CUMA NAMAZI
Cuma Gününün Tarihçesi:
“Cuma” kelime olarak toplamak, bir araya getirmek mânasına gelen "cem" kökünden gelir. Cahiliye devrinde haftanın altıncı gününe “ARÛBE” denilirdi. Bu gün, İslam'dan sonra cuma ismini almıştır.
Bu ismin veriliş sebebiyle ilgili muhtelif görüşler vardır:
Mahlûkatın mükemmel şekli o gün cem olundu, tamamlandı.
Hz. Âdem'in yaratılışı o gün cem oldu, tamamlandı.
Ensar, Es'ad b. Zürâre ile birlikte bir araya gelince, cemaatle namaz kılarlar ve o günü cuma diye isimlendirirler.
Ka'bİbnuLüey, kavmini o gün toplar, haramlara ta'zîm göstermelerini emreder, kendi neslinden bir peygamber geleceğini haber verirdi. Bu sebeple cuma adı verildi.
Cuma isminin verilişi, o günde halkın namaz için toplanması sebebiyledir.
Cuma Gününün Önemi:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”[1]
Rasulullah şöyle buyurdu:
خَيْرُ يَومٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ: فِيهِ خُلِقَ آدَمَ، وَفِيهِ أُدْخِلَ الْجَنَّةَ، وَفِيهِ أُخْرِجَ مِنْهَا.
Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.[2]
Cuma Günü Yapılması Gerekenler:
Rasulullah buyurdular ki:
لَا يَغْتَسِلُ رَجُلٌ يَوْمَ الْجُمُعَةِ، وَيَتَطَهَّرُ مَا اسْتَطَاعَ مِنْ طُهْرٍ، وَيَدَّهِنُ مِنْ دُهْنِهِ، أَوْ يَمَسُّ مِنْ طِيبِ بَيْتِهِ، ثُمَّ يَخْرُجُ فَلَا يُفَرِّقُ بَيْنَ اثْنَيْنِ، ثُمَّ يُصَلِّي مَا كُتِبَ لَهُ، ثُمَّ يُنْصِتُ إِذَا تَكَلَّمَ الْإِمَامُ، إلَّا غُفِرَ لَهُ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجُمُعَةِ الْأُخْرَى.
Bir kimse cuma günü boy abdesti alarak elinden geldiğince temizlenir, saçını sakalını yağlayıp tarar veya evindeki güzel kokudan süründükten sonra câmiye gider, fakat orada yan yana oturan iki kimsenin arasını açmaz, sonra Allah Teâlâ’nın kendisine takdir ettiği kadar namaz kılar, daha sonra sesini çıkarmadan imamı dinlerse, o cumadan öteki cumaya kadar olan günahları bağışlanır.[3]
Rasûlullah şöyle buyurdu:
مَنِ اغْتَسَلَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ غُسْلَ الْجَنَابَةِ ثُمَّ رَاحَ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَدَنَةً،
Bir kimse cuma günü cünüplükten temizleniyormuş gibi boy abdesti aldıktan sonra erkenden cuma namazına giderse bir deve kurban etmiş gibi sevap kazanır.
وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الثَّانِيَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَقَرَةً،
İkinci saatte giderse bir inek kurban etmiş gibi olur.
وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الثَّالِثَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ كَبْشًا أَقْرَنَ،
üçüncü saatte giderse boynuzlu bir koç kurban etmiş gibi sevap kazanır.
وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الرَّابِعَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ دَجَاجَةً،
Dördüncü saatte giderse bir tavuk kurban etmiş gibi olur.
وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الْخَامِسَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَيْضَةً،
beşinci saatte giderse bir yumurta sadaka vermiş gibi sevap elde eder.
فَإِذَا خَرَجَ الْإِمَامُ حَضَرَتِ الْمَلاَئِكَةُ يَسْتَمِعُونَ الذِّكْرَ
İmam minbere çıkınca melekler hutbeyi dinlemek üzere topluluğun arasına katılır.[4]
Bayram günüdür, sadece Cuma günü tek oruç tutulmaz.
Cuma günü gusledilir, koku sürülür, misvak kullanılır, en güzel elbiseler giyilir.
Mescidler güzel kokması sağlanır.
Mescide erken gidilir.
Hatip hutbeye çıkıncaya kadar ibadetle meşgul olunur.
Sessiz durulur, hutbe dinlenir.
Kehfsûresi okunur.
İstiva vaktinde nafile kılma kerâheti kalkar.
Namazdan önce yola çıkmak mekruhtur.
Cuma namazına gidenin her adımına bir yıllık sevap katlanmıştır.
Cehennem o gün kabarmaktan yasaklanmıştır.
Duâların kabul edildiği icabet saati vardır.
Günahlar o gün örtülür.
Bu, ümmet için hayrı artırılmış bir gündür.
Haftanın en hayırlı günüdür.
Hayır o günde sâbitleşir, yüce ruhlar o gün toplanır.
Cuma Namazının Fazileti:
Rasulullah buyurdu:
إذَا كَانَ يَوْمُ الْجُمُعَةِ كَانَ عَلَى كُلِّ بَابٍ مِنْ أَبْوَابِ الْمَسْجِدِ مَلَائِكَةٌ يَكْتُبُونَ الْأَوَّلَ فَالْأَوَّلَ. فَإِذَا جَلَسَ الْإِمَامُ طَوَوُا الصُّحُفَ وَجَاؤُا يَسْمَعُونَ الذِّكْرَ.
"Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır. İlk gelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlenmeye giderler.“[5]
Rasûlullah buyurdular ki:
يَحْضُرُ الْجُمُعَةَ ثَلَاثَةُ نَفَرٍ