pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: CAİZMİDİR

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

CAİZMİDİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CAİZMİDİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2025 Pazartesi

MUSKA BULUNDURMAK CAİZMİDİR

 

NUSKA TAŞIMAK CAİZMİDİR

MUSKA BULUNDURMAK CAİZMİDİR
Muska kullanmak caiz midir?
Muska; hastalık, göz değmesi, afetten korunmak veya kurtulmak gibi amaçlarla insanların yanlarında taşıdıkları, içinde bazı âyet, hadis ve duaların yazılı bulunduğu metindir. Çoğunlukla koruyucu bir malzemeye sarılı olarak kullanılır.
Korku ve nazardan korunmak, bazı hastalıklardan şifa bulmak için dua etmek, Kur’ân-ı Kerîm’den âyetler okumak, caizdir (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 9 [5007]; Müslim, Selâm, 65-66 [2201]; İbn Mâce, Tıb, 35-36 [3517-3525]). Âyet ve dua gibi metinlerin bir şeye yazılıp insanların bedenlerine asılması veya iliştirilmesi konusunda Hz. Peygamber’den bir rivâyet yoktur. Ancak Abdullah b. Amr, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) “Sizden biriniz uykuda korkarsa ‘Allah’ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden, eksikliği olmayan Allah’ın sözlerine sığınırım.’ desin. O takdirde, hiçbir şey ona zarar vermez.” buyurduğunu bildirmiş ve kendisi de bu duayı temyiz çağına gelen çocuklarına öğretip, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp boyunlarına asmıştır (Ebû Dâvûd, Tıb, 19 [3893]; Tirmizî, De‘avât, 94 [3528]).
Bazı âlimler, Kur’ân-ı Kerîm’den âyetlerin yazılıp muska yapılarak takılmasında bir sakınca görmemektedir (Şâfiî, el-Ümm, 7/241; Zeylaî, Tebyîn, 1/58). Bununla birlikte muskadan medet umma, onu koruyucu olarak algılama, Allah’tan (c.c.) beklenilecek şeyleri muskadan bekleme gibi olumsuzluklara sebep olacaksa muska kullanılması caiz değildir. Bu bağlamda insanların duygularını istismar edenlere karşı da uyanık olunmalıdır.
Din İşleri Yüksek Kurulu
İSLAMDA MUSKA VE RUKYE (KURAN OKUYUP ÜFLEME CAİZDİR
MUSKA: bazı hastalıkları ,kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan veya üstte taşınan üçgen şeklinde katlanmış yazılı kağıda denir. Muskaya HAMAİL de denir.
MUSKA KULLANMAK VE YAZMAK CAİZ MİDİR?
Diyanet tarafından muska kullanmanın caiz olup olmadığına ilişkin yapılan açıklama şu şekildedir:
RESULULLAH(SAV) BUYURDU KORKUDAN NAZARDAN KORUNMAK BAZI HASTALIKLARDAN ŞİFA BILMAK İÇİN KURAN AYETLERİ OKUMAK CAİZDİR
HADİS: Korkudan, nazardan korunmak, bazı hastalıklardan şifa bulmak için dua etmek, Kur’an-ı Kerim’den âyetler okumak, caizdir (Buhârî, Fedâilü’l-Kur’an, 9; İbn Mâce, Tıb 35-36).
RESULULLAH(SAV) BUYURDU SİZDEN BİRİNİZ UYKUDA KORKARSA ALLAHIN GAZABINDAN KULLARIN VE ŞEYTANIN ŞERRİNDEN ALLAHA SIĞINIRIM DESİN O TAKDİRDE HİÇBİR ŞEY ONA ZARAR VERMEZ
HADİS:Abdullah b. Ömer, Hz. Peygamberin (s.a.s.) “Sizden biriniz uykuda korkarsa ‘Allah’ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden, eksikliği olmayan Allah’ın sözlerine sığınırım.’ desin. O takdirde, hiçbir şey ona zarar vermez.”
buyurduğunu bildirmiş ve Abdullah b. Amr’ın da bu duayı temyiz çağına gelen çocuklarına öğretip temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp boyunlarına astığını rivayet etmiştir (Ebû Dâvûd, Tıb, 19).
Bazı fıkıh kaynaklarında, Kur'an-ı Kerim’den âyetler yazılıp muska yapılarak takılmasında sakınca görmeyen âlimler bulunduğu belirtilmektedir (el-Fetâva’l-Hindiyye, V, 435).
Bununla birlikte, muskadan medet umma, onu koruyucu olarak algılama, Allah’tan beklenilecek şeyleri muskadan bekleme gibi olumsuzluklara sebep olacaksa muska kullanılması caiz değildir.
MUSKANIN CAİZ OLMA ŞARTLARI
1- İçine ayetlerin hadislerin ve duaların yazılması
2- Gelecek faydanın muskadan değil Allahtan olduğuna inanılması
3- Muskayı yazanın sırf Allah rızası için yazması, her ne şekilde olursa olsun muskayı yazan kişi para paarlığı yapmamalıdır . ancak yaptıran hediye olarak el emeği olarak kendi arzusu ile verirse o başka hediye vermek ve almak sünnettir.
ALLAH(CC) BUYURDU AYETLERİMİZİ AZ BİR KARŞILIKLA SATMAYIN HAKKI BATILA KARIŞTIRMAYIN HAKKI GİZLEMEYİN
AYET: (Bakara, 41-42)"Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden korkun. Hakkı bâtıl ile karıştırmayın, bilip dururken hakkı gizlemeyin."
ALLAH(CC) BUYURDU İNSANLARDAN KORKMAYIN BENDEN KORKUN AYETLERİMİZİ AZ BİR BEDEL KARŞILIĞINDA SATMAYIN
AYET: (5/Mâide, 44)"İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir."
Muska, bazı hastalık ve âfetlerden koruduğuna ya da bunları giderdiğine inanılarak üstte taşınan, suda eritilerek içilen veya yakılıp tütsülenen yazılı kâğıdı ifade eder.
Muskacılıkta muska yazan hocanın, muskaya malzeme teşkil eden yazı ve nesnelerin veya kendisi için muska hazırlanan kişinin etkinliği söz konusudur.
“Ocakçılık” diye bilinen yöntem birincisine,
muska için yazılan âyetler ve esmâ-i hüsnâ, muskanın yazıldığı kâğıt, mürekkep, mahfaza, tarih ve saati ikincisine,
hakkında muska yazılan kişiyle ilgili astrolojik veriler üçüncüsüne örnektir.
Muska değişik yöntemlerle hazırlanmakta olup ilki kâğıt vb. nesneler üzerine âyet ve dualarla ilâhî isimlerin, melek veya efsanevî kişi adlarının, tılsımlı sözlerin, İbrânîce, Süryânîce ve Keldânîce yazıların yazılması, insan veya hayvan figürleri ve yıldız işaretlerinin çizilmesi suretiyle hazırlanan muskalardır.
İkincisi yapılış amacına uygun düşen âyet, dua, isim vb.nde geçen harflerin ifade ettiği rakam değerlerinin (ebced hesabı) belli bir usulle karelere yerleştirilerek şekiller (vefk) oluşturulması biçimindedir.
Kadim kültürlerdeki inanca göre ebced harfleriyle sayılar arasında gizli bir ilişki bulunmaktadır ve her harf tanrıya veya semavî güçlerden birine tekabül etmektedir. Dolayısıyla harflere yüklenen sayı değerleri kullanılarak elde edilen ebced hesabı sırrî varlıklar dünyasıyla (meselâ cinler) ilişki kurmanın bir yolu olarak düşünülmüştür.
Ebcedde yer alan yirmi sekiz harfin ilk dokuzuna 1’den başlamak üzere tek hâneli, ondan sonra gelen onuna 10’arlı, daha sonra gelen onuna 100’erli değerler yüklenir, böylece son harfe 1000 değeri verilir. Meselâ insanları bir araya getirmek için “yâ câmi‘”,
vesvese ve evhama kapılanları iyileştirmek için “es-selâm”,
işlerin açılması ve iyi gitmesi için “yâ fettâh”,
rızkın çoğalması için “yâ rezzâk” isminden;
insanları kötülüklerden korumak için Âyetü’l-kürsî, Muavvizeteyn gibi sûrelerle çeşitli şifa âyetlerinden,
bir şahsı celbetmek için onun ve annesinin adıyla bir araya getirilmesi istenen kişinin ve annesinin adlarından bir vefk oluşturulur.
Bu amaçla misk ve za‘ferandan yapılmış güzel kokulu mürekkep kullanılır.
Muskalar üçgen, dörtgen, kalp ve silindir biçiminde katlanarak en az üç kat olmak üzere muşambaya sarılıp dikildikten sonra boyuna veya koltuk altına asılır ya da belden yukarı ve ön tarafta elbisenin görünmeyen bir yerinde taşınır.
Bazı yörelerde üçgen şeklindekilere MUSKA, dikdörtgen ve silindir biçiminde olanlara “MUTLAK” denilir. Üçgen iki muskanın birbirine geçmesinden altıgen şeklinde muskalar elde edilir.
Üzerinde Âyetü’l-kürsî, Fâtiha, İsrâ ve Kalem sûreleriyle “karınca duası” yazılı olan muskalara “BOYLAMA”,
Allah’ın bin bir ismini kapsayan ve kötülüklerden korunmada mânevî bir zırh kabul edilene “CEVŞEN”, omuzdan bele doğru çapraz olarak asılana “HAMAYİL”
(hamâil, hamaylı), yazıları küçültülmüş dualardan oluşan kitapçık şeklindekine “EN AM” adı verilir. Muska karşılığında Kuzey Afrika’da “hırz”, Doğu Arabistan’da “hamâye, hâfız, ûze” gibi kelimeler kullanılır.
MUSKA NERELER İÇİN YAPILIR
1-)genellikle büyünün bozulması,
2-)iki kişi arasında muhabbet sağlanması,
3-)eşleri birbirine ısındırma ,
4-)kısmetin açılması;
5-)sebebi belirsiz korku, baş ve karın ağrısı, sara gibi hastalıkların tedavisi;
6-)zararlı hayvanlardan, eşkıya ve zorbalardan korunma,
7-)ziraat ve ticaretin hareketlendirilmesi gibi amaçlarla yapılır.
6- Küçük çocuklara muska yazmak caizdir. Nitekim hadisi şerifte
RESULULLAH (SAV) ZAMANINDA NUSKA ÇOCUKLARIN BOYNUNA ASILIRDI
HADİS ; Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı (Ebu Davııd, Nesâî, Tirmizî
KOCASININ KENDİSİNİ SEVMESİ VE EZİYET ETMEMESİ İÇİN KADINA MUSKA YAZMAK CAİZDİR
RESULULLAH (SAV) BUYURDU KARI KOCAYI BİRBİRİNE ISINDIRMAK İÇİN NUSKA YAZMAK CAİZDİR
HADİS-Kocasının sevmesi ve kendisine eziyet etmemesi için, bir kadına, Kuran-ı kerimden ve Selef-i salihinin bildirdikleri dualardan muska yazmak, karşılık olarak bir şey istememek şartıyla caizdir. (Fetava-yı hadisiyye)
NAYLONLA SARILMIŞ MUSKAYLA BANYOYA VE TUVALETE GİRİLEBİLİR
RESULULLAH (SAV) BUYURDU AYETİ KERİME VE DUA YAZILI MUŞAMBA NAYLON GİBİ SU GEÇİRMEZ BİR ŞEYE SARILI OLARAK CÜNÜPTE TAŞIR TUVALATE VE BANYOYADA GİRİLİR
HADİS: -Âyet-i kerime ve dua yazılı muskayı muşamba, naylon gibi su geçirmez şeylere sarılı olarak cünübün bile taşıması ve helâya girmesi caizdir. (Halebi, Dürr-ül-muhtar)
RESULULLAH (SAV) BUYURDU HASTANIN ŞİFA İÇİN KURAN OKUMASI VEYA KAĞIDA YAZIP MUSKA OLARAK TAŞIMASI YAHUT OKUNMUŞ SU İÇİLMESİ SUYU AĞRIYAN YERE SÜRMESİ CAİZDİR
HADİS:- Hastanın ve hayvan sokanın, şifa için Kuran-ı kerim okuması veya kâğıda yazıp muska olarak taşıması yahut tas içinde ıslatıp bu suyu içmesi, bu suyla ağrıyan yeri yıkaması caizdir. Meşru olan meşhur dualarla muska yapmak ve üzerinde taşımak caizdir. (Hindiyye)
MUSKA YAZMAK VE TAŞIMAK SUYA VE KİŞİYE OKUYUP ÜFLEMEK CAİZDİR
RESULULLAH (SAV) A BİR KÖYLÜ GELDİ CİN ÇARPMASINDAN AĞIR HASTA İDİ RESULULLAH AYATİ HIRZ DENİLEN AYETLERİ OKUYUP HASTAYA ÜFLEDİ HASTA HEMEN İYİ OLUP KALKTI
HADİS: Eshab-ı kiramdan Übeyyübni Ka’b radıyallahü anh diyor ki:
Resulullahın yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. (Hastalığı nedir?) diye sorulunca, cin çarpması dedi. Resulullah, (Kardeşini buraya getir) buyurdu. Kardeşi gelip oturdu. Resulullah [âyât-ı hırz olarak bilinen] âyetleri okuyup hastaya üfledi. Hemen iyi olup, kalktı. (Beyheki, Hakim)
RESULULLAH (SAV) OKUDUĞU VE TAVSİYE ETTİĞİ HIRZ AYETLERİ
HIRZ CİN VE ŞEYTANIN ŞERRİNDEN KORUNMAK HASTALIK VE MUSİBET GİBİ RAHATSIZLIKLARDAN KURTULMAK DEMEKTİR BU AYETLEREDE HIRZ AYETLERİ DENİR HIRZ AYETLERİ ŞUNLARDIR
Hırz ayetleri Kur'an-ı Kerim'deki sırasıyla şunlardır:
- Fâtiha suresi,
- Bakara suresi: 1-5; 163,164; 255-257 ve 285, 286. ayetler,
- Âl-i İmrân suresi: 18,19. âyetten sadece: "İnneddîne indellâh-il-islâm" kısmı, 26, 27, 154. ayetler,
- En'âm suresi: 17. ayet,
- A'râf suresi: 54-56. ayetler,
- Tevbe suresi: 51,128 ve 129. ayetler,
- Yunûs suresi: 107. ayet,
- Hûd suresi: 56. ayet,
- İbrahim suresi: 12. ayet,
- İsrâ suresi: 43, 110 ve 111. ayetler,
- Mü'minûn suresi: 116-118. ayetler,
- Ankebût suresi: 60. ayet,
- Rûm suresi: 17 ve 18. ayetler,
- Fâtır suresi: 2. ayet,
- Yasin suresi: 83. ayet,
- Saffât suresi: 1-11 (ilk on bir ayet), 180-182. ayetler,
- Feth suresi: 27-29. ayetler,
- Rahmân suresi: 33-36. ayetler,
- Hadîd suresi: 1-5 (ilk beş) ayetler,
- Haşr suresi: 21-24. ayetler,
- Cin suresi: 1-6 (ilk altı) ayetler,
- Burûc suresi: 20-22. ayetler,
- İhlâs suresi,
- Felak ve Nâs sûreleri.
Bu ayetler cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı korunmak için yedi gün okunur ve bu âyetleri kişi üzerinde taşıyabilir.
PEYGAMBERİMİZ NUSKA YAPILMASINA İZİN VERMİŞTİR
RESULULLAH (SAV) HZ ENES ANLATIYOR ZEHİRE KARŞI GÖZ DEĞMESİNE KARŞI NEMLE KURDUNA KARŞI RUKYE YAPMAMIZA MÜSAADE ETTİ
HADİS: 3993 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize, zehire karşı, göz değmesine karşı, nemle kurduna karşı rukye yapmamıza ruhsat tanıdı."
Müslim, Selam 58, (2196); Ebu Davud, Tıbb 18, (3889); Tirmizi, Tıbb 15, (2057).
RESULULLAH (SAV) BUYURDU RUKYE GÖZ DEĞMESİNE VEYA ZEHİRE VEYA KESİLMEYEN KANA KARŞI YAPILIR
HADİS3994 - Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Rukye göz değmesine veya zehire veya kesilmeyen kana karşı yapılır" denmiştir.
Ebu Davud, 18, (3889).
RESULULLAH (SAV) BUYURDU RUKYE NAZARA KARŞI VEYA ZEHİRE SOKMAYA KARŞI VARDIR
HADİS3995 - Yine Ebu Davud'un Sehl İbnu Huneyf'ten yaptığı bir diğer rivayetinde: "Rukye nefse (insana değen gözden), veya zehire veya sokmaya karşı vardır."
Ebu Davud, Tıbb 18, (3888).
PEYGAMBERİMİZİN AĞRISI OLANLARIN OKUYACAĞI DUAYI ÖĞRETMESİ
RESULULLAH (SAV) BUYURDU RESULULLAH HUMMAYA VE BÜTÜN AĞRILARA KARŞI ULU ALLAHIN ADIYLA KANLA KABARAN HER BİR DAMARDAN VE ATEŞ HARARETİNİN ŞERRİNDEN BÜYÜK ALLAHA SIĞINIRIM
HADİS3996 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, hummâ'ya ve bütün ağrılara karşı şu duayı okumamızı öğretmişti: "Bismillahi'l-Kebiri eûzü billâhi'l-Azimi min külli ırkın na'arın ve min şerri harri'n nâr." "Ulu Allah'ın adıyla, kanla kabaran her bir damardan ve ateş harâretinin şerrinden büyük Allah'a sığınırım."
Tirmizi, Tıbb 26, (2076).
PEYGAMBERMİZİN HASTAYA OKUDUĞU DUA
RESULULLAH (SAV) KENDİNE HASTA GELDİĞİ ZAMAN EY İNSANLARIN RABBİ ACIYI GİDER ŞİFA VER SEN ŞAFİSİN SENİN ŞİFANDAN BAŞKA ŞİFA YOKTUR SENDEN HİÇBİR HASTALIĞI HARİÇ TUTMAYAN ŞİFA İSTİYORUM DİYE DUA EDERDİ
HADİS3997 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hastaya geldiği veya kendisine bir hasta getirildiği zaman şu duayı okurdu: "Ey insanların Rabbi, acıyı gider, şifa ver, sen Şafisin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Senden hiçbir hastalığı hariç tutmayan şifa istiyoruz."
Tirmizi, Da'avat 122, (3560). Rivayet Buhari'de Hz. Aişe'den gelmiştir. Marda 20, Tıbb 39.
RESULULLAH (SAV) SABİT İBNÜ KAYS HASTALANINCA BANA ŞU DUAYI OKUDU EY İNSANLARIN RABBİ SABİTİTEN ACIYI KALDIR DEDİ SONRA TOPRAK ALARAK BARDAĞA KOYDU ÜZERİNE SU KOYUP NEFES ETTİ SONRA SU İLE KARIŞAN TOPRAĞI ÜZERİME SERPTİ
HADİS3998 - Sabit İbnu Kays İbni Şemmâs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm, ben hasta iken yanıma gelip şu duayı okudu: "Ey insanların Rabbi! Sabit İbni Kays İbni Şemmas'tan acıyı kaldır." Sonra (Medine'nin) Buthan (nam vadi)den toprak alarak bir kadehe koydu, üzerine su döküp nefes etti, sonra (su ile karışan bu toprağı) üstüme serpti."
Ebu Davud, Tıbb 18, (3885).
RESULULLAH (SAV) CİNLERDEN VE NAZARDAN KORUNMAK İÇİN MUAVEZETAYN SURELERİNİ OKURDU
HADİS3999 - Ebu Sâ'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cinlerden ve insanın göz (değmes)inden (çeşitli dualar okuyarak) Allah'a sığınırdı. Muavvizeteyn (Nas ve Felak sureleri) nazil olunca bu iki sureyi esas aldı, diğerlerini terketti."
Tirmizi, Tıbb 16, (2059); İbnu Mace, Tıbb 33, (3511).
CEBRAİLİN PEYGAMBERMİZİN HASTALIĞINDA ONA OKUDUĞU DUA
RESULULLAH (SAV) HASTA İKEN CEBRAİL(AS) GELDİ VE SENİ ALLAHIN ADIYLA SANA EZA VEREN BÜTÜN HASTALIKLARA KARŞI BÜTÜN KÖTÜ NEFİS VE HASETCİ GÖZLERE KARŞI SANA OKUYORUM
HADİS4000 - Yine Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Cibril aleyhisselam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına geldi ve: "Ey Muhammed, hasta mısın? diye sordu. "Evet!" cevabını alınca, Cibril aleyhisselam şu duayı okudu: "Bismillahi erkîke, min külli dâin yü'zîke ve min şerri külli nefsin ev aynin hâdisin. Allahu yeşfike, bismillahi erkîke. (Seni Allah'ın adıyla, sana eza veren bütün hastalıklara karşı, bütün kötü nefis ve hasedci gözlere karşı sana okuyorum. Allah sana şifa versin, ben Allah'ın adıyla sana dua ediyorum)."
Müslim, Selam 40, (2186); Tirmizi, Cenaiz 4, (972)
PEYGAMBERİMİZİN TAVSİYE ETTİĞİ BAŞKA DUA.
RESULULLAH (SAV) BUYURDU SİZDEN KİM HASTALANIRSA ŞU DUAYI OKUSUN EY HUZURU SENAVATİ DOLDURAN RABBİM SENİN İSMİN MUKADDESTİR SENİN EMRİN ARZ VE SEMADADIR TIPKI RAHMETİN SEMADA OLDUĞU GİBİ ARZADA RAHMETİNDEN GÖNDER VE BİZZİM GÜNAHLARIMIZI VE HATALARIMIZ AFFET SEN BÜTÜN İYİ KİMSELERİN RABBİSİN BU AĞRIYI RAHMETİNDEN BİR RAHMET ŞİFANDAN BİR ŞİFA İNDİR İYİLEŞTİR
HADİS4001 - Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh'ın anlattığına göre, kendisine bir adam gelerek idrar tutukluğuna yakalandığını söyledi. O da adama: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan şöyle söylediğini işittim" dedi: "Sizden kim hastalanırsa şu duayı okusun: "Rabbunâ'llahu'llezi fi's-semâî tekaddese ismüke, emrüke fi's-semâî ve'l-ardı kema rahmetike fi's-semâî fec'al rahmeteke fi'l-ardı. Vegfir lenâ hûbenâ ve hatâyânâ. Ente Rabbu't-tayyıbîn. Enzil rahmeten min rahmetike ve şifâen min şifâike ala hâza'l vec'i fe yebreu. (Ey huzuru semavatı dolduran Rabbim! Senin ismin mukaddestir. Senin emrin arz ve semadadır, tıpkı Rahmetin semada olduğu gibi. Arza da rahmetinden gönder ve bizim günahlarımızı ve hatalarımızı affet. Sen (kötü söz ve fiillerden kaçınan) bütün iyi kimselerin Rabbisin. Bu ağrıya, Rahmetinden bir rahmet, şifandan bir şifa indir, iyileşsin."
(Ebu'd-Derda radıyallahu anh, adama) bu duayı okumasını emretti. O da okudu ve iyileşti."
Ebu Davud, Tıbb 19, (3892).
RESULULLAH (SAV) HASTA SAHABİYE ELİNİ ARIYAN YERİNE KOY VE ŞU DUAYI OKU DEDİ 3 KERE Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere,( "Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru )BESMELEDEN SONRA YEDİ KERE BEDENİMDE ÇEKMEKTE OLDUĞUM ŞU HASTALIĞIN ŞERRİNDEN ALLAHA SIĞINIRIM DİYECEKSİN
HADİS: 4002 - Osman İbnu Ebi'l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku!" buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere, "Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru." "Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum" diyecektim.
Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teâla hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım."
Müslim, Selam 67-(2202); Muvatta, Ayn 9, (2, 942); Ebu Davud, Tıbb 19, (389); Tirmizi, Tıbb 29, (2081)
MUSKA YAZMAK YAZDRMAK ÜZERİNDE TAŞIMAK CAİZDİR HARAM OLAN BUNUN TİCARETİNİ YAPMAKTIR PAZARLIK OLMADAN EL EMEĞİ KARŞILIĞINDA HEDİYE VERMEK CAİZDİR
Sonuç olarak Muska yazmak, yazdırmak, taşımak caizdir. Haram olan bunun ticaretini yapmaktır. Muska yazan asla para muhabbeti yapmaz ancak nuskayı yazdıran gönlünden geçtiği kadar el emeği ve hediye olarak vermesinde sakınca yoktur. Çünkü hediye alıp vermek sünnettir.
Abdullah b. Amr b. el-As (radıyallahu anh) diyor ki: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendilerine korkuya karşı şu sözleri öğretirdi:
RESULULLAH (SAV) BUYURDU BELANIN İNMESİNDEN ÖNCEDE SONRADA MUSKANIN TAKILMASINDA MAHZUR YOKTUR
“HADİS: Belanın inmesinden önce de sonra da Kur’an’dan olan muskanın takılmasında bir mahzur yoktur.”
(Deylemi, el-Firdevs, V, 202, Hadis no: 7950
Atâ’ın, boynuna muska veya Kur’an takılı olan adetli hanım için şunu söylediği rivayet edilmiştir:
RESULULLAH (SAV) BUYURDU EĞER NUSKADA AYET VE DUA VARSA ONU ASABİLİRSİN
HADİS:“Eğer muska Allah’ın kitabından veya Rasûlullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) gelen bir şeyden ise, gücün yettiği kadar onu as ve onunla şifa dile” dedi.
Bunun üzerine ben de dedim ki: “Şu duayı dördüncü günde geri dönen sıtma hastalığına karşı yazayım mı?”
O da: “Evet” dedi.
DUA ŞUDUR
“Bismillahirrahmanirrahim. Allah’ın adıyla, Allah’ın yardımıyla Muhammed de Allah’ın peygamberidir.
Ey Cebrâîl’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi, Sen bu yazının sahibine kendi çârenle, kuvvetinle, azametinle şifa ver. Sen hak olan ilahsın. Âmin.”
(İbnu’l-Kayyim, “Zadu’l-Mead”, II, 166)
RESULULLAH (SAV) BUYURDU SAHABE NUSKAYI TAVSİYE EDERDİ
HADİS: İbnu’l-Kayyim diyor ki: “Ahmed b. Hanbel, Aişe’den (radıyallahu anha) ve başkalarından muska hakkında kolaylık tanıdıklarını söylemiştir.
AHMET BİN HANBEL MUSKA TAKMAKTA MAHZUR YOK DEMİŞTİR
HADİS: Ahmed b. Hanbel’e, bela geldikten sonra muska takılması sorulmuş: “Umarım ki bunda bir mahzur olmasın” demiştir.
SAHABEDEN ABDULLAH BİN AHMETİN BABASI KORKMUŞ VE SITMAYA YAKALANMIŞ OLANLARA MUSKA YAZARDI
HADİS: Hallâl demiştir ki: Abdullah b. Ahmed bize anlatarak dedi ki: “Ben babamın korkmuş ve sıtmaya yakalanmış kimse için muska yazdığını gördüm.”
SAHABEDEN EBU ABDULLAH NUSKA YAZIP ARKADAŞINA GÖNDERMİŞTİR
HADİS: Mervezi diyor ki: “Ebû Abdullah’a, benim sıtmaya yakalandığım haberi ulaşmış. O da benim için sıtmaya karşı Muhammed b. Bakır’ın yukarıda izin verdiği duayı bir kâğıt parçasına yazıp gönderdi.” (İbnu’l-Kayyim, “Zadu’l-Mead”, II, 166)
RESULULLAH (SAV) BUYURDU EY TÜM İNSANLARIN RABBİ BU SIKINTIYI GİDER SENİN ŞİFANDAN BAŞKA ŞİFA YOKTUR DİYE DUA ETMEN SANA YETER
HADİS: "Ey tüm insanların Rabb'i (olan Allah'ım. Benden) bu sıkıntıyı gider, (yegâne) şifa verici sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. (Bana) hiç hastalık bırakmayacak bir şifa ver" diyerek dua etmen sana yeter.
(Buhari, Merzâ, 20, 38, 40; Muslim, Selâm 46-49; Ebu Davud, Tıb, Bab 17, Hadis no : 3883; Tirmizî, Da'avât 111; İbn Mâce, Cenâiz 46, tıb 19, 36, 39; Ahmed b. Hanbel, IV, 259, VI, 44, 45, 50, 108, 109, 114, 120, 125, 126, 127, 131, 208, 261, 278, 280)
İbn Hacer el-Askalanî, alimlerin şu üç şartın bulunmasıyla rukyenin caiz olacağı üzerinde görüş birliği içerisinde olduklarını bildirmektedir:
ŞU 3 ŞART OLURSA RUKYE CAİZDİR
a) Allah Teala'nın kelamıyla (âyetlerle), isimleri veya sıfatlarıyla olması;
b) Arap diliyle veya başka bir dille, anlaşılır olacak şekilde yapılması;
c) Yapılan rukyenin bizzat faydasının dokunduğuna değil, umulan faydanın Allah Teâlâ tarafından gönderildiğine inanılması (Fethul-Barî, X, 206).
.Hz. Aişe (r.anh)'dan rivâyet edilen bir hadis-i şerifte şöyle denilmektedir:
RESULULLAH (SAV) YATAĞA DÜŞTÜĞÜ ZAMAN İHLAS FELAK VE NAS SURELERİNİ OKUYARAK AVUCUNA ÜFLEDİ VE SONRA ELLERİYLE YÜZÜNÜ VE VUCUDUNUN ELİNİN YETİŞTİĞİ HER TARAFINI MESHETTİ
HADİS:"Rasûlüllah (s.a.s) son hastalığında muavvizeteyni okuyup kendisine üflüyordu. Hastalığı ağırlaştığı zaman onları okuyarak üzerine üflüyor ve onların bereketi için elini meshediyordum." (Buharî, Tıb, 32; Müslim, Selâm, 51-52)
Yine Hz. Aişe (r.anh) Rasûlüllah (s.a.s)'ın hastalığından bahsederken şunları söylemektedir:
RESULULLAH (SAV) YATAĞA DÜŞTÜĞÜ ZAMAN İHLAS FELAK VE NAS SURELERİNİ OKUYARAK AVUCUNA ÜFLEDİ VE SONRA ELLERİYLE YÜZÜNÜ VE VUCUDUNUN ELİNİN YETİŞTİĞİ HER TARAFINI MESHETTİ
HADİS: "Rasûlüllah (s.a.s) yatağa düştüğü zaman, İhlas süresi ve Mu'avvizeteyn'in tamamını okuyarak avucuna üfledi ve sonra elleriyle yüzünü ve vücudunun elinin yetiştiği her tarafını meshetti." (Buharî, Tıb, 39).
RESULULLAH (SAV) BUYURDU ALLAHIM HASTALIĞI GİDER ŞİFA VER ŞİFA VEREN SENSİN
HADİS. Rasûlüllah (s.a.s)'ın hastalanan bazı kimselere, Mu'avvizeteyn okuyup, onları sağ eliyle meshettiği ve peşinden de şöyle söylediği rivâyet edilmektedir:
"Ey insanların Rabbi olan Allah'ım hastalığı gider; buna şifa ver. Şifa veren yalnız sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hastalık bırakmayan şifa ver." (Buhari, Tıb, 37).
RESULULLAH (SAV) BUYURDU SİZDEN HER KİM KARDEŞİNE FAYDA VERMEYE GÜÇ GETİRİRSE ONA FAYDALI OLSUN
HADİS: Ya Rasûlüllah! Biz bir tür rukye yapardık ve onunla akrep sokmalarına karşı korunurduk.
" Rasûlüllah; "Ona dönün onda bir kötülük görmüyorum. Sizden her kim kardeşine fayda vermeye güç yetirirse ona faydalı olsun." (Müslim, Selam, 63)
MUSKA: bazı hastalıkları ,kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan veya üstte taşınan üçgen şeklinde katlanmış yazılı kağıda denir. Muskaya HAMAİL de denir. Arapçada muskaya RUKYE denir.
MUSKANIN CAİZ OLMA ŞARTLARI
1- İçine ayetlerin hadislerin ve duaların yazılması
2- Gelecek faydanın muskadan değil Allahtan olduğuna inanılması
3- Muskayı yazanın sırf Allah rızası için yazması, her ne şekilde olursa olsun muskayı yazan kişi para istememelidir. ancak yaptıran hediye olarak el emeği olarak kendi arzusu ile verirse o başka hediye vermek ve almak sünnettir.
AYETLERİ PARA İÇİN MENFAAT İÇİN OKUYAN VEYA YAZANLAR KÜFRE GİRMİŞTİR DOLAYISI İLE MENFAAT İÇİN NUSKA YAZAN KÜFRE GİRMİŞ OLUR
AYET: "Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden korkun. Hakkı bâtıl ile karıştırmayın, bilip dururken hakkı gizlemeyin." (2/Bakara, 41-42)
AYET: "İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir." (5/Mâide, 44)
Görüldüğü gibi ayetleri okuma veya yazma karşılığında menfaat, çıkar sağlamak tehlikelidir.
Muska, bazı hastalık ve âfetlerden koruduğuna ya da bunları giderdiğine inanılarak üstte taşınan, suda eritilerek içilen veya yakılıp tütsülenen yazılı kâğıdı ifade eder. Muskacılıkta muska yazan hocanın, muskaya malzeme teşkil eden yazı ve nesnelerin veya kendisi için muska hazırlanan kişinin etkinliği söz konusudur. “Ocakçılık” diye bilinen yöntem birincisine, muska için yazılan âyetler ve esmâ-i hüsnâ, muskanın yazıldığı kâğıt, mürekkep, mahfaza, tarih ve saati ikincisine, hakkında muska yazılan kişiyle ilgili astrolojik veriler üçüncüsüne örnektir. Muska değişik yöntemlerle hazırlanmakta olup ilki kâğıt vb. nesneler üzerine âyet ve dualarla ilâhî isimlerin, melek veya efsanevî kişi adlarının, tılsımlı sözlerin, İbrânîce, Süryânîce ve Keldânîce yazıların yazılması, insan veya hayvan figürleri ve yıldız işaretlerinin çizilmesi suretiyle hazırlanan muskalardır. İkincisi yapılış amacına uygun düşen âyet, dua, isim vb.nde geçen harflerin ifade ettiği rakam değerlerinin (ebced hesabı) belli bir usulle karelere yerleştirilerek şekiller (vefk) oluşturulması biçimindedir. Kadim kültürlerdeki inanca göre ebced harfleriyle sayılar arasında gizli bir ilişki bulunmaktadır ve her harf tanrıya veya semavî güçlerden birine tekabül etmektedir. Dolayısıyla harflere yüklenen sayı değerleri kullanılarak elde edilen ebced hesabı sırrî varlıklar dünyasıyla (meselâ cinler) ilişki kurmanın bir yolu olarak düşünülmüştür. Ebcedde yer alan yirmi sekiz harfin ilk dokuzuna 1’den başlamak üzere tek hâneli, ondan sonra gelen onuna 10’arlı, daha sonra gelen onuna 100’erli değerler yüklenir, böylece son harfe 1000 değeri verilir. Meselâ insanları bir araya getirmek için “yâ câmi‘”, vesvese ve evhama kapılanları iyileştirmek için “es-selâm”, işlerin açılması ve iyi gitmesi için “yâ fettâh”, rızkın çoğalması için “yâ rezzâk” isminden; insanları kötülüklerden korumak için Âyetü’l-kürsî, Muavvizeteyn gibi sûrelerle çeşitli şifa âyetlerinden, bir şahsı celbetmek için onun ve annesinin adıyla bir araya getirilmesi istenen kişinin ve annesinin adlarından bir vefk oluşturulur. Bu amaçla misk ve za‘ferandan yapılmış güzel kokulu mürekkep kullanılır. Muska hazırlanmasındaki üçüncü yöntem, Ca‘fer es-Sâdık’a nisbet edilen risâlede görüldüğü gibi yıldıznâme veya falnâme usulüdür. Bu yöntemde önce Arap alfabesinin işaret ettiği sembolik anlamlardan oluşan falnâmeler ve her birinin yazılışının etkili sayıldığı vakit ve saat cetvelleri düzenlenir, daha sonra bunlar bir torbaya konularak çekilir. Çıkan her harfin sembolize ettiği anlama göre hüküm çıkarılır.
Muskalar üçgen, dörtgen, kalp ve silindir biçiminde katlanarak en az üç kat olmak üzere muşambaya sarılıp dikildikten sonra boyuna veya koltuk altına asılır ya da belden yukarı ve ön tarafta elbisenin görünmeyen bir yerinde taşınır. Bazı yörelerde üçgen şeklindekilere muska, dikdörtgen ve silindir biçiminde olanlara “mutlak” denilir. Üçgen iki muskanın birbirine geçmesinden altıgen şeklinde muskalar elde edilir. Aynı zamanda yahudilerin de sembolü olan altı köşeli yıldızın Hz. Süleyman’ın mührü olduğu ve muskacılıkta özel bir etkisinin bulunduğu kabul edilir. Muskanın özellikle Bektaşîler’de Hz. Fâtıma’nın eli kabul edilen pençe-i Âl-i abâ şeklinde de düzenlendiği görülür. Üzerinde Âyetü’l-kürsî, Fâtiha, İsrâ ve Kalem sûreleriyle “karınca duası” yazılı olan muskalara “boylama”, Allah’ın bin bir ismini kapsayan ve kötülüklerden korunmada mânevî bir zırh kabul edilene “cevşen”, omuzdan bele doğru çapraz olarak asılana “hamayil” (hamâil, hamaylı), yazıları küçültülmüş dualardan oluşan kitapçık şeklindekine “en‘âm” adı verilir. Muska karşılığında Kuzey Afrika’da “hırz”, Doğu Arabistan’da “hamâye, hâfız, ûze” gibi kelimeler kullanılır. Muskalar taşıyanın durumuna göre farklı mahfazalar içinde saklanır ve güçlü kuvvetli, yakışıklı, güzel insanlarla saralı, inmeli, cinler tarafından çarpılmış hastalara, ayrıca gösterişli at, koç, inek gibi hayvanlara takılır.
Muskalar genellikle büyünün bozulması, iki kişi arasında muhabbet sağlanması, eşleri birbirine ısındırma veya soğutma, kısmetin açılması; sebebi belirsiz korku, baş ve karın ağrısı, sara gibi hastalıkların tedavisi; kıymetli şeylerin çalınmaktan korunması, yitiklerin bulunması; zararlı hayvanlardan, eşkıya ve zorbalardan korunma, ziraat ve ticaretin hareketlendirilmesi gibi amaçlarla yapılır. Muskanın nazara karşı korunmak için takılması da söz konusudur.
Kültürel bir miras olan muska ve muskacılık, ilâhî dinlerde önemli bir yere sahip bulunan duanın yozlaşmış şekli yahut hastalık ve kötülüklerle sebepleri arasında doğru ilişki kuramayan ilkel toplulukların bir yanılgısıdır. Câhiliye Arapları gizli güçlerin etkisini gidermek ve nazardan korunmak için boyunlarında “tebgîz, nüfre, tencîs, temîme, nüşre, azâim, ta‘vîz (ûze), tevele, hasûme” gibi adlar verilen muskalar taşıyor, hastaların başını veya ağrıyan organını tutarak okuyup üfleyen kâhin ve büyücülerin onlara sıhhat vereceğine inanıyorlardı. Câhiz, cinleri istihdam ederek (azâim) büyü yapan veya yapılan büyüleri bozan kişilerden söz eder (Kitâbü’l-Ḥayevân, II, 186). Cevâd Ali ise Araplar’ın en çok tevele (muhabbet) ve nüfre (nefret) muskaları yaptırdıklarını bildirir (el-Mufaṣṣal, VI, 739-756).
KÜÇÜK ÇOCUKLARA MUSKA YAZMAK CAİZDİR
6- Küçük çocuklara muska yazmak caizdir. Nitekim hadisi şerifte
HADİS: Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: Allah'ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden, eksikliği olmayan Allah'ın sözlerine sığınırım." O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez."
HADİS ; Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı (Ebu Davııd, Nesâî, Tirmizî
KOCASININ KENDİSİNİ SEVMESİ VE EZİYET ETMEMESİ İÇİN KADINA MUSKA YAZMAK CAİZDİR
HADİS-Kocasının sevmesi ve kendisine eziyet etmemesi için, bir kadına, Kuran-ı kerimden ve Selef-i salihinin bildirdikleri dualardan muska yazmak, karşılık olarak bir şey istememek şartıyla caizdir. (Fetava-yı hadisiyye)
NAYLONLA SARILMIŞ MUSKAYLA BANYOYA VE TUVALETE GİRİLEBİLİR
-Âyet-i kerime ve dua yazılı muskayı muşamba, naylon gibi su geçirmez şeylere sarılı olarak cünübün bile taşıması ve helâya girmesi caizdir. (Halebi, Dürr-ül-muhtar)
- Hastanın ve hayvan sokanın, şifa için Kuran-ı kerim okuması veya kâğıda yazıp muska olarak taşıması yahut tas içinde ıslatıp bu suyu içmesi, bu suyla ağrıyan yeri yıkaması caizdir. Meşru olan meşhur dualarla muska yapmak ve üzerinde taşımak caizdir. (Hindiyye)
NUSKA YAZMAK VE TAŞIMAK SUYA VE KİŞİYE OKUYUP ÜFLEMEK CAİZDİR
HADİS: Eshab-ı kiramdan Übeyyübni Ka’b radıyallahü anh diyor ki:
Resulullahın yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. (Hastalığı nedir?) diye sorulunca, cin çarpması dedi. Resulullah, (Kardeşini buraya getir) buyurdu. Kardeşi gelip oturdu. Resulullah [âyât-ı hırz olarak bilinen] âyetleri okuyup hastaya üfledi. Hemen iyi olup, kalktı. (Beyheki, Hakim)
PEYGAMBERİMİZ(SAV) ZAMANINDA MUSKA YAPILMIŞTIR
3992 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Beni Amr İbni Hazm'a yılana karşı rukye yapma ruhsatı tanıdı. Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birkilkte otururken bizden bir kimseyi akrep soktu. Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü, buna rukye yapayım mı?" diye sordu. "Sizden kim kardeşine faydalı olabilecekse hemen olsun" buyurdular."
Müslim, Selam 60-61, (2198, 2199).
PEYGAMBERİMİZ NUSKA YAPILMASINA İZİN VERMİŞTİR
HADİS: 3993 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize, zehire karşı, göz değmesine karşı, nemle kurduna karşı rukye yapmamıza ruhsat tanıdı."
Müslim, Selam 58, (2196); Ebu Davud, Tıbb 18, (3889); Tirmizi, Tıbb 15, (2057).
HADİS3994 - Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Rukye sadece göz değmesine veya zehire veya kesilmeyen kana karşı yapılır" denmiştir.
Ebu Davud, 18, (3889).
HADİS3995 - Yine Ebu Davud'un Sehl İbnu Huneyf'ten yaptığı bir diğer rivayetinde: "Rukye sadece nefse (insana değen gözden), veya zehire veya sokmaya karşı vardır."
Ebu Davud, Tıbb 18, (3888).
PEYGAMBERİMİZİN AĞRISI OLANLARIN OKUYACAĞI DUAYI ÖĞRETMESİ
HADİS3996 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, hummâ'ya ve bütün ağrılara karşı şu duayı okumamızı öğretmişti: "Bismillahi'l-Kebiri eûzü billâhi'l-Azimi min külli ırkın na'arın ve min şerri harri'n nâr." "Ulu Allah'ın adıyla, kanla kabaran her bir damardan ve ateş harâretinin şerrinden büyük Allah'a sığınırım."
Tirmizi, Tıbb 26, (2076).
PEYGAMBERMİZİN HASTAYA OKUDUĞU DUA
HADİS3997 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hastaya geldiği veya kendisine bir hasta getirildiği zaman şu duayı okurdu: "Ey insanların Rabbi, acıyı gider, şifa ver, sen Şafisin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Senden hiçbir hastalığı hariç tutmayan şifa istiyoruz."
Tirmizi, Da'avat 122, (3560). Rivayet Buhari'de Hz. Aişe'den gelmiştir. Marda 20, Tıbb 39.
HADİS3998 - Sabit İbnu Kays İbni Şemmâs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben hasta iken yanıma gelip şu duayı okudu: "Ey insanların Rabbi! Sabit İbni Kays İbni Şemmas'tan acıyı kaldır." Sonra (Medine'nin) Buthan (nam vadi)den toprak alarak bir kadehe koydu, üzerine su döküp nefes etti, sonra (su ile karışan bu toprağı) üstüme serpti."
Ebu Davud, Tıbb 18, (3885).
HADİS3999 - Ebu Sâ'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cinlerden ve insanın göz (değmes)inden (çeşitli dualar okuyarak) Allah'a sığınırdı. Muavvizeteyn (Nas ve Felak sureleri) nazil olunca bu iki sureyi esas aldı, diğerlerini terketti."
Tirmizi, Tıbb 16, (2059); İbnu Mace, Tıbb 33, (3511).
CEBRAİLİN PEYGAMBERMİZİN HASTALIĞINDA ONA OKUDUĞU DUA
HADİS4000 - Yine Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Cibril aleyhisselam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına geldi ve: "Ey Muhammed, hasta mısın? diye sordu. "Evet!" cevabını alınca, Cibril aleyhisselam şu duayı okudu: "Bismillahi erkîke, min külli dâin yü'zîke ve min şerri külli nefsin ev aynin hâdisin. Allahu yeşfike, bismillahi erkîke. (Seni Allah'ın adıyla, sana eza veren bütün hastalıklara karşı, bütün kötü nefis ve hasedci gözlere karşı sana okuyorum. Allah sana şifa versin, ben Allah'ın adıyla sana dua ediyorum)."
Müslim, Selam 40, (2186); Tirmizi, Cenaiz 4, (972)
PEYGAMBERİMİZİN TAVSİYE ETTİĞİ BAŞKA DUA.
HADİS4001 - Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh'ın anlattığına göre, kendisine bir adam gelerek idrar tutukluğuna yakalandığını söyledi. O da adama: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan şöyle söylediğini işittim" dedi: "Sizden kim hastalanırsa şu duayı okusun: "Rabbunâ'llahu'llezi fi's-semâî tekaddese ismüke, emrüke fi's-semâî ve'l-ardı kema rahmetike fi's-semâî fec'al rahmeteke fi'l-ardı. Vegfir lenâ hûbenâ ve hatâyânâ. Ente Rabbu't-tayyıbîn. Enzil rahmeten min rahmetike ve şifâen min şifâike ala hâza'l vec'i fe yebreu. (Ey huzuru semavatı dolduran Rabbim! Senin ismin mukaddestir. Senin emrin arz ve semadadır, tıpkı Rahmetin semada olduğu gibi. Arza da rahmetinden gönder ve bizim günahlarımızı ve hatalarımızı affet. Sen (kötü söz ve fiillerden kaçınan) bütün iyi kimselerin Rabbisin. Bu ağrıya, Rahmetinden bir rahmet, şifandan bir şifa indir, iyileşsin."
(Ebu'd-Derda radıyallahu anh, adama) bu duayı okumasını emretti. O da okudu ve iyileşti."
Ebu Davud, Tıbb 19, (3892).
HADİS: 4002 - Osman İbnu Ebi'l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku!" buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere, "Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru." "Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum" diyecektim.
Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teâla hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım."
Müslim, Selam 67-(2202); Muvatta, Ayn 9, (2, 942); Ebu Davud, Tıbb 19, (389); Tirmizi, Tıbb 29, (2081).
Sonuç olarak Muska yazmak, yazdırmak, taşımak caizdir. Haram olan bunun ticaretini yapmaktır. Muska yazan asla para muhabbeti yapmaz ancak nuskayı yazdıran gönlünden geçtiği kadar el emeği ve hediye olarak vermesinde sakınca yoktur. Çünkü hediye alıp vermek sünnettir.
İSLAMDA MUSKA
MUSKA: bazı hastalıkları ,kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan veya üstte taşınan üçgen şeklinde katlanmış yazılı kağıda denir. Muskaya HAMAİL de denir. Arapçada muskaya RUKYE denir.
MUSKANIN CAİZ OLMASI
1- İçine ayetlerin hadislerin ve duaların yazılması
2- Anlaşılır şekilde yazılmış olması
3- Gelecek faydanın muskadan değil Allahtan olduğuna inanılması
4- Muska karşılığında herhangi bir ücret verilmemesi
5- Muskayı yazanın sırf Allah rızası için yazması, her ne şekilde olursa olsun muskayı yazan çıkar sağlarsa Allahın ayetini parayla sattığı için küfre girmiş olur. Nitekim
AYET: "Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden korkun. Hakkı bâtıl ile karıştırmayın, bilip dururken hakkı gizlemeyin." (2/Bakara, 41-42)
AYET: "İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Âyetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın.Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir." (5/Mâide, 44)
Görüldüğü gibi ayet okuma veya yazma karşılığında menfaat, çıkar sağlayan kişi dinden çıkmış olur.
6- Küçük çocuklara muska yazmak caizdir. Nitekim hadisi şerifte
HADİS: Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: Allah'ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden, eksikliği olmayan Allah'ın sözlerine sığınırım." O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez."
Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı (Ebu Davııd, Nesâî, Tirmizî
-Kocasının sevmesi ve kendisine eziyet etmemesi için, bir kadına, Kuran-ı kerimden ve Selef-i salihinin bildirdikleri dualardan muska yazmak, karşılık olarak bir şey istememek şartıyla caizdir. Ne olduğu bilinmeyen şeyleri yazmak, okumak ve kendisine okutmak, bunları muska yapmak haramdır. (Fetava-yı hadisiyye)
-Âyet-i kerime ve dua yazılı muskayı muşamba, naylon gibi su geçirmez şeylere sarılı olarak cünübün bile taşıması ve helâya girmesi caizdir. (Halebi, Dürr-ül-muhtar)
- Hastanın ve hayvan sokanın, şifa için Kuran-ı kerim okuması veya kâğıda yazıp muska olarak taşıması yahut tas içinde ıslatıp bu suyu içmesi, bu suyla ağrıyan yeri yıkaması caizdir. Meşru olan meşhur dualarla muska yapmak ve üzerinde taşımak caizdir. (Hindiyye)
HADİS: Eshab-ı kiramdan Übeyyübni Ka’b radıyallahü anh diyor ki:
Resulullahın yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. (Hastalığı nedir?) diye sorulunca, cin çarpması dedi. Resulullah, (Kardeşini buraya getir) buyurdu. Kardeşi gelip oturdu. Resulullah [âyât-ı hırz olarak bilinen] âyetleri okuyup hastaya üfledi. Hemen iyi olup, kalktı. (Beyheki, Hakim)
PEYGAMBERİMİZ(SAV) ZAMANINDA MUSKA YAPILMIŞTIR
3992 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Beni Amr İbni Hazm'a yılana karşı rukye yapma ruhsatı tanıdı. Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birkilkte otururken bizden bir kimseyi akrep soktu. Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü, buna rukye yapayım mı?" diye sordu. "Sizden kim kardeşine faydalı olabilecekse hemen olsun" buyurdular."
Müslim, Selam 60-61, (2198, 2199).
3993 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize, zehire karşı, göz değmesine karşı, nemle kurduna karşı rukye yapmamıza ruhsat tanıdı."
Müslim, Selam 58, (2196); Ebu Davud, Tıbb 18, (3889); Tirmizi, Tıbb 15, (2057).
3994 - Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Rukye sadece göz değmesine veya zehire veya kesilmeyen kana karşı yapılır" denmiştir.
Ebu Davud, 18, (3889).
3995 - Yine Ebu Davud'un Sehl İbnu Huneyf'ten yaptığı bir diğer rivayetinde: "Rukye sadece nefse (insana değen gözden), veya zehire veya sokmaya karşı vardır."
Ebu Davud, Tıbb 18, (3888).
3996 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, hummâ'ya ve bütün ağrılara karşı şu duayı okumamızı öğretmişti: "Bismillahi'l-Kebiri eûzü billâhi'l-Azimi min külli ırkın na'arın ve min şerri harri'n nâr." "Ulu Allah'ın adıyla, kanla kabaran her bir damardan ve ateş harâretinin şerrinden büyük Allah'a sığınırım."
Tirmizi, Tıbb 26, (2076).
3997 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir hastaya geldiği veya kendisine bir hasta getirildiği zaman şu duayı okurdu: "Ey insanların Rabbi, acıyı gider, şifa ver, sen Şafisin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Senden hiçbir hastalığı hariç tutmayan şifa istiyoruz."
Tirmizi, Da'avat 122, (3560). Rivayet Buhari'de Hz. Aişe'den gelmiştir. Marda 20, Tıbb 39.
3998 - Sabit İbnu Kays İbni Şemmâs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben hasta iken yanıma gelip şu duayı okudu: "Ey insanların Rabbi! Sabit İbni Kays İbni Şemmas'tan acıyı kaldır." Sonra (Medine'nin) Buthan (nam vadi)den toprak alarak bir kadehe koydu, üzerine su döküp nefes etti, sonra (su ile karışan bu toprağı) üstüme serpti."
Ebu Davud, Tıbb 18, (3885).
3999 - Ebu Sâ'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cinlerden ve insanın göz (değmes)inden (çeşitli dualar okuyarak) Allah'a sığınırdı. Muavvizeteyn (Nas ve Felak sureleri) nazil olunca bu iki sureyi esas aldı, diğerlerini terketti."
Tirmizi, Tıbb 16, (2059); İbnu Mace, Tıbb 33, (3511).
4000 - Yine Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Cibril aleyhisselam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına geldi ve: "Ey Muhammed, hasta mısın? diye sordu. "Evet!" cevabını alınca, Cibril aleyhisselam şu duayı okudu: "Bismillahi erkîke, min külli dâin yü'zîke ve min şerri külli nefsin ev aynin hâdisin. Allahu yeşfike, bismillahi erkîke. (Seni Allah'ın adıyla, sana eza veren bütün hastalıklara karşı, bütün kötü nefis ve hasedci gözlere karşı sana okuyorum. Allah sana şifa versin, ben Allah'ın adıyla sana dua ediyorum)."
Müslim, Selam 40, (2186); Tirmizi, Cenaiz 4, (972).
4001 - Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh'ın anlattığına göre, kendisine bir adam gelerek idrar tutukluğuna yakalandığını söyledi. O da adama: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan şöyle söylediğini işittim" dedi: "Sizden kim hastalanırsa şu duayı okusun: "Rabbunâ'llahu'llezi fi's-semâî tekaddese ismüke, emrüke fi's-semâî ve'l-ardı kema rahmetike fi's-semâî fec'al rahmeteke fi'l-ardı. Vegfir lenâ hûbenâ ve hatâyânâ. Ente Rabbu't-tayyıbîn. Enzil rahmeten min rahmetike ve şifâen min şifâike ala hâza'l vec'i fe yebreu. (Ey huzuru semavatı dolduran Rabbim! Senin ismin mukaddestir. Senin emrin arz ve semadadır, tıpkı Rahmetin semada olduğu gibi. Arza da rahmetinden gönder ve bizim günahlarımızı ve hatalarımızı affet. Sen (kötü söz ve fiillerden kaçınan) bütün iyi kimselerin Rabbisin. Bu ağrıya, Rahmetinden bir rahmet, şifandan bir şifa indir, iyileşsin."
(Ebu'd-Derda radıyallahu anh, adama) bu duayı okumasını emretti. O da okudu ve iyileşti."
Ebu Davud, Tıbb 19, (3892).
4002 - Osman İbnu Ebi'l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a müslüman olduğum günden beri bedenimde çekmekte olduğum bir ağrımı söyledim. Bana: "Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve şu duayı oku!" buyurdu. Dua şu idi: Üç kere: "Bismillah" tan sonra yedi kere, "Eûzü bi-izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru." "Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum" diyecektim.
Bunu birçok kereler yaptım. Allah Teâla hazretleri benden hastalığı giderdi. Bunu ehlime ve başkalarına söylemekten hiç geri kalmadım."
Müslim, Selam 67-(2202); Muvatta, Ayn 9, (2, 942); Ebu Davud, Tıbb 19, (389); Tirmizi, Tıbb 29, (2081).
4003 - Hz. Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Biz, (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın çıkardığı askeri) bir seferdeydik. Bir yerde konakladık. Yanımıza bir cariye gelip: "Obamızın efendisi Selim'i bir zehirli soktu. Onunla meşgul olacak erkekler de şu anda yoklar. sizde rukye yapan biri var mı?" dedi. Bunun üzerine bizden rukye hususunda mahâretini bilmediğimiz bir adam kalkıp onunla gitti ve adama okuyuverdi. Adam iyileşti. Kendisine otuz koyun verdiler. Bize sütünden içirdi. Ona: "Yahu sen rukye bilir miydin?" dedik. "Hayır, ben sadece Fatiha okuyarak rukye yaptım" dedi. Biz kendisine "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a sormadan (bu verdiklerine) dokunma!" dedik. Medine'ye gelince, durumu ona söyledik. Aleyhissalatu vesselam "Fatiha'nın rukye olduğunu (tedavi maksadıyla okunacağını) sana kim söyledi? (verdikleri koyunları paylaşın, bana da bir hisse ayırın!" buyurdular."
Buhari, Tıbb 39, 323, İcare 16, Fedailu'l-Kur'an 9; Müslim, selam 66, (2201); Ebu Davud, Tıbb 19, (3900); Tirmizi, Tıbb 20, (2064, 2065).
Sonuç olarak Muska yazmak, yazdırmak, taşımak caizdir. Haram olan bunun ticaretini yapmaktır. Allahın ayetlerine parayla satmaktır. Kesinlikle para karşılığı muska yazdırılmamalıdır. Parayla yazılan muskadan şifa beklemek, haram olan içkiden şifa beklemektir. Şifa alamadığımız gibi hem paramız hem de imanımız tehlikeye girer aman dikkat.