YOKTUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YOKTUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Haziran 2026 Çarşamba
İSLAMDA AZARLAMAK YOKTUR
İSLAMDA AZARLAMAK YOKTUR
Azar; incitme, kırılma, çıkışma, zulüm. Azarlamak, paylamak, çıkışmak. Söz ile olan kötü alışkanlıklardandır. Çoğu zaman, insanların birbirleriyle yaptıkları muamelelerin olan karşılıklı anlaşmazlıklarda, güçlü tarafın çıkışmasıdır. Azarlamak fiili ve azarlamakta kullanılan sözler İslâm dini tarafından yasaklanmıştır.
İslâm'ın ruhunda azarlama yoktur. Azarlama yerine yumuşak muamele tercih edilir:
HADİS: "Kim yumuşak davranmaktan mahrum ise hayırdan da mahrum olur. "(Müslim, Birr ve Sıla, 23, 74) "Muhakkak ki Allah rıfk ile muamele edilmesini sever. " (Buhârî, Edeb, 35; Müslim, Selem, 10)
HADİS: Yumuşak davranmak, bir şeyde bulunursa onu süsler, bir şeyden de alınırsa onu lekeler." (Müslim, Birr ve Sıla, 23, 78)
HADİS: "Bir din kardeşinin yüzüne gülmekliğin senin için sadakadır." (Tirmizî, 36, 2022)
HADİS: "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, onu azarlamaz. Hz. Peygamber üç defa kalbine işaret ederek: Takva, şuradadır. Kişiye kötülük namına müslüman kardeşini tahkir etmesi kâfidir. " (Müslim, Birr ve Sıla, 10, 32)
HADİS: "Kardeşinle münakaşa etme, onunla kırıcı şekilde şaka etme ve ona yerine getirmeyeceğin vaadde bulunma. " (Tirmizî, 57, 2063)
Azarlamak, sert konuşmak, şiddet göstermek insanlar arasında nefret ve düşmanlık doğurur. Karşıda bulunan kişinin söylediği doğru bile olsa, azarladığı için ona karşı kalbi soğur, muhalefeti başlar. İnatlaşma neticesi doğruyu kabul etmez.
İnsanlar fıtratları gereği rıfk ile yapılan muamelelerden hoşlanırlar. Yumuşak davranma neticesi kalp ısınır, inatlık ve muhalefet hisleri gevşer, hakkın kabulü daha bir kolaylaşır.
HADİS: Hz. Peygamber (s.a.s.) insanları hiç azarlamamış, aksine yumuşak sözleriyle katı gönülleri yumuşatmıştır. On yıl hizmetinde bulunan Enes (r.a.) der ki: "Bana hiç bir zaman" "öf" bile demedi. Yaptığım bir iş için: "bunu neden yaptın?", veya yapmadığım bir iş için: "bunu neden yapmadın?" demedi. (Tirmizî, 68, 2084)
HADİS: "Bir gün Resulullah (s.a.s.) beni bir iş için bir yere gönderdi. Yolda giderken oynayan çocuklara katıldım oynamaya başladım. Biraz sonra yanıma gelen Resulullah'a baktığımda bana gülüyordu. Enes'cik, emrettiğim yere gittin mi?" diye sordu. Ben de "Evet şimdi gidiyorum, ya Resulullah dedim." (Müslim, Fedâil, 54) Hz. Peygamber bütün davranışlarında azarlama yerine akıl, basîret, yüksek anlayış, düşünce ve hikmet yolunu seçmiştir. (bk. en-Nahl, 16/125; Tâ-hâ, 20/43-44).
Kur'an-ı Kerîm'de, yapılan kötülüğe karşı insanların affedilmesi, azarlama yerine, iyilikle mukabele edilmesi istenmektedir. Hatta:
AYET: (el-Kasas, 28/54-55) "Münasebetsiz bir söz işittiklerinde ondan vazgeçiverirler ve bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size' diye dua ederler. " .
AYET: (Fussilet, 41/34-35)"İyilik ile kötülüğün bir olmayacağını Kur'an-ı Kerîm'de hatırlatan Yüce Allah; "Sen en iyi olanla mukabele et. Bir de görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sana yakın bir dost oluvermiş" buyurur
AYET: (Mü'minûn, 23/88) "Kötülüğü en iyi şekilde karşıla"
metodu uygulanırken insana şeytanın ârız olacağı, vesvese vereceği hatırlatılmaktadır. Böyle durumlarda Allah'a sığınılması istenmektedir. (Mü'minûn, 23/88-89) Azarlamak fiili şeytanın işlerindendir. Nitekim insan kendine karşı yapılan kötülük, düşmanlık karşısında öfkelenir ve neticede akıl devreden çıkar. Aklın yerine hisler harekete geçer. İşte o anda şeytan insana hakim olur ve onu aldatır. Öfkelenen kişi de karşısındakini azarlamak suretiyle hislerini ve nefsini tatmin etmiş olur. Tabiî ki bu nefis; kötülüğü emreden nefistir.
AYET: (Yusuf, 12/53) "Nefsin peşine koşma, arzusuna uyma! Uyarsan seni Allah yolundan alıkor" (Sâd, 38/26) ayetinin gerçeği ortaya çıkar. Müslümanların böyle durumlarda, öfkelerini yenmeleri ve insanların suçlarını affetmeleri istenmektedir. (Âli İmrân, 3/13; eş-Şûrâ, 42/37).
Kur'an-ı Kerîm'e göre (sadece harp zamanı) kâfirlere ve münâfıklara sert davranılması istenmektedir. (et-Tevbe, 9/74)
2 Haziran 2026 Salı
KURAN-I KERİMDE NESH EDİLEN AYET YOKTUR
KURAN-I KERİMDE NESH EDİLEN AYET YOKTUR
KURAN-I KERİMDE NESH EDİLEN LUZUMSUZ AYET YOKTUR
NESH: Kaldırmak, hükümsüz kılmak, iptal etmek, bir şeyin yerine başka bir şey koymak gibi anlamlara gelir. Dini literatürde ise nesh şeri bir delil ile sabit şeri bir hükmün daha sonra gelen yani bir şeri delille kaldırılmasıdır. Kendinden önceki hükmü kaldıran delile NASİH; Kaldırılan delile ise MENSUH denilmektedir. Neshin caiz olup olmadığı ve vukuu konusunda İslam alimleri arasında değişik görüşler vardır.
NESH CAİZDİR VE VARDIR
Allah(cc) Kuran-ı Kerimi indirinceye kadar eski sayfaları ve kitapların hükmünü kaldırmıştır. Ve nesh olunmayan ve değiştirilmeyen ve kıyamete kadar baki olacak olan Kuran-ı Kerimi indirmiştir. Allah(cc) ıo sahife Adem(as)a indirmiş ve bunun hükmünü Şit(as) gönderdiği 50 sahife ile nesh etmiş. Sonra İdris(as) gönderdiği 30 sahife ile nesh etmiş daha sonra sırasıyla İbrahim /as)ın 10 sahifesini, Davut(as) gönderdiği Zebur’la, daha sonra bu kitabı Musa (as) gönderdiği Tevrat’la ve İsa (as) gönderdiği İncille değiştirmiş. Ve en son olarak kıyamete kadar hükmü sürecek olan Kuran-ı kerimi indirmiş ve önceki kitap ve sahifelerin tamamının hükmünü kaldırmıştır. Allah(cc)
KURANIN HÜKMÜNÜ VE LAFZINI HİÇ KİMSE DEĞİŞTİREMEZ
İşte bu konuda ki ayetler.
AYET: (Hicr.9)”Kuran-ı biz indirdik onun koruyucusu da biziz biz.” Buyurarak Kuran-ı kerimi kendi muhafazası altına almıştır. Üstelik bakın nasıl meydan okumaktadır.
AYET: (İsra.88)”De ki bunun gibi bir kitap meydana getirmek için yeryüzündeki geçmiş ve gelecek bütün insanlar ve cinler bir araya gelse ve birbirlerine destek olsa onun(Kuranın)bir benzerini meydana getiremezler. ”Bu konu ile ilgili bakınız.
AYET:(Kasas.49)’ (Resûlüm!) De ki: Eğer doğru sözlüler iseniz, Allah katından bu ikisinden (bana ve Musa’ya inen kitaplardan) daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım!’
AYET: (Hud.13)’’ Yoksa Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.’’
AYET: (Bakara.23)’’ Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sure getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.’’
ALLAH(CC) BİZ BİRBİRİNE UYUMLU AYET İNDİRİRİZ BUYURUYOR
Artık hiç kimse Kuran-ı kerimin lafzına ve hükmüne kıyamete kadar dokunamayacaktır. Bunda bütün alimler görüş birliği içindedir. Alimlerin görüş birliği içinde olmadıkları konu. 23 senede vahyi tamamlanan Kuran-ı kerimin bazı ayetleri bazı ayetlerini nesh etmiş midir? Başka bir ifadeyle sonradan gelen ayetler önceden gelen ayetlerin hükmünü kaldırmış mıdır? Kuran-ı kerimde nesh olduğunu iddia eden alimler şu ayeti gerekçe göstermektedirler.
AYET:(Bakara.106)” Biz bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturursak mutlaka daha iyisini veya benzerini getiriririz.” Şimdi bu ayeti dikkatle inceleyelim. Unutturmak ne anlama gelir? Tamamen beyinlerden, yazılardan silinmesi anlamına gelmez mi? Halbuki nesh edildiği iddia edilen ayetler 1400 senedir hala Kuran-ı kerimde durmuyor mu? Böyle unutturma olabilir mi? Ama eski sahife ve kitaplar unutturulmuştur. Bugün Kuran-ı kerimden başka hiçbir kutsal kitabın ne aslı ne lafzı hiçbiri yoktur. İşte unutturulma budur. Allah(cc) Daha önce indirdiği kitapları kaldırmış ve unutturmuş yerine Kuran-ı kerimi koymuştur. Bu ayette Kuran-ı kerimin içindeki ayetlerin nesh edildiğine dair bir işaret yoktur. Gelelim kuranda nesh vardır diyenlerin delil olarak sunduğu ikinci AYET:(Nahl101)”Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman ki Allah neyi bildireceğini çok iyi bilir. Sen apaçık bir iftiracısın dediler. Hayır onların çoğu bilmezler.” Başta şunu belirtelim ki bu ayetin iniş sebebi Tevrat’taki ayetlerin nesh olması ile ilgilidir. Tevrat’a inanan Yahudiler Tevrat’ta böyle bir şey yoktu; buda nereden çıktı; sen Allah’ın indirdiği Tevrat’ı değiştiriyorsun. Tevrat’ta olmayan şeyleri söylüyorsun; diyerek peygamberimize baskı yapıyorlardı. İşte bu nedenle bu ayet inmiştir. Kuran-ı kerimin ayetleri arasında tutarsızlık olsa ayetlerden biri diğerini nesh etse hiç kızarlar mıydı? Aksine sevinirlerdi ve koz olarak kullanırlardı öyle değil mi?
HÜKMÜ KALDIRILAN TEVRATTIR- İNCİLDİR
Yahudilerin kızmalarına sebep şu ayetlerdir.
AYET:(Nisa.160-161)”Yahudilerin zulümleri onların birçoğunu Allah yolundan alıkoymaları, nehy edilmelerine rağmen faiz almaları, halkın malını haksız yere yemeleri sebebiyledir ki. Biz kendilerine helal kılınan temiz ve güzel şeyleri onlara haram kıldık” Bu ayetten de açıkça anlaşılacağı gibi yukarıdaki (Nahl.101)in bahsettiği nesih Tevrat’la ilgilidir. İşte Yahudiler buna çok kızmışlar ve peygamberimize iftira atıyorsun demişlerdir. Kuran ayetleri arasında nesh edilmiş ayet vardır diye iddia edenlerin delil olarak kullandığı bir ayette şudur.
AYET:(Ala.6-7)”Biz seni okutacağız da asla unutmayacaksın. Ancak Allah’ın dilediği müstesna.” Bu ayette bize Kuran-ı kerimde nesh ayet olduğunu göstermez. Çünkü Allah(cc) ve peygamberimiz(sav) arasında sadece vahiy yoktur. Ayetlerden başka bildirdiği hadisi kutsiler vardır. Kaldı ki diyelim ki unutturdu o zaman unutulan şey Kuranda nasıl olur. Bunu açıklayabilirler mi acaba. Şimdi Kuranda nesih ve mensuh ayetler vardır diyenlerin nasih ve mensuh olarak kabul ettiği ayetleri inceleyelim. Onlar içki hakkındaki son indirilen ayetin önceki iki ayeti nesh ettiğini iddia ediyorlar bakalım doğrumu söylüyorlar. İçki hakkında inen ilk ayet şudur.
İÇKİ HAKKINDAKİ AYETLER
AYET: (Bakara.219”Sana şarap ve kumar hakkında soru sorarlar deki Her ikisinde de büyük bir günah(zarar) ve insanlar için bazı faydalar vardır. Ancak Her ikisinde de günahı(zarar) faydasından büyüktür.” Bu ayette içki içebilirsiniz hükmü var mıdır? Allah aşkına aksine günah ve zararlı olduğu bildirilmiyor mu? Bir şeyin az bir faydası olması onun günah ve zararlı olmasına engel değildir. Bir şeyin zararı faydasından çoksa o şey terkedilir. Haram kılınır. Haramların tamamında bazı faydalar vardır. Ancak bunların az bir faydası var diyerek helal mı? Kabul edeceğiz. Allah(cc) kuranı 23 senede peyderpey indirmesinin hikmetleri vardır. İslam’ın ilk yıllarında müminleri İslam’a ısındırmak için ilk inen ayetler itikat ve akaid inanç ve iman konusunda olmuştur. Bunun böyle olmasının elbette birçok sebebi vardır ancak iki sebep önemlidir. İslam’a yeni girmiş birine önce iman ve itikat öğretilmiş. İslam’a ısınmaları sağlanmıştır. Yeni Müslümana namaz kıl, oruç tut, zekat ver, içki içme demek doğru değildir. Nitekim haram ve helallerin ve ibadetlerin tamamı sonraları indirilmiştir. Yoksa ilk yıllardaki ayetler başka; sonraki yıllardaki ayetler başka değildir. Kaldı ki Allah(cc)
AYET: (Bakara.285)”Allah hiç kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemez.” İçki hakkındaki ikinci ayete gelince
AYET:(Nisa-43)”Ey iman edenler siz sarhoş iken de söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken de yolcu olan müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın”
KURANDAKİ AYETLER BİRBİRİNİN TAMAMLAYICISIDIR
Bu ayetin neresi birinci ayete ters. Bu ayette sarhoş olarak namaza yaklaşmayın buyruluyor. Birinci ayette sarhoş namaz kılabilirsiniz diye bir cümle var mı? Yok o halde nasıl oluyor da bu ayet ilk ayeti neshediyor (Hükmünü kaldırıyor) anlamak mümkün değildir. Gelelim bu iki ayetin hükmünü kaldırdığı söylenen son ayete.
AYET:(Maide.90-91)”Ey iman edenler şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak ister. Sizi Allah ı anmaktan ve namazlardan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz öyle değil mi?”
Şimdi bu ayetin önceki ayetlerin hükmünü kaldırdığını nasıl söyleyebiliriz. Önceki ayetlerde içki için kumar oynayın denmiyor ki nesh etmiş olsun. Aksine bu üç ayet biri birini tamamlıyor.
Gelin üçünü birleştirelim bakalım nasıl bir mana çıkıyor. İçki az bir faydası olsa da zararı çok büyük olan büyük bir günahtır. İçkili namaz kılınmaz. Bundan uzak durmalı uzaklaşmalıdır. Hani nerde tenakus. Bırakın tenakusu mükemmel bir ahenk, birbirini açıklama, birbirini tamamlama vardır.
Gelelim bir başka iddiaya Bakara180. Ayetin hükmünün nisa 11. ayetle hükmünün kaldırıldığını iddia ediyorlar bakalım öylemi.
KURAN-I KERİME GÖRE MİRASTA KADINA 1 ERKEĞE 2 HİSSE VARDIR ANCAK VASİYET VE BORÇTAN SONRA
Değerli hanım okuyucularım bilhassa sizin bu yazıyı dikkatle okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Erkek İslam alimleri Kuran-ı Kerimde açıkça vasiyet edin emri olduğu halde o ayeti yok saymalarının bence ana nedeni nedir biliyor musunuz? Babalar kızlarına kızlarda babalarına düşkündür. Bu Rabbimin kuralıdır. Baba vasiyet ederken elbette yaşlılığında kendisine bakan kızlara daha fazla miras bırakacaktır. İşte bunun önüne geçmek için vasiyeti kaldırdılar ki. Kızlar babalarına yaşlılıklarında yıllarca baksın ama baba öldüğünde babanın yanına bile uğramayan erkeklere miras kalsın. Ama kızlara kalmasın. Olay budur. Elbette en doğrusunu Allah(cc) bilir.
Kıymetli okuyucularım. Ne yazık ki bazı İslam Alimleri ve tefsirciler Nisa suresi11. Ayetinin Bakara suresi 180. ayetin hükmünü kaldırıldığını iddia ediyorlar. Bu en başta bu Kuran-ı kerime Allaha hakarettir. Allah(cc) hiç kıyamete kadar geçerli olan bir kitaba 3-5 sene sonra geçerliliği kalmayacak ayet koyar mı? Bu nasıl aymazlıktır. Bu nasıl vicdandır. Ayrıntıları KURAN-I KERİMDE NESH YOKTUR sitemizde bulabilirsiniz. İşte bu Alimler Bakara suresi 180. ayette vasiyet etme şartının getirildiğini. Ancak bu şartın Nisa suresi 11. ayette kaldırıldığını iddia ediyorlar. Nisa suresi 11. ayete baktığımızda vasiyet kaldırılmıştır. Diye bir cümleye rastlamıyoruz. Aksine Nisa suresi 11. ayetteki miras paylaşımının vasiyet ve borçlar ödendikten sonra geçerli olacağı
özellikle belirtilmiştir. (مِن بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِي بِهَا أَوْ دَيْنٍ)(minbeğdi
vasiyyetin yusibiha evdeynin)” buyruluyor. Bakara suresi 180 ayete baktığımızda.
AYET:(Bakara.180)”Birinize ölüm geldiği zaman eğer bir mal bırakacaksa anaya babaya yakınlara uygun bir şekilde vasiyet etmek. Allahtan korkanlar üzerine bir borçtur.”
Görüldüğü gibi ölümü yaklaşanlar için vasiyet şartı konmuştur. Bu Allah’ın emridir. Şimdi soruyorum size Allah’ın bu açık ayetini yok sayanlarla ateistlerin şu ayet yok, bu ayet yok demeleri arasında ne fark vardır. Elbette Alimlerin yaptığı daha korkunç bir cinayettir. Çünkü ateistin söylediğini kimse kaleye almaz ama İslam Alimlerinin söylediği 1400 yıldır. Uygulanarak (sahabe dönemi hariç) milyarlarca kadının hakkı yenmiştir. Üstelikte İslam düşmanlarının eline İslam’a darbe vurmak için büyük bir koz verilmiş. İslam’ı kadına düşman bir din olduğu algısını yaymışlardır.
Ey 1400 yıldır. Müslüman kadınların hakkının yenmesine sebep olan İslam alimleri bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız. Bunun hesabını nasıl vereceksiniz.
Şimdide bu ayetin hükmünü kaldırdığı iddia edilen ayeti okuyalım.
AYET: (Nisa.11)”Allah size çocuklarınız hakkında erkeğe kadının payının iki mislini(miras) emreder. İki den fazla kadın iseler. Ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa ana babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yokta ana babası ona varis olmuş ise anasına üçte bir düşer.Eğer ölenlerin kardeşleri varsa anasına altıda bir düşer.
BÜTÜN BUNLAR VASİYYETİN YERİNE GETİRİLMESİ VE BORÇLARIN ÖDENMESİNDEN SONRADIR.
(مِن بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِي بِهَا أَوْ دَيْنٍ)
min beğdi: sonra
vasiyyetin: vasiyet
yusi: yerine getir
bi-ha: onunla
ev: ve de
deynin: borç
Allah aşkına söyleyin bakalım bu iki ayet arasında uyuşmayan nedir. Birbirine zıt, birbirine ters olan nedir. Aksine ikinci ayet birinci ayetin tamamlayıcısıdır, izahıdır, tefsiridir, açıklamasıdır. Şimdi iki ayeti birleştirip değerlendirelim. Buyuruyor ki Allah(cc) birinizin malı varsa öleceği zaman vasiyet etmek üzerine borçtur. İkinci ayette de vasiyet yerine geldi. Borç varsa ödendi. Bunlardan arda kalan bu şekilde paylaştırılıyor. Yoksa vasiyet yasaklanmış değildir ve kadına vasiyet olmadan ikide bir hisse düşmez. Kadına ikide bir düşmesi vasiyet yapılmış, borçlar ödenmiş. Ölen kişi herkesin payını vermiş, geriye kalan mallar bu şekilde pay edilecektir yoksa vasiyet olmadan iki erkeğe bir kadına yok böyle bir şey. Arapça bilenler incelesin bakalım. Ne diyor Kuran (min beğdivasiyyetin) vasiyyetten yusibihaevdeyni) borçlardan sonra tekrar ediyorum. Vasiyetten ve borçlardan sonra. Ama ne yazık ki bunu görmezden geldiler erkekler yüzyıllardır kadınların iki katını aldılar. Kadınlara zulmettiler üstelikte din düşmanlarına koz verdiler. İslam kadını hor görüyor diye.
Şimdi birde Nisa suresi12. ayeti görelim ki bu ayet 11. ayetin devamı niteliğindedir. Buna rağmen vasiyetten ve borçtan sonra cümlesi tekrar edilmiştir. İşte o ayet
AYET:(Nisa.12)’’ Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, ana babası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkı ile bilendir, halîmdir.’’
Evet bu 3 ayeti(Bakara 180,Nisa 11 ve Nisa 12) birleştirip okuyalım. Birinize ölüm geldiğinde vasiyyet etsin vasiyyetten sonrada Nisa 11.ve 12. ayetteki gibi paylaştırılsın.
Sonraki ayette bakın Rabbimiz ne diyor.
AYET:(Nisa 13.)’’ Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur.’’ Görüldüğü gibi Rabbimiz koyduğum bu sınırları kim korursa ona cenneti vereceğim. Buyuruyor.
Sayın okurlarım bu neye benziyor biliyor musunuz? Hani münafığın biri maun suresi 4. ayeti fevellüllilmusallin (Vay o namaz kılanların haline,) okuyup bak burada Allah namaz kılanların vay haline diyor. Bende bu ayetin gereğini yerine getiriyorum kılmıyorum demiş ya. 5. ayeti yok sayarak. Halbuki 5.ayette (ellezinehum ğanselatihim sahun)(Onlar namazdan gafildirler.) yani 5. ayet 4. ayetin tamamlayıcısıdır. İkisi bir okunursa mana ifade eder. Bunun bir şok örneği Kuran-ı Kerimde mevcuttur. Bazen peş peşe olan ayetler birbirini tamamlar. Bazen başak surelerdeki ayetler birbirini tamamlar bazen de aynı ayet içinde ilk cümleyi sonraki cümle tamamlar. İşte Nisa 11. ayette böyledir. Baştaki cümleleri rabbimiz saymış bu saydıklarının vasiyetten sonra olduğunu beyan etmiştir. İlk cümleleri baz alıp sonraki cümleyi kale almazsanız. Ayete yanlış mana vermiş olursunuz. Bu cümle kuruluşu Türkçemizde bol bol vardır. İşte bizim erkeklerde buna benzediler. Mirasın iki katı kadınların duydular ya cümlenin gerisini yok saydılar.
Rabbim eğer hata ediyorsam beni de affetsin. İslam alimlerinden bu yazıya karşı cevap gelirse(tutarlı ve doğru, hakaret içermeyen, mantıklı) seve seve yayınlarız ve Allahtan af okuyucularımızdan özür diler. Yazıyı kaldırırız.
Sayın okurlar bu kişiler yani Kuranda nesh ve mensuh ayet var olduğunu iddia edenler. Kaç tane ayetin nesh edildiği hakkında ihtilaf etmişlerdir. Sadece bu bile ne kadar yanlış yolda olduklarını göstermeye kafidir. Abdurrahman İbni ali(ölüm1201) Kuranda mensuh ayetlerin sayısının 274 olduğunu söyler. Hibetullah İbni Selame(ölüm.1019)235. Muhammet İbni Hazm(ölüm.1064)214 ayet, Ebu Cafer Ennah(ölüm.949).138 ayet, Abdulkadir El Bağdadi 66 ayet. Celalettin Essuyuti 22 ayet, Muhammet Suad Celal 4 ayet mensuh bulunduğunu iddia eder. Kaynak(menahilul irfanfiulumil kuran1943 11.250-269.sayfalar)
İşte görüldüğü gibi Kuranda hükmü değiştirilmiş ayetler vardır. Diyen alimler arasında bile birlik yoktur. Şimdi karşılaştırma yapmanız için Kuran-ı kerimde Nesh edilmiş ayet yoktur diyen alimleri de hatırlayalım. Ebu Müslim (934) tek başına bile bu alim ki sahih hadislerin çoğunu bizlere ulaştıran alimdir. İşlerine geldiği zaman onun rivayet ettiği hadisleri doğru kabul eden bu zatlar. Onun en can alıcı Kuranda nesh edilmiş ayet yoktur. sözünü nedense kale almamışlardır. Ondan başka Şah Veliyullah Dıhlevi ki oda büyük alimdir.(ölüm.1762) v.b birçok alim Kuranda mensuh ayet olmadığını söylemektedirler. Kuranda mensuh ayet vardır diye iddia edenlerin iddialarına devam edelim. Öyle bir iddiaları var ki kan dondurur. Onlara göre hadis ayetin hükmünü nesh eder. Yani hadis ayetten üstün olabilir. Ayetin hükmü değil hadisin hükmü geçerlidir. Peygamberimiz hüküm verir; ancak Kuranın çerçevesi içersin de; Kuran anayasa; hadislerde kanundur. Dolayısıyla kanunlar asla anayasanın dışına çıkamaz. Çıkarsa ne olur. Uyarılır. peygamberimizin helalı haram, haramı helal yapma yetkisi yoktur. Bakın buna güzel bir örnek var. Kuranı kerimde
AYET:(Tahrim 1.ayet)”Ey peygamber; eşlerinin rızasını arayarak Allahın sana helal kıldığı şeyi niçin sen kendine haram kılıyorsun” Görüldüğü gibi Allah(cc )bırakın başkasını kendi özel hayatında bile peygamberimizin helalı haram kılmasına izin vermiyor. Kaldı ki birçok ayette
AYET: (Araf.54)” Hüküm yalnız Allaha aittir.
AYET:(Kehf-26)”Allah hüküm koymakta ortak kabul etmez” v.b birçok ayet vardır. Dolayısıyla Allah’ın vermediği bir hükmü peygamberimiz bile olsa veremez. Bu girişten sonra konuya gelirsek. Bakın şimdi yazacağım ayeti nasıl anlıyorlar.
KURAN-I KERİMDE (RECM) ZİNA EDENLER TAŞLANARAK ÖLDÜRÜLÜR HÜKMÜ VAR MIDIR?
Kıymetli okuyucularım sizlerden gelen soruları elimden geldiği kadar cevaplamaya çalışıyorum. Ben isterdim ki ele aldığımız konuda soru cevap yapalım. Ama o kadar acil cevap istediğiniz konu var ki çoğunluk önem sırasına göre cevaplamak zorunda kalıyorum. Recm ve nesh konusunda da o kadar ihtilaf var ki bu konuyu işlemek zorunda kaldım. Her konuda sorularınızı ve katkılarınızı sürdürün lütfen.
KURAN-I KERİMDE RECM (TAŞLAYARAK ÖLDÜRME) AYETLERİ MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANI TAŞLAYARAK ÖLDÜRMESİ DEĞİL KAFİRLERİN MÜSLÜMANLARI TAŞLAYARAK ÖLDÜRMESİ TEHTİDİ HAKKINDADIR. İŞTE O AYETLER
Hud suresi (91. AYET) ‘’Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.’’
Bu ayette görüldüğü gibi Şuayp(as)ın kafir olan kavmi onu ve ona inananları recm etmekle tehdit etmektedirler. Bu ayetten Müslüman zina yaptığı zaman Müslümanlar tarafından recm edilir manası çıkar mı? Allah aşkına gelelim 2. ayete
AYET:( Yasin Suresi 18) ‘’ (Bunun üzerine onlar:) Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlarız. Ve bizden size mutlaka fena bir kötülük dokunur, dediler’’
Sayın okurlarım Allah aşkına söyleyin bana bu ayetlerde zina eden Müslümanı recm edin emri var mıdır?
ZİNA YAPANLAR HAKKINDAKİ AYETLER.
Şimdi zina yapanların cezasının ne olduğunu bildiren şu ayete bakalım.
AYET:(Nur.2)”Zina eden erkek ve zina eden kadından her birine yüz sopa vurun. Allaha ve Ahiret gününe inanıyorsanız. Allah’ın indinde ona acıyacağınız tutmasın(sayıyı mutlaka yüz yapın.)Müminlerden bir kısmı da cezaya şahitlik yapsın. ”Şimdi bu ayette recm cezası yok değil mi? Peki evli bekar ayırımı var mı? O da yok. Peki kadın erkek ayrımı var mı? O da yok, yok ama bizimkiler Allah’ın vermediği cezayı verecekler. Kafaya koydular.
İşte başka bir ayet.
AYET: ( Nisa-15)’’ Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o
kadınları ölüm alıp götürünceye kadar, yahut Allah onlara bir yol gösterinceye kadar evlerde hapsedin.’’
Bu ayette bir kadının zina ettiğine dair 4 kişi şahitlik ederse ancak o zaman ömür boyu hapis verilir nerede ev de hapsedilir. Hani nerede recm edip öldürme nerede? Yok.
Sayın okurlarım Nur suresi 2. ayette eğer bir kadın ile erkek zina ederse onlara 100 er değnek vurun. Örnek olması için toplumun içinde döğün. Zina kadını 4 kişi gördüyse yani alenen fuhuş yapıyor ise yani kadın oldu ise ömür boyu hapsedin. Bundan başka mana çıkar mı?
Allah(CC) aşkına
HZ ÖMERE ATILAN İFTİRA
Bu ayetin hükmünü Hz.ömerin şu sözü kaldırıyor diyorlar. Abdullah B. Abbas Hz Ömerin minberde şöyle dediğini iddia etmiştir.” İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)anlatıyor. "Hz. Ömer (radıyallahu anh)'i hutbe verirken dinledim. Şöyle demişti: "Allah Teâla Hazretleri Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'i hak (din ile) gönderdi ve O'na Kitab'ı indirdi. Bu indirilenler arasında recm ayeti de vardı! Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik. Ayrıca, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) zina yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. Ben şu endişeyi taşıyorum. Aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: 'Biz Kitabullah'da recm cezasını görmüyoruz.' (deyip inkâra sapabilecek ve) Allah'ın kitabında indirdiği bir farzı terk ederek dalâlete düşebilecektir. Bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinaları, delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla sübut bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken Kitabullah'da mevcut bir haktır. Allah'a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: 'Ömer Allah Teâla'nın kitabına ilâvede bulundu.' demeyecek olsalar, recm ayetini (Kitabullah'a) yazardım." [Buhârî, Hudud 31, 30, Mezâlim 19, Menâkibu'l-Ensar 46, Megâzi 21, İ'tisâm 16; Müslim, Hudud 15, (1691); Muvatta, Hudud 8, 10, ( 823, 824); Tirmizî, Hudud 7, (1431); Ebu Dâvud, Hudud 23, (4418).]
Aman Allah’ım baştan sona felaket. Din düşmanlarına tam malzeme; Başta şu ayeti inkar var.
AYET:(Enam.38)”Biz bu kitapta herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık nede fazla bıraktık” Allah(cc) biz Kuranda hiçbir şeyi eksik bırakmadık buyuruyor.
Bunlar Hz Ömer’i kullanarak diyorlar ki hayır eksik bırakıldı. Recm kurana konmadı ki buda yanlış Kuranda recm ayetleri var ama onların istediği gibi değil. Müslümanın, Müslümanı taşlayarak öldürmesi değil
kafirlerin peygamberlere ve Müslümanlara taşlarız sizi tehdit olarak var
KURAN-I KERİMDE RECM AYETLERİ VARDIR.
AYET: (Hud.91)Şöyle dediler: “Ya Şuayb, senin söylediklerinin çoğunu biz anlamadık! Ve gerçekten biz, seni içimizde zayıf görüyoruz. Ve senin rahtın (sana destek olan gurubun) olmasaydı mutlaka seni taşlardık. Ve sen, bize karşı üstün değilsin.”)
AYET:(Yasin-18)’’Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”
Bu iki ayet Kuran-ı kerimde recm ayeti olduğuna açık delildir. Bu sözü Hz Ömer söylemedi iftira atıyorlar da hadi diyelim ki söyledi. Orda biz o ayeti ezberledik anladık diyor; yani çoğul kullanıyor. Madem ki başkaları da biliyordu onlar niçin söylemediler evet Hz Ömer vahiy katibi idi. Ama ondan başka vahiy katipleri vardı.(hz Ebu Bekir, Osman B. Affan, Ali B.Ebu talib, Zübeyr, B. Ubeyy, Zeyd ,Muhammet B. Seleme) Bunlarda vahiy katibi idi bunlarında tasdik etmesi gerekmez miydi? Yok ne tasdik, ne inkar, hiçbir şey yok. Çünkü Hz . Ömerin böyle bir sözü yok. Kaldı ki kendisi vahiy katibi olan bir insan bunu Kurana eklemez miydi hadi diyelim eklemedi öteki vahiy katipleri eklemez miydi? yok, yok , yok ,neresinden bakarsanız bakın sakat. Bir de demezler mi ki Hz Ömer hutbede bunu söyledi kimsede itiraz etmedi. Gülmek mi lazım ağlamak mı?. Peki tastikleyen varmı? yok. Böyle bir konuşma yok ki destekleyen veya karşı çıkan olsun. Eğer Cuma günü hutbede okuduysa bunu halife Ömer niçin ibni abbastan başka kimse anlatmadı. Öyle ya halife Cuma günü hutbeye çıkıyor. Hayati bir konu anlatıyor ama kimse çıkıbta konuyu anlatmıyor. Nasıl oluyor bu
Sayın okurlarım dikkatli okursanız bu hadisi minareyi çalıp kılıf hazırlama kokusu alırsınız. Hoş onu da beceremediler ya korkarım ki diyor. Recmi uygulamayacaklar. Aman Allah’ım böyle korkunç bir iftira yüzünden yüzyıllardır Müslümanların boyunlarını büktüler. Kafirlerin bizimle alay etmelerine sebep oldular. Hz Ebubekir Hz Osman onlarda vahiy katibi neden onlardan haber yok. Peygamberimizin recm cezasını 4 kez uyguladığını söylüyorlar. Ama ne önemi var Kurana dil uzatanlar Peygamberimize haydi haydi dil uzatır.
BAKIN KEÇİ NASIL AYETLERİ YEMİŞ İBRETLE OKUYUN
Aişe (r.anha) şöyle demiştir:“Andolsun ki recm etme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler tahtımın (karyolamın) altında bir yaprakta (yazılı) idi. Resûlullah (s.a.v) vefat edip biz O’nun ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen evcil bir hayvan (koyun veya keçi), girip o yaprağı yedi.” [İbn Mâce, Nikâh, 36, Hadis no: 1944; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 5/131, 132, 183, 6/269]
Sayın okurlarım okudunuz değil mi? Aman Allah’ım nasıl büyük iftira nasıl aymazlık. Ayetler gökten kağıt olarak indi peygamberimiz okumadan zalim keçi kağıdı yedi. Gülün ağlanacak halimize. Her inen ayeti peygamberimiz hafızasında saklıyordu. İşte bunu ispat eden ayet.
AYET:(Ala-6)’’ Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın’’
Peki bu ayeti ne yapacağız. Allah(cc) asla unutmayacaksın diyor. Bunlar diyor ki kağıdı keçi yedi. Dolayısıyla ayet kayboldu Peygamberimiz de unuttu. Kargalar bile güler
Peki şu ayet ne oluyor.
AYET: (Hicr suresi, 9) “Şüphesiz Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.”
Allah(cc) buyuruyor ki Kuran-ı biz indirdik onu biz koruyacağız diyor. Onlar diyor ki. Yok canım Allah kuranı koruyamadı keçiye yedirdi. Aman Allahım.
Peki yukarıdaki ayeti tekrar edersek
AYET:(Enam.38)”Biz bu kitapta herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık nede fazla bıraktık”
Biz Kuranda hiçbir şeyi ne eksik ne de fazla bıraktık buyuruyor Rabbim onlar ne diyor yok canım recm etmeyi eksik bıraktı aman Allah’ım aman
Evet sayın okurlarım acı ama gerçek budur. Kuranın ayetlerini değiştiremeyenler böyle hilelerle İslam’a büyük zarar vermişler halada vermeye devam ediyorlar. Allah(cc) recm cezası vermediği halde recm cezası var diyenler. Boşanma için iddet bekleme gerekir, iki şahit gerekir dediği halde şahitsiz. İddetsiz bir kerede 3 defa boş dersen karın boş olur diyenler. Ki bu boşanma konusuna ayrıca değineceğim inşallah bundan sonraki konum boşanmayla ilgili olacak ayrıntılı bilgi vereceğim inşallah. Mirasta vasiyetten ve borçlar ödendikten sonra kadına 1 erkeğe hisse dendiği halde vasiyeti ve borçları ayetlerini atlayıp kadınların mallarına el koyanlar bunlar.
Sayın okurum Allah aşkına tabuları kır. Sözü kimin söylediğine değil; doğrumu söylediğine bak. Onların ayağının tozu olamayız doğru ama onlar benden, sizden üstün olabilirler. Fakat Kuran dan damı üstünler. Onları eleştirmeyelim diye siz Kurandan anlamazsınız. O ayetler müteşabih Allahtan başka veya bizden başka kimse anlamaz diye önümüzü kapattılar. Papazlar gibi. müteşabih konusunu da ayrıca inceleyeceğiz inşallah.
Kardeşlerim amacımız müslimanların kafasını karıştırmak, fitne üretmek değil. Amacımız yüzyıllardır. İslam’a sürülen lekeleri temizleyebilmektir. Aman eleştirilirim, aman bana ne, aman kafirlikle suçlanırım, aman ayıp olur. Aman öyle aman böyle bu güne kadar gerçekler gizlenmiştir. Artık bilginin neredeyse sonsuz olduğu çağdayız. Bir tuşa basarak milyonlarca cilt kitaptan istediğimiz bilgiyi anında istediğimiz dilde alabiliyoruz. Her zaman dediğim gibi. Bu günün gençleri eski Alimlerden çok daha bilgilidir. Tabi bizden de, İSLAM GÜNEŞİ DOĞUYOR BU SANCILAR DOĞUM SANCILARIDIR. 21. YÜZYIL İSLAMIN OLACAKTIR İNŞAALLAH.
BAKIN KEÇİ NASIL AYETLERİ YEMİŞ İBRETLE OKUYUN
BU KESİNLİKLE UYDURMA HADİSTİR
UYDURULAN HADİS:
Aişe (r.anha) şöyle demiştir:“Andolsun ki recm etme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler tahtımın (karyolamın) altında bir yaprakta (yazılı) idi. Resûlullah (s.a.v) vefat edip biz O’nun ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen evcil bir hayvan (koyun veya keçi), girip o yaprağı yedi.” [İbn Mâce, Nikâh, 36, Hadis no: 1944; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 5/131, 132, 183, 6/269]
BU SÖZÜN UYDURULDUĞU KESİNDİR İŞİN GARİP TARAFI MUTEBER HADİS KİTAPLARININ ARASINA SOKUŞTURULMUŞTUR
AŞAĞIDAKİ SEBEPLERDEN HADİS OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR
1-) Muhammed’e vahiy geldiğinde kişiler bunları akıllarında tutarak tahta parçalarına, hurma yapraklarına ve geyik derisine yazarlardı.
GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ AYETLER KESİNLİKLE KAĞIDA YAZILIŞ OLAMAZ
2-) BU SÖZ MAİDE 3. AYETE TERSTİR ÇÜNKÜ BU AYETTE Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. BUYRULUYOR DİNİ TAMAMLANDIYSA NASIL EKSİK KALIYOR
3-) BU SÖZ ŞU AYETEDE TERSTİR AYET:(Ala-6)’’ Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın’’
Peki bu ayeti ne yapacağız. Allah(cc) asla unutmayacaksın diyor. Bunlar diyor ki kağıdı keçi yedi. Dolayısıyla ayet kayboldu Peygamberimiz de unuttu. Kargalar bile güler
4-) ALLAH(CC) KURANI BİZ İNDİRDİK ELBETTE ONU KORUYACAK BİZİZ BUYURUYOR ALLAH KURANI KORUYAMADI KEÇİYE YEDİRDİ ÖYLEMİ
AYET: BU SÖZ ŞU AYETEDE TERSTİR (Hicr suresi, 9) “Şüphesiz Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.”
Allah(cc) buyuruyor ki Kuran-ı biz indirdik onu biz koruyacağız diyor. Onlar diyor ki. Yok canım Allah kuranı koruyamadı keçiye yedirdi. Aman Allahım
5-) CENABI HAK DİYORKİ KURANDA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK ONLAR NE DİYOR ZALİM KEÇİ YEDİ EKSİK KALDI
BU AYETEDE TERS AYET:(Enam.38)”Biz bu kitapta herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık nede fazla bıraktık”
Biz Kuranda hiçbir şeyi ne eksik ne de fazla bıraktık buyuruyor Rabbim onlar ne diyor yok canım recm etmeyi eksik bıraktı aman Allah’ım aman
6-) AŞAĞIDA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ 17 VAHİY KATİBİNDEN HİÇBİRİ DUYMADI ALLAH ALLAH
Vahiy katiplerinden bazıları şunlardır: Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha bin Ubeydullah, Zübeyr bin Avvâm, Sa'd bin Ebû Vakkas, Amir bin Füheyl, Abdullah bin Erkam, Muâz bin Cebel, Übey bin Kâ'b, Sabit bin Kays, Hanzala bin er-Rabi', Zeyd bin Ebu Süfyan, Zeyd bin Sabit, Şurahbil bin Hasene, Alâ bin Hadrami, Halid bin .
7-) UYDURDUKLARI HADİSİ KABUL ETTİRMEK İÇİN HZ ÖMERE İFTİRA ATMIŞLARDIR
Bu ayetin hükmünü Hz.ömerin şu sözü kaldırıyor diyorlar. Abdullah B. Abbas Hz Ömerin minberde şöyle dediğini iddia etmiştir.” İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)anlatıyor. "Hz. Ömer (radıyallahu anh)'i hutbe verirken dinledim. Şöyle demişti: "Allah Teâla Hazretleri Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'i hak (din ile) gönderdi ve O'na Kitab'ı indirdi. Bu indirilenler arasında recm ayeti de vardı! Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik. Ayrıca, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) zina yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. Ben şu endişeyi taşıyorum. Aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: 'Biz Kitabullah'da recm cezasını görmüyoruz.' (deyip inkâra sapabilecek ve) Allah'ın kitabında indirdiği bir farzı terk ederek dalâlete düşebilecektir. Bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinaları, delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla sübut bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken Kitabullah'da mevcut bir haktır. Allah'a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: 'Ömer Allah Teâla'nın kitabına ilâvede bulundu.' demeyecek olsalar, recm ayetini (Kitabullah'a) yazardım." [Buhârî, Hudud 31, 30, Mezâlim 19, Menâkibu'l-Ensar 46, Megâzi 21, İ'tisâm 16; Müslim, Hudud 15, (1691); Muvatta, Hudud 8, 10, ( 823, 824); Tirmizî, Hudud 7, (1431); Ebu Dâvud, Hudud 23, (4418).]
.AŞAĞIDAKİ AYETLER RECM AYETLERİDİRR HANİ KURANDA RECM AYETİ YOKTU KURAN-I KERİMDE RECM(taşlamak) AYETLERİ VARDIR.
İŞTE RECM AYETLERİ
AYET: (Hud.91)Şöyle dediler: “Ya Şuayb, senin söylediklerinin çoğunu biz anlamadık! Ve gerçekten biz, seni içimizde zayıf görüyoruz. Ve senin rahtın (sana destek olan gurubun) olmasaydı mutlaka seni taşlardık. Ve sen, bize karşı üstün değilsin.”)
AYET:(Yasin-18)’’Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”
Bu iki ayet Kuran-ı kerimde recm ayeti olduğuna açık delildir. Bu sözü Hz Ömer söylemedi iftira atıyorlar da hadi diyelim ki söyledi. Orda biz o ayeti ezberledik anladık diyor; yani çoğul kullanıyor. Madem ki başkaları da biliyordu onlar niçin söylemediler evet Hz Ömer vahiy katibi idi. Ama ondan başka vahiy katipleri vardı.(hz Ebu Bekir, Osman B. Affan, Ali B.Ebu talib, Zübeyr, B. Ubeyy, Zeyd ,Muhammet B. Seleme) Bunlarda vahiy katibi idi bunlarında tasdik etmesi gerekmez miydi? Yok ne tasdik, ne inkar, hiçbir şey yok. Çünkü Hz . Ömerin böyle bir sözü yok. Kaldı ki kendisi vahiy katibi olan bir insan bunu Kurana eklemez miydi hadi diyelim eklemedi öteki vahiy katipleri eklemez miydi? yok, yok , yok ,neresinden bakarsanız bakın sakat. Bir de demezler mi ki Hz Ömer hutbede bunu söyledi kimsede itiraz etmedi. Gülmek mi lazım ağlamak mı?. Peki tastikleyen varmı? yok. Böyle bir konuşma yok ki destekleyen veya karşı çıkan olsun. Eğer Cuma günü hutbede okuduysa bunu halife Ömer niçin ibni abbastan başka kimse anlatmadı. Öyle ya halife Cuma günü hutbeye çıkıyor. Hayati bir konu anlatıyor ama kimse çıkıpta konuyu anlatmıyor. Nasıl oluyor bu
YALANCI PAYGAMBERLER MÜSEYLİMETÜLKEZZÂB ,Esved el-An PEYGAMBERLİK İDDİASINDAYDILAR BÜYÜK İHİTMALLE PEYGAMBERMİZİ VE KURANI KÜÇÜK DÜŞÜRMEK İÇİN UYDURTTUKLARI YALANLARDAN BİRİDİR
Sayın okurlarım dikkatli okursanız bu hadisi minareyi çalıp kılıf hazırlama kokusu alırsınız. Hoş onu da beceremediler ya korkarım ki diyor. Recmi uygulamayacaklar. Aman Allah’ım böyle korkunç bir iftira yüzünden yüzyıllardır Müslümanların boyunlarını büktüler. Kafirlerin bizimle alay etmelerine sebep oldular. Hz Ebubekir Hz Osman onlarda vahiy katibi neden onlardan haber yok. Peygamberimizin recm cezasını 4 kez uyguladığını söylüyorlar. Ama ne önemi var Kurana dil uzatanlar Peygamberimize haydi haydi dil uzatır
8 Kasım 2025 Cumartesi
İSLAMİ TERÖR YOKTUR
https://www.youtube.com/watch?v=q2fM7-2NTPc
İSLAMİ TERÖR YOKTURSayın okurlarımız ne yazık ki son yıllarda İslam ve terör sürekli yan yana kullanılmakta Türkiye içinde ve dışındaki İslam düşmanları İslam’ı terörü destekleyen bir dinmiş gibi göstererek bir taşla birçok kuş vurmaktadırlar. Başlıcaları şunlardır.
İslam’a akın akın koşan ateistlerin, Hiristiyanların, Yahudilerin, Budistlerin ve çok tanrılı akımların bu akınını keserek onların İslam’la şereflenmelerine mani olmaktadırlar. İslam’ın terörü destekleyen bir din olduğu olgusunu kafalara yerleştirmektedirler. Halbuki İslam Terörü kesin bir dille yasaklar. Bu konuda birçok ayet vardır. İşte birkaçı
AYET: (Maide- 32) Bunun içindir ki, İsrail oğullarına; "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde fesat çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
AYET: (Maide- 64) Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışırlar. Allah, fesat çıkaranları sevmez.
AYET: (İsra- 33) Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın
AYET: (Enam- 151) De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O`na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah`ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti.
AYET: (Enfal- 58) (Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
Masum ve savunmasız insanlara karşı yapılan bombalı bir saldırı hainliktir. Hiç haberi yokken ve de bir suçu da yokken onu haksız yere katletmektir ve sırtından vurmaktır. Allah hainleri sevmez.
Bu şekildeki saldırılar korkakça saldırılardır. Ancak korkakların yapabileceği bir şeydir. Cesareti olan insan zulmeden, kan döken insana karşı savaşır. Gidip savunmasız bir masumu katletmez. Bu şekilde masumlara saldıran insanlar; haince masuma saldırdıkları için insanlara karşı korkaktırlar ama Allah’ın “Haksız yere Allah`ın haram kıldığı cana kıymayın. ” emrini dinlemediği için Allah’a karşı korkusuzdurlar.
AYET: (Nisa- 58) Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
AYET: (Maide Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, takvaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Rabbimiz bizlere; “Bir topluma olan kininiz sizleri adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Allah’a karşı gelmekten sakının. ” diyor. Bizler eğer ki bir masumu öldürürsek; Rabbimize hesap veremeyiz. Bu şekildeki eylemler hem adaletsiz olmayı ve aynı zamanda da Allah’a karşı gelmeyi gösterir.
AYET: (Mümtehine- Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever.
Bizler yurdumuzda yaşayan ve kendi dinimizden olmayan masum insanlara iyilik edebilir ve onlara karşı adil davranabiliriz. Başkasının suçundan dolayı bir masumu katletmek adaletsizliktir.
AYET: (Mümtehine- 9)Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
AYET: (Nisa- 135)Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun,
İslam ve terör kavramlarının yan yana kullanılması kesinlikle düşünülemez. Bir Müslüman hiçbir şekilde masumların katline yönelik saldırı düzenleyemez. Kendisine İslami terör örgütü ismini vermeye çalışan ve masumları katleden örgütlere karşı dikkatli ve temkinli olmalıyız. Bu örgütlerin amacı masumları katlederek fitne ve fesat çıkarmak (İnsanlar arasında düşmanlık tohumları ekmek, insanların birbirine kin duymasına neden olmak. ) ve bu sayede de o bölgedeki düzeni bozup kan dökülmesine neden olmaktır.
Haksız yere cana kıyan ve masumları katleden kişiler Müslüman olamayacağına göre bu kişileri Müslüman olarak nitelendirmek gaflet ve dalalet içinde olmaktır. Bu örgütlerin kendilerini “İslami terör örgütü” olarak isimlendirmeleri ise çok tuhaftır. Bu örgütleri “İslam karşıtı terör örgütleri” olarak isimlendirmek en doğrusudur.
Düzenledikleri eylemler İslam’a zarar vermekten başka bir işe yaramıyor. Bu eylemler nedeniyle İslam dini dışardan bakan kişiler için vahşet dini olarak nitelendiriliyor. Aynı zamanda da bunları yapanlar nedeniyle bir takım camialar tarafından İslam dini kötülük kaynağı olarak nitelendiriliyor. Bu örgütlerin düzenledikleri eylemler İslam dininin yayılmasına engel teşkil ediyor ve de İslam’a zarar veriyor.
Bizler Müslümanlar olarak; Allah’a karşı isyankar ve de masumları katleden kendisine “İslami terör örgütü” ismini takmaya çalışan “İslam karşıtı terör örgütleri” ne karşı dikkatli ve uyanık olmayız. Bu örgütlerin yanında değil karşısında saf tutmalıyız. İslami bir örgüt hiçbir şekilde masumları katletmez ve dinimiz gereğince de katledemez.
İslam terörü kabul etmez. Kim olursa olsun haksız yere can almanın sonsuz cehennem azabı olduğu ve kimseye dinde zorlama yapılmayacağı kuranda bildirilen gerçeklerdir. Bu ayetlere rağmen aksi yönde hareket eden insanlar din emrine değil, dinsizliğin emrine uymuş olurlar. Bu nedenle din dışı hareket ettikleri için her türlü kanlı eylemi cihat adı altında yapmaktan çekinmezler ama halbuki yaptıkları cihat değil dinin emretmediği Terördür, farkında değiller..
Din, sevgiyi, merhameti, barışı emreder. Terör ise dinin zıddıdır; acımasızdır, kan dökmek, öldürmek, acı çektirmek ister. Dolayısıyla bir terör eylemine fail ararken, kaynağı dindarlıkta değil, dinsizlikte aramak gerekir. Olayın kökenini, faşist, komünist, ırkçı, materyalist düşüncedeki insanlarda aramak gerekir. Teröristlerin hangi ismi taşıdığı, kimliklerinde ne yazdığı önemli değildir. Bir kişi masum insanları göz kırpmadan öldürüyorsa, dindar değil dinsizdir. Allah'tan korkmayan, tek amacı kan dökmek ve acı çektirmek olan bir canidir.
GEREKÇESİ NE OLURSA OLSUN TERÖR KESİNLİKLE İSLAMLA YAN YANA OLAMAZ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)