pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: İSLAMDA CİN

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

13 Haziran 2026 Cumartesi

İSLAMDA CİN

https://www.youtube.com/watch?v=46aTWT2vMBw
https://www.youtube.com/watch?v=OqxgWBUz-2M
İSLAMDA CİN
Sözlükte “örtmek, örtünmek, gizli kalmak” anlamındaki cenn kökünden türeyen bir isim olup tekili olan cinnî “örtülü ve gizli şey” mânasına gelir. Terim olarak “duyularla idrak edilemeyen, insanlar gibi şuur ve iradeye sahip bulunan, ilâhî emirlere uymakla yükümlü tutulan ve mümin ile kâfir gruplarından oluşan varlık türü” anlamına gelir. Cinlerin atalarına cân adı verilir. Gūl, ifrit gibi çeşitli türlerden oluştuğu kabul edilen cinler eski Araplar’da bazan hin kelimesiyle ifade edilmiştir. Farsça’da cin karşılığında perî ve dîv kelimeleri kullanılır.
İnsanlar, ilk olarak, topraktan yaratıldığı gibi, cin de, alevden yaratıldı. Cin de, erkek ve dişi olur. Evlenmeleri, evleri, yemeleri, içmeleri, üremeleri, ölmeleri hakkında ve Muhammed aleyhisselâmın onlara da Peygamber olduğu, Kur’ân-ı kerimi dinledikleri, ibadet ettikleri, sadaka verdikleri, iyi işlerine sevap verildiği, cin kafirlerinin Cehenneme gireceği, müminlerinin Cennete gireceği ve Cennette Allahü teâlâyı görecekleri, çeşitli kitaplarda yazılıdır.
Cinnilerin insan âlimlerine sual sorup fetva aldıklarını, insanlara vaaz etmelerini, insanlara şiir söyleyip insanların işitmesini, insanlara, hastalık tedavisi, ilaç öğrettiklerini, insandan korktuklarını, insanlara itaat ettiklerini bildiren, âlimlerimizin çeşitli yazıları vardır. Bu kitaplar, cinnin varlığını göstermektedir. Cinnilerin insanlara olan zararlarına karşı tedbir alınması, cinnin zararına karşı korunulması, cinnilerin küçükleri yükseklerine itaat ettikleri, insanların iyiliklerine karşı iyilik yaptıkları, kötülüğe karşı kötülük ve zarar yaptıkları, cinnin insanlarla alay ettikleri, cinnin insan gibi, nazarları değeceği, bilhassa Ramazan ayında azdıkları, cinnin insanlarla ibadet ettikleri, Server-i âlem efendimizin Ümm-i Mabedin çadırında misafir olduğunu Mekke ahalisine haber vermeleri, Ümm-i Mabedin Müslüman olduğunu haber vermeleri, Bedir muharebesini haber vermeleri, geçmiş şeyleri cinden sormanın caiz olduğu, ileride olacak şeyleri sormanın caiz olmadığı, müezzinlerin ezanlarına, kıyamette, cinnilerin şahit olacakları, hazret-i Ömer vefat ettiği zaman, mersiye okudukları, hazret-i Osman şehit olunca, ağlayıp inledikleri, hazret-i Alinin şehit olduğunu haber verdikleri, hazret-i Hüseyin şehit olunca ağlayıp, bağırdıkları ve başka Sahabiler şehit olunca bildirdikleri, Ömer bin Abdül'azîz hazretlerinin vefatını haber verdikleri, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe ve İmâm-ı Şâfi hazretlerinin vefatlarında ağladıkları, cinnin insan kalbine vesvese getirdiği ve daha pek çok meşhur hadise ve işler kıymetli kitaplarda yazılıdır. Bunların hepsi, cinnin varlığını göstermektedir.
Cinler, çeşitli şekillere girebilecek kabiliyettedir. Müslümanları ve kâfirleri vardır. Dine uymakla mükelleftirler. Varlıkları, Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerle sabittir. İnkâr eden kâfir olur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.) [Zariyat 56]
(Cehennemi insan ve cinlerle dolduracağım.) [Hud 119, Secde 13]
(Hani, cinnilerden bir grubu, Kur'an-ı kerimi dinlemek üzere sana sevk etmiştik.) [Ahkaf 29]
İbni Mesud hazretleri bildiriyor:
(Bir gece Resulullah, bizimle beraberken aramızdan kayboldu. Her yeri aradık, bulamadık. O geceyi endişe içinde geçirdik. Sabah olunca, Hira tarafından gelirken gördük. “Ya Resulallah, sizi aradık” dedik. (Bana cinlerden bir davetçi geldi. Onunla beraber gittim. Onlara Kur'an-ı kerim okudum) buyurdu.) (Tefsir-i Kurtubi)
Bir hadis-i şerifte de, (Ezan okurken sesini yükselt! Çünkü, ezan okuyanın sesini işiten bütün insan ve cinler, Kıyamette ona şahitlik ederler) buyuruldu. (Buhari)
Cinler hakkındaki kaviller
Cinlerin kâfirleri, bütün âlimlere göre, Cehenneme gidecektir. Mümin cinler hakkında ise, değişik kaviller vardır:
1- İnsanlar gibi muamele görecektir.
2- Cehenneme girmeyecek, fakat toprak olacaktır.
3- Cennetin “Rabad” denilen yerindedir. Dünyadakinin tersine; insanlar onları gördüğü halde, onlar insanları göremeyecektir. Cinler defalarca Peygamber efendimizin huzuru şeriflerine gelip kendisini dinlemişlerdir. Resulullah onlara, Rahman suresini tebliğ niyetiyle okumuştur.
(Ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimetini inkâr edebilirsiniz) ifadesi bulunan âyet-i kerimeden sonra, (Rabbimizin hiçbir nimetini inkâr etmeyiz, ey Rabbimiz sana hamd olsun) demişlerdi.
Bu sure, onların da dini emir ve yasaklarla mükellef olduğuna delalet eder. Çünkü bu sure, “Sekaleyn”e [insan ve cinne] hitap etmektedir.
Kur'an-ı kerim âyetleri ve hadis-i şerifler; onların da, mükafat ve ceza için haşr edileceklerine delalet etmekte, müminlerinin Cennete, kâfirlerinin de Cehenneme gidecekleri anlaşılmaktadır.
İmam-ı Buhari buyuruyor ki:
Cin suresinin (Hakikaten biz, hidayet rehberi olan Kur'an-ı kerimi dinleyince, Ona iman ettik. Rabbine iman eden, bahstan ve rehaktan korkmaz) mealindeki 13. âyet-i kerimesindeki bahs, mükafatın eksik verilmesi; rehak da hak etmediği cezayı görmek, demektir. Bu âyet-i kerime, onların iyiliklerine karşılık mükafatlarının eksiksiz verileceğine ve günahlarına karşı fazladan ceza görmeyeceklerine delalet eder. (Avn-ül-mürid)
İSLAMDA CİN Muhterem müminler aşağıda görüleceği gibi cinler hakkında Kuranı kerimde birçok ayeti vardır. Hatta Cin suresi vardır. Bu ayetlerden anlıyoruz ki
CİN: Gizlenmek, gizli kalmak, gözle görülmeyen gizli kuvvetler. Anlamlarına gelir.
CİNLERİN VARLIĞI KURAN VE SÜNNETLE SABİTTİR
AYET: (Ahkaf 29-32)’’ Şu vakti de hatırla ki cinlerden bir kısmını Kuran dinlesinler diye sana sevk etmiştik. Onlar Kuran dinlemeye hazır olunca birbirlerine susun dinleyin dediler.''
AYET:(Zariyat-56)’’ Ben cinleri insanları bana ibadet etsinler diye yarattım. ''CİNLER YERYÜZÜNDE BULUNURLAR
AYET:( Cin- 7)’’ Doğrusu bir takım insanlar. Cinlerin bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını arttırırlardı.
CİNLERİN MÜMİN VE KAFİRLERİ VARDIR
AYET:(Cin- 13) ‘’ Doğrusu biz cinler o hidayet rehberi olan Allah’ın peygamberini dinlediğimizde hemen ona inandık. Her kim bu suretle Rabbine iman ederse o ne hakkı eksiltmekten ne de zulme uğramaktan korkmaz.
CİNLERİ İNKAR ETMEK KURANIN AYETLERİNİ İNKAR ETMEKTİR
AYET: ( Cin 1- 2 )‘’ Ey Muhammet de ki cinlerden bir topluluğun Kuranı dinlediği bana vahyedildi. Onlar şöyle demişlerdir. Doğrusu biz doğru yola götüren, hayrete düşüren, bir Kuran dinledikte ona inandık. Biz Rabbimize ortak koşmayacağız.
PEYGAMBERİMİZ CİNLEREDE PEYGAMBER OLARAK GELMİŞTİR
AYET:(Enam- 130)’’ Ey cin ve insan topluluğu size içinizden ayetlerimi anlatan ve şu kıyamet gününün geleceğini haber verip sizi korkutan peygamber gelmedi mi?
CİNLER GAYBI (GELECEĞİ)BİLMEZLER
AYET:( Sebe-14)’’ Cinler gaybı bilemezler’’
AYET:(Şuara- 212)’’ Şüphe yok ki onlar meleklerin sözünü işitmekten kati surette yasaklanmışlardır.
CİNLER TOPRAKTAN DEĞİL ATEŞTEN YARATILMIŞTIR
AYET:(Hicr-27)’’ Cinleri daha önce çok zehirli ateşten yarattık.
CİNLERİN İNSANLARDAN FARKI
1- Cinler insanlardan önce yaratılmıştır.
2- Cinler zehirli ateş(ateşin alevi) den yaratılmıştır.
3- Cinler gözle görülmez varlıklardır.
4- Cinler ışık hızıyla hareket etme kabiliyetine sahiptirler.
5- Cinler olayları hemen öğrenir. Habere anında ulaşır.
6- Cinler bir şeyi bir yerden bir yere anında ulaştırır(ışık hızıyla)
7- Cinler çok ağır işleri, çok kısa zamanda bitirebilme kabiliyetine sahiptirler.
8- Cinlerin gecesi gündüz gündüzü ise gecedir. Gece ayaktadırlar, gündüz dinlenirler,
9- Cinler için Kaybolan bir şeyi bulmak çok kolaydır.
10- Cinler binlerce yıl yaşayabilirler.
11- Cinlerin yiyeceği her şeydir. Katı, sıvı, gaz, ne olursa yiyebilirler.
CİNLERLE İNSANLARIN BENZER ÖZELLİKLERİ
1- Cinlerinde insanlar gibi inananı ve kafiri vardır.
2- Cinlerde insanlar gibi yemek yer.
3- Cinlerde insanlar gibi giyinirler.
4- Cinlerde insanlar gibi evlenirler.
5- Cinlerde insanlar gibi çocuk sahibi olurlar.
6- Cinlerde insanlar gibi yaşlanırlar.
7- Cinlerde insanlar gibi erkek ve dişiden oluşurlar.
8- Cinlerde insanlar gibi duygulanır, ağlar, güler, sevinir, üzülür.
9- Cinlerin amirleri, memurları, kanunları, sosyal yaşamları, evleri, köyleri vardır.
10- Cinlerin insanlar gibi zengini, fakiri, sağlıklısı, hastası, engellisi vardır.
11- Cinlerde insanlar gibi doğar, büyür ve ölürler.
12- Cinlerde insanlar gibi kendilerine ve insanlara zarar verebilirler
CİNLERİN İNSANLARDAN EN ÖNEMLİ FARKI GÖRÜNMEMELERİ VE IŞIK HIZIYLA HAREKET EDEBİLMELERİDİR.
CİNLERLE KARŞILAŞMAM
Arkadaşlar cinlerin varlığı Ayeti kerime ve hadisi şeriflerle sabittir. Cini inkar eden küfre girer, dinden çıkar. Videodaki olayları izledim bir iki tanesi hariç çoğu doğru. Cinlerle ilgili benim de hatıram var. Bu anlatmış olduğumun gerçek olduğuna Allaha yemin ederim. Bazı kardeşlerimiz cin lafını bile telaffuz etmiyorlar. Üç harfli diyorlar. Halbuki sakınılan göze çöp batarmış kendi başıma gelen olayı anlattıktan sonra cinlerden hala korkmadığımı sizlerin de korkmamanız gerektiğini anlatacağım olay doğduğum büyüdüğüm yerde meydana geldi.  Cumartesi- pazar günleri bir akrabamızın fabrikasında fırın bekçiliği yapıyorum. Gündüz 3 gece 3 evimizle fabrikanın arası 2 km yayan gidip geliyorum. Gece eve dönerken birileri çok uzaktan beni çağırıyor gibi geliyor bana hemen hemen her gece oluyor bu. Sağıma soluma bakıyorum arkama bakıyorum, hiç kimseyi göremiyorum. Kafama da takmıyorum. Herhalde bana öyle geliyor diye düşünüyorum. Bir gece yine fabrikadan çıktım eve geliyorum. Fabrikadan epeyce uzaklaştım. Canım sigara içmek istedi. Elimi cebime daldım baktım sigara var ama çakmak yok sigarayı elime aldım. Geri dönmeye üşendim. Bizim evle fabrikanın tam ortasında karakol var. Karakola yaklaşmıştım zaten nöbetçi askerden alırım diye düşündüm. Karakolun önüne geldim baktım nöbetçi yok. Eve de yaklaşık 1 km kamıştı neyse eve kadar sabretmeye karar verdim. Yoluma devam ettim. Bir baktım önümde iki adam gidiyor. Onları görünce hızlandım. İllaki birinde ateş vardır diye düşündüm. Arkalarından iyice yaklaştım. Sokak lambasının altına gelmişlerdi. Tam onlara sesleneceğim sırada bir de ne göreyim. İkisinin ayakları da ters Allah Allah dedim bunlar ayaklarını nasıl böyle ters çeviriyor. Bende çevireyim bari dedim, ama ayağımın biri dönüyor öteki dönmüyordu. O zaman kafamda şimşek çaktı hemen Bismillahirrahmanirrahim dedim . Adamlar önümden aniden kayboldu. İşte o zaman çok korktum eve nasıl geldiğimi hatırlamıyorum nefes nefese eve geldim. Rahmetli annem ne oldu neden kaçıyorsun dedi. Ona durumu anlattım. Oda oğlum onlar cindi eğer onlarla konuşsaydın seni çarpacaklardı cinlenecektin dedi. O zaman bana seslenenlerde onlar mı dedim evet dedi ne var kimsin desen seni çarparlardı dedi. Ama korkmana gerek yok senin elinde besmele gibi silah oldukça sana bir şey yapamazlar dedi. Ben o günden bu güne yani 40 senedir hiç korkmadım o zamanda devam ettim gece bekçiliğine bugünde asla korkmam. Çünkü silahım işe yaramıştı. Yine karşıma çıksalar o silahla onları gene yok edeceğimi biliyorum. Bir daha da böyle bir olayla karşılaşmadım.
  CİNLER NEDEN KORKAR NE OKUYUNCA KAÇARLAR
Cinler en çok neden korkar?
Demirden korkarlar. Besmele çekmek onları uzaklaştırır. (Besmele'den çekinmeleri İslam'ın etkisiyle gelmiş bir unsurdur.)
CİNLER BİZİ GÖREBİLİRMİ?
Cinler bizi görebilirler mi
1. Kur’an’da cinlerin insanları gördüğü, insanların ise cinleri görmeyeceği konusunda açık ifadeler vardır. Buna aykırı sahih bir hadisin olduğunu düşünemiyoruz. İlgili ayetin meali şöyledir:
AYET:  “Şüphesiz şeytan ve kabilesi (cinler), sizin kendilerini görmeyeceğiniz yerlerden sizi görürler”(Araf Suresi, 7/27).
Mücahit, ve Taberi gibi alimlerin belirttiğine göre, ayette yer alan “şeytanın kabilesi”nden maksat cinlerdir. (bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).
Fakat, vurgulanan husus, cinleri kendi hakikî şekillerinde görmeme olayıdır. Çünkü, cinler Allah’ın izniyle kılık değiştirip insan veya başka bir cisim şeklinde ortaya çıkabilir ve o şekilde görülebilir. Bu konuda Peygamberimiz (a.s.m)’in şeytanı gördüğüne dair rivayetler de vardır. Ve başka insanlar da onları bu hallerinde görmüşlerdir. (bk. İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).
2. Sorudaki ifadelere rastlayamadık. Fakat, Hz. Ömer’in, üç defa bir cinnî ile güreşip onu yendiğine dair rivayetler vardır. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 9/ 70-71). Bu da insanların cinleri yenebilecek güce sahip olduğunu göstermektedir.
BİR İNSANIN CİNLENDİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Bir insana cin musallat olduğu nasıl anlaşılır?
1- Uzun süre sağa sola döner, uyumaz. Ancak iyice dinlendikten sonra uyuyabilir.
Sebepsiz baş ağrıları.
ibadet etmekle ve Allah'ı zikirde zorlanma.
Beyin yorgunluğu.
Kasılma ve sinirlenme.
Tembellik.
Herhangi bir uzuvda, doktorların sebep bulamadığı bir ağrı veya sancı
CİNLERİN EVDE OLDUGUNU NASIL ANLARIZ
Bir kişinin bulunduğu ortamda cin olduğunu anlayabilmesi için hissedebileceği emareler çok açıktır. Bulunduğunuz yerde bir anda karaltılat geçmeye başlıyorsa, bir noktaya baktığınızda bile diğer noktadaki hareketlilik gözünüze çarpıyorsa, kulağına fısıltı halinde sesler geliyorsa, birinin nefes alıp verdiğini duyuyorsanız veya bulunduğunuz yer duvarları olan bir alansa ve duvarların simetrisini kaybettiğini fark ediyorsanız o an o ortamda bir cinin var olduğunu söylemek mümkün olmaktadır.

CİNLERİN ÇEŞİTLERİ VE GÖREVLERİ
Afarid
Şeytanın diğer cinlerden olan soyudur. "Afarid", çoğul halidir. Türkçesi "ifritler" olarak bilinir, fiziki olarak ve metafizik olarak güçlüdürler. Davet edilmeleri genelde ölümle bitmese de siz onu köle edeceğim derken o sizi köle edinebilir.
Amir
Amir, tenha ve doğal yerlerde yani dağ, ormanlık ve göllerde değil de tamamen insanların yaşadığı yerlerde bulunan cinlere denir.
Bu cinler, genellikle süflî cinlerdir. Yani İslam akaidi dışında yaşayan varlıklardır ve aşırı dini taassup yüzünden de özellikle Müslüman insanlara musallat olmaktadırlar.
Ammar
Bu tür cinler genelde evlerde yaşarlar. Bu tür cinnler, bir ev de hemen hemen evde yaşayan ailenin evde ki içki ile birlikte yenen yemekler de ve Allâh’ın adının anılmadığı yemeklerde ailenin yemeklerine katılır, nadiren evin niteliğine bağlı olarak hareket ederler.
Genelde insanlara yakın yaşarlar ne etliye ne sütlüye karışırlar fakat yine doğaları gereği insanı pek sevmezler, onları rahatsız etmedikçe veya zarar vermedikçe pek varlıklarını belli etmezler. Davetlere icabet etseler de çok yalan söylediklerinden davet edenin başına ilerde illaki bir iş gelir.
Bunların çoğu İnsanların meşruiyetine girmeyerek kendi hallerinde Allâh’ın adının anılmadığı yemek ve işlemlerde insanlara katılırlar, bazıları çocuklarla oynarlar, bazıları da ev halkından rahatsız olmaları sebebiyle geceleri gürültüler, takırtılar, hışırtılar yaparak ev halkını rahatsız edip kendilerine konak etmeye çalışırlar. Bunlara bazı insanlar gürültücü ruhlar diyerek zamanında ve günümüzde poltergeist adı altında ölmüşlerin ruhlarının orada hala yaşadığını düşünmüşlerdir.
Betr
İnsanları bağırmaya çağırmaya ve asabileştirmeye uğraşan bu şeytanın emeli de çok büyüktür. Asabileşen insan bir nebze şirazeden çıkmıştır, gözü hiç bir şey görmez ağzından çıkana kontrol sahibi olamaz. Konuşulan şeyler kalp kırma ile sonuçlanacak ki insanların arası kötü olsun bundan iblis zevk duysun isteğine kavuşsun.
Dasim
Dasim; yemek şeytanı insanın yediğinde, içtiğinde bulunur. Besmelesiz yenenlerden çalar ve yenenlere istifra ederek kirletir.bu şeytanın amacı faydalandığımız yiyeceklerden çalarak ziyana uğratmak ziyanda olan insanı psikolojik açıdan yıkmak. Maddiyatı olmayanın maneviyatı olmaz düşüncesine düşürüp itaat ve taattan alıkoyarak Rabbime ters düşürücü hallere sokmak.
Demon
Aslen İngilizce şeytanlar anlamına gelse de bu ırka ait belirli bir isim yoktur. Bunun en büyük sebebi demonlar insanlara kendilerini tanrı olarak göstermeleridir, spritualist satanizm vb. dinler de hala daha bu inanış hakimdir. Demon, davetlere kolay gelir ve kibardır ama isteklerine karşı çıkarsanız size cephe alabilir. En büyük kozu ikna gücüdür, isterse size görüntüler ve seslerle kandırabilir. Asla hadim olmazlar.
El Ebyaz
Peygamberlere ve velilere musallat olanlardır. Peygamberlere hiç bir şey yapamazlar Allah indinde korunmuşlardır. Resulullah efendimizin kıbali bile yasaklanmıştır, onun suretinde gözükemezler. Fakat alimlerin meclisinde bulunarak nifak yapmaya ve akıllarını karıştırmaya çok çalışmışlardır. Çoğu zamanda muzaffer olup alim meclislerini dağıtmışlardır. Her konuda muvaffak olmaya güçleri yeter.
Ervah
Ana rahminden itibaren cenine ve doğduğundan itibaren çocukluk sürecini geçirenlere musallat olan, onları ruhsal ve bedensel yönden menfi yönde etkilemeye çalışan cinlerdendir.
Sebepsiz yere çocuğu olmayan (doktorlar tarafından çocuklarının olmaması için hiçbir tıbbi sebebin bulunamadığı açıklanan) hanımlara musallat olan cinler, bu türdendir. Ana rahmine girip cenini boğarlar ya da daha ileriki yıllarda çocuğun düşmesine sebep olurlar. Eğer fizyolojik bir sebep yoksa, bu olaydan kurtulmak Allah’ın izni ile çok kolaydır.
Gûl
Ortadoğuda ortak bir motiftir. Vahşi, acımasız ruhları ve onların kötülüklerini anlatır.[6] Genelde bir bölge içinde göçebe yaşarlar, geçtikleri her bölgede tuhaf işler zuhur eder (filan bölgeye taş yağdı, şu bölgede uluma sesleri var vs.) Genelde korkunç görünürler ama bir bölgede ikamet ederlerse o bölgeye tuhaf bir bereket gelir ama gittiklerinde adeta her şeyi kuruturlar. Genellikle "gulyabani" diyerek efsanelerde anlatılan cadılar şeklinde görünen cinlerdendir. Korkunç görüntülere girerek insanları korkutur ve istediklerini almaya çalışırlar, bazen devasa görünürler.
Hanzep/Hanzap
Hanzep; namazda ve bütün yapılan ibadetlerde vesveseyi veren, yapılmasına bir türlü engel olmaya çalışan şeytandır.[7] Görevi çok büyüktür aldığı işlerde genelde muvaffak olur.yapılacak bütün hayır işlerde insanın içine vesvese vererek engeller insanın günaha girmesinden çok zevk duyar. Dikkat etmemiz lazımdır içimizden gelen her kötü his ve vesveseler bundandır, tek amacı insanı ibadetinden uzaklaştırıp Allahın yanında kulu lekeli ve kötü göstermektir. Yapılan ibadetlerde oldu mu olmadı mı diye vesveseyi dahi verip insanı kuşkuya düşürür.
İfrit
Cinlerin en güçlülerinden olan soyut varlıklardır.
İfrit; insanın bedenine girenlerdir ve savaş başlatıp istila edenlerdendir, genelde girdiği bedenin sahibini delirtir ve cürüm hale düşürür. En büyük ameli cinselliktir ele geçirdiği beden ile ilişkiye girer veledi zina türemesini sağlar. Besmelesiz yatan insanın eşi ile paylaşımda bulunur ve yuvasını bozar elde eder.
İfritler, tehlike sınıfında en üst düzeyde olan cinlerdir. Zarar verme yönünden ölümcül sonuçlar doğurur. Kişiye hastalık verebilir, gerekirse öldürebilirler. Ancak bu durum onlar için yasaklanmıştır.(Bu yasağa uymayan kabilelerde mevcuttur)
İfritlerin, alim kişilere olan haseti bilindiğinden, eski dönem alimlerin ifritlerden korunmak için çeşitli dua ve sembolleri üzerlerinde taşıdığı bilinir. İfritler, ormanın çok sık iç kesimlerinde ve derinliklerinde yaşarlar. Yaşadıkları bölgede vahşi hayvanların ve kuşların barınamadığı söylenir. Asla kendi bölgelerinden insanların yaşadıkları kalabalık yerlere gelmezler. İnsanların kılığına girmezler ve yakın tarihte bir musallat olayları da olmamıştır.
Lietli
Lietli cinleri adını dişi cinden almışlardır. Bu dişi lietli cin son derece akıllı ve olağan üstü vesvese verir. Lietli türleri genelde vadilerde ve yüksek yerlerde yaşar. İnsanlara olan musallatları güzel bir insan gibi görünüp kandırmaktan ibarettir. Aşırı derecede uyuşukluk ve kendini bilmezlik bir hantallık yaratır. Kişi o geldiğinde dış dünyadan kopar gibi davranır. Onlar şeytandan olmasalar da onun kadar yeteneklidir bu konuda.
Marid
Maridler cinlerin genelde soylu kısımlarındandır, en tehlikeli cin kısımlarındandır, ne şeytanla ne Allah’la işleri vardır, ateistik bir halde yaşarlar. İnsanlarla iletişime geçmeyi sevmedikleri gibi davet edilirlerse ölümle sonuçlanma ihtimali çok fazladır.
Tehlike sınıfında üst düzeyde olan bu cinler, asla ritüellere gelmezler. Ancak çok ilmi konuda üst düzeyde olan, ilim ve irfan sahibi kişilere görünür, konuşurlar. Ormanda genelde bataklık kenarlarında yaşarlar.. Vahşi hayvanların ve insanların kılığına girebilirler. asla kendi bölgelerinden insanların yaşadıkları kalabalık yerlere gelmezler. Zarar verme yetkileri yasaklanmıştır.
Marid, kontrol edicidir bütün şeytanları yönlendirir çok haşmetli ve tehlikelidir. hücuma geçtiği insanlarda nefsi ele geçirmeye çalışır. Çoğu zaman hep galip gelerek insanları Allah’ın huzurunda büyük günahlara sevk ve müptela eder. Bütün şeytanlar Allah’ın huzurundan kovalandıkları için insanoğlunun düşmanıdır.
Metun/Mesit
İnsanların duydukları ile uğraşır. Hak yolunda duyulan faydalı işleri ters yöne veya unutturmaya çalışır.unutulan veya yanlış anlaşılan bilgiler insanı uçuruma sokunca çok memnun olur. Yapılan işlerde duyum çok önemlidir yanlışa düşen insan Allahın huzurunda kötü hallere bürünür. Şeytanda amacına ulaşır. Ziyanda olan insandır
Musabbar
Bu cin türü genelde mağaralarda yaşarlar. Sarp ve kayalık bölgeleri tercih ederler. Boyları ortalama 90 santimdir. Şeytanilerden olmasa da insanları sevmeyen bir cin türü olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden de insanların çok nadir gittiği uzak dağlık alanlarda yaşarlar. Toprakta ki mineraller ve yosunlarla beslenirler. Kapıp kaçmak üzerine uzmandırlar. Hızlı ve toplu şekilde hareket ederler. Bir başka türle dalaşa girecekse asla bunu yanlız yapmazlar. Teke tek kavramı yoktur onlarda. Topluca saldırırlar. Aile bağları çok güçlüdür ve asla dağılmazlar.
Müsfer
Çogul adı müsferiş olan bu cin türü genel olarak tarlalar gibi kırsal ve incir ağaçlarında yaşarlar. Boyları 140 cm olan müsferler genelde iyi karakterlidir. Çok hızlı şekil değiştirebilir ve uzun süre o büründüğü şekilde kalabilirler. İnsanların en fazla seslerini duyabildiği bu cinler hayvan ve insan sesini kullanarak bu boyutta seslerini duyurabilirler. Öyleki bir gece kapınızın önünde yada çevrenizde konuşan insanlar duyabilir yada hayvan seslerini sezebilirsiniz. Baktığınızda göremediğiniz o noktada halen seslerini duymanız mümkün. İnsanlardan rahatsızlık duymazlar ve olağan üstü bir durum yoksa zararda vermezler. İncir ağaçlarına yaklaştığınızda destur çekmeniz daha hayırlı olur. Müsferler hünanist cin türlerindendir.
Şeytan
Şeytan aslen tek bir cindir, bazıları onu kabile sansa da o asla bir kabile değildir, bir önceki konuyu hatırlarsanız, Haris ismiyle başlayan yolculuğu hangi isimle bitmişti. Şu nokta’da önemlidir ki cinler nasıl bizlere isterse görünür istemezse görünmez, şeytanda aynı şekilde hem insan hemde cinlere isterse görünür isterse görünmez.
Velhan
Velhan; suyu , ateşi , yağı, bezi, ipliği vs gibi çok kullanılan günlük yaşantımızın parçası olmuş madde ve nesneleri çok kullandırır. Müsriflikle hem insanın maddiyatını hem de manevi yönden ziyanını sağlayarak zarar verdirir.tasarruf bilmeyen insana bol malzeme kullandıracak ki her yönden zarar gördürebilsin dikkatli olmamız lazımdır. Allah bize bolca yiyip içmemizi fakat asla müsriflik etmememizi öğütler.
Vesnan
Vesnan; uyku şeytanıdır. İnsanlar uykuya dalınca hemen esareti altına alarak bütün kötülüklere vakıf kılar. Rüyasını karıştırır kötü hallerle intiza ettirerek kulun aklını karıştırmaya çabalarlar. Çoğu insan görmüş olduğu kötü rüyalar sonucunda çok kez hataya düşmüşlerdir. Okuyup kendimizi koruma altına almadan uyku haline geçersek şeytanın oyuncağı oluruz.
Zellenbur
Zellenbur; esnafa ve ticaretle uğraşanlarla hep haşır neşir olur, bozuk mal ve kötü ticaret yaptırmaya çalışır. Nedeni ticaretle uğraşana hile yaptıracak ki her şeyle insanı ziyana sokabilsin . Kul hakkı ile rabbimizin huzurunda kurtuluşa kavuşamayalım düşüncesindedir.
CİN PADİŞAHLARI İSİM VE GÖREVLERİ
Pazartesi günü
Abdullah el-Hiyem
ibni Ehlim Mürre'dir (Müreh). Tacı vardır. Çadırı yündendir ve
yardımcılarının giyimi beyazdır. Müslüman olup adını Yusuf olarak
değiştirmiştir. Mekanı Mardin'in Musaybin ilçesi olup oranın sakini ve
kralıdır. 150 cm boyunda olup elleri, olduğundan daha uzun bir görüntüye
sahiptir. İki hizmetkârı da kendisine benzer. Şimşek hızına sahiptir.
Bu cin, Hz.Muhammed'in elleri arasında bu dini kabul eden cin
padişahıdır.
Salı
günü, Mihrez el-Ahmer'dir. Tacı, altındır ve çadırı
yündendir. Yardımcılarının giyimi, kırmızıdır. İblis'in çocuklarından
biridir. Kırmızı renkte ve insan görünümündedir. İnsanlara tasallut
ettiğinde (musallat olduğunda) burunlarından kan akıtır. Kuyuları
kurutur. Ateşten yatanların çoğuna halisünasyon gösterme yeteneğine
sahiptir.
Çarşamba
günü, Burkan'dır. Tacı vardır ve çadırı yündendir.
Yardımcılarının giyimi, sarıdır
Perşembe
günü, Şemharuş'tır (Şemhurış). Tacı vardır ve çadırı
yündendir. Yardımcılarının giyimi,.beyazdır. Çok bilge bir görüntüye
sahiptir. Görüntü itibariyle insana çok benzer. Görevi; altın, hazine
vs. işlere hakimlik yapmak ve bu işleri yönetmektir.
Cuma
günü Ebyab (Ebyed) ya da Zevba'dır (Zubea). Bunun iki adı
vardır. Tacı vardır ve çadırı yündendir. Yardımcılarının giyimi
yeşildir. Ay'ın etkisindeki cin padişahıdır. Her yanı beyazdır ve
ürkütücü bir şekli vardır. Soğukkanlı bir görünümdedir. Bilgin ve akıllı
cin liderlerinden biridir. Emrinde onlarca cin hizmetkârı bulunur. Aşk
ve iki şahsı birleştirme gücüne sahiptir. Görüntü olarak ihtişamlı bir
kral görümündedir. Davetlere hemen hemen hiç cevap vermez.
Cumartesi
günü,.Meymun Ebu Nuh'tur. Tacı vardır ve çadırı
yündendir. Yardımcılarının giyimi, siyahtır. Uranüs'ün yeryüzü cini de
diyebiliriz. Görünüm olarak yaşlıdır ve elinde bir asa ile dolaşır.
Çenesinde yedi kıl vardır. Genelde kuyu kenarları ve harabe yerlerde
dolaşır. Uçma özelliğine de sahiptir. Babasının adı, Deybac Afif'tir.Pazar
günü, Ebu Abdullah Müzheb'dir. Tacı vardır ve çadırı yündendir.
Yardımcılarının giyimi beyazdır
Bu 7 padişahların emrinde toplam 378 kabile vardır. Her bir padişaha 54
kabile düşüyor ve bu kabilelerin sayını yanız Allah-u Teâlâ bilir. Bu
padişahların hükmüne girmeyen 42 kabile daha vardır. Bunlar şeytânî ve
azgın cinlerdir. Taçı altın olan Mihrez el-Ahmer, bütün kabilelere
hükmedebilir.
Diğer Cin Padişahları:
Denaheş: Gezici cinlerdendir. Tayfasındaki cinler, hayal gösterme
(halisünasyon) ve insanların aklını çelme (vesvese) gücüne sahiptirler.
Hayallerde uzman olduğundan gerçek yüzünü gören hiç olmamıştır.
Fekacin Meğmet: Davetlerde en hızlı cinlerden biridir. Hemen
hemen tüm Arapça kitaplarda ondan bahsedilir.
Kemtemin: En korkunç cin krallarından biridir.Davetlerde
genellikle korkunç bir yüze sahiptir.
Mazerin: Arap Yarımadası'ndaki dört büyük cin kralından biridir.
Savaşçı bir görüntüsü vardır. Güçlü bir ordusu vardır ve bu kralı, bir
tabutu taşır gibi tahtını omuzlayan hizmetkârlarıyla davetlere katılır.
Se'nik: Çok güçlü bir cin kralıdır. İfritlerden oluşan bir ordusu
vardır. Diktatör bir yapıya sahip olduğu gibi, kontrol edilmesi zor bir
cindir. Mekanı, Arap ülkesindeki yarımadalardır. Tahtına oturmuş, soğul
ve orta yaşlardaki bir insan görümündedir.
Teykel: Arap yarımadasının en büyü dört cin padişahından biridir.
Çok güçlü bir cin ordusuna sahiptir. Emrinin altında dağlar kadar cin
vardır. Bu cin, okült sıralamadaki 4 kaba elementten meydana gelme olup,
çıplak gözle az da olsa yoğunlaşıp kişilere görülebilir. 
CİNLERİN EVLERİ NERELERDEDİR?
Cinler hamamlarda, mezarlıklarda, pis yerlerde, ahırlarda, çöplüklerde, ıssız yerlerde, duvar deliklerinde ve ağaç kovuklarında yaşarlar.
HADİS: BİLAL BİN EL-HARİS ‘ den rivayettir :
"Bir yolculuk sırasında Resulullah'la birlikte bir yerde konakladık, defi hacet için dışarıya çıktılar. Bende peşinden ibrik götürdüm. Yanına yaklaştığımda bazı insanların birbirleriyle kavga eder gibi, ağız dalaşı yaptıklarını gösteren sesler işittim. Hiç böyle ses işitmemiştim, sonra Resulullah geri döndüler, kendisine YA Resullullah ; senin yanında bazı erkeklerin kavga seslerini duydum. Ama ağzından konuşan kimseyi görmedim, dedim.
HADİS: Rasulullah (SAV) müslüman cinler ile müşrik cinler birbirleriyle kavga edip, çekiştiler, beni aralarına hakem tayin ettiler. Kendilerini bir yerlere yerleştirmemi istediler. Ben de müslüman olan cinleri köy ve dağlara, müşrik olan cinleri de, dağlarla denizler arasına yerleştirdim buyurdular.
HADİS:   Peygamber Efendimiz(SAV) buyurdular ki; " Bana Nusaybinli cinlerden bir grup geldi, iyi cinlerdi. Benden yiyecek istediler, bende Allah'a dua ettim. Rastladıkları kemik ve tezekler onların yiyecekleri olsun.”
CİNLER İNSANLAR GİBİ EVLENİR ÇOLUK SAHİBİ OLUR YER İÇERLER ONLARIN YEMESİ KOKU İLEDİR KOKLAYARAK DOYARLAR 
Cinlerin insanlar gibi sosyal hayatları vardır. Onların da düğünleri, şenlikleri, toplantıları, seminerleri, konferansları vardır. Üreyip çoğalırlar. Yerler, içerler. Fakat onların yeyip içmeleri, koku duyusuyladır. Nefsani olarak doyarlar. Ayrıca cinlerin para kuru soğan ve sarımsak kabuğudur. Bunlar kesinlikle yakılmayacaktır. Aksi halde cinlerin hışmına uğrarsınız, yani zarar görürsünüz
CİNLER NE YER NE İÇER
CİNLER KOKU İLE DOYAR SEVDİKLERİ KOKU PİŞMİŞ PİLAV KOKUSU,KEMİK ARTIĞI,ET KOKUSU, KAN,İRİN,HAYVAN PİSLİĞİ VVE SİGARA KOKUSU EN SEVDİLERİ KOKULARDIIR
Cinler ne yerler, ne içerler:
Onların beslenme şekilleri kokudur, enerji varlıklar oldukları için bizim gibi yemek yemezler. Pişmiş pilav kokusuna bayılırlar. Ayrıca kemik artığı et kokusu en sevdikleri kokulardır. 
HADİS: Kim sofraya oturduğunda “Besmele” çekmezse yemeğini kâfir cinlerle paylaşır. Peygamberimiz (S.A.V):: “Özellikle et yemeği yediğiniz zaman elerinizi mutlaka yıkayın, yoksa yağlı elleri yalarlar.” buyurmuşlardır. Sigara dumanını çok severler. Kâfir olanları, kan, irin, hayvan pisliği kokularını çok sever
NERELERDE YAŞAR HANGİ MEKANLARI SEVERLER
Nerelerde yaşarlar, hangi mekânları severler:
En çok mezarlıklarda yaşarlar, Harabe, ıssız yerleri severler, namaz kılınmayan evlerde, pis ve Kur'ân okunmayan evler mekânlarıdır. Çok pis insanları çok severler. Özellikle pis insanların kokularına bayılırlar. Peygamberimiz (S.A.V): “Her kim evine girerken ‘Bismillâh' demezse bilsin ki evine iblisle birlikte girer.” buyurmuştur. Kim yatağa besmelesiz girerse onunla birlikte yatarlar. Onlar da şöyle der: “Hem barınacak yer buldum, hem doyacak sofra buldum, hem de yatacak yatak buldum” . Herşeyin başı besmeledir. Evlerde en çok banyo ve tuvalette bulunurlar. Tuvalete girince özellikle Allah'ı hatırlatırlar. Mü'min cinler camilerde, mü'min evlerde barınırlar. Evlerde mü'min cinlerin bulunması iyidir. Çünkü onlar zülmanilere karşı koruma görevi yaparlar. Hamamlar, çöplükler, ağaç dipleri en çok barındıkları yerlerdir. Kâinatın her tarafı onlarla doludur, bütün evler onların mekânıdır. Müslüman kişilerin evinde müslüman cinler vardır. Kâfir kişilerin evinde kâfir cinler vardır. Nusaybin cinleri çok meşhurdur. İlk defa da müslüman olanlar Kâbe cinleridir.
CİNLER İNSAN BEDENİNE YERLEŞİRMİ?
İnsan bedeninde de barınırlar m: Kâfir cinler insan bedenini sahiplenirler. Bir insan bedenini sahiplendiler mi boğazda yalıya yerleşmiş gibi sevinirler. Orada çok rahat ederler. O kişinin ağzını, gözünü, beynini, kalbini kullanırlar. Çıkmak zorunda kalınca da, anne kucağından koparılıyormuş gibi bağırırlar.
CİNLER KAÇ YIL YAŞARLAR
Ömürleri ne kadardır :
Ömürleri çok uzundur. Sahâbe zamanından bugüne kadar yaşayan cinler vardır. 1000, 1500 sene ömürleri vardır.
CİNLER NASIL YAŞAR NASL ÖLÜRLER
Nasıl yaşarlar nasıl ölürler:
Evlenirler, çoluk çocuk sahibi olular, ölürler. Ticarî bir kaygıları yoktur. İnsan artıkları ile beslendikleri için çalışma gibi bir durumları yoktur. Eğlenirler, düğün yaparlar, konferanslar verirler. Çok güzel besteler yaparlar. Onların da canını Azrail (A.S). alır. Bizlerle birlikte cennet veya cehenneme gireceklerdir.
BÜTÜN HAYVANLAR VE  MÜSLÜMAN CİNLER ALLAHI ZİKREDER HAYVANLARIN CANINI AZRAİL ALMAZ ECELLERİNDEN ÖLÜRLER 
Hayvanların canını kim alır: Allah yarattığı hayvansal âlemi anadan doğduğu günden ecel gününe kadar sayısal bir zikir sayısı ile sınırlamıştır. O bittiği zaman otomatikman ölüm gerçekleşir. Bütün hayvanlar Allah'ı zikrederler. Cinler de öyledir.
KAFİR CİNLER İN EVİMİZE  GİRMEMESİ İÇİN NE YAPMALIDIR?
Evimize kafir cinlerin girmemesi için nelere dikkat etmeliyiz: Evlerimizin temiz olmasına çok dikkat etmemiz lâzım. Evimizde Kur'ân okunacak, zikir yapılacak, bunu da duvarlar duyacaktır. Mümkünse gülsuyu evin her tarafına sıkılacaktır. Bu kokuya dayanamaz, kaçarlar. Tuvalet ve banyolarda olabildiğince az kalmak lâzımdır. Orada da insanı oyalarlar, gusül aldım mı almadım mı diye evham verirler. Hiç bir şey yapamazlarsa vesvese ile insanı mutsuz ederler.
CİNLER KİMLERE MASALLAT OLUR NELERDEN HİÇ HOŞLANMAZLAR?
Kimlere musallat olurlar:
Özellikle kendi yolundakilerle uğraşmazlar; ama kendi yolundan biri Allah yoluna girerse ona çok musallat olurlar. Ümitsiz, mutsuz, korkak kimselerin zayıf bir anını kolaylayıp, çok rahat bedenlerine girip o bedeni kendi bedenleri gibi kullanırlar. Cinler nelerden hiç hoşlanmazlar: Kâfir cinler Yâsin'i, ezanı ve tekbiri hiç sevmezler. Bunu duydukları anda zangır zangır titrerler. Namaz anını hiç sevmezler, secde anında çok azap çekerler, çırpınırlar. Kur'ân okunan evleri hiç sevmezler. Çünkü o zaman Rahmâniler gelir. Rahmânilerin olduğu yerde zülmanîler barınamazlar. Allah sohbetine hiç dayanamaz ve hemen oradan kaçarlar
CİNLER BESMELE ÇEKEN ABDESTLİ OLANDAN KAÇARLAR
Cinlerden korunma yolu nelerdir: En önemlisi koruma kalkanının altına girmektir. Allah'ın başlarının üzerine emrinden bir ruh yerleştirdiklerinin içine hiçbir cin girip onu sahiplenemez. Her zaman abdestli dolaşmak lâzımdır. Her zaman “Besmele” çekmeyi alışkanlık haline getirmemiz lâzımdır.
CİNLER İNSANLARLA EVLENİRMİ ÇOCUKLARI OLURMU EVET
Cin âlemindekilerle evli olanlar var mıdır: Eğer bir insan gece yarısı kan ter içinde uyanıyorsa, çok yorgun ve bitkin ise bu, o insanın o âlemden birisi ile evli olduğuna işarettir. Eğer cinler âleminden bir kadın bizim âlemden bir erkek ile evliyse ve bu durumu kabul etmişse o erkeğin hayatı boyunca o cinden kurtulması imkânsızdır. O kişiye her türlü kötülüğü yaparlar, dünyasını karartırlar.
CİNLİ OLANIN BİR  İNSANIN CİNİ ÇIKARTILABLİRMİ? EVET
Kimler insanı cinlerden kurtarabilir, cini vücuttan çıkartabilir:
Bu tedaviyi yapabilen kişi, mutlaka havas ilmine vakıf, Allah'tan nusret, bağlı olduğu mürşidinden himmet alan bir kişi olmalıdır. Ses ve görüntü alabilmelidir (Gönül gözü, gönül kulağı açık olmalıdır). Mürşidi ile rabıtalı olmalıdır. Mürşidinin “başla” sesini duyup tedaviye öyle başlayacak bir kişi gerçek anlamda manevî tedavi yapabilir.
KİŞİ CİNLENDİĞİNİ NASIIL ANLAR
Kişi, kendi içinde cin olup olmadığını nasıl anlayabilir: Sabahları çok zor uyanıyorsa, namazlarda çok vesvese oluyorsa, abdest anında akla hayale gelmeyen vesveseler geliyorsa, eşiyle çok şiddetli geçimsizliği varsa, eşinin yüzünü bir anda değişik görüyorsa, gözleri kan çanağı gibi kırmızıysa, sol kolda uyuşmalar oluyorsa, bunlar bariz belirtilerdir. Eğer gece geç vakitlerde yorgun uyanıyorsa, banyoda, tuvalette çok uzun kalıyorsa, ani sinirlenmeleri varsa, yatakta çok sağa sola dönüyorsa, uykuda dişlerini gıcırdatıyorsa, eşine karşı sebepsiz soğuksa, bir anda kendini kaybediyorsa, bir anda kramp şeklinde ağrı giriyorsa, bir anda uyku basıyorsa, iki ayrı insan gibi farklı kişilikler sergiliyorsa, mutlak surette bu o kişinin bedenin içinde cin olduğunu gösterir.
CİNLERİ EVDEN UZAK TUTMAK İÇİN NE OKUNUR
Cinleri evimizden uzak tutmak için ne yapmamız lâzım: Şu âyetin sıkça okunması lâzımdır: “La ilahe illâlahû vahdehu la şerike lehul mülkü şerike hamdü ve hüve âla küllü şey in kadir”. Bu âyet günde 100 defa okunur. Allah Resûlün'e 100 den az olmamak şartı ile salâvat getirilir. Yedi dükkân süprüntüsü ile tütsüsü yapılır, her tarafa gül suyu serpilir. Kur'ân'ı açıp sesli olarak evde dinlediğiniz zaman evde bir tane kâfir cin barınamaz. Rahmâni melaikeler siz yatak odanıza girdiğiniz zaman odadan içeri girmezler, kapıda beklerler. Sadece kâfir cinler girer. Sebebi eşler arasında soğukluğu oluşturmaktır.
YATAKTA CİNLERDEN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALIDIR
Gece yatakta cinlerden korunmak için ne yapmalıyız: Yatağa yatınca 21 Besmele çekilir, 3 Fatiha, 3 İhlâs, 3 Felâk, 3 Nas, 3 Ayet-el Kürsi okunur. Ve 21 Besmele ile kapatılır. O zaman ona ne bir cin, ne bir karabasan yaklaşamaz. Bu bir zırhtır. Sabaha kadar sizi korur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder