pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: VE RAHİM OLAN

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

VE RAHİM OLAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
VE RAHİM OLAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2025 Pazartesi

BESMELE BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BAŞLARIM



بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
BESMELE BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BAŞLARIM
Besmele, genel anlamda hayırlı her işin başında Allah’ın adını hatırlamanın, özelde de “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” anlamına gelen “Bismillâhirrahmânirrahîm” cümlesinin adıdır. Her meşru ve anlamlı işin öncesinde besmele çekmek, peygamberler vasıtasıyla nesilden nesile aktarılan bir prensiptir. İslâm’dan önce Araplar arasında da bu âdet yaygındır.
BESMELENİN TARİHİ
Câhiliye Arapları besmelede bazen “Bismi’l-lât ve’l-uzzâ” şeklinde Lât ve Uzzâ isimli putların adını söylerler,3 bazen de Allah’ın adını kullanırlardı. Meselâ, Mekke’de İslâm’ı ilk kabul eden Hâşimoğulları’na boykot kararı alan müşrikler, bir belge kaleme alıp Kâbe’nin duvarına astıklarında, belgenin yazılı olduğu kâğıda “Bismike Allâhümme” yazmışlardı.4 Ayrıca Hudeybiye antlaşması sonrasında antlaşma metninin başına, yine bu cümlenin yazılmasını şart koşmuşlardı.5
Kur’an’da ilk nâzil olan “İkra’ bismi rabbike’llezî halak” (Yaratan Rabbinin adıyla oku!)6 âyeti de “besmele”yi ihtiva eder.
Ancak Müslümanların “Bismillâhirrahmânirrahîm” cümlesi ile ilk tanışmaları, Mekke’de nâzil olan ve başlangıçta hikâyesi anlatılan Neml sûresindeki söz konusu âyet ile olur. Böylece Resûl-i Ekrem de ilk defa mektuplarında “Bismillâhirrahmânirrahîm” metnini kullanmaya başlamıştır.7
Besmele, “Bismillahirrahmanirrahim” ayeti mealince Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla demektir. Besmele, Allah’ı anmaktır. O’nun ismi ile başlamaktır. Sözlük anlamında geçen “besmele çekmek” ise bir işe başlarken “Bismillahirrahmanirrahim” sözünü söylemek anlamına gelmektedir.
Kuran'da surelerin başında bulunan Besmele, aynı zamanda Neml Suresi’nin 30. ayetinde de geçmektedir. Bazı görüşlere göre Fatiha Suresi’nin ilk ayetidir. Besmele Tevbe Suresi hariç bütün surelerin başlangıcında yer almaktadır. Güncel hayatta sıklıkla bazen de Bismillah (Allah’ın adıyla) şeklinde kısaltma olarak kullanılır.
Ebû Hüreyre’nin -radıyallahu anh- naklettiğine göre, Allah Resûlü şöyle buyurmuştur:
“Yüce Allah'ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir/sonuçsuzdur.” (HM8697 İbn Hanbel, II, 360.)
İslâm’ın varlık, bilgi ve değere bakışını şekillendiren besmele, kulluk bilinciyle hayatı anlamlandırır. İster dünyevî ister uhrevî olsun, bir Müslüman her meşru ve anlamlı işinin öncesinde besmeleyi okuyup Allah’ı anmakla, Allah Teâlâ’nın ilâhlığını (ulûhiyetini), kendisinin de kulluğunu (ubûdiyetini) ifade etmiş olur.
Müslüman besmele çekmekle, “Kendi adıma veya başka bir varlık adına değil, sadece Allah Teâlâ adına, O’nun rızasını kazanmak umuduyla ve O’nun izni çerçevesinde bu işi yapmaya başlıyorum.” demiş olur. Diğer yandan besmele için Yüce Allah’ın doksan dokuz ismi içinden özellikle “Rahmân” ve “Rahîm” isimlerinin seçilmiş olması son derece anlamlıdır. Besmele çeken bir mümin, Allah Teâlâ’nın engin rahmet ve merhametini ifade eden bu isimleri söylemekle, bütün söz ve davranışlarında rahmet ve merhameti prensip edineceğini ilân etmiş olur.
BESMELE NEDİR?
BESMELE ARAPÇA - TÜRKÇE OKUNUŞU VE ANLAMI
Kuran'da surelerin başında bulunan Besmele, aynı zamanda Neml Suresi’nin 30. ayetinde de geçmektedir. Bazı görüşlere göre Fatiha Suresi’nin ilk ayetidir. Besmele Tevbe Suresi hariç bütün surelerin başlangıcında yer almaktadır.
Her işe besmele ile başlamalıdır. İstiâze Allah Teâlaya sığınmak, besmele ise Allah Teâla’nın adı ile başlamaktır.İstiâze:
اَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
Okunuşu: “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm.”
Anlamı: “Kovulmuş Şeytan’ın şerrinden Allah’a sığınırım.”Besmele
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Okunuşu: “Bismillahirrahmanirrahîm.”
Anlamı: “Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile..”
NEML SURESİ 30. AYET
Arapçası:
إِنَّهُ مِن سُلَيْمَانَ وَإِنَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Okunuşu: "İnnehu min suleymâne ve innehu bismillâhir rahmânir rahîm(rahîmi)."
Anlamı: "Süleyman'dan; o Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla (başlamakta)dır."
İSTİÂZE VE BESMELE (SÛRE BAŞI, ORTASI VE TEVBE SURESİNDEKİ OKUNUŞU)
BESMELE İLE İLGİLİ HADİSLER
İbn-i Mesʻûd (r.a) şöyle buyurur:
“Cehennemin başlıca me’murları olan ondokuz zebânînin azâbından necat bulmak isteyen kimse Besmele’ye devam etsin.” (İbn-i Kesîr, Tefsîr, I, 120)
Zira besmele ondokuz harftir
“Sizden biriniz evine girmek istediği zaman şeytan onu ta’kîb eder. O kimse evine girdiği zaman besmele ile girerse şeytan der ki: Bu evde bana girecek yer yok.” (Müslim, Eşribe, 103; el-Ezkâr, 26)
“Her günün sabahında ve her gecenin akşamında:
«Allah’ın adıyla ki, O’nun adı sayesinde ne semâda, ne yeryüzünde, hiç bir şey zarar veremez. O her şeyi işiten, her şeyi hakkıyle bilendir» diyen ve bunu üç defa tekrarlayan kimseye hiç bir şey zarar veremez.” (Ebû Dâvud, Edeb, 101; İbn-i Mâce, Duâ, II; İbn Hanbel, I, 62, 66, 72)
“Allah’ın adı anılmadan yenilen her yemek ancak hastalıktır, onda bereket yoktur. Bunun keffâreti, eğer sofra ortada ise Bismillah diyerek devam etmekdir. Eğer sofrayı kaldırdı isen yine Bismillah deyip parmaklarını yalamandır.” (bk. en-Nevevî, el-Ezkâr, 205. vd.)
BESMELE NE ZAMANDAN BERİ VAR? - HZ SÜLEYMAN'IN (A.S.) MEKTUBU
Kur’ân-ı Kerîm’de bir peygamberin bir kraliçeye yazdığı mektubu anlatan muhteşem bir kıssa vardır ve bu kıssada besmelenin kadim tarihine dair önemli bilgiler yer alır. Kıssa özetle şöyledir:
Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan muazzam bir ordu, büyük bir düzen ve disiplin içinde yola koyulmuşlardı. Karınca vadisini henüz geçmişlerdi ki, ordunun kudretli komutanı Hz. Süleyman, Hüdhüd isimli kuşun orada bulunmadığını fark etti.“Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı? ” diye sordu etrafındakilere. Ancak kimse onun nerede olduğunu bilmiyordu. Kendisine haber vermeden uzaklaşan bu kuş, Hz. Süleyman’ı çok öfkelendirmişti. “Eğer bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmezse, ya onu ağır bir şekilde cezalandıracağım ya da kafasını keseceğim.” dedi oradakilere.
Neyse ki, çok geçmeden Hüdhüd Hz. Süleyman’ın yanına çıkageldi. Üstelik kendisini affettirecek önemli bir haber getirmişti ona. “Senin bilmediğin bir şey öğrendim. (Yemen taraflarındaki) Sebe’den sana sağlam bir haber getirdim.” dedi ve şunları anlattı, Hz. Süleyman’a: “Ben, Sebe’ halkına hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm. Onun ve halkının, Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.” Bunun üzerine Hz. Süleyman, Hüdhüd’e, “Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.” dedi ve ona bir mektup vererek, “Benim şu mektubumu götür ve onlara ver, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.” diye emretti.
Hüdhüd mektubu alıp vakit geçirmeden Sebe’ kraliçesi Belkıs’a ulaştırdı. Mektubu alan Belkıs, halkının ileri gelenlerini toplayarak onu okumaya başladı. Mektubun ilk cümlesi şöyleydi:
AYET: (Neml, 27/17-30.)“İnnehû min Süleymâne ve innehû bismillâhirrahmânirrahîm”(Mektup Süleyman’dandır ve Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla (başlamakta)dır.)
Kur’an’da anlatılan bu çarpıcı hikâye, İslâm’ın en önemli sembollerinden olan besmelenin ne kadar uzun ve köklü bir tarihe sahip olduğunu gösterir bizlere.
HZ. NUH'UN DİLİNDE BESMELE
Kutlu cümle, Hz. Süleyman’ın mektubundan önce, Hz. Nuh’un dilinde de görülür. Kendisine iman edenleri tufandan kurtarmak için onlara gemiye binmelerini söylediğinde, Hz. Nuh’un dudaklarından besmele dökülür:
HZ NUH GEMİYE BİNERKEN BESMELE ÇEKMİŞTİR
AYET:( Hûd, 11/41.):“Bismillâhi mecrâhâ ve mürsâhâ” (Geminin yüzüp gitmesi de, durması da Allah’ın adıyladır.)2
MÜSLÜMANLAR BESMELE İLE İLK NE ZAMAN TANIŞTI?
Besmele, genel anlamda hayırlı her işin başında Allah’ın adını hatırlamanın, özelde de “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” anlamına gelen “Bismillâhirrahmânirrahîm” cümlesinin adıdır. Her meşru ve anlamlı işin öncesinde besmeleçekmek , peygamberler vasıtasıyla nesilden nesile aktarılan bir prensiptir. İslâm’dan önce Araplar arasında da bu âdet yaygındır. Câhiliye Arapları besmelede bazen HADİS: “Bismi’l-lât ve’l-uzzâ” şeklinde Lât ve Uzzâ isimli putların adını söylerler, Şevkânî, Fethü’l-kadîr, II, 13
HADİS: bazen de Allah’ın adını kullanırlardı. Meselâ, Mekke’de İslâm’ı ilk kabul eden Hâşimoğulları’na boykot kararı alan müşrikler, bir belge kaleme alıp Kâbe’nin duvarına astıklarında, belgenin yazılı olduğu kâğıda “Bismike Allâhümme” yazmışlardı. İbn İshâk, Sîre, s. 208
HADİS: Ayrıca Hudeybiye antlaşması sonrasında antlaşma metninin başına, yine bu cümlenin yazılmasını şart koşmuşlardı.Buhârî, Şürût, 15
Ne kadar manidardır ki, Kur’an’da ilk nâzil olan ve İslâm vahyinin başlangıcını teşkil eden
AYET: (Alak, 96/1. 7)“İkra’ bismi rabbike’llezî halak” (Yaratan Rabbinin adıyla oku!)
âyeti de besmele yi ihtiva eder. Ancak Müslümanların “Bismillâhirrahmânirrahîm” cümlesi ile ilk tanışmaları, Mekke’de nâzil olan ve başlangıçta hikâyesi anlatılan Neml sûresindeki söz konusu âyet ile olur.
HADİS: Böylece Resûl-i Ekrem de ilk defa mektuplarında “Bismillâhirrahmânirrahîm” metnini kullanmaya başlar. Ebû Dâvûd, Salât, 121,122
HADİS: Hatta Hz. Peygamber’in (sav), sûreler arasında besmele bulunmadığı için, okuduğu bir sûrenin sona erdiğini ancak besmele cümlesi nâzil olduktan sonra kolayca fark edebildiği rivayet edilir. Ebû Dâvûd, Salât,121, 122
MÜSLÜMANIN KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE "BESMELE"
İslâm tarihi boyunca Müslümanların kültür ve medeniyetlerini besmeleyle yoğurması ne kadar da heyecan vericidir! Bütün Müslümanların sofrasında eller yemeğe besmeleyle uzanır. Yemekler onun bereketiyle bollaşır. Gece onunla yatılır, güne onunla başlanır. Evden onunla çıkılır, eve onunla girilir. Vasıtaya onunla binilir. Hayırlı ve anlamlı işlere onunla başlanır. İbadetler onunla eda edilir. Duaya eller onunla kaldırılır. Bütün hatipler sözlerine, bütün yazarlar kitaplarına onunla başlar. Camilerin en müstesna yerlerini o süsler. Hat sanatının şaheserlerinde yine o vardır. Şiirlerin, nesirlerin, bütün edebiyatın vazgeçilmezi odur. Hastalar onunla şifa bulur. Konuşmaya başlayan çocuklara ilk o öğretilir. Kısacası o, her hayrın anahtarıdır. Ne kadar da veciz ifade etmiştir Mevlid-i Şerif’in müellifi Merhum Süleyman Çelebi:
Allah adın zikredelim evvelâ / Vâcib oldur cümle işte her kula
Allah adın her kim ol evvel ana / Her işi âsan eder Allah ona
Allah adı olsa her işin önü / Hergiz ebter olmaya ânın sonu
Her nefeste Allah adın de müdâm / Allah adıyla olur her iş tamam.
HELAL VE HAYIRLI BİR İŞE BAŞLARKEN
Helâl ve hayırlı bir işe başlarken, Allah'ın adını anmak, her müslümanın üzerinde titizlikle durması gereken görevlerindendir. Kur'an-ı Kerîm'de buna işaret eden pek çok emirler, vardır.
ALLAH BUYURDUKİ ATALARINIZ ANDIĞINIZ GİBİ HATTA DAHA ÇOK ALLAHI ANIN
AYET: (el-Bakara, 2/200)."Atalarınızı andığınız gibi, hatta daha çok Allah'ı anın. "
NAMAZLARLARINIZI KILDIKTAN SONRA AYAKTA OTURURKEN VE YANLARINIZIN ÜZERİNDE İKEN ALLAHI ANIN
AYET: (en-Nisa, 4/103)."Namazlarınızı kıldıktan sonra, ayakta otururken ve yanlarınızın üzerinde iken Allah'ı anın. "
"Rabbı'nın adını an. İhlâs ile O'na yönel. " (el-Müzzemmil, 73/8)
"Rabbı'nın adını sabah akşam an" (İnsan, 76/25).
BESMELENİN ÖNEMİ VE ANLAMI
“Besmele”den maksat, Yüce Allah’ı hatırlamak ve O’nun ismini zikretmektir. Nitekim bu konudaki rivayetlerin çoğunda besmele olarak sadece “bismillâh” ibaresi yer alırken,9 kimisinde “bizikrillâh”lafzı,10 kimisinde de “bismillâh ve alâ milleti Resûlillâh” 11 ifadesi kullanılır. Hatta:
كُلُّ أَمْرٍ ذِى بَالٍ لاَ يُبْدَأُ فِيهِ بِالْحَمْدِ أَقْطَعُ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BUYURDUKİ ALLAHA HAMD İLE BAŞLAMAYAN HER İŞ KESİKTİR
HADİS.“Allah’a hamd ederek başlanmayan her anlamlı iş, kesiktir.” İbn Mâce, Nikâh, 19.
[2] hadisinde, besmele yerine “hamd” zikredilmiştir.
Bu konuda âlimlerimiz, besmele okurken en güzel ifadenin “Bismillâhirrahmânirrahîm” olduğunu, “Bismillâh” demenin de besmele yerine geçeceğini belirtmiştir.13
İslâm’ın varlık, bilgi ve değere bakışını şekillendiren besmele, kulluk bilinciyle hayatı anlamlandırır. İster dünyevî ister uhrevî olsun, bir Müslüman her meşru ve anlamlı işinin öncesinde besmeleyi okuyup Allah’ı anmakla, Allah Teâlâ’nın ilâhlığını (ulûhiyetini), kendisinin de kulluğunu (ubûdiyetini) ifade etmiş olur.
Müslüman besmele çekmekle, “Kendi adıma veya başka bir varlık adına değil, sadece Allah Teâlâ adına, O’nun rızasını kazanmak umuduyla ve O’nun izni çerçevesinde bu işi yapmaya başlıyorum.” demiş olur.
Diğer yandan besmele için Yüce Allah’ın doksan dokuz ismi içinden özellikle “Rahmân” ve “Rahîm” isimlerinin seçilmiş olması son derece anlamlıdır. Besmele çeken bir mümin, Allah Teâlâ’nın engin rahmet ve merhametini ifade eden bu isimleri söylemekle, bütün söz ve davranışlarında rahmet ve merhameti prensip edineceğini ilân etmiş olur.
Yapmaya koyulduğu hayırlı ve anlamlı işe güç yetirebilmesi için gerekli olan takati, Kâdir-i Mutlak olan Rabbinden niyaz eder. Kendisinin her an O’nun yardımına muhtaç olduğunu itiraf eder. Bu samimi ve derin kulluk bilinci sebebiyle de merhametlilerin en merhametlisinin yardımını celp eder.14
Besmelenin müminler için önemini anlatan bir hadisinde Allah Resûlü şöyle buyurur:
كُلُّ أَمْرٍ ذِي بَالٍ لاَ يُبْدَأُ فِيهِ بِبِسْمِ الله الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ أَقْطَعُ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BUYURDUKİ BESMELE İLE BAŞLAMAYAN HER İŞ BEREKETSİZ VE SONUÇSUZDUR
HADİS: “Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlanmayan her anlamlı iş, bereketsiz ve sonuçsuzdur.”Süyûtî, el-Fethü’l-kebîr, II, 303.[3] Hadisten anlaşıldığına göre, anlamlı her işin ve sözün başlangıcında Yüce Allah’ın hatırlanması, o işin mânevî değerinin ve bereketinin artmasına, ayrıca hayırlı ve güzel şekilde neticelenmesine vesile olur. Besmelenin okunmadığı işler ise, bereketten mahrum ve güzel sonuçlardan uzak olur. Şu hâlde besmele, her hayrın anahtarıdır.
HER İŞE BESMELE İLE BAŞLANMALIDIR
Besmelenin hangi tür söz, hareket ve işlerde okunacağını öğrenebilmek için, hadislerde yer alan “zî bâl” terkibi büyük önem arz eder. Buna göre anlamlı, önemli, bilinçli ve meşru bütün işler, başlangıcında besmele çekilmesi gereken işlerdendir. Yemek yemekten konuşmaya, abdest almaktan namaz kılmaya, hayvan kesmekten Allah yolunda savaşa gitmeye kadar anlamlı her davranış, bu hadisin kapsamındadır. Diğer yandan suç ve günah sınıfına giren söz ve eylemlerden önce besmele çekilmesi ise, uygun ve doğru bir davranış değildir.
Müslümanlara her vesileyle besmelenin önemini hatırlatan Allah Resûlü, bizzat kendisi de tüm işlerinde besmele okurdu. Meselâ, yemek yiyeceği zaman besmele çeker, insanlara da böyle yapmalarını tavsiye ederdi:
إِذَا أَكَلَ أَحَدُكُمْ طَعَامًا فَلْيَقُلْ بِسْمِ اللَّهِ فَإِنْ نَسِىَ فِى أَوَّلِهِ فَلْيَقُلْ بِسْمِ اللَّهِ فِى أَوَّلِهِ وَآخِرِهِ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BUYURDUKİ BİRİNİZ YEMEĞE BAŞLARKEN BİSMİLLAH DESİN ŞAYET UNUTURSA (BİSMİLLAHİ Fİ EVVELİHİ VE AHİRİHİ) BAŞINDADA SONUNDADA ALLAHIN ADIYLA DESİN
HADİS: “Biriniz yemek yiyeceği zaman ‘Bismillâh’ (Allah’ın adıyla) desin. Eğer yemeğin başında besmele çekmeyi unutursa, ‘Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî (Başında da sonunda da Allah’ın adıyla)’ desin.” Tirmizî, Et’ıme, 47.[4]
Yemeğin öncesinde besmele çekilmesi yemeğin bereketlenmesi ve yiyenlerin doyması açısından önemlidir. Hz. Âişe’nin anlattığına göre, bir gün Peygamberimiz, ashâbından altı kişi ile birlikte yemek yiyordu. Derken bir köylü Arap yanlarına geldi ve yemeği iki lokmada yiyip bitirdi. Bunun üzerine Allah Resûlü şöyle buyurdu:
أَمَا إِنَّهُ لَوْ سَمَّى لَكَفَاكُمْ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BUYURDUKİ ŞAYET BU KİMSE BESMELE ÇEKEYDİ HEPİMİZE YETECEKTİ
HADİS: “Şayet bu kimse besmele çekmiş olsaydı, bu yemek hepinize yetecekti.” Tirmizî, Et’ıme, 47.
[5]
Başka bir defasında, yemek yedikleri halde doymadıklarını söyleyen kimselere Resûl-i Ekrem şu tavsiyede bulunmuştur:
فَاجْتَمِعُوا عَلَى طَعَامِكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهِ يُبَارَكْ لَكُمْ فِيهِ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BUYURDUKİ YEMEĞİ TOPLUCA YİYİN VE BESMELE ÇEKİNKİ BEREKETİ OLSUN
HADİS: “Yemeği topluca yiyin ve başlarken Allah’ın adını anın ki, bereketli olsun.” Ebû Dâvûd, Et’ıme, 14.[6]
BESMELE ŞEYTANDAN KORUR
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
إِذَا دَخَلَ الرَّجُلُ بَيْتَهُ فَذَكَرَ اللَّهَ عِنْدَ دُخُولِهِ وَعِنْدَ طَعَامِهِ قَالَ الشَّيْطَانُ لاَ مَبِيتَ لَكُمْ وَلاَ عَشَاءَ وَإِذَا دَخَلَ فَلَمْ يَذْكُرِ اللَّهَ عِنْدَ دُخُولِهِ قَالَ الشَّيْطَانُ أَدْرَكْتُمُ الْمَبِيتَ فَإِذَا لَمْ يَذْكُرِ اللَّهَ عِنْدَ طَعَامِهِ قَالَ أَدْرَكْتُمُ الْمَبِيتَ وَالْعَشَاءَ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BİR KİMSE EVİNE GİRERKEN VE YEMEK YERKEN BESMELE ÇEKERSE ŞEYTAN EVE GİREMEZ YEMEK YİYEMEZ BESMELE ÇEKİLMEDEN EVE GİRİLİR YEMEK YENİRSE ŞEYTAN EVE GİRER VE YEMEK YER
HADİS: “Bir kimse evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan (arkadaşlarına), ‘Burada sizin için geceleme (imkânı da) yok, akşam yemeği de yok.’ der. Eğer o kimse evine girerken besmele çekmeden girerse şeytan (arkadaşlarına), ‘Burada geceleme (imkânınız) var.’ der. Bir de besmele çekmeden yemek yerse, şeytan o zaman (arkadaşlarına) ‘Geceleme ve akşam yemeği (yeme imkânı)na kavuştunuz.’ der.” Ebû Dâvûd, Et’ıme, 15.[7]
Sahâbeden Câbir b. Abdullah, Allah Resûlü’nün, kendisine şöyle tavsiyede bulunduğunu nakleder:
أَغْلِقْ بَابَكَ وَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ فَإِنَّ الشَّيْطَانَ لاَ يَفْتَحُ بَابًا مُغْلَقًا وَأَطْفِ مِصْبَاحَكَ وَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ وَخَمِّرْ إِنَاءَكَ وَلَوْ بِعُودٍ تَعْرُضُهُ عَلَيْهِ وَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ وَأَوْكِ سِقَاءَكَ وَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BESMELE ÇEKEREK KAPIYI KAPA ÇÜNKÜ ŞEYTAN BESMELE ÇEKİLEN KAPIYI AÇAMAZ DERDİ
HADİS: “(Evine girdiğin zaman) besmele çekerek kapını kapa. Çünkü şeytan (besmeleyle) kapanan bir kapıyı açamaz.
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BESMELE ÇEKEREK LAMBAYI SÖNDÜR
Besmele çekerek lambanı söndür.
Besmele çekerek, (enine koyacağın) bir tahta parçası ile de olsa kabını(n ağzını) ört.
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BESMELE ÇEKEREK SU KABINI ÖRT DERDİ
Yine besmele çekerek su kabını(n ağzını da) ört.” Ebû Dâvûd, Eşribe, 22.
PEYGAMBERİMİZ(SAV) HER İŞİNDE EĞUZU BESMELEYİ DAİMA ÇEKERDİ
Resûl-i Ekrem’in hayatında besmelenin son derece geniş bir kullanım alanı vardı.
HADİS: Allah Resûlü evden çıkarken,
PEYGAMBERİMİZ(SAV) MESCİDE GİRERKEN VE ÇIKARKEN BESMELE ÇEKER DUA OKURDU
HADİS: mescide girdiği ve mescitten çıktığı zaman besmele ile dua okurdu.
PEYGAMBERİMİZ(SAV)ABDEST ALACAĞI ZAMAN BEMELE ÇEKMEYİ SIKI SIKYA TEMBİH EDERDİ
HADİS: Abdest alınacağı zaman besmele çekilmesini sıkı sıkıya tembih eder,
PEYGAMBERİMİZ(SAV) NAMAZDA BESMELE ÇEKMEYİ İHMAL ETMEZDİ
HADİS: namazda besmele çekmeyi de ihmal etmezdi.
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BİNEĞE BİNERKEN AYAĞINI ÜZENGİYE BASINCA EĞUZU BEELE OKUR BİNEĞE YERLEŞİNCEDE ZUHRUF 13 AYETİ OKURDU
AYET: “Bunu bizim hizmetimize veren Allah’ı tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz bunlara güç yetiremezdik” Zuhruf, 43/13.[9] âyetini okur
HADİS: Bineğine binmek için ayağını üzengiye basınca, “Bismillâh” der, bineğin sırtına yerleşince de:
… سُبْحَانَ الَّذي سَخَّرَ لَنَا هٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنينَ * وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) ŞÜPHESİZ RABBİMİZE DÖNECEĞİZ ŞEKLİNDE DUA EDERDİ
HADİS: “Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” şeklinde dua ederdi.Ebû Dâvûd, Cihâd, 74.[10]
اللَّهُمَّ بِاسْمِكَ أَحْيَا وَبِاسْمِكَ أَمُوتُ
PEYGAMBERİMİZ(SAV) YATAĞINA YATARKEN ALLAHIM SENİN İSMİNLE YAŞAR SENİN İSMİNLE ÖLÜRÜM DİYE BESMELE İLE YATAĞA YATAR
Peygamber Efendimiz yatağına yatarken:
HADİS: “Allah’ım! Senin isminle yaşar, senin isminle ölürüm.” diye besmeleyle yatağına yatar; kalktığında da:
الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِى أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ
KALKTIĞINDADA CANIMIZI ALDIKTAN SONRA BİZİ DİRİLTEN ALLAHA HAMDOLSUN DİRİLTMEK YALNIZ ALLAHA MAHSUSTUR DİYE DUA EDERDİ
HADİS: “Canlarımızı aldıktan sonra bizi dirilten Allah’a hamdolsun; diriltmek yalnız ona mahsustur.” diye hamdeleyle dua ederdi.Müslim, Zikir, 59[11]
KURBAN KESERKEN BİSMİLLAHİ ALLAHU EKBER
HADİS: Kurban keserken, “Bismillâhi Allâhuekber” der,
CENAZEYİ KABRE KOYARKEN BİMİLLAHİ VE ALA MİLLETİ RESULİLLAH
HADİS: 31 cenazeyi kabre koyarken, “Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâh [(Seni) Allah’ın adıyla ve Resûlullah’ın dini üzere (kabre koyuyoruz).]” 32 buyururdu.
SAVAŞA ÇIKARKEN ASHABINA ALLAHIN YOLUNDA ALLAHIN ADI BİSMİLLAH İLE GAZA EDİN BUYURURDU
HADİS: Savaşa çıkarken ashâbına, “Allah yolunda Allah’ın adı (bismillâh) ile gazâ edin!” 33 buyururdu.
SITMA VE HER TÜRLÜ SANCI VEREN HASTALIKLARA KARŞI EĞUZU BESMELE ÇEKİN DERDİ
HADİS: Sıtma ve her türlü sancı veren hastalıklara karşı ashâbına besmele ve istiâze ile dua etmeyi34 öğretirdi.35
TUVALETE GİRMEDEN ÖNCE EĞUZU BESMELE ÇEKMEYİ TAVSİYE EDERDİ
HADİS: Tuvalete girmeden önce “Bismillâh” demeyi tavsiye ederdi.
KENDİLERİNİN VE DOĞACAK ÇOCUKLARIN SELAMETİ İÇİN EVLİ ÇİFTLERE CİNSEL İLİŞKİDEN ÖNCE BESMELE ÇEKMEYİ TAVSİYE EDERDİ
HADİS: 36 Kendilerinin ve doğacak çocuklarının selâmeti için evli çiftlere cinsel ilişkiden önce besmele çekmelerini öğütleyen yine o idi.37
Besmele’nin Fıkhi Yönü:
Böylesi durumlarda besmele çekmek, sevaba ve Allah’ın rızasına vesile olan faziletli ve müstehap bir davranıştır. Ancak bazı durumlarda besmele, zorunluluk belirten farz hükmünü alır. Meselâ, eti helâl olan hayvanların kesiminden önce
ALLAH(CC) BUYURUYORKİ ALLAH ADI ANILMAYAN HAYVANLARDAN YEMEYİN
AYET: (En’âm, 6/121).Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.
وَلَا تَاْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ …
يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا اُحِلَّ لَهُمْ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّبينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّٰهُ فَكُلُوا مِمَّا اَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ سَريعُ الْحِسَابِ
ALLAH(CC) BUYURUYORKİ BÜTÜN İYİ VE TEMİZ ŞEYLER SİZE HELAL KILINMIŞTIR AVLADIĞINIZ HAYVANI BESMELE ÇEKMEDEN KESİP YEMEYİN BESMELE ÇEKMEK FARZDIR
AYET: (Maide, 5/4: )Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; de ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'tan korkun. Allah'ın hesabı pek çabuktur.
BESMELE HER HAYRIN ANAHTARDIR
İslâm tarihi boyunca Müslümanların kültür ve medeniyetlerini besmeleyle yoğurması ne kadar da heyecan vericidir! Bütün Müslümanların sofrasında eller yemeğe besmeleyle uzanır. Yemekler onun bereketiyle bollaşır. Gece onunla yatılır, güne onunla başlanır. Evden onunla çıkılır, eve onunla girilir. Vasıtaya onunla binilir. Hayırlı ve anlamlı işlere onunla başlanır. İbadetler onunla eda edilir. Duaya eller onunla kaldırılır. Bütün hatipler sözlerine, bütün yazarlar kitaplarına onunla başlar. Camilerin en müstesna yerlerini o süsler. Hat sanatının şaheserlerinde yine o vardır. Şiirlerin, nesirlerin, bütün edebiyatın vazgeçilmezi odur. Hastalar onunla şifa bulur. Konuşmaya başlayan çocuklara ilk o öğretilir. Kısacası o, her hayrın anahtarıdır.
Mevlid-i Şerif’in müellifi Merhum Süleyman Çelebi ne kadar da veciz ifade etmiştir:
Allah adın zikredelim evvelâ / Vâcib oldur cümle işte her kula
Allah adın her kim ol evvel ana / Her işi âsan eder Allah ona
Allah adı olsa her işin önü / Hergiz ebter olmaya ânın sonu
Her nefeste Allah adın de müdâm / Allah adıyla olur her iş tamam.
OĞLU BESMELE ÖĞRENİNCE AZABI KALKAN BABA
HADİS: Bir Kıssa: Oğlu Besmeleyi Öğrenince:
İsa Peygamber bir mezarlığın yanından geçerken ağla­maya başladı. Yanındakiler sordular:
— Ey Allah'ın Peygamberi, neden ağlıyorsun?
— Neden olacak, şu mezarlıktaki bir ölünün ruhlar âleminde çektiği azaba ağlıyorum.
— Neden azap çekiyor?
— Herhalde dünyada iken bir kısım günahlar işlemiş, Allah'ın emirlerine uymamış.
Hazret-i İsa, oradan uzaklaşarak, varacağı köye varıp vaaz ve nasihatlannı yaptıktan sonra, tekrar aynı yoldan köyüne döndü. Yine aynı mezarlığın yanına gelince arka­daşları İsa Peygamber'in ağlayacağını sandılar. Halbuki ağlamıyor, gülüyordu. Sordular:
— Ey Allah'ın Nebîsi, bu defa neden tebessüm edip, seviniyorsun?
— Geçen defaki adama yapılan azab kalkmış, güllük gülistanlık bir yerde zevk ü sefa içinde eğleniyor ondan.
— Neden azabı kalkmış acaba?
— Neden olacak, adamın dünyada bir çocuğu var. Şu sıralarda bir hocaya gidiyor, ondan din dersleri alıyor. Çocuk besmeleyi ezberledi. Rabbimiz de buyurdu ki:
"— Senin oğlun dünyada Benim ismimi ezberledi. Bes­meleyi öğrendi. Her zaman "Bismillah" demeye başladı.
Ben, böyle bir çocuğun babasına azap etmem. Haydi, çocuğunun dindarlığı hürmetine seni affediyorum."
Böylece çocuğu besmeleyi öğrendiği andan itibaren babasından azap kalktı.