi, durmaz akar gözün yaşı,
Senden ayrı düşen kişi, didarın görmez Allah'ım.
Aşık Yunus seni ister, lütfeyle cemalin göster,
Cemalin gören aşıklar, ebedi ölmez Allah'ım.
Yunus Emre
264-) NERDE BULAM İSTERSEM BEN
Nerde bulam istersem ben, ey gönül seni nerdesin?
Nerde virane var ise, vallahi gönül ordasın.
Ey gönül sana uyaldan kalmadı yüzümün suyu,
Rahmet gele ta ki sana nerde isen divandasın.
Bir lahza olursun ruşen, bir dem yürürsün perişan,
Alemlere namı nişan, derde esir dermandesin.
Bir dem abit, bir dem zabit, bir dem asi, bir dem muti,
Bir dem gelir ki ey gönül, ne dinde ne imandasın.
Aşk başından aşacağız, mevc vururken taşacağız,
Bir dem gelir ki ey gönül, mescit ile Kuran'dasın.
Kayseri, Tebriz ve Sivas, Nahcıvan, Maraş ve Şiraz,
Gönül sana Bağdat yakın, alemlerde divandasın.
Yunus şimdi tap dur hemin, akıtma gözünün nemin,
Eğer bugün, eğer yarın çün Hak için kurbandasın.
Yunus Emre
265-) NEREDEYDİN NERDEN GELDİN DİVANE
Neredeydin, nerden geldin divane,
Aç gözünü bu gafletden uyan e.
Kafile geçti sen gaflette bulundun,
Sakın sermayeni verme ziyane.
Hani atan, hani anan, oğul kız,
Kime vefa kılacaksın zamane.
Hakikat bilirsin, bir gün ölürsün,
Ya niçin verirsin özün gümane.
Hakk'a kulluk eylemekten kaçasın,
Ya niçin kulluk eylersin avane.
Hak için bir pulun yok veresin,
Ya niçin verirsin karı ziyane.
Yunus sen nefsini müslüman sanma,
Meğer şimden geri cümle imane.
Yunus Emre
266-) N'EYLERLER FANİ DÜNYAYI
N'eylerler fani dünyayı,
Allah sevgisi var iken.
Ya dahi nerde giderler
Allah sevgisi var iken.
Allah ile olan kişi,
İhsan olur onun işi,
N'eylerler gayrı teşvişi,
Allah sevgisi var iken.
Görün billahi şu halkı,
İstemezler güzel Hakk'ı,
Ya n'eylerler malı mülkü,
Allah sevgisi var iken.
Dinlen aşıklar bu sözü,
Nasipli eyleye sizi.
Ya n'eylersin oğlu kızı,
Allah sevgisi var iken.
Yunus sen kendini görme,
İbadet et, mahrum kalma,
Gayrısına gönül verme,
Allah sevgisi var iken.
Yunus Emre
267-) N'EYLERSİN EY GAFİL DÜNYA MALINI?
N'eylersin ey gafil dünya malını?
Yiyeceğin hiç fikrine düşmez mi?
Bin yıl ömür sürsen bir gün ölürsün,
Öleceğin hiç fikrine düşmez mi?
Gine aklar düştü siyah saçına,
Ölmeden tövbe et gizli suçuna.
Kara yer altında sinin içine,
Gireceğin hiç fikrine düşmez mi?
Niçin dinlemezsin alimler sözün?
Niçin ağlayamaz şu iki gözün?
Kızmış saç üstünde kalmış namazın,
Kılacağın hiç fikrine düşmez mi?
Bilesin dünyanın öte yanını,
Ne kervancı koyar, ne kervanını.
Azrail gelince tatlı canını,
Alacağın hiç fikrine düşmez mi?
İşte geldin gördün bu dünya fena,
Günahına ağla sen yana yana.
Teneşir üstünde sen döne döne,
Yunacağın hiç fikrine gelmez mi?
Ettin mi dünyada bir iyi fikir?
Dilinden gitmesin zikirle şükür.
Kara yer altında Münker'le Nekir,
Soracağın hiç fikrine düşmez mi?
Yunus Emre der ki: Eyle niyazı,
Bozulmaz Mevla'nın yazdığı yazı.
Eğnine biçerler şu kefen bezi,
Giyeceğin hiç fikrine düşmez mi?
Yunus Emre
268-) NİCE BİR BESLEYESİN
Nice bir besleyesin bu kadd ile kameti,
Düştün dünya zevkine, unuttun kıyameti.
Topraktan yaratıldın, yine topraktır yerin,
Toprak olan kişiler n'ider bu alameti.
Uslu değil delidir yüce saraylar yapan,
Akıbet viran olur cümlenin imareti.
Dürüş kazan, ye, yedir, bir gönül ele getir,
Yüz Kabe'den yeğrektir, bir gönül ziyareti.
Kerametim var diyen, halka salusluk satan,
Nefsin Müslüman etsin var ise kerameti.
Nefsi Müslüman eden Hak yola doğru giden,
Yarın ona olacak Muhammed şefaati.
Yüz bin peygamber gele hiç şefaat olmaya,
Vay eğer olmaz ise Allah'ın inayeti.
Yunus şimdi sen dahi, gerçeklerden olagör,
Gerçek erenler imiş cümlenin ziyareti.
Yunus Emre
269-) NİCE YILLAR ÖMÜR SÜRDÜM
Nice yıllar ömür sürdüm,
Anca ağlayarak güldüm.
İşte ecel sana geldim,
Esenledim dünyam seni.
Sürdüm ömrümü geçirdim,
Canım Hazret'e uçurdum.
Ecel şerbetin içirdim,
Esenledim dünyam seni.
Yürür idim sağ selamet,
Takdir eyledi melamet.
Ecel kıldı hoş melalet,
Esenledim dünyam seni.
Gelen geçermiş n'idelim,
Gelin ahrete gidelim.
Bu fenayı terkedelim,
Esenledim dünyam seni.
Hayır şer ettiğim işler,
O görünen türlü düşler.
Bitti bu kamu teşvişler,
Esenledim dünyam seni.
Her zaman ederdim zikir,
Kılar idim Hakk'a şükür.
Ecel geldi bizi okur,
Esenledim dünyam seni.
Ben bir derviş idim dostum,
Haktan yana oldu kastım.
Ecel tuzağına bastım,
Esenledim dünyam seni.
Yaranlarım kardaşlarm,
Hakk'a layık yoldaşlarım,
Esen kalsın razdaşlarım,
Esenledim dünyam seni.
Ey Yunus Emre biçare,
Özünü tut doğru yare.
Ölüme yok imiş çare,
Esenledim dünyam seni.
Yunus Emre
270-) NİCELER BU DÜNYADA
Niceler bu dünyada günahını yuyamaz,
Ömrü geçer yok yere, ey diriga duyamaz.
Bir nice kişilerin gaflet gözün bağlamış,
Hak yoluna der isen bir yufkaya kıyamaz.
Bu dünya bir gelindir yeşil kızıl donanmış,
Kişi yeni geline bakınarak doyamaz.
Ey nice arslanları alır aktarır ölüm,
Azrail pençesine bir yoksulca döyemez.
Var şimdi miskin Yunus, uryan olup gir yola,
Yüz çukallı gelirse yalıncağı soyamaz.
Yunus Emre
271-) N'İDELİM BU DÜNYAYI?
N'idelim bu dünyayı, n'eyleyip n'itmet gerek?
Daima aşk eteğin komayıp tutmak gerek.
Çalab'ım bu dünyayı kahır için yaratmış,
Gerçeğin gelenlerin kahrını yutmak gerek.
O yarınki yollarda onda yoldaş isteyen,
Bu dünyada dostunu kılavuz tutmak gerek.
Uçmak uçmak dediğin kulların yeltediğin,
Uçmağın sermayesi bir gönül etmek gerek.
Erenlerin ahına dağ taş katlanamadı,
Kalkanı demir ise okları atmak gerek.
Yunus er nazarında taze güller açılmış,
Gerçek er bülbül isen nazarda ötmek gerek.
Yunus Emre
272-) N'İDERİZ BİZ DİRLİK SUYUN
N'ideriz biz dirlik suyun, canları yağmaya verdik,
Cevherleri sarraflara, madeni yağmaya verdik.
Bizim il bezirganı ki, hiçbir kazanc gözetmedi,
Çünkü bu kar bizim değil, ziyanı yağmaya verdik.
İşbu yolun arifleri geçirmezler her metayı,
Biz şöyle uryan gideriz, dükkanı yağmaya verdik.
Bu bizim pazarımızda, yokluk alır her müşteri,
Çünkü iş böyle haridar varını yağmaya verdik.
Din ve millet pazarını, ki yağmaladı sen ve ben,
Çıktık her iki aradan, sen beni yağmaya verdik.
Küfür ile iman sözü hicap oldu işbu yolda,
Safalaştık küfür ile, imanı yağmaya verdik.
Zühd ile biz çok istedik hiç de müyesser olmadı,
Terk ederek küllîsini gümanı yağmaya verdik.
Yüz bin yıllık ömür olsa, ki bir kuşlukça değildir,
Geçtik bu bitmez sağınçtan zamanı yağmaya verdik.
Payanlı bir devri zaman, nice anlasın Yunus'u,
Payansız bir devre erdik, devranı yağmaya verdik.
Yunus Emre
273-) NİTEKİM BEN BENİ BİLDİM
Nitekim ben beni bildim, yakın bil ki, Hakk'ı buldum,
Korkum onu buluncaydı, şimdi korkudan kurtuldum.
Ben kimseden korkumazam, ya bir zerre kayırmazam,
Ben şimdi kimden korkayım, korktuğum ile yar oldum.
Azrail gelmez canıma, sorucu gelmez sinime,
Bunlar benden ne sorarlar, onu sorduran ben oldum.
Ya ben onca kaçan oldum, onun buyruğun buyuram,
O geldi gönlüme doldu, ben ona bir dükkan oldum.
Dükkan ıssı dükkanından, hali değildir evinden,
O bu araya gelelden, halka bir ulu kan oldum.
Canlılar bizden el alır, Cansızlar eri ne bilir,
Hem verirler, hem alırlar, ben bir ulu divan oldum.
Yunus Hakk'a kıldı tapı, Hak Yunus'a açtı kapı,
Benim işim devlet baki, ben kul iken sultan oldum.
Yunus Emre
O HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
274-) O ALEM FAHRİ MUHAMMED NEBİLER SERVERİDİR
O alem fahri Muhammed nebiler serveridir,
Ver salavat aşk ile, o çok günahlar eritir.
Hak onu öğdü yaratdı sevdi Habib'im dedi,
Yer yüzünde cümle çiçek Mustafa'nın teridir.
Cebrail davet kılınca, Mirac'a Muhammed'i,
Mirac'ında dilediği ümmetinin varıdır.
Sen ona ümmet olagör, o seni mahrûm komaz,
Her kim onun ümmetidir, sekiz Cennet yeridir.
Her kim onun sünnet ile farzını kaim tutar,
Ne diyem ki akıbet, soru hesaptan beridir.
Suçlu suçsuz günahkar, şefaat ondan umar,
O Cehennem'de yananlar, münkirin inkarıdır.
Yunus Emrem işbu sözü, can içinde söyledi,
Söyleyen biçare Yunus Tapduk Emrem sırrıdır.
Yunus Emre
275-) OL KADİR-İ KÜN FEYEKUN
Ol Kadir-i kün feyekun, lütfedici Subhan benim
Kesmeden rızkını veren, cümlelere sultan benim.
Nutfeden adem yaratan, yumurtadan kus türeten,
Kudret dilini söyleyen, zikr eyleyen Subhan benim.
Kimini zahit eyleyen, kimini fasık eyleyen,
Ayıplarını örtücü delil ile burhan benim.
Bir kuluna atlar verip, avrat ve mal çoklar verip,
Hem birinin yok bir pulu, rahm edici Rahman benim.
Benim ebed benim beka, o Kadir ve Hay mutlaka,
Hızır ola yarın saka, onu kılan Gufran benim.
Dört türlü nesneden hasıl, bilin benim işte delil,
Od ile su, toprak ve yel, bünyad kılan Yezdan benim.
Ete deri kemik catan, ten perdelerini tutan,
Kudret işim coktur benim, hem zahir ve ayan benim.
Hem batınım, hem zahirim, hem evvelim, hem ahirim,
Bu cümlesini yaratıp hem tertibi kılan benim.
Yoktur arada tercüman, ordaki iş bana ayan,
Odur bana veren lisan, o denize umman benim.
Bu yeri göğü yaratan, bu arş ve kürsi durduran,
Bin bir adı vardır Yunus, ol sahib-i Kuran benim.
Yunus Emre

YUNUS EMRE İ HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE İ HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
214-) İBRET ALMAZ MISIN SEN ÖLÜLERDEN?
215-) İÇİMDE BİR DERT OLDU
216-) İÇİN DIŞIN MURDAR İKEN
217-) İKİ CİHAN ZİNDAN İSE
218-) İKİ CİHANI UNUTUR SANA GÖNÜL VEREN KİŞİ
219-) İLAHİ DERDİMİN DERMANI SENSİN
220-) İLİM İLİM BİLMEKTİR
221-) İLK ADIM YUNUS İDİ
222-) İSMİ SÜBHAN VİRDİN Mİ VAR?
223-) İSRAFİL SURU VURA
224-) İSTEDİĞİMİ BULDUM EŞKERE CAN İÇİNDE
225-) İSTER İDİM ALLAH'I
226-) İSTEYELİM İŞ ISSINI
227-) İŞBU VÜCUT BİR KALEDİR
228-) İŞİT SÖZÜMÜ EY GAFİL
229-) İŞİTİN EY BÜYÜK KÜÇÜK
230-) İŞİTİN EY ULULAR
231-) İŞİTİN EY YARANLAR DEM EVLİYA DEMİDİR
232-) İŞİTİN EY YARENLER AŞK BİR GÜNEŞE BENZER
233-) İŞİTİN EY YARENLER EVE DERVİŞLER GELDİ
234-) İŞİTİN EY YARENLER KIYMETLİ NESNEDİR AŞK
214-) İBRET ALMAZ MISIN SEN ÖLÜLERDEN?
İbret almaz mısın sen ölülerden?
Ölenler bizim gibi kul değil mi?
Bunca yıl yatarlar yerin altında,
Yatanlar bizim gibi kul değil mi?
Nicin gelmezsin Habib'in yoluna?
Tutunasın mürşidin etegine.
Hakk'ı zikreyleyip rahmet gölüne,
Dalanlar bizim gibi kul değil mi?
Cefa ile ömrüm gecti bilmedim,
Arayıp derdime derman bulmadım.
Terkettim beş niyazımı kılmadım,
Kılanlar bizim gibi kul değil mi?
Söylemezsin Hakk'a lâyık sözleri,
Toprak ile dolar kara gözleri.
Gülleriniz varken taze yüzleri,
Solanlar bizim gibi kul değil mi?
Dervis Yunus söyler kendi halini,
Irak sanma sen kendine ölümü.
Firdevs bahçesinin gonca gülünü,
Derenler bizim gibi kul değil mi?
Yunus Emre
215-) İÇİMDE BİR DERT OLDU
İçimde bir dert oldu, diyeyim dervişlere,
Dervişlerin kademi kutludur her işlere.
Her kimin ki derdi var derman isteye gider,
Benim dermanım sensin bağrımdaki başlara.
Aşktan sebak alırsın, hem key katı bilirsin,
Nice reva görürsün hizmeti dervişlere?
Aşkının cefasından gece gündüz ağlarım,
Akan pınar ne misal gözden akan yaşlara.
Cana tuzak kuralım, şayet aşk ele gire,
Aşkı nice avlarlar soralım tutmuşlara.
Şöyle havaî gelir, tuzak ilmin kim bilir?
Nice tuzak kuralım bu konmadık kuşlara.
Yunus gönlün alanı sen kime söyleyesin?
Sorar isen sor şimdi sen onu bulmuşlara.
Yunus Emre
216-) İÇİN DIŞIN MURDAR İKEN
İçin dışın murdar iken aşk n'eylesin senin ile,
Gönlün gözü uyur iken aşk n'eylesin senin ile.
Aşıklara yoldaş olup sadıklara yar olmadın,
Ölmezden önce ölmedin, aşk n'eylesin senin ile.
Dünya gözün ruşen edip, gönül gözün kör eyledin,
Zulmet dolacak gönlüne, aşk n'eylesin senin ile.
Bize gerçek derviş gerek, cihan doldu dava ile,
Yalan dava eder isen, aşk n'eylesin senin ile.
Dervişliği sanma hemen, suret düzmek ile olur,
Dilde ise senin işin, aşk n'eylesin senin ile.
Yunus Emre hoş dert ile, süregör gel devranını,
Doğru yola gitmez isen, aşk n'eylesin senin ile.
Yunus Emre
217-) İKİ CİHAN ZİNDAN İSE
İki cihan zindan ise, gerek bana bostan ola,
Artık bana ne gam gussa, çün inayet dosttan ola.
Varam o dosta kul olam, her dem açılam gül olam,
Hem söyleyem bülbül olam, durağım gülistan ola.
O dost yüzün gördü gözüm, erenlere toprak yüzüm.
Söz bilene işbu sözüm, gerek şekeristan ola.
Sensiz iki cihan benim zindan görünür gözüme,
Senin aşkınla bilişen gerek hassül hastan ola.
Her davadan geçen kişi, Hak'tan yana uçan kişi,
Aşk şarabın içen kişi, gah esrik gah mestan ola.
Kördür münafığın gözü, yarın kara koyar yüzü,
Halkın bana acı sözü gerek şekeristan ola.
Her dem yüzüm yere vuram, Allah'ıma şükür kılam,
Ben benliğim dosta verem, ne dava, ne destan ola.
Aşka döyemedi özüm, gensizin açıldı razım,
Yunus senin işbu sözün, alemlere destan ola.
Yunus Emre
218-) İKİ CİHANI UNUTUR SANA GÖNÜL VEREN KİŞİ
İki cihanı unutur sana gönül veren kişi,
Yalan söyler aşık değil, gözün senden ıran kişi.
Bu fenanın terkin vura, o bekanın kaydın göre,
Zihi devletli can onun, yüz agıla varan kişi
Kendiliğin terkin vura, senin yolunda can vere,
Sorusuz uçmaga gire, sen sultana eren kişi.
Her ki bu dünyadan geçer, aşk kadehin dolu içer,
Aşka canın saçı saçar, dost gülünü deren kişi.
Can ne imiş dost yoluna, aşık onu terketmeye,
Bu can ile bin can alır canın Hak'a veren kişi.
Canını şükrane vere, yüzün ayaklara süre,
Erenler gönlüne gire, Hak'tan haber soran kişi.
Akıl gide hayran ola, dünyada sergerdan ola,
Küfrü onun iman ola, aşka gönül veren kişi.
Terk ide fasit işleri, iş edine dervişleri,
Akıda gözden yaşları dost haberin duyan kişi.
Gözlerini giryan eder, ciğerini biryan eder,
Gönülleri hayran eder aşk eseri olan kişi.
Çün dünya bilirsin fena, ne yatarsın döne döne,
Uyku m'uyur kana kana, dost yolunu soran kişi.
Şu ki sorar dost nerdedir, nerde der isen ordadır,
Maşuk ile seyrandadır gerçek aşık olan kişi.
Miskin Yunus sabır eyle, bu dünyanın zahmetine,
Türlü cefaya katlanır sen sultana eren kişi.
Yunus Emre
219-) İLAHİ DERDİMİN DERMANI SENSİN
İlahi derdimin dermanı sensin,
Günahkar kulların gufranı sensin.
Senin emrin ile döner felekler,
Hem ayın güneşin devranı sensin.
Halil'in hullesi, Yakûp'un ahı,
Yusuf'un bend ile zindanı sensin.
Musa'nın münacatı Tur Dağı'nda,
İsa'nınn göklerde seyranı sensin.
Gözümün nuru ve gövdem hayatı,
Gönüller tahtının sultanı sensin.
Yunus Emre'm sebakı senden okur,
Elinde defteri divanı sensin.
Yunus Emre
220-) İLİM İLİM BİLMEKTİR
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır?
Okumaktan mana ne, kişi Hakkı bilmektir,
Çün okudun bilmezsin, ha bir kuru emektir.
Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme,
Eri hak bilmez isen, abes yere yelmektir.
Dört kitabın manası bellidir bir elifte,
Sen elifi bilmezsin, bu nice okumaktır?
Yiğirmi dokuz hece, okursun uçtan uca,
Sen elif dersin hoca, manası ne demektir?
Yunus der ki: Ey hoca, gerekse var bin Hacca,
Hepisinden iyice, bir gönüle girmektir.
Yunus Emre
221-) İLK ADIM YUNUS İDİ
İlk adım Yunus idi, adımı aşık taktım,
Terkettim ut ve edep, şöyle haber bıraktım.
İzzete kalmış iken aşıklık n'emdir benim?
Ben kendi elim ile yüzüme kara yaktım.
Ne bucak var elimde, tekye kılam ben ona,
Aşıklar hanmanını buşla boynuma taktım.
Benim gibi bezirgan, kem sağınç ile bayar,
Bir pula gücüm yetmez, Mısır metası çattım.
İsa yarım iğneyle yol bulmadı hazrete,
Benim bunca dilekle ya nerde sığar rahtım.
Aşıklar mezhebinde şermisar oldu Yunus,
Aşık maşuka erdi, ben dünyaya kayıktım.
Yunus Emre
İLMİNDE GARK OLALI
İlminde gark olalı ben beni bilemezim,
Dil ile söylerim ben vasfına eremezim.
Sıfatın gelmez dile, kandalığın kim bile,
Sununu demekliğe ben layık olamazım.
Hem evvelsin, hem ahir, kamu yerlerde zahir,
Hiç makam yoktur sensiz, ben niçin göremezim?
Görmeden deli oldum, yanıldım günah kıldım,
Ussum, aklım aldırdım, esridim ayılmazım.
Çünkü beni esrittin, can ve gönül ilettin,
Ayırma beni senden, buluştum yad olmazım.
Bana canı sen verdin, Azrail'e bildirdin,
Senden artık kimseye emanet veremezim.
Ey Yunus'u yaradan, hicap götür aradan,
Sadıkım yolunda ben, yalan dava kılmazım.
Yunus Emre
222-) İSMİ SÜBHAN VİRDİN Mİ VAR?
İsmi Sübhan virdin mi var?
Bahçelerde yurdun mu var?
Bencileyin derdin mi var?
Garip garip ötme bülbül.
Ötme bülbül, ötme bülbül,
Derdi derde katma bülbül.
Benim derdim bana yeter,
Bir de sen dert katma bülbül.
Bilirim aşıksın güle,
Gülün halinden kim bile,
Bahçedeki gonca güle,
Dolaşıp söz atma bülbül.
Bilirim aşıksın verde,
Cünunun var gayet serde,
Şu sinemde olan derde,
Bir de sen dert katma bülbül.
Pervaz olup uçar mısın?
Deniz derya geçer misin?
Bencileyin naçar mısın?
Sen de halin söyle bülbül.
A bülbülüm uslu musun?
Kafeslerde besli misin?
Bencileyin yaslı mısın?
Garip garip ötme bülbül.
Yunus vücudun pak derken,
Cihanda mislin yok derken,
Seher vakti Hakk Hakk derken,
Bizi de unutma bülbül.
Yunus Emre
223-) İSRAFİL SURU VURA
İsrafil suru vura, yeryüzü değşirile,
Harap ola berr ve bahr, çarkıfelek bozula.
Kimse varmaya bunda, cümlesi vara onda,
O padişah önünde hak terazi kurula.
Ayan ola cümle iş, kurtulmaya yad biliş,
Gel falan oğlu filan, her bir kula çağrıla.
Cümle halayık dura, yeryüzün dolu tuta,
Hükmeyleye Padişah, mahşere dek sürüle.
Kopa kıyamet hevli, ikinci nefha ile,
Üçüncü nefha içinde, yerler yüzü yarıla.
Bağlana bin bin sunuf, aşıka yok havf ve hayf,
Yarın mahşer gününde, tek tek hesap sorula.
Yunus var hazırlık eyle, yol korkulu key anla,
Gökren katran denizi, kıldan sırat gerile.
Yunus Emre
224-) İSTEDİĞİMİ BULDUM EŞKERE CAN İÇİNDE
İstediğimi buldum eşkere can içinde,
Taşra isteyen kendi, kendi nihan içinde.
Kaimdir hiç ırılmaz, onsuz kimse dirilmez,
Adım adım yer ölçer, kendi revan içinde.
Bu tılsımı bağlayan, cümle dilde söyleyen,
Yere göğe sığmayan, girmiş bu can içinde.
Uğru olmuş uğrular, kendi kendini çakar,
Sahne kendisi olmuş, kendi zindan içinde.
Tutun diye çağırır, uğru dahi çağırır,
Bu ne acayip uğru, bu çağıran içinde.
Siyaset meydanında kalabadan bakan o,
Siyaset kendi olmuş, girmiş meydan içinde.
Kudret kılıcın almış, nefsin boynuna çalmış,
Nefsini tepelemiş, elleri kan içinde.
Sayrı olmuş iniler, Kuran ününü dinler,
Kuran okuyan kendi, kendi Kuran içinde.
Yüce yüce arş düzer, kendözün onda bezer,
Gör nice cevlan eder, hırka palas içinde.
Türlü türlü imaret, köşk ve saray yapan o,
Kara nikap tutunmuş, girmiş külhan içinde.
Baştan ayağa değin Hak nuru seni tutmuş,
Hak'tan ayrı ne vardır, kalma güman içinde.
Bir isen birliğe bak, ikiyi elden bırak,
Tüm manayı bulasın sıdk ve iman içinde.
Orucuna güvenme, namazına dayanma,
Cümle taat tak olur naz ve niyaz içinde.
Oruc, namaz, gusül, hac hicaptır aşıklara,
Aşık ondan münezzeh hassül havas içinde.
Girdim gönül şehrine, daldım onun bahrine,
Aşk ile seyrederken iz buldum can içinde.
O izi ben izledim, sağım solum gözledim,
Çok acayipler gördüm, yoktur cihan içinde.
Şah oluban oturur, kula buyruk tutturur,
Fermanını buyurur küfr-i ferman içinde.
Yunus senin sözlerin, manadır bilenlere,
Söyleyeler sözünü devr-i zaman içinde.
Yunus Emre
225-) İSTER İDİM ALLAH'I
İster idim Allah'ı, buldum ise ne oldu?
Ağlardım gece gündüz, güldüm ise ne oldu?
Erenler meydanında, yuvarlanır top idim,
Padişah çevganında kaldım ise ne oldu?
Erenler sohbetinde deste kızıl gül idim,
Açıldım, ele geldim, soldum ise ne oldu?
Alimler müderrisler medresede buldular,
Ben harabat içinde buldum ise ne oldu?
İşit Yunus'u, işit, uş yine deli olmuş,
Erenler manasına daldım ise ne oldu?
Yunus Emre
226-) İSTEYELİM İŞ ISSINI
İsteyelim iş ıssını, bulup görelim nerdedir.
Can kulağıyla dinlersen, işbu sözüm turfandadır.
Alıgörün turfandadan, aşk eridir onu tadan,
Bunda boyun buran adem, Hak katında dermandadır.
Kişi gerek bile onu, hem uyanık ola canı,
Bilirsin dünya seveni, baykuş gibi virandadır.
Baykuş çağırır viranda, kimse murad almaz orda,
İyi amel Hak katında, çünkü terazi ordadır.
Varacağız teraziye, Hak kendi bakar yazıya,
Görünce dağlar eriye, o zebaniler ordadır.
Defter sunula eline, ettiğin gele yoluna,
Tanıklar bile buluna, dostun düşmanın ordadır.
Terkedesin tahtı tacı, bilesin ettiğin göcü,
Muhammed Hak yalvarıcı, affın için o ordadır.
Ey Yûnus sen aşık isen, iman biliğin berk kuşan,
Varlığın değşir yokluğa, cümle eksiklik sendedir
Yunus Emre
227-) İŞBU VÜCUT BİR KALEDİR
İşbu vücut bir kaledir akıl içinde sultanı,
İşbu gönül bir hazinedir aşk tutmuş bekler onu.
Nazar üzre dil kapıcı, cümlesi akla tapıcı,
Akıldır işler yapıcı eyler cümle abat onu.
Akıl başda iş bitirir, nazar gözden bakar görür,
Akıl gönül içre durur, o üç haslet besler onu.
Akıl taht eyledi başı, şöyle bilir her bir işi,
Dünya içre akil kişi, değmez kimseye ziyanı.
Baştır bu vücudun şahı, baştır akılın tahtgahı,
Katı kızgınlık nigahı, öfkedir aklın düşmanı.
Eğer katı kızar isen, öfken nefse koşar isen,
Nefs haline düşer isen, o öfkede akıl hani.
Akıl gitti öfke geldi, akl evini öfke aldı,
Şimdi sultan öfke oldu, göze göstermez cihanı.
Eger tamah kılar isen, gördüğüne kalır isen,
Nefsin gümrah kılar isen, nazar dahi oldı fani.
Nazar gitti tamah koptu, nazar yerin tamah tuttu,
Bastık yerde fitne bitti, işletti yine nefsani.
Nazar dahi gözde olur, kimde ne var bakar görür,
Tamah ona düşman olur, gözden savar o nişanı.
İman olur can çerağı, gövde olur can durağı,
Kin olur imana yağı, gelse giderir imanı.
Eğer kine tutar isen, gitti senden iman dahi,
Billahi o Tanrı hak'ı, yoktur bu sözün yalanı.
Yunus aşkın arta dursun, canın göynep düte dursun,
Üstat aybın örte dursun, odur üstatlar sultanı.
Yunus Emre
228-) İŞİT SÖZÜMÜ EY GAFİL
İşit sözümü ey gafil,
Tanla seher vaktinde dur.
Öyle buyurmuş o kamil,
Tanla seher vaktinde dur.
İşit ne der horozunuz,
Tanla verilir ruzunuz.
Dost dergahına tutgıl yüz,
Tanla seher vaktinde dur.
İşit sözümü ya sağır,
Ta terazin gele ağır.
Yalvar Çalab'ına çağır,
Tanla seher vaktinde dur.
Yatanların yatlı hali,
Hiç nesneye ermez eli.
Seher eser rahmet yeli,
Tanla seher vaktinde dur.
Kuşlar ile durgıl bile,
Kıl namazı imam ile.
Yalvar günahın gel dile,
Tanla seher vaktinde dur.
Okuna Kuran ve Yasin,
Kulak verip dinleyesin.
Dağca günahlar yuyasın,
Tanla seher vaktinde dur.
Okuna hadis ve kelam,
Diyeler aleyhisselam.
Aşık isen belli bilem,
Tanla seher vaktinde dur.
Helal ola sana Uçmak,
Cennette huriler koçmak,
Kevser şarabını içmek,
Tanla seher vaktinde dur.
Miskin Yunus aç gözünü,
Uyar gafletten özünü.
Ta bilesin kendözünü,
Tanla seher vaktinde dur.
229-) İŞİTİN EY BÜYÜK KÜÇÜK
İşitin ey büyük küçük, size benim haberim var,
Zihi devlet benim bugün, ki senin gibi yarim var.
Yürür isem önümdesin, söyler isem dilimdesin,
Oturursam yanımdasın, ayrıkta ne pazarım var.
Ne yürüyem, ne hod aram, ne uzak sefere varam,
Çünkü dostu burda buldum, ayrık neye seferim var.
Irak yola bezirganlar, assı etmeğe giderler,
Çün gevher elimde durur, de ayrık ne pazarım var.
Miskin Yunus’un bu canı, şu dosta ulaşılıdan,
Dembedem artırır aşkı, ulu yerden tımarım var.
Yunus Emre
230-) İŞİTİN EY ULULAR
İşitin ey ulular, ahir zaman olacak,
Sağ Müslüman seyrektir, o da güman olacak.
Danişment okur tutmaz, derviş yolun gözetmez,
Bu halk öğüt işitmez, ne sarp zaman olacak.
Gitti beyler mürveti, binmişler birer atı,
Yediği yoksul eti, içtiği kan olacak.
Yani er gelmiş erden, elini çekmez şerden,
Deccal kopacak yerden, ahir zaman olacak.
Acep mahluk erişti, göz yummadan dürüştü,
Helal haram karıştı, kazanc ziyan olacak.
Birbirne yavuz sanır, ettiğim kala sanır,
Yarın mahşer gününde işi beyan olacak.
Ey Yunus, şimdi senin aşk ile geçsin günün,
Sevdiğin kişi senin canına can olacak.
Yunus Emre
231-) İŞİTİN EY YARANLAR DEM EVLİYA DEMİDİR
İşitin ey yaranlar, dem evliya demidir,
Gelsin ömür sürenler, dem evliya demidir.
Ezeli bünyad vurdu, altı günde dünya doldu,
İsrafîl'e buyurdu, dem evliya demidir.
Kırk bin kırk dört tabakat meşayıh evliyalar,
Dört kapıdır kırk makam, dem evliya demidir.
Yüz bin yiğirmi dört bin güzide peygamberler,
Ümmetine buyurmuş, dem evliya demidir.
Yûnus Emre aşıksın, aşka key döydün ise,
Davet et aşıklara, dem evliya demidir.
Yunus Emre
232-) İŞİTİN EY YARENLER AŞK BİR GÜNEŞE BENZER
İşitin ey yarenler, aşk bir güneşe benzer,
Aşkı olmayan gönül sanki bir taşa benzer.
Taş gönülde ne biter, dilinde ağı tüter,
Nice yumşak söylese, sözü savaşa benzer.
Aşkı var gönül yanar, yumuşar muma döner,
Taş gönüller kararmış, sarp katı kışa benzer.
O sultan kapısında, o Hazret tapısında,
Aşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer.
Aynı hırs o olmuştur, nefsine o kalmıştır,
Kendine düşman olmuş yavuz yoldaşa benzer.
Aşktır kudret körüğü, kaynatır aşıkları,
Nice kaptan geçirir, ondan gümüşe benzer.
Aşık gönlü dölenmez maşukun bulmayınca,
Kararı yok dünyada pervazı kuşa benzer.
Münkir sözünü bilmez, sözü ileri varmaz,
Neye benzetir ise, anlanmaz düşe benzer.
Geç Yunus endişeden, gerekse bu pişeden,
Ere aşk gerek önden, ondan dervişe benzer.
Yunus Emre
233-) İŞİTİN EY YARENLER EVE DERVİŞLER GELDİ
İşitin ey yarenler,
Eve dervişler geldi.
Can sükrane verelim,
Eve dervişler geldi.
Her kim gördü yüzünü,
İndirir kendözünü.
İlmi batından öter,
Eve dervişler geldi.
Dervişler uçar kuşlar,
Deniz kenarın kışlar,
Zihi devletli başlar,
Eve dervişler geldi.
Dervişler yüzü sulu,
Görenler olur deli,
Batını Arş'tan ulu,
Eve dervişler geldi.
Seydi Balım ilinden,
Şeker damlar dilinden,
Dost bahçesi yolundan,
Eve dervişler geldi.
Yunus kulun öğürsüz,
Kimsesi yok yalınız,
Feda olsun canımız,
Eve dervişler geldi.
Yunus Emre
234-) İŞİTİN EY YARENLER KIYMETLİ NESNEDİR AŞK
İşitin ey yarenler, kıymetli nesnedir aşk,
Değmelere verilmez, hürmetli nesnedir aşk.
Hem cefadır hem safa, Hamza'yı attı Kaf'a,
Aşk iledir Mustafa, devletli nesnedir aşk.
Dağa düşer kül eyler, gönüllere yol eyler,
Sultanları kul eyler, cüretli nesnedir aşk.
Kime ki aşk vurdu ok, gussa ile kaygı yok,
Feryat ile ahı çok, firkatlı nesnedir aşk.
Denizleri kaynatır, mevce gelir oynatır,
Kayaları söyletir, kuvvetli nesnedir aşk.
Akılları şaşırır, deryalara düşürür,Nice ciğer pişirir, key odlu nesnedir aşk.
Miskin Yunus n'eylesin, derdin kime söylesin?
Varsın dostu toylasın, lezzetli nesnedir aşk.
Yunus Emre

YUNUS EMRE H HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE H HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
187-)HABER EYLEN AŞIKLARA
188-) HAK BİR GEVHER YARATTI
189-) HAK BİR GÖNÜL VERDİ BANA
190-) HAK ÇALABIM
191-) HAK İLE PAZARIM
192-) HAK MÜYESSER ETSE
193-) HAK NURU AŞIKLARA
194-) HAK YARATTI ALEMİ
195-) MANİ BAHRİNE DALDIK
196-) HAK YOLUNU GÖZLER İSEN
197-) HAK'TAN BANA NAZAR OLDU
198-) HAKİKAT HER VÜCUDUN CANI AŞKTIR
199-) HAK'TAN GELEN ŞERBETİ
200-) HAKİKATİN MANASIN
201-) HAKK'I BULMAK İSTEYENLER
202-) HANİ BANA SABIR KARAR
203-) HELAL KILDI MAŞUKA AŞIK KENDİ KANINI
204-) HER KİME Kİ DERVİŞLİK BAĞIŞLANA
205-) HER NEREYE DÖNER İSEM
206-) HEY BENİM ÖMRÜM KUŞU
207-) HEY YARANLAR HEY KARDEŞLER
208-) HEY YARENLER GELİN GÖRÜN
209-) HİÇ BİLMEZEM KEŞİK KİMİN
210-) HİÇBİR KİŞİ BİLMEZ BİZİ
211-) HOCAM SENİN HİKMETİNE
212-) HOR BAKMA SEN TOPRAĞA
213-) HOŞTUR EĞER YÜRÜR İSEM
187-) HABER EYLEN AŞIKLARA
Haber eylen aşıklara, aşka gönül veren benim,
Aşka paha kim yetire, aşk madenin bulan benim.
Yer gök dolu bu aşk iken, aşksız hiç nesne yok iken,
Aşk bahrisi olur iken denizlere dalan benim.
Deniz yüzünden su alıp, sunuveririm göklere,
Bulutlayın seyran edip, arşa yakın varan benim.
Yıldırım olup şakıyan, gökte melaik dokuyan,
Bulutlara hüküm süren, yağmur olup yağan benim.
Gördüm göğün meleklerin, her biri bir cünbüşdedir,
Hak Calap'ın zikrin eder İncil benim Kuran benim.
Gördüm diyen değil gören, bildim diyen değil bilen,
Bilen odur, gösteren o, aşka esir olan benim.
Sekiz uçmak aşıklara, köşk ve saraydır onlara,
Musa gibi hayran olup, Tur Dağı'nda kalan benim.
Kalem çalınacak görgil, haber böyle durur bilgil,
Kalu bela kelecisin bunda haber veren benim.
Deli oldum adım Yunus, aşk oldu bana kılavuz,
Hazrete değin yalınız yüz süreye varan benim.
Yunus Emre
188-) HAK BİR GEVHER YARATTI
Hak bir gevher yarattı kendinin kudretinden,
Nazar kıldı gevhere, eridi heybetinden.
Yedi kat yer yarattı o gevherin tozundan,
Yedi kat gök yarattı o gevherin buğundan.
Yedi deniz yarattı o gevher damlasından,
Dağları muhkem kıldı o deniz köpüğünden.
Muhammed'i yarattı mahlukat şefkatinden,
Hem Ali'yi yarattı müminlere fazlından.
Kayıp işi kim bilir meğer Kuran ilminden,
Yunus içti esridi o gevher denizinden.
Yunus Emre
189-) HAK BİR GÖNÜL VERDİ BANA
Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur,
Bir dem gelir şadi olur, bir dem gelir giryan olur.
Bir dem sanasın kış gibi, şu zemheri olmuş gibi,
Bir dem beşaretten doğar, hoş bağ ile bostan olur.
Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez,
Bir dem dilinden dür döker, dertlilere derman olur.
Bir dem çıkar arş üzere, bir dem iner tahtessera,
Bir dem sanasın katredir, bir dem taşar umman olur.
Bir dem cehalette kalır, hiç nesneyi bilmez olur,
Bir dem dalar hikmetlere, Calinus ve Lokman olur.
Bir dem dev olur ya peri, viraneler olur yeri,
Bir dem uçar Belkıs ile ine cine sultan olur.
Bir dem görür olmuş geda, yalın tene geymiş aba,
Bir dem gani himmet ile hem fağfur hem hakan olur.
Bir dem gelir asi olur Hak zihnini yavı kılar,
Bir dem gelir ki yoldaşı hem zühtü hem iman olur.
Bir dem günahın fikreder dosdoğru Tamu'ya gider,
Bir dem görür Hak rahmetin uçmaklara Rıdvan olur.
Bir dem varır mescitlere, yüz sürer orda yerlere,
Bir dem varır deyre girer, İncil okur ruhban olur.
Bir dem gelir Musa olur yüz bin münacatlar kılar,
Bir dem girer kibr evine Firavun ve Haman olur.
Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılar,
Bir dem gelir gümrahleyin yolunda sergerdan olur.
Bir dem döner Cebrail'e, rahmet saçar her mahfile,
Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olur.
Yunus Emre
190-) HAK ÇALABIM
Hak Çalab'ım,
Hak Çalab'ım, sencileyin yok Çalab'ım,
Günahlıyım sen bağışla, ey rahmeti çok Çalab'ım.
Kullar senin, sen kulların, günahları çok bunların,
Uçmağına sal bunları binsinler Burak Çalab'ım.
Sendedir aşkın fermanı, nedir bu derdin dermanı?
Zinhar esirgeme beni, aşk oduna yak Çalab'ım.
Ne yoksulda, ne baydasın, ne köşkte, ne saraydasın,
Girdin miskinler gönlüne edindin durak Çalab'ım.
Ko gel beni hoş yanayım, baştan başa tutuşayım,
O sevdiğin Muhammed'e olayım çerak Çalab'ım.
Ne ilmim var, ne taatım, ne gücüm var, ne takatim,
Meğer kıla inayetin yüzümüzü ak Çalab'ım.
Yunus Emre'yi bağışla bu günahlı kullarınla.
Eger bağışlamaz isen key katı firak Çalab'ım.
Yunus Emre
191-) HAK İLE PAZARIM
Hak ile pazarım, bile gezerim,
Dayim sezerim, Hak bendedir bende.
Ben yadda kaldım, kalbe saklandım,
Sıdkım pakladım, Hak bendedir bende.
Ateşe girersem yanmazım asla,
Hem zehir yer isem ölmezim asla.
Hak'tan ayrı mıyım, sanmazım asla,
Pek çok yokladım, Hak bendedir bende.
Burası nadana pek uzacıktır,
Züht ve takva insana tuzacıktır.
Mürşide hizmeti bir mezeciktir,
Nutku hakladım, Hak bendedir bende.
Hak ile birlikte yanar mı Yunus?
Doymayınca kalbi kanar mı Yunus?
Kırk yıllık hizmetten döner mi Yunus?
Onu sakladım, Hak bendedir bende.
Emr Resûl'den asla şaşamaz Yunus,
Tefrik zümresine düşemez Yunus.
Nur-u Muhammed'siz coşamaz Yunus,
Bir kucakladım, Hak bendedir bende.
Yunus Emre
192-) HAK MÜYESSER ETSE
Hak müyesser etse varsam,
Güzel Kabetullah sana.
Baktıkça hayranın olsam,
Güzel Kabetullah sana.
Kara donuna bürünür,
Arş'la beraber görünür.
Sana varmayan yerinir,
Güzel Kabetullah sana.
Gümüşten kapı açmışlar,
Mermerlerle döşemişler,
Altın kuşak kuşatmışlar,
Güzel Kabetullah sana.
Kabe'nin çevresi dağlar,
Didar görmüş sular çağlar.
Aşık Yunus durmaz ağlar,
Güzel Kabetullah sana.
Yunus Emre
193-) HAK NURU AŞIKLARA
Hak nuru aşıklara her dem nüzul değil mi?
Kime nüzul değerse aşktan mazul değil mi?
Kalpten kalbe yol vardır, böyle demişler erler,
Her gönülden gönüle rast doğru yol değil mi?
Karga ile bülbülü bir kafese koysalar,
Birbiri sohbetinden dayim melül değil mi?
Öyle ki karga diler bülbülden ayrılmayı,
Bülbülün de gönlünde maksudu bu değil mi?
Cahil ile arifin misali şuna benzer,
Cahil katında iman malum meçhul değil mi?
Aşık ile danişment günah işler her zaman,
Danişment aşığa sorar; bî-şeriat değil mi?
Yetmiş iki milletin sözünü arif bilir,
Yunus Emre sözleri daim usul değil mi?
Yunus Emre
194-) HAK YARATTI ALEMİ
Hak yarattı alemi aşkına Muhammed'in,
Ay ve günü yarattı şevkine Muhammed'in.
Ol dedi oldu alem, yazıldı levhi kalem,
Okundu hatmi kelam şanına Muhammed'in.
Hep erenler geldiler, dergaha yüz sürdüler,
Tevhit zikri ettiler nuruna Muhammed'in.
Veysel Karani andı, ahir yine özendi,
Sekiz uçmak bezendi aşkına Muhammed'in.
Feriştahlar geldiler, saf saf olup durdular,
Beş vakt namaz kıldılar aşkına Muhammed'in.
Havada uçan kuşlar, yeşerir dağ ve taşlar,
Yemiş verir ağaçlar aşkına Muhammed'in.
İmansızlar geldiler, ondan iman aldılar,
Beş vakt namaz kıldılar aşkına Muhammed'in.
Yunus kim ede methi, över Kuran ayeti,
An ve ver salavatı aşkına Muhammed'in.
Yunus Emre
195-) MANİ BAHRİNE DALDIK
Mani bahrine daldık, vücut sırrını bulduk,
İki cihan serteser cümle vücutta bulduk.
Bu çizginen gökleri, tahtessera yerleri,
Yetmiş bin hicapları cümle vücutta bulduk.
Yedi gök yedi yeri, dağları denizleri,
Cenneti, cehennemi cümle vücutta bulduk.
Gece ile gündüzü, gökte yedi yıldızı,
Levhte yazılan sözü cümle vücutta bulduk.
Musa'nın ağdığı Tur'u, yohsa Beytül Mamur'ı,
İsrafîl çaldığı Sur'u cümle vücutta bulduk.
Tevrat ile İncil'i, Zebur ile Furkan'ı,
Bunlardaki beyanı cümle vücutta bulduk.
Bir ile iki üçü, dört ile beş altıyı,
Yedi, sekiz, dokuzu cümle vücutta bulduk.
Yunus'un sözleri Hak, cümle dediği saddak,
Ne gördüysen kamu Hak, cümle vücutta bulduk.
Yunus Emre
196-) HAK YOLUNU GÖZLER İSEN
Hak yolunu gözler isen,
Gel yanalım dostlar ile.
Aşık izin izler isen,
Gel yanalım dostlar ile.
Yok bu dünyanın vefası,
Sayısız külli cefası,
Hiç bunun yoktur vefası
Gel yanalım dostlar ile.
Hep yana yana bulmuşlar,
Hak didarına ermişler,
Seferin kaydın görmüşler,
Gel yanalım dostlar ile.
N'idem sanırsın dünyada,
Yeter gezdiğin hevada,
Derman isteyelim derde,
Gel yanalım dostlar ile.
Hani ata, hani ana?
Bildin bu dünyayı fena.
Onda rahat gerek cana,
Gel yanalım dostlar ile.
Ey biçare Yunus heman,
Dost yoluna gerek kurban,
Ver canını, iste canan,
Gel yanalım dostlar ile.
Yunus Emre
197-) HAK'TAN BANA NAZAR OLDU
Hak'tan bana nazar oldu, hak kapısın açar oldum.
Girdim Hakk'ın haznesine, inci elmas saçar oldum.
Devlet tacı başa kondu, aşk kadehin bana sundu,
Canım içti aşktan kandı, her dem onu içer oldum.
Esritti aşka düşürdü, ben ham idim aşk pişirdi,
Aklım başıma devşirdi, hayrı şerden seçer oldum.
Hayra döndü benim işim, endişeden azat başım,
Nefsimin başını kestim, şer işlerden kaçar oldum.
Kesildi nefs başı öldü, fısk ve fesat işler kaldı,
Hak'tan bana nazar oldu, kanatlandım uçar oldum.
Uçtum bir hoş yere kondum, bu dünyayı baki sandım,
Ey yaranlar ben usandım, kondum yine göçer oldum.
Göçenler menzile yetti, vardı orda karar etti,
Ömür geçti kavil yetti, varlığımdan naçar oldum.
Canım naçar idi burda, kalmış idim bu zindanda,
Gel dediler vardım onda, varlığımdan geçer oldum,
Yunus Hak'la bilişeli, can ve gönül verişeli,
Şu Tapduğ'a erişeli gizli sırrım açar oldum.
Yunus Emre
198-) HAKİKAT HER VÜCUDUN CANI AŞKTIR
Hakîkat her vücudun canı aşktır,
Ne can ki, can içinde canı aşktır.
Bu can cismimi kayim tutar ancak,
O can ki, zahir ve pinhan-ı aşktır.
Bu aşk elinde aciz cümle eşya,
Ne sır ki kamu sergerdan-ı aşktır.
Bu aşk kandalığın bilmez kimesne,
199-) HAK'TAN GELEN ŞERBETİ
Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah,
Şu kudret denizini geçtik elhamdülillah.
Şu karşıki dağları, meşeleri, bağları,
Sağlık safalık ile aştık elhamdülillah.
Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk,
Kanatlandık kuş olduk uçtuk elhamdülillah.
Vardığımız illere, şu safa gönüllere,
Baba Tapduk manasın saçtık elhamdülillah.
Beri gel barışalım, yad isen bilişelim,
Atımız eğerlendi eştik elhamdülillah.
İndik Rum'u kışladık, çok hayır şer işledik,
Uş bahar geldi geri göçtük elhamdülillah.
Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk,
Aktık denize dolduk, taştık elhamdülillah.
Taptuk'un tapusunda, kul olduk kapısında,
Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah.
Yunus Emre
Bilirler haddini payan-ı aşktır.
Gehi Layla olur Mecnun gözünden,
Geh olur Leyla'nın hayran-ı aşktır.
Gehi kan yaş akar Yakup gözünden,
Geh olur Yusuf-ı Kenan-ı aşktır.
Diriltir ölüyü İsa deminde,
Geh olur Musi-i Ümran-ı aşktır.
Enel Hak çağırır Mansur dilinden,
Cüneyt'te cübbe ve irfan-ı aşktır.
Bu aşkın türlü türlü rengi çoktur,
Kimi giryan, kimi handan-ı aşktır.
Feda bu aşka canım dinim olsun,
Bana hem din ve hem îman-ı aşktır.
Ne Yunus onda yüz bin can-ı Yunus,
Kabul etsin ne kim kurban-ı aşktır.
Vücudun cübbesin aşk ile çak et,
Dalagör ona ki Umman-ı aşktır.
Yunus Emre
200-) HAKİKATİN MANASIN
Hakikatin manasın şerh ile bilmediler,
Erenler bu dirliği riya dirilmediler.
Hakikat bir denizdir, şeriattır gemisi,
Çoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar.
Bunlar geldi tapıya şeriat tuttu durur,
İçeri girenleri ne varın bilmediler.
Şeriat oğlanları bahis dava kılarlar,
Hakikat erenleri davaya kalmadılar.
Dört kitabı şerh eden asidir hakikatte,
Zira tefsir okuyup, manasın bilmediler.
Yunus adın sadıktır bu yola geldin ise,
Adın değşirmeyenler bu yola gelmediler.
Yunus Emre
201-) HAKK'I BULMAK İSTEYENLER
Hakk'ı bulmak isteyenler eylesin nefsini derviş,
Çalap bize mürşit vermiş derviş olabilsem derviş.
Nefs yolundan geçemezim aşk şarabın içemezim,
Gönlüm kara açamazım derviş olabilsem derviş.
Hakk'a yakın olam mı ki, rahmetine dalam mı ki,
Eremeden ölem mi ki, derviş olabilsem derviş.
Bu acayip sevda düştü, gönlüm karar kılmaz benim,
Bildüm işüm cümle hatâ derviş olabilsem derviş.
Dosta bilişene ersem, dostun yoluna yürisem,
Ar ile namusu kosam, derviş olabilsem derviş.
Bir gün işim tamam ola, hep ittiğim güman ola,
Meğer Hak'dan eman ola, derviş olabilsem derviş.
Eğer verirlerse eman, kulluğum olmadı tamam,
Ey biçare Yunus heman, derviş olabilsem derviş.
Yunus Emre

202-) HANİ BANA SABIR KARAR
Hani bana sabır karar, senin sözünü dinleyem,
Hani bana akıl bili, duydurmadan seni sevem?
Hani bana o havsala, ki halimi bilmeyeler,
Hani bana zor ve kuvvet, ki senin aşkına döyem.
Canım seni seveliden, benim halim hale döner,
Hani bana usul-i din, ilmin edebin öğrenem.
İzzet ve erkan iyi ad, aşk yoluna noksan durur,
Ben n'iderim iyi adı, çün terbiyet aşktan yerem.
Gerçek sana aşık isem, arlanmaklık n'emdir benim?
Şükrane canımı verem, ger melamet donun giyem.
Zühtü taat usul-i din, aşk haddinden taşra durur,
Nisbet değildir ona hem secde hem rüku ve kıyam.
Dost sureti gözgü durur, bakan kendi yüzün görür,
Gelsin o kendisiz gelen, ben razımı ona derem.
Can gözüyle bakar görür, Yunus gözüyle gördüğün,
Yoksa yaban gözü ile kimseneye ne söyleyem?
Yunus Emre
203-) HELAL KILDI MAŞUKA AŞIK KENDİ KANINI
Helal kıldı maşuka aşık kendi kanını,
Maşuk nakşından okur her aşık Kuran'ını.
Yardan ayrı olunca asılıp ölmek yeğdir,
Aşık kendi bırakır boynuna urganını.
Gitmez aşık gözünden asla maşuk hayali,
Nitekim Zelha verir Yusuf’un nişanını.
Dirlik budur aşıka maşuk yolunda öle,
Sorarlarsa söylerim aşıkın burhanını.
Belkis ile Süleyman aşka düştü bir zaman,
İsteyip bulmadılar bu derdin dermanını.
Gökteki Harut Marut aşk için indi yere,
Zühre yüzün görüncek unuttu Rahman’ını.
Güzaf görmen siz aşkı kime uğradı ise,
Sultanı iltir baştan yitirir hanmanını.
Ferhat bu aşk yolunda başın külünge tuttu,
Hüsrev Şirin derdinden dosta verdi canını.
Layla'yla Mecnun işi aceb gelir bu halka,
Abdürrezzak terketti aşk için imanını.
Zaman vefasızları cefa kılar Yunus'a,
Bir doğru yar bulursa feda eder canını.
Yunus Emre
204-) HER KİME Kİ DERVİŞLİK BAĞIŞLANA
Her kime ki dervişlik bağışlana,
kalbi gide pak ola gümüşlene.
Nefesinden müşk ile anber tüte,
Budağından il ve şar yemişlene.
Yaprağı dertli için derman ola,
Gölgesinde çok hayırlar işlene.
Aşıkın gözyaşı hem göl ola,
Ayağından saz bitip kamışlana.
Cümle şair dost bahçesi bülbülü,
Yunus Emre arada dürraçlana.
Yunus Emre
205-) HER NEREYE DÖNER İSEM
Her nereye döner isem aşk iledir işim benim,
Odur gönlümde teşvişim, hem aşktır yoldaşım benim.
Aşksızlara göynür özüm, onun çün faş olur razım,
Göreceğiz aşıkları, kaynar içim dışım benim.
Bu aşk bize rahmanidir, hem canımızın canıdır,
Onun için şeytan ile her dem bu savaşım benim.
Benim canım bir kuş durur, gövdem onun kafesidir,
Dosttan haber gelir ise, bir gün uçar kuşum benim.
Geldim dünyayı seyrettim, ya bugün ya yarın gittim,
Ben burada eğlenemem, burda bitmez işim benim.
Yunus der ki: Ben aşıkım, hem aşıkım hem sadıkım,
Bu ayrık aşıklar gibi yoktur alayişim benim.
Yunus Emre
206-) HEY BENİM ÖMRÜM KUŞU
Hey benim ömrüm kuşu, kande varasın bir gün,
Ecel arayı görür, ele giresin bir gün.
Gele göğsüne kona, tenin tutuşa yana,
Bir kadeh şerbet suna, içe kanasın bir gün.
Görmeğe gelenleri, hal hatır soranları,
Sevgili yarenleri, görmez olasın bir gün.
Yarenlerin geleler, seni tacilleyeler,
Soyalar donlarını, uryan olasın bir gün.
Tap tımar eyle tene, yarar eyle bu cana,
Şu yılana çiyana, nasip olasın bir gün.
Münker'le Nekir gele, gele karşında dura,
Dilince sual sora, cevap veresin bir gün.
Aşık Yunus n'idesin, acep kanda gidesin,
Erenler meclisine, girmez olasın bir gün.
Yunus Emre
207-) HEY YARANLAR HEY KARDEŞLER
Hey yaranlar hey kardaşlar, nic'edeyim n'ideyim ben,
Sen benim kulum değilsin der olursa n'ideyim ben.
Zelil mağbun kala başım, orda hiç dinmeye yaşım,
Mahşer günü içim dışım, nar olursa n'ideyim ben.
Suç anıncak göyner özüm, kan yaş ile dolar gözüm,
Yarın Hak katında yüzüm kararırsa n'ideyim ben.
Fesat ile dolu içim, hey hoca bağışla suçum,
Key Cehennem benim için, yer olursa n'ideyim ben.
Yunus der ki: Artdı derdim, ben fesat içinde kaldım,
Sine varacağız kabrim dar olursa n'ideyim ben.
208-) HEY YARENLER GELİN GÖRÜN
Hey yarenler gelin görün, ben yine oldum divane,
Ne dünüm dün, ne günüm gün, bir od durur düştü cana.
Bu dünya dönmüş bir hana, koydular bizi zindana,
Zindanda gülmek mi olur, yürüyeyim yana yana.
Dünyada dertsiz baş olmaz, derd'olanın ahı dinmez,
Yanar bu yüreğim sönmez, yaram erişmiştir cana.
Ben bir garipçe bülbülüm, gülistana güle geldim,
Avunam, gülem dilerdim, inlemem doldu cihana.
Yunus Emre'm bu dünyada kim güldü ki sen gülesin,
Külli hep ağlayı geçti, kim geldi ise cihana.
Yunus Emre
209-) HİÇ BİLMEZEM KEŞİK KİMİN
Hiç bilmezim keşik kimin, aramızda gezer ölüm,
Alemi bostan eylemiş rayihanın keser ölüm.
Alır yiğidi çağında, bülbülü ötmez bağında,
Kimse komaz ocağında, yigitleri alır ölüm
Bir nicenin belin büker, bir nicenin mülkün yıkar,
Bir nicenin yaşın döker, var gücüyle üzer ölüm.
Birinin alır kardaşın, revan döker gözü yaşın,
Hiç onarmaz bağrı başın, hayır işten bezer ölüm.
Yiğidi koca kılınca, komaz kendini bilince,
Birini koyup gelince, gözlerini süzer ölüm.
Alır yiğidi kocayı, yakar ananın içini,
Kızların sarı saçını teneşirde çözer ölüm.
Alır yiğidin alasın, divane eder anasın,
Gelinlerin el kınasın topraklara karar ölüm.
Alır yiğidin hasını, döker gözlerin yaşını,
Mecnun eder anasını, yüreklerin yakar ölüm.
Hani onun sevdik yari, kıl taatın arı yürü,
Miskin Yunus söyler bunu, ejderhalar yutar ölüm.
Yunus Emre
210-) HİÇBİR KİŞİ BİLMEZ BİZİ
Hiçbir kişi bilmez bizi, biz ne işin içindeyiz,
Ne hırsımız baydır bizim, ne nefsimiz içindeyiz.
Bir kimsenin devletine, tan ederek biz gelmeyiz,
Ne münkiriz alemlere, ne tersanın haçındayız.
Biz bunun neliğin bildik, dünyanın nesine kaldık,
Arzumuz nefs için değil, dünya teferrücündeyiz.
Yunus der ki: Hey sultanım, özge şanım vardır benim,
Ko dünya altın gümüşün, ne bakır, ne tuncundayız.
Yunus Emre
211-) HOCAM SENİN HİKMETİNE
Hocam senin hikmetine,
Kalam ah dost diye diye.
Aklım ermez kudretine,
Benim ah dost diye diye.
Hüda hey benim mabudum,
Sensiz bu dünyayı n'idem?
Yoluna can teslim edem,
Gidem ah dost diye diye.
Yanam dünyanın yüzünde,
Hayalin kaldı gözümde.
Mevlam aşkın denizinde,
Yüzem ah dost diye diye.
Hey yalancı dünya fani,
Alma gel boynuna kanı.
Boğazıma gelcek canı,
Verem ah dost diye diye.
Yüksekten alçağa inem,
Aşkın oduna ben yanam.
Yana yana küller olam,
Tozam ah dost diye diye.
Ben deli oldum, olam mı?
Firkatla böyle kalam mı?
Bir kâğıda bin kelâmı,
Yazam ah dost diye diye.
Nerden neye geldin neye,
İnanma yalan dünyaya.
Varış olacak sinliğe,
Girem ah dost diye diye.
Yunus yok aşıka aram,
Aşksızlara sohbet haram.
Soranlara haber verem,
Diyem ah dost diye diye.
Yunus Emre
212-) HOR BAKMA SEN TOPRAĞA
Hor bakma sen toprağa,
Toprakta neler yatar?
Kani bunca evliya,
Yüz bin Peygamber yatar.
Cennette buğday yiyen,
Gaflet gömleğin giyen,
Hem dünyaya meyleden,
Adem Peygamber yatar.
Arkasıyle kum çeken,
Göz yaşıyle yuğuran,
Kabeye temel kuran,
Halil Peygamber yatar.
Vücudunu kurt yiyen,
Kurt yedikçe şükreden,
Belalara sabreden,
Eyyup Peygamber yatar.
Balık karnında yatan,
Deryaları seyreden,
Kabak kökün yastanan,
Yunus Peygamber yatar.
Kuyuda nihan olan,
Köle diye satılan,
Mısır’a sultan olan,
Yusuf Peygamber yatar.
Yusuf’un yavu kılan,
Kurt ile dava kılan,
Ağlayıp gözsüz kalan,
Yakup Peygamber yatar.
Asasın ejder eden,
Bahre vurup yol eden,
Firavun helak eden,
Musa Peygamber yatar.
O Allahın habibi,
Dertlilerin tabibi,
Enbiyalar serveri,
Resul Muhammed yatar.
Hayber kalasın yıkan,
Kafiri oda yakan
Şahinler gibi bakan,
Ali gibi er yatar.
Ata ana gülleri,
Kuran okur dilleri
Fatm’ana oğulları;
Hasan, Hüseyin yatar.
İğnesin suya atan,
Balıklara getirten
Tacın tahtın terkeden,
İbrahim Ethem yatar.
Gündüzler saim olan,
Geceler kaim olan.
Ariflerin sultanı,
Bayzit Bestami yatar.
O Hakikat erleri,
Gelip geçti her biri.
Konyada o Mevlana,
Hüdevandigar yatar.
Çok Hakk'ın has kulları,
Fikreyle sen bunları.
Saysam o erenleri,
Nice sultanlar yatar.
Yunus, sen de ölürsün,
Kara yere girersin.
Bu toprağın altında,
Çok günahkar kul yatar.
Yunus Emre
213-) HOŞTUR EĞER YÜRÜR İSEM
Hoştur eğer yürür isem aşk oduna yana yana,
Pes yanmadan nice olam, çün aşk odu düştü cana.
Canım aşkın külhanıdır, tartınmadan vur odunu,
Kamış suyu şeker olur, od bırakacak külhana.
Her nesne ki çiğ olacak, od olmayınca pişmez o,
Benim dirliğim çiğ idi, aşk odu oldu bahane.
Bu işler tamam olacak, halvet olur maşuk ile,
Maşuk yüzün gören kişi gerek yana ve tükene.
Devlet olur o kişiye yanar ise aşk oduna,
Acı tütünü çıkacak aydın olursa bu hane.
O dost ile pazarımız filan vaktden beri değil,
Sever idik maşukayı henüz gelmeden cihana.
Razıyım o aşk oduna, günde bin kez yanar isem,
Gör nice can feda kılar şemi önünde pervane.
Aşka nice yanar isem dahi şirin gelir bana,
Canım feda olsun beni bu aşk oduna atana.
Aşk sultanı Taptuk durur, Yunus geda bu kapıda,
Gedalara lütfeylemek hem kaidedir sultana.
Yunus Emre

YUNUS EMRE F HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE F HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
157-) FİRAKIN BAĞRIMI DAĞLAR
158-) GAFİL OLMA AÇ GÖZÜNÜ
159-) GAYRIDIR HER MİLLETTEN
160-) GEL EY DERVİŞLİK İSTEYEN
161-) GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM BENİM
162-) GELDİK İDİ DÜNYAYA
163-) GELİN BİR NAZAR EYLEN
164-) GELİN BU FAKTAN GEÇELİM
165-) GELİN BUGÜN YANALIM
166-) GELİN EY KARDEŞLER GELİN
167-) GELİN SORUN BU CANLARA
168-) GELMEYEN GELMEDİ
169-) GER RAZIMI SÖYLER İSEM
170-) GER ULUYA VARDIN İSE
171-) GER VUSLATA ERDİN İSE
172-) GERÇEK AŞIK OLANLARIN
173-) GERÇEK AŞIK OLDUN İSE
174-) GEREKMEZ BU DÜNYA BİZE
175-) GERİ DURUR YOKLUKTAN KAMULARIN BAYLIĞI
176-) GİDER İDİM BEN YOL SIRA
177-) GİRDİM AŞKIN DENİZİNE
178-) GİTTİ BU KIŞ ZULMETİ
179-) GÖKTE PEYGAMBER İLE
180-) GÖNLÜM DÜŞTÜ BİR SEVDAYA
181-) GÖNLÜMÜ MEKAN EYLEDİ
182-) GÖNÜL HAYRAN OLUPTUR AŞK ELİNDEN
183-) GÖNÜL NİCE DOLANA
184-) GÖNÜL USANMADIN SEN BU SEFERDEN
185-) GÖRENİN HALİ DÖNER
186-) GÖZÜM SENİ GÖRMEK İÇİN
157-) FİRAKIN BAĞRIMI DAĞLAR
Firakın bağrımı dağlar, ne bilsin kadrini sağlar,
Seni görmeyeli dostum, bu gözüm kanlı yaş ağlar.
Akar yaşım sele benzer, ömür geçer yele benzer,
Güler yüzün güle benzer, ne bilsin geçe bu çağlar.
Gülün bülbül olur yari, onun için kılar zarı,
Gülistandır onun yeri, makam olmaz ona bağlar.
Balı yağı n'ider bülbül, din ona karşı gülsün gül,
Aşık yükünü şöyle bil, ki çekmedi yüce dağlar.
Aşık aşkın yükün çeker, yücelerden yüce çıkar,
Görür dost yüzüne bakar, gönül maşuğuna bağlar.
Derviş Yunus hona geldi, teveccüh maşuka kaldı,
Gönülde sevdiğin buldu, onunla gönlünü bağlar.
Yunus Emre
G HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
158-) GAFİL OLMA AÇ GÖZÜNÜ
Gafil olma aç gözünü, haline bak öleni gör,
Kürelik etme dünyada, yazıkların dileni gör.
Nice yatıp da düşeni, yılan çıyan üşüşeni,
Kemikleri çürüyeni, mezarında yatanı gör.
Kimi ah edip kılar zarı, günahtır elinde varı,
Göçmüş yatar kara yeri, miskînleri güleni gör.
Sorma halin kimisine, varma Irahman'sızına,
Kimisine gövdesine ulaşıp yen yolanı gör.
Hanı Muhammed Mustafa, hüküm etti Kâf'dan Kâf'a,
Dünya kime kıldı vefa, aldanıp da kalanı gör
Aldanma mala davara, kulluk eyle Hakk'a yara,
Sevgi ile bile vara, baki yoldaş olanı gör.
Yunus bu sözleri çatar, halka marifetin satar,
Kendisi ne kadar tutar, söylediği yalanı gör.
Yunus Emre
159-) GAYRIDIR HER MİLLETTEN
Gayrıdır her milletten, bu bizim milletimiz,
Hiç dinde bulunmadı, din ve diyanetimiz.
Bu dinde diyanette, dünya ve ahirette,
Yetmiş iki millette, ayrıdır ayatımız.
Zahir suya banmadan, el ayak deprenmeden,
Baş sücuda ermeden, kılınır taatımız.
Ne Kabe, ne de mescit, ne rüku, ne de sücut,
Hak ile daim becit olur münacatımız.
Ne Kabe'ye varalım, ger mescide girelim,
Gerek suya yunalım, biledir illetimiz.
Su ne kadar arıta, kötüyse huyun bile,
Meğer bizi pak ede Hak’tan inayetimiz
Kimin sırrın kim bile, akıl ermez bu hale,
Yarın orda bell'ola, müslüman mürtedimiz.
Yunus canın yenile ki dostluğun anıla
Aşk ile dinler isen bilesin kudretimiz.
Yunus Emre
160-) GEL EY DERVİŞLİK İSTEYEN
Gel ey dervîşlik isteyen, diyem sana n'etmek gerek,
Şerbetleri elden koyup, ağıyı nuş etmek gerek.
Gelmek gerek terbiyete, kamu bildiklerin koya,
Mürebbisi ne der ise, pes o onu tutmak gerek.
Çeke sabır kanaatı, taze karlık ede katı,
Bu yola vereler eti, bu yola yüz tutmak gerek.
Dünyadan gönlünü çeke, eli ile arpa eke,
Ununa yarı kül kata, güneşte kurutmak gerek.
Acep onu nice yiye, nefsi dilerse yeğleye,
Nasıl ki iftar eyleye, üç günde bir etmek gerek
Odur erenler dirliği, bunlar bilmez ayyarlığı,
Onunla bulur erliği, kahrı dahi yutmak gerek.
Bakma bu dünya yüzüne, aldanma halkın sözüne,
Dönüp dîdar arzusuna o Hakk'a yüz tutmak gerek.
Yunus bunu kime diye, kim kasd ede bir uluya,
Şayet birimiz işleye, aşıklara etmek gerek.
Yunus Emre
161-) GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM BENİM
Geldi geçti ömrüm benim, şu yel esip geçmiş gibi.
Hele bana şöyle gele, şu göz açıp yummuş gibi.
İşbu söze Hak tanıktır, bu can gövdeye konuktur,
Bir gün ola çıka gide, kafesten kuş uçmuş gibi.
Miskin Adem oğlanını, benzetmişler ekinciye,
Kimi biter, kimi yiter, yere tohum saçmış gibi.
Bu dünyada bir nesneye, yanar içim, göynür özüm,
Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi.
Bir hastaya vardın ise, bir içim su verdin ise,
Yarın orda sana gele, Hak şarabın içmiş gibi.
Bir miskini gördün ise, bir eskice verdin ise,
Yarın orda sana gele hulle donun biçmiş gibi.
Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalır derler,
Meğer Hızır İlyas ola abıhayat içmiş gibi.
Yunus Emre
162-) GELDİK İDİ DÜNYAYA
Geldik idi dünyaya biz de zaman icinde,
Ömrüm de gelip gecti, güman, yaman icinde.
Ermedim, usanmadım, öleceğim sanmadım,
Gözlerim görmez oldu, kaldı duman icinde.
Var ey ahi sinleri, göre su ölenleri,
Ciğeri büryan olmuş, yatar gör kan icinde.
Yunus'layın kemter kul, değmez Tanrı`ya bir pul.
Onun değil bu usûl, üstad var can içinde.
Yunus Emre
163-) GELİN BİR NAZAR EYLEN
Gelin bir nazar eylen, n'oldu cihan içinde,
Niceler toprak oldu, bu az zaman içinde.
O taze güller soldu, bülbüller ötmez oldu,
Ata, ana zar oldu kaldı zindan içinde.
Canları oda yandı, kuzuların kurt aldı,
Ardınca baka kaldı zar ve figan içinde.
Ey nice yaranları, hasret kaldı canları,
Meğer ki buluşalar yarın cinan içinde.
O ipek don giyenler, hiç toz kondurmayanlar,
Çürüyüp toprak olmuş tenler kefen içinde.
O gözler ve o kaşlar, o inci gibi dişler,
O tenler ve o saclar yılan çıyan içinde.
Kamu çürümüş eller, o dudak ve o diller,
O sevgili oğullar kalmış toprak içinde.
Bu dünyaya inanma, vefasın bulam sanma,
Ömrün veren ziyana, çoğu pişman içinde.
Dünyayı vefasız bil, aç gözünü yarağ kıl,
Sen dahi olürsün bil, kalma güman içinde.
Yunus söyle sözünü, yavı kıl kendözünü,
Ağardı gör yüzünü, koma firak içinde.
Yunus Emre
164-) GELİN BU FAKTAN GEÇELİM
Gelin bu faktan geçelim,
Lale gevherler biçelim.
Aşkın şarabın içelim,
İçebilirsen gel beri.
Şahımdan destur almışım,
Ben mürşidime kanmışım,
Kanadımı bağlamışım,
Uçabilirsen gel beri.
Dost bahçesinin gülüyüm,
Ben gülümün bülbülüyüm,
Dört kapının kilidiyim,
Açabilirsen gel beri.
Açıktır bahçe kapısı,
Misler kokuyor kokusu,
Kıldan incedir köprüsü,
Geçebilirsen gel beri.
Yunus der ki: Halim yaman,
Dağları bürüdü duman,
İşte İncil, işte Kuran,
Seçebilirsen gel beri.
Yunus Emre
165-) GELİN BUGÜN YANALIM
Gelin bugün yanalım, yarın yanmamak için,
Ölelim ölmez iken, yine ölmemek için.
Tartalım günahımız, arttıralım ahımız,
Edelim hesabımız, hesap olmamak için.
Erenlere gidelim, eteklerin tutalım,
Bugün öyle idelim, yolda kalmamak için.
Bak göresin dünyayı, bil neye geldiğini,
İşbu fani dünyaya mağrur olmamak için.
Yunus yok dünya tadı, çünkim faniymiş adı,
Muhammed zindan dedi, biz şad olmamak için.
Yunus Emre
166-) GELİN EY KARDEŞLER GELİN
Gelin ey kardeşler gelin,
Bu menzil uzağa benzer.
Nazar kıldım şu dünyaya,
Kurulmuş tuzağa benzer.
Bir pirin eteğin tuttum,
Ona beli deyip gittim.
Nice yüzbin günah ettim,
Her biri bir dağa benzer.
Pirim diyemedim ere,
Varamadım doğru yola,
Günahım çok, yüzüm kara,
Eller yüzü ağa benzer.
Günahım çok başım kaygı,
Terk etmedim fena huyu,
Cümle alem benden eyi,
Benden kemter yoğa benzer.
Çağla Derviş Yunus çağla,
Sen özünü Hakk'a bağla.
Ağlarsan haline ağla,
Elden vefa yoğa benzer.
Yunus Emre
167-) GELİN SORUN BU CANLARA
Gelin sorun bu canlara, suretleri n'oldu gider,
Dün gün seninim der iken, ne bahane buldu gider.
Acep değil gider ise, tenini terk eder ise,
Yanlış yalan gaybet değil, dosttan haber geldi gider.
Hani onun malı mülkü, terkeylemiş cümlesini,
O padişah dergahına, ruhun amel aldı gider.
Öyle ki dost olmuş iken, nice iş düzülmüş iken,
Belli bilin can suretin, sakalına güldü gider.
Eyler idi çarşı pazar, bir pul için yine bozar,
Olmuş bu dünyadan bizar, yensiz gömlek giydi gider.
Bin ölürse, bin bir doğar, buyruk böyle gelmiş meğer,
Kimdir bu dünyaya doyar, kadehi de doldu gider.
Gaflete verme özünü, tamah kör eder gözünü,
Görmez misin yeryüzünü, iyi kötü geldi gider.
Kamu alem ümit eder ahirette görem diye,
Yunus der ki: Derviş olan burda Hak'ı buldu gider.
Yunus Emre
168-) GELMEYEN GELMEDİ
Gelmeyen gelmedi saptı, secde eyleyenler taptı,
Bu imareti kim yaptı, bu mülke Süleyman nedir?
Eğriliği yaydan eğri, doğruluğu oktan doğru,
Bu şehir içinde uğru, hem kadı hem sultan nedir?
Sendedir senden yat değil, bellidir mucizat değil,
Bu kelamdır hüccet değil, derya içinde umman nedir?
Çiğ pişip kazan taşmadan, ruh cisime ulaşmadan,
Ana rahmine düşmeden, o doğmadan ölen nedir?
Ey Yunus Emre tıfılken, nesneyi fehim etmedin,
Cümle ulumu keşfedip bildirip ögreten nedir?
Yunus Emre
169-) GER RAZIMI SÖYLER İSEM
Ger razımı söyler isem, kimse dilim bilmez benim,
Eğer sabır eyler isem, gönlüm karar kılmaz benim.
Ey uslular, ey uslular, siz söyleyin ben n'ideyim,
O dost yüzün göreliden, aklım başa gelmez benim.
Bunun gibi tertip ile işim nice başa vara,
Elimden iş kaldı ise, canımdan iş kalmaz benim.
Ne usluyum, ne deliyim, neye benzer işim benim,
Aşk denizine gark olup gönlüm gözüm doymaz benim.
Bu muhabbet odu benim yüreğimde yana durur,
Denize gark olur isem, söynüp hata kılmaz benim.
Yıl on iki ay aşk odu içimde uş yanıp durur,
Yandığımca artar kokum, devrim geçip solmaz benim.
Cümle Hakk'a yol vardılar, sabırla Hakk'a erdiler,
Aşkın aslı oddan durur, sabrım ile olmaz benim.
Nice söyledim gönlüme var sabır eyle dek otur,
Şu dem dahi bedter olur, öğüdümü almaz benim.
Bu Yunus'un ten sureti ölüp toprak olur ise,
Batınımdan aşk sevgisi bilin ki hiç gitmez benim.
Yunus Emre
170-) GER ULUYA VARDIN İSE
Ger uluya vardın ise, sûret nakşı nendir senin?
Manaya yol buldun ise, işbu dünya nendir senin?
Gör geç yolundan kamusun, terk et bu dünya davasın,
Bırak bu alem sevisin, bu aşıklık nendir senin?
Sen dünyanın terkin vursan, gelip aşk oduna girsen,
İlerki menzile ersen, geri kalmak nendir senin?
Bu vücudun sermayesi ateş, su, toprak ve yeldir,
Her biri aslına gider gafil olmak nendir senin?
Gece gündüz kaygı yersin, n'ideyim yoksulum dersin,
Hak cömerttir rızkın verir, kaygı yemek nendir senin?
Puthane ve şaraphane mescit oldu gerçek cana,
Bir pulun varmaz ziyana, yalancılık nendir senin?
Çünkü ahrete kavisin, ko bu yalancı davasın,
Bu mal ve hazne sevisin aşık isen nendir senin?
Yer iken yedir biçare, eksilirse Tanrı vere,
Bir gün tenin yere gire, geri kalan nendir senin?
Benim diyerek derersin, hakikat dava edersin,
Padişah suçuna kalmaz, gümrah olmak nendir senin?
Yunus o aşk badyasından sen inen esrik olmuşsun,
Bi hod iken erdin Hakk’a, ayık olman nendir senin?
Yunus Emre
171-) GER VUSLATA ERDİN İSE
Ger vuslata erdin ise, bu dert ile firak nedir?
Dostu yakın gördün ise, bu baktığın ırak nedir?
Vuslat eri olan kişi, gerek varlıkdan mahv ola,
İşbu yola girmekliğe, görelim hazırlık nedir?
Vuslat eri oldun ise göz hicabın bildin ise,
Dostu ayan gördün ise, bu varlığı bırak nedir?
İlim hod göz hicabıdır, dünya ahret hesabıdır,
Kitap hod aşk kitabıdır, bu okunan varak nedir?
Zinhar gözünü açagör, nefs tuzağını seçegör,
Dost mahfiline geçegör, ondan yeğrek durak nedir?
Söylersin ki gözüm görür, davaya manaya erer,
Gündüz güneş şule verir, gece yanan çerak nedir?
Yunus der: Eşkere nihan, Hak doludur iki cihan,
Gelsin beri dosta giden, Hur ve Kusur Burak nedir?
Yunus Emre
172-) GERÇEK AŞIK OLANLARIN
Gerçek aşık olanların hemen dostu sever canı,
Unutur kibri ve kini, maşuğa terkeder canı.
Gerçek aşık öğüt bilmez, zira ögüt fayda kılmaz,
Öğüt ile karar etmez, bulmak ister o Sübhan'ı.
Gerçek aşık olanların yüzünde nişanı olur,
Gece gündüz durmaz akar, gözleri yaşının kanı.
Bu cümle alem sevdiği bu din ile bu imandır,
Vallahi aşksız gerekmez şu din ile şu imanı.
Bir ucuna varır ise, ayrı değil aşık canı,
Sorun cümle aşıklara, kıldan kıla bilir onu.
Evvel ahir, Hayyül Kayyum, aşıklara maşuk idi,
Aklın var ise hesap et, geçer mi bu aşk devranı?
Her kim aşığım diyorsa, hasret geçirir var ise,
Gözü hicaplıdır onun, görünmedi aşk nihanı.
Yunus yüzünü kaldırma aşıkların ayağından,
Feda eyle yüz bir canı, onda bulasın sultanı.
Yunus Emre
173-) GERÇEK AŞIK OLDUN İSE
Gerçek aşık oldun ise, gel aşk kitabından oku,
Can gözünü açtın ise, hakikat bulasın Hak'ı.
Değme alimler okumaz bu aşıklar kitabını,
Zira ki o yazmış onu, ezel ebet odur baki.
Aşıkların Arş yüzünden, maşuğu gitmez gözünden,
Daima okur sözünden, zira ki o olur fakı.
Şeyh ve danişment ve fakı, gönül yapan bulur Hak'ı,
Sen bir gönül yıktın ise, gerekse var yüz yıl oku.
Yunus aşık oldun ise, maşuğunu buldun ise,
Maşuğunu bulan kişi, yok durur nesneden baki.
Yunus Emre
174-) GEREKMEZ BU DÜNYA BİZE
Gerekmez bu dünya bize, çünkü baki bünyad değil,
Bir kul bin yıl yaşar ise, ölmesi bir saat değil.
Bu dünya kahır evidir, nice ömürler eritir,
Cennette huy satan kişi yalan yanlış gıybet değil.
Şu senin mümin kulların, dünya zindanı onların,
Bu dünyada mümin olan, hurrem olsa da şad değil.
Burda zalimlik eyleyen, nefsi haramla toylayan,
Yüzleri hep kara çıkar, öz canları rahat değil.
Kim olur, kim ere ona, dün gün taat kılan ona,
Verilir cennet onlara, zira biliştir yad değil.
Yunus miskin mestanesin, sen seni gör ko bunları,
Dünyada riyalı dirlik, kişiye iyi ad değil.
Yunus Emre
175-) GERİ DURUR YOKLUKTAN KAMULARIN BAYLIĞI
Geri durur yokluktan kamuların baylığı,
Bunca varlık var iken, gitmez gönül darlığı.
Batmış dünya malına, bakmaz ölüm haline,
Ermiş Karun malına, zehi iş düşvarlığı.
Bu dünya kime kaldı, kimi berhurdar kıldı,
Süleyman'a olmadı onun berhurdarlığı.
Süleyman zembil ördü, kendi emeğin yerdi,
Onun ile buldular bunlar peygamberliği.
Gel şimdi Miskin Yunus, varın Hakk'a harc eyle,
Gördün elinde kalmaz bu dünyanın varlığı.
Yunus Emre
176-) GİDER İDİM BEN YOL SIRA
Gider idim ben yol sıra, yavlak uzamış bir ağaç,
Böyle latîf, böyle şirin, gönlüm der ki birkaç sır aç.
Böyl’uzamak ne manadır, çünkü bu dünya fanidir,
Bu fodulluk nişanıdır, gel beri miskinliğe geç.
Böyle latif bezenirken, böyle şirin düzenirken,
Gönül Hakk’a özenirken, dilek nedir, neye muhtaç?
Ağaç karır, devran döner, kuş budağa bir kez konar,
Daha sana kuş konmamış, ne güvercin, ne hod dürrraç.
Bir gün sana zevâl ere, yüce kaddin ine yere,
Budakların oda gire, kaynaya kazan, kıza saç.
Er sırrıdır sırrın senin, er yeridir yerin senin,
Ne yerdedir yerin senin, sana sorarım ey ağaç.
Yunus Emre sen bir nice, eksikliğin yüz bin onca,
Kur’ağaca yol sorunca, teferrücle yoluna geç.
Yunus Emre
177-) GİRDİM AŞKIN DENİZİNE
Girdim aşkın denizine, bahri gibi yüzer oldum,
Dolaşırken denizleri, Hızır gibi gezer oldum.
Cemalini gördüm düşte, çok aradım yazda kışta,
Bulamadım dağda taşta, denizleri süzer oldum.
Sordum deniz balığına, ırak değil salığına,
Girdim gönül sınığına, gönülleri düzer oldum.
Gönlümüz oldu ulu şar, o şar gibi şar nerde var?
Haznesinden aldım gevher, dükkan yüzün bezer oldum.
Ben o dükkandar kuluyum, gevherler ile doluyum,
Dost bağının bülbülüyüm, budaktan gül düzer oldum.
O budakta biter iman, iman bitse gider güman,
Dün gün işim budur heman, nefsime bir Tatar oldum.
Canım bu tene gireli nazarım yoktur altına,
Düştüm ayaklar altına, toprak gibi tozar oldum.
Tenim toprak tozar yolca, nefsim iltir beni önce,
Gördüm nefsin burcu yüce, kazma aldım kazar oldum.
Kaza kaza indim yere, gör bu nefsin yüzü kara,
Hürmeti yok Peygamber’e bentlerini bozar oldum
Bu nefs ile dünya fani, bu dünyaya gelen hani?
Aldattın ey dünya beni, işlerinden bizar oldum.
Yunus durdu girdi yola, kamu gurbetleri bile,
Kendi ciğerim kanıyla vasfı halim yazar oldum.
Yunus Emre
178-) GİTTİ BU KIŞ ZULMETİ
Gitti bu kış zulmeti, geldi bahar yaz ile,
Yeni nebatlar bitti, dalgalandı naz ile.
Yine mergizar oldu, uş yine gülzar oldu,
Ter nağme düzer oldu, musikide saz ile.
Hoş haber geldi dosttan, yarattı bağ ve bostan,
İlm okur hezar destan bülbülleri raz ile.
Kim görmüştür baykuşun gülistana girdiğin,
Leylekler zikredemez bir latif avaz ile.
Ya nice saklar isen dürdane gevher olmaz,
Keklik keklikle uçar, hemişe baz baz ile.
El kuşu elden ele, gül kuşu gülden güle,
Baykuş virane sever, şahinler pervaz ile.
Nerde ki bir gövde var, akbaba orda üşer,
Tutiler evde şeker bulurlar kafes ile.
Her şahsın kendi tuşu, kendine tuş eyledi,
Sadıklar ikrar ile, sofular namaz ile.
Cahil, münafık, münkir, cümle aklına şakir,
Aşıklar didar sever, arifler niyaz ile.
Dervişlik dedikleri dilde haber değildir,
Hak ile Hak olana orda menzil düzüle.
Ben dervişim diyenler, yalan dava kılanlar,
Yarın Hak didarını göremezler göz ile.
İlmi amel ne fayda bir gönül yıktın ise,
Arif gönül yaptığı beraber hicaz ile.
Ulu divan kurula, orda kulluk sorula,
Bin tekebbür vermeye bir garip nevaz ile.
Eğriler eğri ile, doğrular doğru ile,
Yalan yalanı sever, gammazlar gammaz ile.
Kimi dükkandan bakar, kimi hoşluklar sever,
Kimi bir pula muhtaç, kimisi canbaz ile.
Kula nasip değecek sultan elden alamaz,
Zülkarneyn n‘eyledi ya, Hızır ve İlyas ile.
Görmez misin Edhem'i tahtını terk eyledi,
Hak katında has oldu, bir eski palas ile.
Bu dünyaya inanma, dünyayı benim sanma,
Niceler benim demiş giderler ham bez ile.
Aşk yağmuru damlası gönül göğünden damlar,
Sevgi yeli götürür yağmuru ayaz ile.
Yunus şimdi gam yeme, n'idem, ne kılam deme,
Gelir kişi başına ezelden ne yazıla.
Yunus Emre
179-) GÖKTE PEYGAMBER İLE
Gökte peygamber ile miracı kılan benim,
Ashabı Suffa ile yalıncak olan benim.
Sabırla kanaati hoş verirken onlara,
Kırk kişi bir gömleğe kanaat kılan benim.
Kırkından birisine çaldım idi neşteri,
Kırkından kan akıtıp ibret gösteren benim.
Ömer ile adalet ve doğruluk işledim,
Oğluyla fısk eyleyip hadde basılan benim.
Abdürrezak o derviş, yoldaş edindi beni,
Hallacı Mansur ile dara asılan benim.
İbrahim Ethem baktı, tacı tahtı bıraktı,
Hak yoluna uyaktı, o sırrı duyan benim.
Musa Peygamber ile bin bir kelime kıldım,
İsa Peygamber ile göklere çıkan benim.
Adımı Yunus taktım, sırrım aleme caktım,
Bundan ileri dahi dilde söylenen benim.
Yunus Emre
180-) GÖNLÜM DÜŞTÜ BİR SEVDAYA
Gönlüm düştü bir sevdaya,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Başımı verdim kavgaya,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Ben yürürüm yana yana,
Aşk boyadı beni kana.
Ne akilim ne divane,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Ben yürürüm ilden ile,
Dost sorarım dilden dile.
Gurbette halim kim bile,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Benzim sarı, gözlerim yaş,
Bağrım pare, yüreğim baş.
Halden bilen dertli kardaş,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Gurbet ilinde yürürüm,
Dostu düşümde görürüm,
Uyanıp Mecnun olurum
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Gah tozarım yerler gibi,
Gah eserim yeller gibi,
Gah çağlarım seller gibi,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Akarsu gibi çağlarım,
Dertli ciğerim dağlarım.
Şeyhim anarak ağlarım,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Ya elim al kaldır beni,
Ya aslına erdir beni.
Çok ağlattın güldür beni
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Miskin Yunus biçareyim,
Baştan ayağa yareyim.
Dost ilinde avareyim,
Gel gör beni aşk n'eyledi?
Yunus Emre
181-) GÖNLÜMÜ MEKAN EYLEDİ
Gönlümü mekan eyledi, dost elçisi kona kona,
Bir dem dilim tutar isem, söyletirler yana yana.
Derdim kime söyleyeyim, nicesi şerh eyleyeyim,
Dosttan gelen avaz benim, yakar içim döne döne.
Aceplerim şu kimseyi, acep gelir hem sözleri,
Dervişim der dava kılar, yatar uyur kana kana.
Akşam olur, gün dolanır, sabah olur yine doğar,
Bu ikisi arasında geçer ömrüm dine dine.
Ey biçare miskin Yunus, gafil olma, dur gözün aç,
Ecel eli uzun olur, bir gün erer suna suna.
Yunus Emre
182-) GÖNÜL HAYRAN OLUPTUR AŞK ELİNDEN
Gönül hayran oluptur aşk elinden,
Ciğer büryan oluptur aşk elinden.
Niceler tacı, tahtı, malı, mülkü,
Koyup uryan oluptur aşk elinden.
Özümün kalmadı sabrı kararı,
Gözüm giryan oluptur aşk elinden.
Eridi karlı dağlar zerre zerre,
Deniz umman oluptur aşk elinden.
Koyup ibrahim Ethem tacı tahtı,
Yeri külhan oluptur aşk elinden.
Zihi, Mansur ki maşukun yolunda,
Başı berdar oluptur aşk elinden.
Ne gördü Leyla'nın yüzünde Mecnun?
Ki sergerdan oluptur aşk elinden.
Ne gördü Züleyha Yusuf yüzünde?
İşi efgan oluptur aşk elinden.
Muhabbet derdine düşeli bülbül,
Dili handan oluptur aşk elinden.
Yunus Emre bu hasrete bu zara,
Acep mihman oluptur aşk elinden.
Yunus Emre
183-) GÖNÜL NİCE DOLANA
Gönül nice dolana, maşukun bulmayınca,
Kimse aşık mı olur gönülsüz kalmayınca.
Gönüldür seven onu, esir eyleyen seni,
Kimi azat eylersin, sen azat olmayınca.
Boynu zincirli geldik, key katı esir olduk,
Er nazar eylemedi halimiz bilmeyince.
Bir yanadan ararlar, ayrık nesne sanırlar,
Pahasın ne bilesin, sen satın almayınca.
Pahası canın onun, mal ile davar değil,
Sevdik mi ele girer, sevdikler vermeyince.
Cana nice aşıksın bu kayıttan geçmezsin,
Deryadan ne alasın ırmakdan geçmeyince.
Dostu nerde bulasın, sende durmak ile sen,
O imaret eylemez, sen viran olmayınca.
Sözü Yunus'tan işit, kibir kılma tut öğüt,
İmaret olmayasın ta harap olmayınca.
Yunus Emre
184-) GÖNÜL USANMADIN SEN BU SEFERDEN
Gönül usanmadın sen bu seferden,
Çalab'ım saklasın seni hatardan.
Kişi ki kişinin kahrın çekince,
Gidip görünmemek yeğdir nazardan.
Doğalı bağrımı doğradı gurbet,
Sızar damar çiğer kanı damardan.
Vatan oldu diken, gurbet gülistan,
Ağı içmek yeğ oldu ney şekerden.
Güher dedikleri ilmi hünerdir,
Hüner mende hüner yeğdir güherden.
Yunus göğsün açıp dosta giderken,
Çalab'ım saklasın seni hatardan.
Yunus Emre
185-) GÖRENİN HALİ DÖNER
Görenin hali döner nişansız bi nişana,
Esrittin cümle halkı, sırf içirdin peymane.
Sen bunca sıfat birle pinhan iken ey server,
Aşıklar devletisin meşhur oldun cihana.
Onu işiten kulak, ebsem oldu kaldı sak,
Cümle gönüller mutlak saddak dedi bürhana.
Sana biriken birlik oldur ebedî dirlik,
Senden ayrığı bildik cümle kuru efsane.
Senin hikmetin ırak, sensin canlara durak,
Sen yandırdığın çerak bildik ebedi yana.
Sen hasların babısın, aşıklar kitabısın,
Mutlak didar kapısın görenler mahluk sana.
Yer gök kayim durduğu, denizler mevc vurduğu,
Cennet ve Hur olduğu cümle sensin bahane.
Daha yer gök yok idi, cümle söz mensuh idi,
Aşıklar tapar idi o bi nişan Subhana.
Senin kaşın durmadan, ok atar yay kurmadan,
İsrafîl sur vurmadan nice canlar uyana.
Bu göz kendözün görmez, nişan nişanın vermez,
Yunus'un aklı ermez, inen oldu divane.
Yunus Emre
186-) GÖZÜM SENİ GÖRMEK İÇİN
Gözüm seni görmek için, elim sana ermek için,
Bugün canım yolda koyam, yarın seni bulmak için.
Bugün canım yolda koyam, yarın ivazın veresin,
Arz eyleme uçmağını, hiç arzum yok uçmak için.
Bana uçmak neme gerek, hergiz gönlüm ona bakmaz,
İşbu benim zarılığım değil ahi bir bağ için.
Uçmak uçmağım dediğin, müminleri yeltediğin,
Bir ev ile bir kaç huri, hevesim yok kuçmak için.
Burda dahi verdin bize oğul ve kız çifti helal,
Ondan dahi geçti arzum, benim arzum didar için.
Sofilere ver sen onu, bana seni gerek seni,
Ben nice terkedem seni, şu bir ev ve çardak için.
Yunus hasret durur sana, hasretini göster ona,
İşin zulüm değil ise, yardım eyle varmak için.
Yunus Emre