Yorgunluğun, uykusuzluğun veya ruhsal gerginliğin arttığı zamanlarda esneme gelebilir; büyük bir ihtimal, şeytan bizim bu hallerimizden istifade etmek ve bizi yanlışa sevk etmek üzere bir kez daha fırsat kolluyordur, bize yaklaşmıştır.
Bu durumda bizzat esnemeyi hiç de günah saymamalı; vücudun normal bir refleksi ve tepkisi olarak kabul etmeli ve şeytanın şerrinden Allah’a sığınmalıdır.
Ancak esneme esnasında nezaketen biraz derli toplu olmalı; ağzı mümkün mertebe el ile kapatmalı; gereken adaba uyulmalıdır.
Ayrıca esnemeye neden olacak durumlardan sakınmaya çalışmalıyız.
Bu kısa bilgiden sonra detaya gelince:
Esneme, Arapça’daki tesâüb kelimesinin karşılığı olup hadislerde ve ahlak kitaplarında gerek zihnen gerekse bedenen tembellik, gevşeklik ve dikkatsizliğin tezahürü sayılmış ve tasvip edilmeyen bir davranış olarak değerlendirilmiştir.
Özellikle büyükler karşısında veya bir topluluk içinde esnemek görgü kurallarına aykırı kabul edilmiş, ibadet sırasında esnemek de ibadet adabına uygun görülmemiştir.
Alimler, “Esnemek şeytandandır.” (Buhârî, Edeb, 125; Müslim, Zühd, 56) anlamındaki hadisi açıklarken, burada esnemeye yol açan tembellik, usanma, bıkkınlık, uyuşukluk gibi ciddiyetle bağdaşmayan veya gaflet işareti olan hallerin insana yakışmadığına dikkat çekilmek istendiğini belirtirler.
Zebîdî, esnemenin genellikle bedene ağırlık çökmesinin bir sonucu olduğunu, bunun da çoğunlukla tıka basa yiyip içmekten ileri geldiğini, bundan dolayı söz konusu hadiste esnemenin şeytana nisbet edildiğini ifade eder. (Tâcü’l-ʿârûs, “s̱ʾeb” md.)
Hadisin devamında geçen, “Biriniz esnediği vakit şeytan ona güler.” şeklindeki açıklamada da yine gaflet halinin kötülenmek istendiği belirtilir.
Hadislerde bir yandan esnemenin ve esnemeye yol açan hallerin önlenmesi tavsiye edilirken, bir yandan da buna engel olamayan kimsenin esneme sırasında eliyle ağzını kapatması öğütlenmiştir. (Buhârî, Edeb, 125, 128; Müslim, Zühd, 56-58)
Bu tavsiyenin, esneme sırasındaki hoş olmayan görünüşü gizlemeyi amaçladığı açıktır.
Ayrıca bu hadiste, esnerken ağzı el veya mendille perdelemek suretiyle vücuda mikrop girmesini yahut vücuttan dışarıya mikrop saçılmasını önleme amacının da güdüldüğü, bu bakımdan söz konusu hadisin Tıbb-ı Nebevî açısından önem taşıdığı düşünülebilir.
Nitekim esneme ile birlikte şeytanın vücuda girdiğini ifade eden hadisteki (Müsned, 3/37) şeytan kavramıyla, esnerken vücuda girme ihtimali bulunan mikroplar arasında zararlı olmaları açısından bir ilişki kurulmak istenmiştir.
Esnemek, genelde çok yemekten, midenin dolu olmasından ve bedenin ağırlaşmasından meydana gelir. Yani esnemeye biz sebep oluyoruz. Mesela çok yiyip göbek bağlamak da uygun değil. (Göbeği ben bağlamadım) denmez. Göbekli olmaya biz sebep olduk. Esnemeye de biz sebep oluyoruz.
İkincisi, esnemenin kendisi değil, ağzı açarak esnemek mekruhtur. Esneme gelince esnemeyi yok etmeye çalışmalı.
Dudağı ısırıp mani olmaya çalışmalı. Böyle yapamayan, sol elin arkası ile ağzını kapatmalı. Böyle yapılırsa esnemek mekruh olmaz.
İkincisi, esnemenin kendisi değil, ağzı açarak esnemek mekruhtur. Esneme gelince esnemeyi yok etmeye çalışmalı.
Dudağı ısırıp mani olmaya çalışmalı. Böyle yapamayan, sol elin arkası ile ağzını kapatmalı. Böyle yapılırsa esnemek mekruh olmaz.
Namazda ve namaz dışında, ağzını açarak esnemek mekruhtur. Esnemek midenin dolu olmasından ve bedenin ağırlaşmasından meydana gelir. Dudağı ısırarak mani olmaya çalışmalıdır. Böyle yapamayan, namazda kıyamdayken sağ elin; diğer rükünlerde ve namaz dışında ise sol elin arkasıyla ağzını kapatmalıdır. Üç hadis-i şerif meali:
HADİS: (Allahü teâlâ esnemeyi sevmez.) [Buhari]
HADİS: (Esnerken ağzınızı kapatın.) [Müslim]
HADİS: (Esnemek şeytandandır.) [Buhari]
Her esneme şeytandan değildir. Yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde de sinirsel esnemeler olur. Peygamberler esnemekten mahfuzdur.
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Esnemeyi def etmenin çaresi, peygamberlerin hiç esnemediklerini hatırlamak ve hemen salevat-ı şerife getirmektir. Kuduri “rahmetullahi aleyh”, (Biz bunu defalarca tecrübe ettik ve doğruluğunu gördük) buyuruyor. Biz de tecrübe ettik ve doğru olduğunu gördük. (Redd-ül-muhtar)
ESNEMENİN NEDENLERİ NELERDİR?
Hadis-i şerifte şeytandan geldiğine dikkat çekilen esneme, genellikle çok yiyip içmek, karnı tıka basa doldurmak, hareketsizlik ve uyku hâlinin öne geçmesi gibi durumlardan kaynaklanır. Ayrıca esnemeye sebep olan durumlardan her biri şeytanın hoşlandığı işlerdir. Bu sebeple esnemek uygun bir davranış değildir. Mümkün mertebe önüne geçilmesi, her şeye rağmen engellenemediği durumlarda ise ağzın el ile kapatılması gerekir.
NAMAZDA ESNEMEMEK İÇİN NE YAPMALI?
Gaflet sebebiyle meydana gelen esnemeden kurtulmanın değişik yolları vardır. Özellikle namazda esnememek için şu hususlara dikkat etmek lâzımdır:Tuvalet âdâbına riâyet etmek,
Her namaz için yeni bir abdest almak,
İftitah tekbiri alırken elinin tersiyle masivayı arkaya attığının farkında olmak,
Eûzü besmeleyi şuurlu bir şekilde söylemek.
HADİS: (Allahü teâlâ esnemeyi sevmez.) [Buhari]
HADİS: (Esnerken ağzınızı kapatın.) [Müslim]
HADİS: (Esnemek şeytandandır.) [Buhari]
Her esneme şeytandan değildir. Yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde de sinirsel esnemeler olur. Peygamberler esnemekten mahfuzdur.
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Esnemeyi def etmenin çaresi, peygamberlerin hiç esnemediklerini hatırlamak ve hemen salevat-ı şerife getirmektir. Kuduri “rahmetullahi aleyh”, (Biz bunu defalarca tecrübe ettik ve doğruluğunu gördük) buyuruyor. Biz de tecrübe ettik ve doğru olduğunu gördük. (Redd-ül-muhtar)
ESNEMENİN NEDENLERİ NELERDİR?
Hadis-i şerifte şeytandan geldiğine dikkat çekilen esneme, genellikle çok yiyip içmek, karnı tıka basa doldurmak, hareketsizlik ve uyku hâlinin öne geçmesi gibi durumlardan kaynaklanır. Ayrıca esnemeye sebep olan durumlardan her biri şeytanın hoşlandığı işlerdir. Bu sebeple esnemek uygun bir davranış değildir. Mümkün mertebe önüne geçilmesi, her şeye rağmen engellenemediği durumlarda ise ağzın el ile kapatılması gerekir.
NAMAZDA ESNEMEMEK İÇİN NE YAPMALI?
Gaflet sebebiyle meydana gelen esnemeden kurtulmanın değişik yolları vardır. Özellikle namazda esnememek için şu hususlara dikkat etmek lâzımdır:Tuvalet âdâbına riâyet etmek,
Her namaz için yeni bir abdest almak,
İftitah tekbiri alırken elinin tersiyle masivayı arkaya attığının farkında olmak,
Eûzü besmeleyi şuurlu bir şekilde söylemek.
Arapça’daki tesâüb kelimesinin karşılığı olup hadislerde ve ahlâk kitaplarında gerek zihnen gerekse bedenen tembellik, gevşeklik ve dikkatsizliğin tezahürü sayılmış ve tasvip edilmeyen bir davranış olarak değerlendirilmiştir. Özellikle büyükler karşısında veya bir topluluk içinde esnemek görgü kurallarına aykırı kabul edilmiş, ibadet sırasında esnemek de ibadet âdâbına uygun görülmemiştir.
Âlimler,
Âlimler,
HADİS: “Esnemek şeytandandır” (Buhârî, “Bedʾü’l-ḫalḳ”, 11, “Edeb”, 125; Müslim, “Zühd”, 56) anlamındaki hadisi açıklarken burada esnemeye yol açan tembellik, usanma, bıkkınlık, uyuşukluk gibi ciddiyetle bağdaşmayan veya gaflet işareti olan hallerin insana yakışmadığına dikkat çekilmek istendiğini belirtirler. Zebîdî, esnemenin genellikle bedene ağırlık çökmesinin bir sonucu olduğunu, bunun da çoğunlukla tıka basa yiyip içmekten ileri geldiğini, bundan dolayı söz konusu hadiste esnemenin şeytana nisbet edildiğini ifade eder (Tâcü’l-ʿarûs, “s̱ʾeb” md.). Hadisin devamında geçen, HADİS: “Biriniz esnediği vakit şeytan ona güler” şeklindeki açıklamada da yine gaflet halinin kötülenmek istendiği belirtilir.
HADİS: Hadislerde bir yandan esnemenin ve esnemeye yol açan hallerin önlenmesi tavsiye edilirken bir yandan da buna engel olamayan kimsenin esneme sırasında eliyle ağzını kapatması öğütlenmiştir (Buhârî, “Edeb”, 125, 128; Müslim, “Zühd”, 56-58). Bu tavsiyenin, esneme sırasındaki hoş olmayan görünüşü gizlemeyi amaçladığı açıktır. Ayrıca bu hadiste, esnerken ağzı el veya mendille perdelemek suretiyle vücuda mikrop girmesini yahut vücuttan dışarıya mikrop saçılmasını önleme amacının da güdüldüğü, bu bakımdan söz konusu hadisin tıbb-ı nebevî açısından önem taşıdığı düşünülebilir. Nitekim esneme ile birlikte şeytanın vücuda girdiğini ifade eden hadisteki (Müsned, III, 37) şeytan kavramıyla esnerken vücuda girme ihtimali bulunan mikroplar arasında zararlı olmaları açısından bir ilişki kurulmak istenmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder