pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: K İLE BAŞLAYAN

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

K İLE BAŞLAYAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
K İLE BAŞLAYAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2024 Pazar

K İLE BAŞLAYAN, ATASÖZLERİ

K Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları Kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz: Hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez. Kaçan balık büyük olur: Elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür. Kaçanı kovmazlar, yıkılanı vurmazlar: Kaçan bir düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz, âciz olduğunu göstereni de vurmak insanlık değildir. Kaçanın anası ağlamamış: Tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış. Kader olmayınca kadir bilinmez: Kişi talihsiz ise ne kadar iyi insan olursa olsun, değeri bilinmez. Kadı anlatışa göre fetva verir: Haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir. Kadı kızında bile kusur olur: Üzerinde durulmaya değmeyecek kadar küçük bir kusurdur. Kadının fendi, erkeği yendi: Kadınlar kurnazlıkta erkeklerden üstündürler. Kalaylı bakır küflenmez: Temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez. Kalbin yolu mideden geçer: Bir kimsenin sevgisi kazanılmak istendiğinde ona güzel yiyecekler ikram edilmelidir. Kalın incelene kadar ince süzülür: Bir hastalık, bir sıkıntı karşısında güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar ama zayıf olan, ölecek duruma gelir. Kalıp kıyafetle adam adam olmaz: Gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz. Kalp kalbe karşıdır: Sevgi karşılıklıdır. Kalp kazanır, kaltaban gönenir: İş becerme yeteneği bulunmayan kişi, düzenbazın kendisine yutturduğu şeyi kazanç sanır. (kalp: Gösterişli ama işe yaramaz kişi. kaltaban: Düzenci. gönenmek: Mutlu olmak.) Kalpten kalbe yol vardır: Sevgi karşılıklıdır. Kanaat gibi devlet olmaz: Elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez. Kanatsız kuş uçmaz: Gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amacına ulaşamaz. Kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar: Kötülük, kötülük yapılarak düzeltilmez ancak iyilik yapılarak ortadan kaldırılır. (yumak: Yıkamak) Kanlı gömlek gizlenmez: Bazı kötü şeylerin gizlenmesi mümkün değildir. Kâr, zararın kardeşidir (ortağıdır): Ticarette sadece kâr etmek düşünülmez, zarar da edilebilir. Kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz: Elverişli bir ortamda çoğalan şeyler, ortam elverişliliğini yitirince yok olur. Kar susuzluk kandırmaz: Gerçek gereksinimler, avutucu, oyalayıcı şeylerle karşılanmaz. Kara gün kararıp kalmaz: İnsanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir. Kara haber tez duyulur: Ölüm gibi kötü haber çabuk yayılır. Kara yaslanma kar erir, ere yaslanma er ölür: İnsan başkalarından gelecek olan desteğe çok güvenmemelidir. Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu: Bir şeye tam güvenmeyip ileride ne olacağı konusunda bilgi sahibi olunamadığı durumlarda kullanılan bir söz. Karaya sabun, deliye öğüt neylesin: Özü bozuk olan şey, düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez. Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış: Kardeşler ne kadar geçimsiz olsalar da kötü bir durumda birbirlerine yardım ederler. Kardeş kardeşin ne öldüğünü ister, ne onduğunu: Kardeş, kardeşe zarar gelmesini istemez ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır. (onmak: Daha iyi duruma gelmek) Kardeşim olsun da kanlım olsun: Kendisine çok büyük kötülük de yapsa insan kardeşinden vazgeçemez. Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış: Görgüsüz kişi, görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez, kendisinin doğal davranışını da yitirir, gülünç duruma düşer. Karga mandayı babası hayrına bitlemez: Bir kimse başkasına hizmet ediyorsa bunda kendisinin de çıkarı vardır. Karı koca bir sözle yakın, bir sözle uzaktır: Bir kadınla bir erkek, birbirlerine bağlandıklarını bildiren bir sözle karı koca olurlar, böyle bir bağın kalmadığını bildiren bir sözle de yabancı olurlar. Karınca, zevali gelince kanatlanır: Kişi durumunun gereklerine aykırı taşkınlıklarda bulunursa artık düşecek demektir. (zeval: Yok olma.) Karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar: Kişi çalışıp kazanabildiği zamanı boş geçirmemeli, çalışamayacağı günler için geçimini sağlayacak varlık edinmelidir.