pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: BAŞLAYAN

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

BAŞLAYAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BAŞLAYAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2025 Salı

YUNUS EMRE Ö-V-Y-Z HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 https://www.youtube.com/live/8KITNHRPM_0

Ö-V-Y-Z HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

Ö HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
İÇİNDEKİLER
276-) ÖMRÜM BENİ SEN ALDATTIN
277-) ÖMÜR BAHÇESİNİN GÜLÜ SOLMADAN
278-) ON SEKİZ BİN ALEMİM CÜMLESİ BİR İÇİNDE
279-) SANA İBRET GEREK İSE
280-)SABAH MEZARLIĞA VARDIM
281-) SENDEN GELİR CEVRİ CEFA
282-) SENSİN KERİM SENSİN RAHİM
283-) SORDUM SARI ÇİÇEĞE
284-) ŞU CENNETİN IRMAKLARI
285-) VAKTİNİZE HAZIR OLUN
286-) YALANCI DÜNYAYA KONUP GÖÇENLER
287-) YER YÜZÜNDE GEZER İDİM
288-) YOK YERE GEÇİRDİM GÜNÜ
289-) YÜRÜ YÜRÜ YALAN DÜNYA
276-) ÖMRÜM BENİ SEN ALDATTIN
Ömrüm beni sen aldattın,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Beni deprenemez kodun,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Benim varım hep sen idin,
Canım içinde can idin,
Hem sen bana sultan idin,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Gönlüm sana eğler idim,
Gül diyerek yaylar idim,
Garipseyip ağlar idim,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Gider imiş bura gelen,
Dünya işi cümle yalan,
Ağlar ömrün yavı kılan,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Hayrım, şerim yazılacak,
Ömrüm ipi üzülecek.
Gidip sûret bozulacak,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Bari koyarak kaçmasan,
Göçküncü gibi göçmesen,
Ölüm şarabın içmesen,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Bir gün ola sensiz kalam,
Kurda, kuşa öğün olam,
Çürüyerek toprak olam,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Miskin Yunus bilmez misin?
Yoksa nazar kılmaz mısın?
Ölenleri anmaz mısın?
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Yunus Emre
277-) ÖMÜR BAHÇESİNİN GÜLÜ SOLMADAN
Ömür bohçasının gülü solmadan,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.
Ecel bir gün bize haydi demeden,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.
Niçin gaflet ile mağrur olursun?
Kervan göçer gider, yolda kalırsın.
Be vallahi sonra pişman olursun,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.
Kaba döşekte yatma döne döne,
Mağrur olup uyuma kana kana.
İletirler seni karanlık sine,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.
Derviş Yunus söyler: Sözün tutulmaz,
Senin kumaş bu illerde satılmaz.
Böyle yatmak ile Hakk'a varılmaz,
Uyan gel gözlerim, gafletten uyan.
Yunus Emre
278-) ON SEKİZ BİN ALEMİM CÜMLESİ BİR İÇİNDE
On sekiz bin alemin cümlesi bir içinde,
Kimse yok birden ayrı, söylenir dil içinde.
Cümle bir onu birler, cümle ona giderler,
Cümle dil onu söyler, her bir menzil içinde .
Cümle göz onu gözler, kimse yok nişan verir,
Gören kim, gösteren kim, kaldık müşkil içinde.
Kim göre onu ayan, kim diye nakş ve nişan,
Sözü Len terani'dir Musa'ya Tur içinde.
Kimseden ayrı görme, her bir ile bile gör,
Cümle alem doludur ber ile bahr içinde.
Sidretül Münteha'dan ondan içeri giden,
Hiç nişan söylemedi menzili nur içinde.
Doksan bin Hak kelamı, otuz bini herkes has,
Otuz bini hassül has, otuz bin sır içinde.
Oldurur o gizli söz, arif söyler dün gündüz,
Hiç nişanı denmedi hur ve kusur içinde.
Yunus sen diler isen, dostu görem der isen,
Ayandır görenlere işte gönül içinde.
Yunus Emre
279-) SANA İBRET GEREK İSE
Sana ibret gerek ise, gel göresin bu sinleri,
Eğer taş olsan erirsin, bakıp görünce bunları.
Şunlar ki çoktur malları, gör nice oldu halleri,
Sonunda bir gömlek giymiş, onun da yoktur yenleri.
Hani mülke benim diyen, köşk ve saray beğenmeyen,
Şimdi bir evde yatarlar, taşlar olmuş üstünleri.
Bunlar eve girmeyeler, züht ve taat kılmayalar,
Bu beyliği bulmayalar, zira geçti devranları.
Hani o şirin sözlüler, hani o güneş yüzlüler?
Şöyle kayıp olmuş bunlar, hiç belirmez nişanları.
Bunlar bir vakt beğler idi, kapıcılar korlar idi,
Gel şimdi gör bilmeyesin, beğ hangidir, ya kulları?
Ne kapı vardır giresi, ne yemek vardır yiyesi,
Ne ışık vardır göresi, dün olmuştur gündüzleri.
Bir gün senin dahi Yunus, benim dediklerin kala,
Seni dahi böyle ede, nitekim etti bunları.
Yunus Emre
280-)SABAH MEZARLIĞA VARDIM
Sabah mezarlığa vardım,
Baktım herkes ölmüş yatar,
Her biri çaresiz olup,
Ömrünü yitirmiş yatar.
Kimi yiğit, kimi koca,
Kimi vezir, kimi hoca,
Gündüzleri olmuş gece,
Karanlığa girmiş yatar.
Vardım onların katına,
Baktım ecel heybetine,
Ne yiğitler muradına,
Daha ermemiş yatar.
Nicelerin bağrın deler,
Kurtlar üstünde gezeler,
Gepegencecik tazeler,
Gül gibice solmuş yatar.
Yarı kalmış tüm işleri,
Dökülmüş inci dişleri,
Dağılmış sırma saçları,
Hep yerlere düşmüş yatar.
Çürüyüp durur tenleri,
Hakka ulaşmış canları,
Görmez misin sen bunları?
Nöbet bize gelmiş yatar.
Yunus Emre
281-) SENDEN GELİR CEVRİ CEFA
Senden gelir cevri cefa, ben ah ve vah etmeyeyim,
Düşmüşüm aşkın oduna, yanıp nice tütmeyeyim.
Uş yürürüm yana yana, top ciğerim döndü kana,
Aşkından oldum divane, nice zarı kılmayayım.
Senin aşkın denizine düşüp ben gark olayım,
Kimsenem yok elim ala, koma beni batmayım.
Sekiz uçmağın hurisi gelir ise bir araya,
Sana ümmet olmayanı ben onlara katmayayım.
Yunus Emre sen bu sözü yüz bin der isen az ola,
İşitenler âşık ola, fazla da uzatmayayım.
Yunus Emre
282-) SENSİN KERİM SENSİN RAHİM
Sensin kerîm, sensin rahîm,
Allah sana sundum elim.
Senden artık yoktur umum,
Allah sana sundum elim.
Ecel geldi vade erdi,
Bu ömrüm kadehi doldu.
Kimdir ki içmeden kaldı,
Allah sana sundum elim.
Dilim tetiği bozuldu,
Canım gövdemden üzüldü.
İşte gözlerim süzüldü
Allah sana sundum elim.
vurdular suyum ılıdı,
Kavim kardaş cümle geldi.
Esen kalsın kavim kardaş,
Allah sana sundum elim.
Tez biçildi kefen donum,
Ahrete yöneldi yolum.
Aceb nice ola halim?
Allah sana sundum elim.
Geldi salacam sarılır,
Dört yana sala verilir.
İl namazıma derilir,
Allah sana sundum elim.
Salacamı götürdüler,
Musallaya yatırdılar,
Görklü tekbir getirdiler,
Allah sana sundum elim.
Götürdüler bunda üşüp,
İndirdiler anda şeşip,
Toprağım örterler eşip,
Allah sana sundum elim.
Çün toprağa düşürdüler,
Toprağa el üşürdüler,
Taşlar ile bastırdılar,
Allah sana sundum elim.
İşte beni götürdüler,
Makbereme getirdiler,
Halka olup oturdular,
Allah sana sundum elim.
Çün cenazeden şeştiler,
Üstüme toprak eştiler,
Sinime koyup kaçtılar,
Allah sana sundum elim.
Kaldım bir karanlık yerde,
Ayrık varamaz o yerde
Sataştım bir acep derde
Allah sana sundum elim.
Ölmedi meşhet doldukça,
Gündüzümüz oldu gece,
Bilmeyiz halimiz nice,
Allah sana sundum elim.
Geldi Münker ile Nekir,
Her birisi sordu bir dil,
İlahi sen cevap vergil,
Allah sana sundum elim.
Aldı beni ince yola,
İltdi Sırat köprüsüne,
Amelime yok mededim,
Allah sana sundum elim.
Yedi Tamu, sekiz Uçmak,
Her birinin vardır yolu.
Her bir yolda yüz bin çarsu,
Allah sana sundum elim.
Halayıklar, melaikler,
Ger esrikler, ger ayıklar,
Sahha size uyanıklar,
Allah sana sundum elim.
Görün acep oldu zaman,
Gönülden eyleriz figan.
Ölür çün anadan doğan,
Allah sana sundum elim.
Yunus, uzatma bu sözü,
Allah’ına tut hep yüzü.
Didardan ayırma bizi,
Allah sana sundum elim.
Yunus Emre
SORDUM SARI ÇİÇEĞE
Sordum sarı çiçeğe,
Benzin neden sarıdır?
Çiçek der ki; ey derviş,
Ahım dağlar eritir.
Yine sordum çiçeğe,
Sizde ölüm var mıdır?
Çiçek der ki; ey derviş,
Ölümsüz yer var mıdır?
Yine sordum çiçeğe,
Kışın nerde olursuz?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kışın turab oluruz.
Yine sordum çiçeğe,
Tamuya girer misiz?
Çiçek der ki; ey derviş,
O münkirler yeridir.
Yine sordum çiçeğe,
Uçmağa girer misiz?
Çiçek der ki; ey derviş,
Uçmak adem şehridir.
Yine sordum çiçeğe,
Gül sizin neniz olur?
Çiçek der ki; ey derviş,
Gül Muhammed teridir.
Yine sordum çiçeğe,
Ademi bilir misiz?
Çiçek der ki; ey derviş,
Adem binde biridir.
Yine sordum çiçeğe,
Kırklar'ı bilir misiz?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kırklar Allah yâridir.
Yine sordum çiçeğe,
Rengi nerden alırsız?
Çiçek der ki; ey derviş,
Ay ile gün nurudur.
Yine sordum çiçeğe,
Boynun neden eğridir?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kalbim Hakk'a doğrudur
Yine sordum çiçeğe,
Anan, atan var mıdır?
Çiçek der ki; ey derviş,
Bu ne aceb sorudur.
Yine sordum çiçeğe,
Sen Kabe'yi gördün mü?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kabe Allah evidir.
Yine sordum çiçeğe,
Bahçene girsem n'ola?
Çiçek der ki; ey derviş,
Kokla beni, geri dur.
Yine sordum çiçeğe,
Sen Sırat'ı gördün mü?
Çiçek der ki; ey derviş,
O cümlenin yoludur.
Yine sordum çiçeğe,
Gözün niçin yaşlıdır?
Çiçek der ki; ey derviş,
Bağırcığım başlıdır.
Yine sordum çiçeğe,
Yunus'u bilir misin?
Çiçek der ki; ey derviş,
Yunus Kırklar yâridir.
Yunus Emre
284-) ŞU CENNETİN IRMAKLARI
Şu cennetin ırmakları, akar Allah diye diye,
Çıkmış islam bülbülleri, öter Allah diye diye.
Salınır Tuba dalları, Kuran okur hem dilleri,
Cennet bağının gülleri, kokar Allah diye diye.
Kimi yiyip, kimi içer, hep melekler rahmet saçar,
İdris Nebi hülle biçer, diker Allah diye diye.
Altındandır direkleri, gümüştendir yaprakları,
Uzandıkça budakları, biter Allah diye diye.
Aydan arıdır yüzleri, misk ve amberdir sözleri,
Cennette huri kızları, gezer Allah diye diye.
Hakk'a aşık olan kişi, akar gözlerinin yaşı,
Nurlu olur içi dışı, söyler Allah diye diye.
Ne dilersen Hak'tan dile, kılavuzla gir bu yola,
Bülbül aşık olmuş güle, öter Allah diye diye.
Açıldı gökler kapısı, rahmetle doldu hepisi,
Sekiz cennetin kapısı, açar Allah diye diye.
Rıdvan olur kapı açan, İdris olur hülle biçen,
Kevser şarabını içen, kanar Allah diye diye.
Miskin Yunus var yarine, koma bugünü yarına,
Yarın Hakk'ın divanına, varam Allah diye diye.
Yunus Emre
285-) VAKTİNİZE HAZIR OLUN
Vaktinize hazır olun,
Ecel vardır, gelir bir gün.
Emanettir kuşça canın,
Sahibi var, alır bir gün.
Nice bin kere kaçarsan,
Yedi deryalar geçersen,
Kanat çırparak uçarsan,
Ecel seni bulur bir gün.
İşbu meclise gelmeyen,
Anıp nasihat almayan.
Elif'ten be'yi bilmeyen,
Okur kişi olur bir gün.
Tutmaz olur tutan eller,
Çürür şu söyleyen diller.
Sevip kazandığın mallar,
Varislere kalır bir gün.
Yunus Emre'm bunu söyler,
Aşkın deryasını boylar.
Şu yüce köşkler, saraylar,
Viran olur kalır bir gün.
Yunus Emre
YALANCI DÜNYAYA KONUP GÖÇENLER
Yalancı dünyaya konup göçenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Üzerinde türlü otlar bitenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kiminin başında biter ağaçlar,
Kiminin başında sararır otlar.
Kimi masum, kimi güzel yiğitler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Toprağa gark olmuş nazik tenleri,
Söylemeden kalmış tatlı dilleri.
Gelin duadan unutman bunları,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kimisi dördünde, kimi beşinde,
Kimisinin tacı yoktur başında.
Kimi altı, kimi yedi yaşında,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kimisi bezirgan, kimisi hoca,
Ecel şerbetini içmek de güç a,
Kimi ak sakallı, kimi pir koca,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Yunus der ki: Gör takdirin işleri,
Dökülmüştür kirpikleri, kaşları.
Başları ucunda hece taşları,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Yunus Emre
YER YÜZÜNDE GEZER İDİM
Yer yüzünde gezer idim, uğradım milketler yatar.
Kimi büyük, kimi küçük key kuşağı berkler yatar.
Kimi yiğit, kimi koca, kimi vezir, kimi hoca,
Gündüzleri olmuş gece, oncalayın çoklar yatar.
Doğru varırdı yolları, kalem tutardı elleri,
Bülbüle benzer dilleri, danışman yiğitler yatar.
Büyük, küçük ağlamışlar, server yiğitler komuşlar,
Baş ucunda yay asmışlar, kırık dökük oklar yatar.
Atlarının izi tozlu, önleri tabıl pazulu,
Ele güne hükmü yazlı, şu muhteşem beyler yatar.
Gece gündüz oğlancıklar söyler iken bülbül gibi,
Ayrılmışlar anaları sinlerini bekler yatar.
Elleri dür kınalı hem karavaşları tapulu,
Kargı gibi uzun boylu gül yüzlü hatunlar yatar.
El bağlamıştır kamusu, Hak Çalap'tandır umusu.
Nökerli kızdır kimisi, alınmadık çoklar yatar.
Yunus bilmez kendi halin, Hak Çalap söyletir dilin.
Bir nicesi yeni gelin, ak teleme yüzler yatar.
Yunus Emre
288-) YOK YERE GEÇİRDİM GÜNÜ
Yok yere geçirdim günü,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Seninle olmadım gani,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Geldim ve geçtim bilmedim,
Ağlayıp güssa yemedim,
Senden ayrılam demedim,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Seni bana yar sanırdım
Bana vefadar sanırdım
Aygar imişsin bilmedim
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Hani sana güvendiğim,
Sevinerek özendiğim.
Külli kalır kazandığım,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Gidip yine gelmeyesin,
Gelip beni bulmayasın,
Bu beyliği sürmeyesin,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Çün beni koyup gidesin
Varıp sinleye giresin
Orda gelip söyleyesin
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Hayrım, şerim yazılacak,
Ömrüm ipi üzülecek.
Suret benden bozulacak,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Miskin Yunus gideceksin,
Acep sefer edeceksin,
Ettiğini bulacaksın,
Ah n'ideyim ömrüm seni?
Yunus Emre
YÜRÜ YÜRÜ YALAN DÜNYA
Yürü yürü yalan dünya,
Yalan dünya değil misin?
Yedi kez boşalıp yine,
Dolan dünya değil misin?
Bir od bıraktı özüme,
Duman girdi gözüme,
Bu gözle bugün yüzüme,
Gülen dünya değil misin
Bir od bıraktın vay dile,
Tutuştum yandın dert ile.
Kıyamete bir kurt ile,
Kalan dünya değil misin?
Nide idim dağlar aşıp,
Dağlar aşıp sular geçip,
Havanın önüne düşüp,
Yelen dünya değil misin?
Yunus Emre'm sür sefayı,
Sür sefayı, çek cefayı.
O Muhammed Mustafa'yı,
Alan dünya değil misin?
Yunus Emre

YUNUS EMRE E HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE E HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
116-)ECEL OKU ERDİ CANA
117-)EĞRİLİĞİN KOYASIN
118-)EĞER DİLİM BENDE İSE
119-) ERENLERE MUHİP İKEN
120-) ERENLERİN GÖNLÜNDE
121-)ERENLERİN HİMMETİNİ BEN BANA YOLDAŞ EYLEYEM
122-) ERENLERİN YOLLARI İNCEDEN İNCEYİMİŞ
123-) EŞKARE KILDIM BUGÜN PİNHANIMI
124-) EVVEL BAHAR OLMAYINCA
125-) EVVEL BENİM AHİR BENİM
126-) EVVEL BİZE VACİP BUDUR
127-) EVVEL DAHİ VAR İDİ CANIMDA BU AŞK ODU
128-) EVVEL KADİM ÖNDEN SONA
129-) EVVEL KADİMDEN GELDİM
130-) EY AŞIKLAR
131-) EY AŞK DELİSİ OLAN
132-) EY AŞK ERİ AÇ GÖZÜNÜ
133-) EY BANA DERVİŞ DİYEN
134-) EY BENİ AYIPLAYAN GEL BENİ AŞKTAN KURTAR
135-) EY BİZİMLE YAR OLUP DOSTA GİDEN GELSİN BERİ
136-) EY ÇOK KİTAPLAR OKUYAN
137-) EY DOST SENİ SEVERİM
138-) EY DOST SENİN AŞKIN ODU
139-) EY DÜN BUGÜN HAK İSTEYEN
140-) EY DÜNYAYA ALDANAN
141-) EY DÜNYAYI SEVEN KİŞİ
142-) EY EHL OLAN SÖYLE BANA
143-) EY GÖNLÜMÜN EĞLENCESİ
144-) EY GÖNÜL BİZE KEREM KIL
145-) EY KAMU DERT EHLİ GELİN
146-) EY KOPUZ İLE ÇEŞTE
147-) EY PADİŞAH, EY PADİŞAH
148-) EY SÖZLERİN ASLIN BİLEN
149-) EY SU NERDEN GELİRSİN VATANIN NERDE SENİN
150-) EY YA GAFİL AÇ GÖZÜNÜ
151-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM
152-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM 2
153-) EY YARENLER EY KARDEŞLER ECEL ERE ÖLEM BİR GÜN
154-) EY YARENLER TINMAN BANA
155-) EYYUB'UM GÖNLÜ DERTLİYİM
156-) EZELİ BU AŞKI BEN BU MÜLKE SÜRÜP GELDİM
116-) ECEL OKU ERDİ CANAEcel oku erdi cana, kafle göçtü dur diyeler,
Gafil olan yolda kalır, hazırlığı gör diyeler.
Anmaz idim o sultanı, ne işe gönderdi beni,
Emanet verilen canı, sahibine ver diyeler.
Çün can bedenden çekile, şu elif kamet büküle,
Gözünden gevher döküle, gel merteben sor diyeler.
Şöyle yürürken naz ile, adın deftere yazıla,
Kara yerde ev düzile, gel günahkar gir diyeler.
Kabrin sual eder sana, hani armağının bana,
Armağansız gelen burda, yılan çiyan yer diyeler.
Münafıkın aklı şaşa, Rabbim bilmem diye haşa,
Kabir dar ola kavuşa, Hak buyurdu kır diyeler.
Mümin olan gele dile, cevap vere güle güle,
Cennet'ten huriler gele, kabrin dolu nur diyeler.
Yunus sabret bu mihnete, bir gün eresin rahata,
Yine Hakkın lütfu yete, gel Cennet'e gir diyeler.
Yunus Emre
117-)EĞRİLİĞİN KOYASIN
Eğriliğin koyasın, doğru yola gelesin,
Kinden kibirden vazgeç, erden nasip alasın.
Ne versen elin ile, o varır senin ile,
Ben desem inanmazsın, varacağız göresin.
Gönülde pas oturur, orda seni yitirir,
İçeri şah oturur, giremezsin göresin.
On ikidir hücresi, yedi dervazesi var,
Orda iki dilber var, bilmezsin ki sorasın.
Var kardaşını öldür, dahi avradın boşa,
Anana kabin kıydır, Hakk’ı ayan göresin.
Biçare miskin Yunus aşktan dava kılarsın,
Dosttan haber gelecek yüz sürüyü varasın.
Yunus Emre
118-)EĞER DİLİM BENDE İSE
Eğer dilim bende ise, kimse bana nesne demez,
Gönlüm ger revende ise alemde karar eylemez,
Eğer gözüm bakar ise, baktığına akar ise,
Gördüğüm benim der ise, oda düşer ar eylemez.
Eğer akıl başta ise, gönülde o tuşta ise,
İkisi bir işte ise, düşman bana kar eylemez.
Düşman benim nefsim olur, tamamıyla hırsım olur,
Tamamıyla hırsa uyan gönüllerde yer eylemez.
Gönülleri hep düzen o, türlü nakışlar yazan o,
Can gövdeden ayrılacak, bu diller niçin söylemez.
Gönüllerde yer eylemek Muhammed'e gelmiş olur,
Mustafâ'ya ümmet olan Tamu'da karar eylemez.
Öldüren o, dirilten o, Yunus şimdi Hak ile ol,
Hak'tan artık hîç kimesne, yok nesneyi var eylemez.
Yunus Emre
119-) ERENLERE MUHİP İKEN
Erenlere muhip iken, ya münkir olduğun neden?
Çok sakın tatlı canını, okları çıkmadan yaydan.
Kahır erenler atıdır, gayret dahi hilatıdır,
Erenler yayı katıdır, okları geçer kayadan.
Bize muhip olanları, Hak'tan dileriz onları,
Dönüp münkir olanları tez çıkarırlar aradan.
Burda ayak el öpülür, görenin canı kapılır,
Garip misafir yapılır, zavye ve mescithaneden.
Ağı içerse nuş olsun, sücü içerse hoş olsun,
Yunus ile yoldaş olsun, gelsin Allah'ına giden.
Yunus Emre
120-) ERENLERİN GÖNLÜNDE
Erenlerin gönlünde o sultan dükkan açtı,
Nice bizim gibiler onda konarak göçtü.
Cümle erenler uçtu, dağlar, yazılar geçti,
Aşk kazanına düştü, orda kaynadı pişti.
Bu dünyanın meseli, benzer murdar gövdeye,
İtler murdara üşdü, Hak dostu kodu kaçtı.
Aşık mı diyem ona, canını terketmedi,
Aşık ona diyeler, melamet dile düştü.
Yine esridi Yunus, Taptuk yüzün görelden,
Meğer onun gönlünden bir cur'a şerbet içti.
Yunus Emre
121-)ERENLERİN HİMMETİNİ BEN BANA YOLDAŞ EYLEYEM
Erenlerin himmetini ben bana yoldaş eyleyem,
Her nereye varır isem, cümle işim hoş eyleyem.
Koyam bu dünyayı gidem, çün ahrete sefer edem,
Cennetteki hurileri ben bana yoldaş eyleyem.
Tene yumuşak giymeyem, cümlesinden fariğ olam,
Döşeğimi toprak edip yastığımı taş eyleyem.
Vuram yıkam nefs evini, oda yana hırs ve heva,
El götürem şimden geri, nefs ile savaş eyleyem.
Tenim dahi, canım dahi hiç bilmedi Enel Hakk'ı,
Şimdiye dek bilmediyse, şimden geri tuş eyleyem.
Bugün gülen kişi bunda, yarın ağlar imiş onda,
Revan döküp gözyaşını, yastığımı yaş eyleyem.
Miskin Yunus çağırıp der, aşıkıyım miskinlerin,
Dervîş değil ise dışım içimi dervîş eyleyem.
Yunus Emre
122-) ERENLERİN YOLLARI İNCEDEN İNCEYİMİŞ
Erenlerin yolları inceden inceyimiş,
Süleyman’a yol kesen şu bir karıncayımış.
O karınca söyledi Süleymân'a yol dedi,
O karınca söylediği cevap alıncayımış.
Götürmedi kimsene kimsenenin gücünü,
Güç götürdüm diyenler eli erinceyimiş.
Kim kime ne der ise, eğer hayır, eğer şer,
Allah verir cezasın gele yol inceyimiş.
Gönlüm bana söylerdi, seni severem derdi,
Gönlüm seni sevdiği dosta erinceyimiş.
Gönlüm der ki varayım, sana geri geleyim,
Gönlüm uyduğu bana dostu buluncayımış.
Yarenlerim derler ki; aşık melamet gerek,
Geldi benim başıma o söz yerinceyimiş.
Aşığın gözyaşları gece gündüz dökülür,
Aşık kan ağladığı maşuk soruncayımış.
Dört kitabın manasın okudum tahsil kıldım,
Aşka gelince gördüm bir ulu heceyimiş.
Ben dervişim diyenler, haramı yemeyenler,
Haramın yenmediği ele girinceyimiş.
Derler ki filan öldü, mülkiyle malı kaldı,
O malın irkildiği ıssı ölünceyimiş.
İki kişi söyleşir Yunus’u görsem diye,
Biri der ki; ben gördüm, bir aşık kocayımış.
Yunus Emre
123-) EŞKARE KILDIM BUGÜN PİNHANIMI
Eşkare kıldım bugün pinhanımı,
Can verirken buldum o cananımı.
Can gönül hayran kalıyor maşuka,
Maşuk ile sürerim devranımı.
Dert gerektir, dert gerektir, dert gerek,
Kim gerek derde, verem dermanımı.
Mekansızım onun için dünyada,
Kimseler bilmez benim mekanımı.
Kanı buldum n'iderem ben ayrığı?
Yağmaya verdim bugün dükkanımı.
Top benim çevganı aldım çalarım,
Kim ala bu toptan meydanımı?
Yer benimdir, gök benimdir, arş benim,
Gör nicesi germişem sayvanımı.
Yunus olduysa adım, pes ne acep?
Okuyalar defter ve divanımı.
Yunus Emre
124-) EVVEL BAHAR OLMAYINCA
Evvel bahar olmayınca, kızıl gül açılmaz imiş,
Kızıl gül açılmayınca, bülbül zarı kılmaz imiş.
Bülbül hevestir ötmeye, güle sarmaşıp yatmaya,
Bağban kasdeyler satmaya, gül kadrini bilmez imiş.
Bre bağban satma gülü, haramdır akçesi, pulu.
İnletme aşık bülbülü, gözün yaşı dinmez imiş.
Yılda bir kez hayvanlara, aş yeli eser bunlara,
Kimi adem hayvan olur, hayvan aşık olmaz imiş.
Aşık olamayan adem, benzer imiş bir ağaca,
Ağaç yemiş vermeyince budağı eğilmez imiş.
Yunus Emre'm, hey biçare, yardan ayrıldın avare,
Yardan ayrılmayınca dost yar kadrini bilmez imiş.
Yunus Emre
125-) EVVEL BENİM AHİR BENİM
Evvel benim, ahir benim, canlara can olan benim,
Azıp yolda kalanlara hazır medet eden benim.
Bir karara tuttum karar, benim sırrımı kim duyar,
Cahil beni nerde görür, gönüllere giren benim.
Kün deminde nazar eden, bir nazarda dünya düzen,
Kudretinden han döşeyip, aşka bünyad vuran benim.
Düz döşedim bu yerleri, çöksü vurdum bu dağları,
Sayvan eyledim gökleri, geri tutup duran benim.
Dahi acep aşıklara ikrar ve din iman oldum,
Halkın dahi gönlündeki küfr ü İslam güman benim.
Bir niceye verdim emir, devlet ile sürdü ömür,
Yanan kömür, kızan demir, örse çekiç salan benim,
Kar yağdıran, buz donduran, hayvanlara rızkın veren,
Şöyle bilin o mahluka o Rahim ve Rahman benim.
Halk içinde dirlik düzen, dört kitabı doğru yazan,
Ak üstüne kara dizen, o yazılan Kuran benim.
Dost ile birliğe yeten, buyruğu ne ise tutan,
Mülk bezeyip dünya düzen, o bahçıvan hemen benim.
Dünyada ben o Rüstem'im, dünya içinde bostanım,
Gönlümdeki sensin benim, seni sende gören benim.
Benim Hakk'ın kudret eli, benim beli aşk bülbülü,
Söyleyip her türlü dili halka haber veren benim.
Diller damaklar şaşıran, aşk kazanını taşıran,
Hamza'yı Kaf'tan aşıran o ağılı yılan benim.
Yağmur olup yere yağan, bulut olup göğe ağan,
Gözsüzlerin gözündeki boz pusarık duman benim.
Yunus değil bunu diyen, kendiliğidir söyleyen,
Kafir olur inanmayan, evvel ahir hemen benim
Yunus Emre
126-) EVVEL BİZE VACİP BUDUR
Evvel bize vacip budur, hoş hulk ile amel gerek,
İslam adı okunacak yoldaşımız iman gerek.
İsrafîl surun vuracak, cümle mahluk uyanacak,
Soru hesap sorulacak, Arab dili lisan gerek.
Gök perdelerin açalar, iyi yavuzdan seçeler,
O dem nereye kaçalar, baş kurtarası yer gerek.
Çerge kurup oturalar, sermayemiz getireler,
O siyaset meydanında bu tertipleri bil gerek.
Çağrışalar ata ana, kardaş kardaşdan usana,
Yalvaralar o Sübhan'a, niyaz kılası er gerek.
Dükelinden bu aşk yakın, Yûnus hata kılma sakın,
Aşktan sual sorulacak, cevap veresi hal gerek.
Yunus Emre
127-) EVVEL DAHİ VAR İDİ CANIMDA BU AŞK ODU
Evvel dahi var idi, canımda bu aşk odu,
Eşkere etmez idim, bilirdim ki dost kodu.
Dört kitabı okuyan, bulmadı aşka çare.
Ne beyler, ne sultanlar, ne müderris, ne kadı.
Yer gök kaim ırılmaz, yeller esip deprenmez,
Her nesne muhkem olur, aşk olacak bünyadı.
Aşk anadan doğmadı, kimseye kul olmadı,
Hükmüne esir kılar cümle bilişi yadı.
Günde bin kez yanaram, razıyım ben şu oda,
Zîra şekerden şirin bana aşkının odu.
Aşka mecnun olanlar, ne kar bilir ne zarar,
Korkutmaz soğuk sıcak, neyler ki aşkın odu.
Ezelde benim fikrim, Enel Hak idi zikrim,
Henüz dahı doğmadan, o Mansur-ı Bağdadi.
Aşk odu cuş eyledi, canımı hoş eyledi,
Kimse söyündüremez canımda yanan odu.
Aşk çengine düşenin, melamet olur işi,
Onun için bednamdır, miskin Yunus'un adı.
Yunus Emre
128-) EVVEL KADİM ÖNDEN SONA
Evvel kadim önden sona, zevali yok sultan benim,
Yedi iklîme hükmedip, yeri göğü tutan benim.
Ben bu yeri yaradacak, yer üstüne gök duracak,
Ulu deniz mevc vuracak, Nuh'a tufan veren benim.
Kün dedim bu yere durdu, gökler dahi karar kıldı,
Yüz bin türlü adem geldi, getirip götüren benim.
Yusuf ile çaha inen, teraziye altın vuran,
Kefesini basaduran, Mısır ıssı sultan benim.
Sofu ile sofu olan, sûfî ile sâfî olan,
Bel bağlayıp taat kılan, o Kerim ve Rahman benim
Kaf'tan kaf'a hükmeyleyen, devleri hükmüne koyan,
Yele binip seyran kılan, bu mülke Süleyman benim.
Et ve deri endam çatan, alemlere gönül katan,
Adem'i donla donatan, mülke kadem basan benim.
Sekiz Uçmak aşıklara, köşk ve saraydır onlara,
Musa gibi Tûr Dağı'nda hayran olup kalan benim.
Ben abidim, ben mabudum, kamu yerlerde hazırım,
Zalimlerden tat alıcı, miskinleri tutan benim.
Tapduk diyem cümle dile, inanmışım değme kula,
Yunus dahi hod kim ola, bu sözleri diyen benim.
Yunus Emre
129-) EVVEL KADİMDEN GELDİM
Evvel kadimden geldim yer gök yaratılmazdan,
Arş kürs ve levhi kalem hiç daha anılmazdan.
Dost ile sohbetteydim, içeri halvetteydim,
Adem nice nesnedir, hiç daha anılmazdan.
Yüz bin yiğirmi dört bin canlar canım içinde,
Gizlü Muhammed canı daha içeri bizden.
Hem canlar ona perde, o nur içinde nurda,
Aşk onda kadim olur, canlara ayrılmazdan.
Aşktır Hakk'ın varlığı yer ve gök mamurluğu,
Aşk bizi pertev etti, her biri birimizden.
Evvel Adem yarattı, sonra peygamberleri,
Ahir Muhammed nuru balkıdı içimizden.
Adem atadan beri, veli evliya nebi,
Hak müşerref eyledi Ahmed'i kamu yüzden.
Yetmiş bin yıl önceden yarattı Muhammed'i,
Hak kendi aşık oldu, bahane bir yıldızdan.
O yıldız ki var idi, kandaydı Adem canı,
Ya bunca peygamberler anılmadan ağızdan.
Alimler bunu bilmez, her akıl ona ermez,
Hidayettir Yûnus'a, keşf oldu hacemizden.
Yunus Emre
130-) EY AŞIKLAR
Ey aşıklar, ey aşıklar, aşk mezhebi dindir bana,
Gördü gözüm dost yüzünü, yas kamu düğündür bana.
Ayrık bize yas eylemez, gönlümüzü pas eylemez,
Hak'dan gelen görklü avaz, ondan gelen ündür bana.
Ayrık bana ben demeyem, kimesneye sen demeyem,
Ya kul ya sultan demeyem, kalsın işitenler tana.
Senden sana varır yolum, senden seni söyler dilim,
Allah sana ermez elim, bu hikmete kaldım tana.
Ben aşkından ırılmayam, dergahından sürülmeyem,
Eğer benden gider isem, senin ile varam sana.
O dost buraya gönderdi, var dünyayı bir gör dedi,
Geldim, gördüm bir arayış, seni seven kalmaz ona.
Kullarına vadeyledi, yarınki gün cennet dedi,
O dostların sevindiği, yarınım bugündür bana.
Dost aşka ulaşıladan, dünya ahiret bir oldu,
Ezel ebed sorar isen, dün ile bugündür bana.
Yunus seni din edindi, din nedir iman edindi,
Aşka bugün yarın n'olur, işi nedir önden sona.
Yunus Emre
131-) EY AŞK DELİSİ OLAN
Ey aşk delisi olan, ne kaldın perakende,
O seni deli kılan yine sendedir sende.
Dünyada, ahrette Hak, yer gök doludur mutlak,
Hiç gözlere görünmez, kim bilir ne nişanda.
Her kim onu gördüm dese gerek oda yakalar,
Her kim ona şek getirir ne dinde ne imanda.
Ger meyhaneye vardım, onsuz yer göremedim,
Yine ona sataştım, girdim ise külhanda.
Her kim aradı cismin, cisminde buldu hasmın,
Ne dünya ahret ona, ne karda ne ziyanda.
Bir nicesine kaç der, bir nicesine tut der,
Kaçanla bile kaçar, yine durur duranda.
Uğrı diye kullarını giriftar eden o,
Medet edip erişen odur yine zindanda.
Derler ki: Miskin Yunus, niçin deli oldun sen,
Ne akıl, ne fehm kalsın, işbu sırrı duyanda.
132-) EY AŞK ERİ AÇ GÖZÜNÜ
Ey aşk eri aç gözünü, yeryüzüne eyle nazar,
Gör bu latif çiçekleri, bezenerek geldi geçer.
Bunlar yazın bezenirken, dosttan yana uzanırken,
Bir sor ahi sen bunlara, nereyedir azm-i sefer.
Her bir çiçek bin naz ile, öğer Hakk'ı niyaz ile,
Her kuş hoş bir avaz ile, o padişahı zikreder.
Öğer onun kadirliğin, her bir işe hazırlığın,
İlla ömür kasırlığın, anacağız rengi döner.
Rengi döner günden güne, toprağa dökülür yine,
İbret olur anlayana, bu ibreti arif duyar.
Bu sırrı ger duyaydın, ya bu gamı yiyeydin.
Yerinde eriyeydin, gideydi senden kar ve kir.
Ne gelmeğin gelmek olur, ne bilmeğin bilmek olur,
Son menzilin ölmek olur, duymadın aşktan bir eser.
Bildik gelen geçer imiş, konan geri göçer imiş.
Aşk şerbetin içer imiş, her kim bu manadan duyar.
Yunus bu sözleri kogil, kendözünden elin yugil,
Senden ne gele bir değil, çün Hak'tan gelir hayır şer.
Yunus Emre
133-) EY BANA DERVİŞ DİYEN
Ey bana derviş diyen, nem ola derviş benim,
Ya bu adıma layık, hani elimde iş benim.
Derviş derler adıma, bakarlar suratıma,
Bilmezler ki dirliğim, külli sitayiş benim.
Dil ile şeyhim ulu, yolda aludan alu,
Aklım evi kaygılı, nefsim asayiş benim.
Sureti güler halka, ya kani kulluk Hakk'a,
Bu dirliğime bak a, hem işim yanlış benim.
Kendi izim bilirim, saluslana yürürüm,
Buğuz, kibir, düşmanlık, gönlümü almış benim.
Suçumu örter hırkam, dirliğim cümlesi ham,
Bir gün yırtılır perdem, o gün en zor iş benim.
Derviş neye dolundum, ulu suçta bulundum,
Yunus umduğum Haktan, o rahmet imiş benim.
Yunus Emre
134-) EY BENİ AYIPLAYAN GEL BENİ AŞKTAN KURTAR
Ey beni ayıplayan, gel beni aşktan kurtar,
Elinden gelmez ise söyleme fesat haber.
Aşıkların ahvali maşuk katında biter,
Sözün var ona söyle, benim elimde ne var.
Dost yüzünden nikabı her kim giderdi ise,
Hicap kalmadı ona, artık ne hayır ne şer.
Hiç kimesne kendinden halden hale gelmedi,
Aşıkların canına maşuka vurur minkar.
Kim ki aşk kadehinden bir zerre içti ise,
Ona ne akıl, ne us, ne esrik, ne de humar.
Tek ben değilim aşık, o maşuk nazarında,
Aşk yoluna can feda, benim gibi sad hezar.
Aşıkların halini aşık olanlar bilir,
Aşk bir gizli haznedir, gizli gerektir esrar.
Korkarım söylemeğe şeriat edebinden,
Yok ise söyleyeyim daha ayrıksı haber.
Kim vere bu dil ile o maşukadan haber,
Meğer o kimseler ki, can içinde canı var.
Yunus ölürse ne gam, aşk içinde kardaşlar,
Aşk yoluna uyanan, maşuk burcunda doğar.
Yunus Emre
135-) EY BİZİMLE YAR OLUP DOSTA GİDEN GELSİN BERİ
Ey bizimle yar olup, dosta giden gelsin beri,
Yok eyleyip kendözün can terk eden gelsin beri.
Terkedelim kılükali, isteyelim doğru yolu,
Hem bulalım gevher kanın, gevher alan gelsin beri.
Gevher bu can maksududur, can maksudun Mansur'udur,
Maksud için Mansur'layın, berdar olan gelsin beri.
Emek dilersen maksuda, çok hizmet eyle her işte,
Sen gel senliğinden ayrıl, nuru didar gelsin beri.
Pinhan edenler kendözün, onlar görürler Hak yüzün.
Görmek dilersen bil sözün, ikrar eden gelsin beri.
Yunus gel anlat halini, bildir nedir ahvalini.
Derde bırak gel kendini, derman eden gelsin beri.
Yunus Emre
136-) EY ÇOK KİTAPLAR OKUYAN
Ey çok kitaplar okuyan, sen ki tutarsın bana dak,
Ta bilesin sırrı ayan, gel aşktan oku bir varak,
Okumalı ilmin yüzün, ilme amel gerek güzin,
Aç gönülden batın gözün, aşık maşuk haline bak.
Gör maşuğun ne iştedir, aşık dahi o iştedir,
İkisi bir sır iştedir, iki sanıp kalma ırak.
İkilikten geçemedin, hali kalden seçemedin,
Dosttan yana uçamadın, fakilik oldu sana fak.
Cübbeyle hırka, tahtla tac, bunlar verirler aşka bac,
Dört yüz mürit ve elli hac, terk eyledi Abdülrezzak.
Onun gibi din ulusu, hac öptü, çaldı nakusu,
Sen dahi bırak namusu, nefsin itini oda yak.
Sen kendine geldin ise, sıfat nedir bildin ise,
Hakk'a bağlı oldun ise, ne söyler isen bana hak.
Bilmeyesin bednam ve nam, bir ola sana hasuam,
Bildim ise ilmi tamam, gel şimdi oku bir varak.
Yerde ve gökde aşk ile, aşktan gelir her söz dile,
Biçare Yûnus ne bile, ne kara okudu, ne ak.
Yunus Emre
137-) EY DOST SENİ SEVERİM
Ey dost seni severim, canımda yerin vardır,
Gece gündüz uyumam, acayip halim vardır.
Sen gülü görür iken, dikene sunma elin,
Düşmandan ne korkarsın, doğru bir yarin vardır.
Düşmanlar sorar bana; söz demek nerden sana?
Bana söz demek nerden, benim üstadım vardır.
Ele getirdiğini miskinlere harceyle,
Nice çok yaşar isen, sonunda ölüm vardır.
Bunda kendözün gören, o olur yolda kalan,
Benim bir karıncaya vallah isnadım vardır.
Tanla turu gelecek bülbül gibi söylerim,
Gönülde mani biter, dertli ciğerim vardır.
Yunus Emre kendözün, toprağa vur gel yüzün,
Maşukaya yaraşır bir miskinliğim vardır.
Yunus Emre
138-) EY DOST SENİN AŞKIN ODU
Ey dost senin aşkın odu, ciğerim pare baş kılar,
Aşkından yanar yüreğim, yandığım bana hoş gelir.
Aşkın oduna yandığım, ağlamak oldu güldüğüm,
Dost sana zarı kıldığım, münkirlere savaş gelir.
Söyler isem sözüm savaş, söylemezsem ciğerim baş,
Cihan dolu olur kalleş, her birinden bir taş gelir.
Gör nice taşlar atılır, dost için başlar tutulur,
Gelir gönüle batılır, halimize haldaş gelir.
Bizim halimizden bilen, kimdir aşka münkir olan,
Bizim sevdiğimiz Hak’tır, bu halka göz ve kaş gelir.
Nice sultanlar aciz olur bu aşkın elinden,
Her kim bu yola düşerse, o bu yola yavaş gelir.
Erenler buna kalmadı, vardı yoluna durmadı,
Hakk’ı gerçek sevenlere, cümle alem kardeş gelir.
Miskin Yunus bil özünü, dosta açıp şu gözünü,
Hangi burçtan bakar isen, o sultana güneş gelir.
Yunus Emre
139-) EY DÜN BUGÜN HAK İSTEYEN
Ey dün bugün Hak isteyen, bilmez misin Hak nerdedir,
Her nerdeysem orda hazır, nerde bakarsam ordadır.
Sakın olma Hakk'a ırak, gönüldedir Hakk’a durak,
Sen senliğin elden bırak, tenden içeri candadır.
Gir gönüle bulasın Tur, sen ben demek defterin dür,
Key güher er gönlündedir, sanma ki o ummandadır.
O ummanda yüzbin güher, bir katreye benzer tamam,
O cana yok zaman zeval, zevalli can hayvandadır.
Her nerde ki gözün baka, Çalap hazırdır mutlaka,
Şu can ki tapmadı Hak'a, faydası yok ziyandadır.
Eyle suretini viran, can sırrıdır ona eren,
Batın gözüdür dost gören, zahir gözü yabandadır.
Çün suretin viran ola, gönlün bağı cinan ola,
Canın genci vîran ola, çünkü bu genc virandadır.
Her kim gaflet içre geçer, canı zeval suyun içer,
Derviş sırrı arştan uçar, gerçegi yeryüzündedir.
Miskin Yunus gözün aç bak, iki cihan doludur Hak,
Sıdk oduna gümanı yak, o eşkere pinhandadır.
Yunus Emre
140-) EY DÜNYAYA ALDANAN
Ey dünyaya aldanan, hayırla ihsan hani?
Unuttun ahireti, şefkatla iman hani?
Kimde ki şefkat vardır, rahmet dahi ondadır,
Şimdi bir gönlü açık sünni müsülman hani?
İbrahim Halil geldi Kabe'ye bünyad vurdu,
Oğluna bıçak çaldı, İsmail kurban hani?
Şeddad bir uçmak yaptı, Nemrut göğe ok attı,
Karun'u da yer yuttu, Adil Nuşirvan hani?
Kim ki istedi buldu, kulluğu tamam oldu,
Mısır'a sultan oldu, Yusuf-ı Kenan hani?
Resul Mirac'a ağdı, gökden yere nur yağdı,
Habib'im diye öğdü, o Fahr-i cihan hani?
Ebubekir'le Ömer, yüzlerinden nur damar
Sinesi dolu Kuran Osman-ı Affân hani?
Biner idi Düldül'e, belinde Zülfikar'ı
Erenler açtı dini, Tanrı Arslan'ı hani?
Çalap Tanrı'nın hası, Hazret'e geçer nazı,
Peygamber'in amusı Hamza pehlivan hani?
Cüneyd-i Bağdadi ve Şibli ve Maruf-ı Kerhi,
Onlar vardı bu yola, şimdi o erkan hani?
Bayezid-i Bestami, yedi kat gök seyranı,
O erenler sultanı gevher-i maden hani?
Geçti bunların çağı, dünya kahrın ocağı,
Ebul-Müslim Necefî sahib-i kıran hani?
Bir gönül ele getir, feragat ol geç otur,
Konya şehrinde yatır o iki sultan hani?
Fakih Ahmed Kutbeddin, Sultan Seyyid Necmeddin,
Mevlana Celaleddin, o Kutb-ı Cihan hani?
O Seyyid Ahmed Kebir müyesserdi ona nur,
Ayalleri cümle şir, o hulkı merdan hani?
Yunus Emre'm aç gözün, toprak eyle sen yüzün,
Sana dahi diyeler, ciğeri biryan hani?
Yunus Emre
141-) EY DÜNYAYI SEVEN KİŞİ
Ey dünyayı seven kişi, bir gün koyup gitmek gerek,
Senin dileğinle değil, naçardır, ne etmek gerek?
Gözün ile gördüğünü, şu hasretin olanları.
Akil isen an bunları, her kimseyi anmak gerek.
Şu kahr ile kazandığın, bir gün kalısar körlüğe,
Şu mal ki körlüğe kalır, şaylığa harc etmek gerek.
Kudret kandilinden senin, destur ile indi canın,
Bir gün geri gel deniser, şu sözü işitmek gerek.
Ne hak buyruğun tutarsın, ne kul sözün işitirsin,
Hiç bilmezsin mana nedir, ne dilde çağırmak gerek?
Uydun bu nefsin sözüne, battın günah denizine,
Çirk getirdin can yüzüne, tövb'eteğin tutmak gerek.
Yunus, şimdi sen dil ile, ben Hakkı severim deme,
O padişah hazretine, görklü meta iltmek gerek.
Yunus Emre
142-) EY EHL OLAN SÖYLE BANA
Ey ehl olan söyle bana ben nicesi döleneyim
Ne türlü tedbîr edeyim ya nice sağınç sanayım
Canımda o büt bitipdir, gönülümü o tutupdur,
Hey beni o avutupdur, ayruk neye bağlanayım.
Öyle edipdir o beni, seçemezem dünden günü,
Alsın teni utsun canı, kon ben ona aldanayım.
Ben gevheriyem kanım o, ben bir kulum sultanım o,
Aklım ve canım gönlüm o, ondan niçin usanayım.
Onsuzluğum bana haram, ondan olur naktim tamam,
Bunun gibi lütuf kerem, nerde bulup dinleyeyim.
Odur bana Yunus diyen, odur benim bağrım delen,
Odur beni bensiz koyan, hem ben olam bu ben neyim.
Yunus Emre
143-) EY GÖNLÜMÜN EĞLENCESİ
Ey gönlümün eğlencesi, anlat bana n'eyleyeyim?
Aşkından oldum avare, derdim kime söyleyeyim?
Fena mülkünden geçeyim, o dost iline uçayım,
Dalayım aşk ummanına, denizlerin kaynatayım.
Aşkın od vurdu canıma, gelsin aşıklar yanıma,
Dökeyim aşkın hanını, aşıkları toylayayım.
Girdim bu aşkın bağına, baktım sağıma soluma,
Türlü yemişlerin yiyip, güllerini koklayayım.
Dün gün kılayım ah ve zar, aşık olayım il ve şar,
Dökeyim kanlı yaşımı, zarılıklar eyleyeyim.
Aşık olayım şu güle, dolsun cihana gülgüle,
Hezar destan olayım ben, dost bağını yaylayayım.
Miskin Yunus aşıkların dirliğini dirilmedin.
Bari gücüm yettiğince soylarını soylayayım.
Yunus Emre
144-) EY GÖNÜL BİZE KEREM KIL
Ey gönül bize kerem kıl, bile seyran edelim,
Candan, tenden geçelim, gel azm-i canan edelim.
Ten nedir dost yolunda, ben onu terk etmeyim,
Dost cemalin görmeye, gel canı kurban edelim.
Bu fena ender, fenayı terk edelim dost için,
Öz beka ender, beka mülkünde seyran edelim.
Asitanı mürşidin gel, kıbleyi can kılalım,
O şeh ki şahlar şahın, gel biz de mihman edelim.
Gel beri dağılmayalım yağmur damlası gibi,
Cem olup derya gibi gel kasd-ı umman edelim.
Ben onun aşk şarabını içmişim her dembedem,
Dost cemalin görmeğe gel arş-ı Rahman edelim.
Çünkü bu zaif Yûnus'a yoldaş bile olmadın,
Ey gönül o şahı gel taht-ı Süleyman edelim.
Yunus Emre
145-) EY KAMU DERT EHLİ GELİN
Ey kamu dert ehli gelin, dert benim ve derman benim,
Kafirdeki küfr-i nihan, mümindeki iman benim.
Alemde fitneyi kodum, Mansur'ı kül etti odum,
Dilinde Enel Hak dedim, boynundaki urgan benim.
Yusuf'daki hüsnü cemal, Yakup'taki hüznü melal,
Gah bedr olam gahi hilal, gökte mah-ı taban benim.
Nemrut'taki suret kılan, İbrahim'i oda atan,
Bir kılını yandırmayan od ve kül ve reyhan benim.
Yunus bu cismim adıdır, cisim onun bünyadıdır,
Adım eğer sorar isen, bil ki cana canan benim.
Yunus Emre
146-) EY KOPUZ İLE ÇEŞTE
Ey kopuz ile çeşte aslın nedir ne işte,
Sana sual sorarım cevap ver bana üşte.
Söyler ki; aslım ağaç, koyun kirişi birkaç,
Gel nağmemi dinle geç, aklı koma beleşte.
Bana haram diyorlar, ben uğruluk değilim,
Çünkü aslım mısmıldır, ne var imiş kirişte?
Bana kiriş dediler, aşka giriş dediler,
Adımı aşk verdiler, ben durmazam kolmaşta.
Şadilik ile geldim, işbu aleme doldum,
Mürvetlere düzüldüm, kodular işbu düşte.
Ağaç deri derildi, kiriş ile bir oldu,
Aşk denizine daldı, bahane yok bu işte.
Mevlana sohbetinde saz ile işret oldu,
Arif manaya daldı, çün biledir ferişte.
Ferişteyi anmaktan bilesin murat nedir,
Gece gündüz biledir senin ile her işte.
O ferişteler adı Kiramen Katibin'dir,
Yazmaktan usanmazlar, armazlar yazda kışta.
Birisi sağ omzunda, birisi sol omzunda,
Birisi hayrın yazar, birisi şer cünbüşte.
Kâğıtları tükenmez, ne hot mürekkepleri,
Aşınmaz kalemleri, kaimlerdir o işte.
Hem meyhaneye varır, hem puthaneye girer,
Bunlar saklarlar seni, sen gafilsin bu işte.
Yunus şimdi Süphân'ı vasfeyle gel gönülde,
Ayrı değil ariften bu kopuz ile çeşte.
Yunus Emre
147-) EY PADİŞAH, EY PADİŞAH
Ey padişah, ey padişah, her dem işin düze gelir,
Dünya onun bostanıdır, sevdiğini üze gelir.
Yavuzluk eyleme sakın, ecel sana senden yakın,
Nicelerin aslın kökün, yurt eyleyip boza gelir.
Sen orda varırsın orda, çok hazırlık yap gel burda,
Canlar baki değil tende, de birkaç gün geze gelir.
Sorucu gelir yer yırtıp, sorar Tanrı’n kimdir diye,
İşbu canım onu duyup, kemiklerim sıza gelir.
Ey Tanrı'yı bir bilenler, can Hakk'a kurban kılanlar,
Ölü değildir bu canlar, aşk gölünde yüze gelir.
Ben gördüm erenler uçtu, aşk kadehin dolu içti,
Hak katında nazı geçti, şöyle yüzü yere gelir.
Erenlerin kulu isen, ölümün anadur Yunus,
Nic’erenler geldi geçti, nöbet şimdi bize gelir.
Yunus Emre
148-) EY SÖZLERİN ASLIN BİLEN
Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz nerden gelir,
Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir.
Söz var kılar gönülü şad, söz var kılar bilişi yad.
Eğer horluk, eğer izzet, her kişiye sözden gelir.
Söz karadan aktan değil, yazıp okumaktan değil,
Bu yürüyen halktan değil, halik avazından gelir.
Ne elif okudum, ne cim, ne varlıktandır kelecim,
Bilmeye yüz bin müneccim, talihim yıldızdan gelir.
Şule bize aydan değil, aşk eri bu soydan değil,
Rızkımız bu evden değil, deryayı ummandan gelir.
Evvel gönül levhinde Hak, yazmıştı çünkü bir varak,
Bu şimdi okunan sebak, ezeli azaldan gelir.
Evvel hitap kılar cana, canı ondan gelir tene,
Biz aletiz bahane ayrık ne elimizden gelir.
Aklımız o levhe bakar, gizli marazlarım açar,
Söz gelir gönlüme akar, söz dile ansızın gelir.
Biz bir bahane arada, ayrık de elden ne gele,
Çünkü Hak emreder cana, bu keleci ondan gelir.
Yunus bu dert ile ah et, kahr evinde n'eyler rahat,
Bu derde derman kefaret, bir ah ile suzdan gelir.
Yunus Emre
149-) EY SU NERDEN GELİRSİN VATANIN NERDE SENİN
Ey su nerden gelirsin, vatanın nerde senin,
Nerde çukur bulursan, yatağın orda senin.
Sen yüceden çıkarsın, alçak yere akarsın,
Gönül Hakk'a tutarsın alçak gönlün var senin.
Seni bulut götürür, alemlere yetirir,
Türlü çiçek bitirir, hoş üstadın var senin.
Ağaçlara varırsın, köklerinden girersin,
Alttan sıra yürürsün, uzun elin var senin.
Nerde ise yaş kuru, hîç sensiz olmaz biri,
Ne ölüsün ne diri, hîç tenin yoktur senin.
Kimin denize gider, kimin tütünü tüter,
İsmin desen ne olur, hoş pazarın var senin.
Akıp deniz olursun, dağılıp toz olursun,
Göllerde saz olursun, yapılan evler senin.
Dünyada canlı cansız, olamayalar sensiz,
Cana cansın gümansız, hîç menendin yok senin.
Şimdi Yunus susadı, diler ki senden içe,
Bir içim bin kızıla, nice bahan yok senin.
Yunus Emre
150-) EY YA GAFİL AÇ GÖZÜNÜ
Ey ya gafil aç gözünü, gönlünü yavlak uzatma,
Bak sen kendi dirliğine, kimsenin aybın gözetme.
Şöyle dirilip halk ile, öleceğiz söyleşeler,
Baki dirlik budur canım, kötü bir ad ile gitme.
Bir gün ola bu dünyayı ahirete değşiresin,
Gece gündüz kıl taatı, ayak uzatıp da yatma.
Gördün ki bir derviş gelir, yüz vur onun kademine,
Senden şeyullah edecek, kaşların karartıp çatma.
Nefse uyup beş parmağın bir kezden iltme ağzına,
Kes birisin ver miskine, gerek olur hiç unutma.
Söylediğin keleciyi işittiğin gibi söyle,
Kendözünden zeyreklenip birkaç sözü dahi katma.
Dünya çerb ve şirin olur, adem gerektir yiyesi,
Kem nesneye tamah edip, asla haram lokma yutma.
Yunus kim öldürür seni, veren alır yine canı,
Yarın göresin sen onu, onun nazarından gitme.
Yunus Emre
151-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM
Ey yarenler, ey kardaşlar, sorun bana nerde idim,
Aşk denizine dalan ben, deryayı ummanda idim.
Yere bünyad vurulmadan, yer gök melaik dolmadan,
levh ve kalem çalınmadan, mülkü yaradanda idim.
O ki beni bekler idi, her nerdeysem saklar idi,
Aşk urganı ucundaki kandildeki canda idim.
Kaygı eli ermez idi, gussa gözü görmez idi,
Endişe şehrinden taşra bir ulu mekanda idim.
Bu işlerde olan kişi, terk etsin cümle teşvîşi,
İçeriden içeri bir key latif nihanda idim.
Benim gibi bu cihana yüz bin gelirse az ola,
Benim gelişim şimdidir üstatda Kuran'da idim.
Dört kitabı okumadan, ayırıp seçmek olmadan,
Ezberledim sabakımı, bu aşkı hanende idim.
Padişahtan destur oldu, bizi burda mülke saldı,
İki cihan cennet oldu, cennette Rıdvan'da idim.
Yıldız idim bunca zaman, gökde melaik arzuman,
Cebbar-ı alem hükmeder, ben o zaman orda idim.
Doksan bin Hak kelamını söyleşecek Habip ile,
Otuz bini sır olacak, ben o sır olanda idim.
Ben bu suretten ileri adım Yunus değil iken,
Ben o idim, o ben idi, bu aşkı sunanda idim.
Yunus Emre
152-) EY YARENLER EY KARDAŞLAR SORUN BANA NERDE İDİM 2
Ey yarenler, ey kardaşlar, sorun bana nerde idim,
Dinlerseniz söyleyeyim ezeli vatanda idim.
Ezeliden dilim söyler Tanrı birdir Hak'tır Resul,
Bunu böyle bilmez iken, bir acep makamda idim.
Kalu bela söylenmeden, tertip düzen eylenmeden,
Hak'dan ayrı değil idim, o ulu divanda idim.
Yere bünyad vurulmadın Adem dünyaya gelmeden,
Öküz balık eylenmeden, ben ezeli onda idim.
Eyyûb ile derde esir, iniledim çektim ceza,
Belkis ile taht üzere Mührü Süleyman'da idim.
Yunus ile balık beni, çekti deme yuttu bile,
Zekeriya ile kaçtım, Nuh ile tufanda idim.
Asa ile, Musa ile kaçtım çıktım Tur Dağı'na,
İbrahim ile Mekke'ye bünyad bırakanda idim.
İsmail'e çaldım bıçak, bıçak ona kar etmedi,
Hak beni azad eyledi, koç ile kurbanda idim.
Yusuf ile ben kuyuda yattım bile çektim ceza,
Yakup ile çok ağladım, bulunca figanda idim.
Miraç gecesi Ahmed'in dönderdim Arş'da nalını,
Üveys ile vurdum tacı Mansur ile urganda idim.
Ali ile vurdum kılıç, Ömer ile adil oldum,
On sekiz yıl Kâf Dağında Hamza'yla meydanda idim.
Yunus senin aşık canın, ezelî aşıklar ile,
Ol Allah'ın dergahında seyran ve cevlanda idim.
Yunus Emre
153-) EY YARENLER EY KARDEŞLER ECEL ERE ÖLEM BİR GÜN
Ey yarenler, ey kardeşler, ecel ere ölem bir gün,
İşlerime pişman olup, kendözüme gelem bir gün.
Yanlarıma kona elim, söz söylemez ola dilim,
Karşıma gele amelim, n'ettim ise görem bir gün.
Oğlan gider danışmana, saladır dosta düşmana,
Şu dört tekbir namaz ile, vaktim tamam kılam bir gün.
Beş karış bezden kefenim, yılan, çiyan yiye tenim,
Yıl geçe obrula sinim, unutulup kalam bir gün.
Başıma dikeler hece, ne erte bilem, ne gece,
Alemler ümidi hace, sana ferman olam bir gün.
Yunus Emre sen bu sözü, daha tamam etmemişsin,
Tek yürüyeyim, n'eyleyim, üstadıma gelem bir gün.
Yunus Emre
154-) EY YARENLER SÖYLEN BANA BEN NİCESİ DOLANAYIM
Ey yarenler söylen bana, ben nicesi dolanayım,
Ne türlü tedbir edeyim, ya nice sağınç sanayım.
Canımda o büt bitiptir, gönülümü o alıptır,
Hey beni o avutuptur, ayrık neye bağlanayım.
Öyle ediptir o beni, seçemezim dünden günü,
Alsın teni, alsın canı, ko ben ona alınayım.
Ben gevheriyim, kanım o, ben bir kulum sultanım o,
Aklım ve canım gönlüm o, ondan niçin usanayım.
Onsuzluğum bana haram, ondan olur nakdim tamam,
Buncalayın lûtf ve kerem, nerde bulup dinleyeyim.
Odur bana Yunus diyen, odur benim bağrım delen,
Odur beni bensiz koyan, hem ben oyum, bu ben neyim.
Yunus Emre
154-) EY YARENLER TINMAN BANA
Ey yarenler tınman bana, ben yine n'oldum bilmezim,
İlim amel sorman bana, divane oldum bilmezim.
Ayrıksı nesne tutmuşum, bildiklerim unutmuşum,
Canımı aşka atmışım, onda ne buldum bilmezim.
Aklım yavu vardı besi, dağıldı fikrim kamusu,
Boşaldım uş doldum veli, ne ile doldum bilmezim.
Aşkım beni yakıp durur, gönlüm dosta akıp durur,
Devşiremezsem ben beni, dembeste kaldım bilmezim.
Ben aşksızın olamazım, aşk olunca ben ölmezim,
Aşktır hayatım hasılı, aşktan gayrısın bilmezim.
Bu aşk ile bulanayım, ne esriğim, ne ayığım,
Ne uyur, ne uyanığım, mestu hayranım bilmezim.
Sen beni şeyh oldu deme, benden nasihat isteme,
Ben sanırım ki bilirim, şimdi bildim ki bilmezim.
Yunus sen canını ada, dost yoluna eyle feda,
Bu şeyh ile buldum Hüda, ben gayrı nesne bilmezim.
Yunus Emre
155-) EYYUB'UM GÖNLÜ DERTLİYİM
Eyyub'um gönlü dertliyim, derde derman isterim,
Aşığım gönlü hastayım, cana canan isterim.
Yakup için ağladım, Yusuf için çektim firak,
Yusuf'um zindan içinde, fazlı rahman isterim.
Musa'nın Tur'una vardım dost cemalin görmeye,
Gitti aklım nageh o dem, sırrı Süphan isterim.
Bir mekana varmışım ki, o benim yurdum değil,
Hızır'la zulmete erdim, abıhayvan isterim.
Amel defterim yüklendim, arzettim seferimi,
Menzilime ermek için Hak'tan ferman isterim.
Yunus Emre'm, kimseler hiç bilmedi halim benim,
Halimi arzetmeye bir merdi irfan isterim.
Yunus Emre
156-) EZELİ BU AŞKI BEN BU MÜLKE SÜRÜP GELDİM
Ezeli bu aşkı ben, bu mülke sürüp geldim,
Bir idim orda şeksiz, uş yine bire geldim.
O birin nuru bana göründü er yüzünden,
Can göz ile o nuru ben burda sora geldim.
O nuru göreliden unuttum kendözümü,
Sanasın Musa benim, hacete Tur'a geldim.
Tur-ı münacat bana durduğum yerde olur,
Benim bugün Bayezid uş gizli sırra geldim.
Ezel benim ilimdir, Elest benim yolumdur,
Ezel ile Elest'i ben bunda göre geldim.
Ben ezelden var idim, maşuk ile yar idim,
Hak dünyaya gönderdi, alemi göre geldim.
Çün gökden yere yağdım, yerden göğe çok ağdım,
Adem donun donandım, devranım süre geldim.
Et ve deri büründüm, geldim size göründüm,
Adımı adem kodum, ondan zuhura geldim.
Aşk esritti canımı, uş Enel Hak dedirir,
Korku gitti gönlümden, Mansur'um dara geldim.
Aşktan dertli olana, dermanım vardır benim,
Aşk sayrısı olana, erkandır sora geldim.
Mecnun kadehin aldım, Leyla gönlüne daldım,
Çün Hakk'ı ayan bildim, ondan sınıra geldim.
Bundan böylesi bil ki padişah iklîmidir,
Dört yanım didar oldu, gör ne hub yere geldim.
Bana bu aşk dolalı, adım Yunus olalı,
Ayan oldu padişah, kulum şükrane geldim.
Yunus Emre

YUNUS EMRE C-Ç HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

 YUNUS EMRE C-Ç HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER

İÇİNDEKİLER
79-) CAN BİR ULU KİMSEDİR
80-) CAN OLGIL CAN İÇİNDE
81-) CAN VE GÖNÜLDEN SEVERSEN
82-) CANIM BEN ONDAN BUNA EZELİ AŞIK GELDİM
83-) CANIM KURBAN OLSUN SENİN YOLUNA
84-) CANLAR CANINI BULDUM
85-) CANLAR FEDA YOLUNA
86-) CÜMLE ALEM TERKİN VURUP
87-) ÇALABIMIN O AŞKI BAĞRIMI BAŞ EYLEDİ
88-) ÇALAP ADEM CİSMİNİ TOPRAKTAN VAR EYLEDİ
89-) ÇALAP NURDAN YARATMIŞ
90-) ÇARKIFELEK YOK İDİ
91-) ÇIKTIM ERİK DALINA
79-) CAN BİR ULU KİMSEDİR
Can bir ulu kimsedir, ten onun aletidir,
Her ne lokma yer isen, bedenin kuvvetidir.
Ne denli yer isen çok, o denli yürü sen tok,
Cana hiç assı yok, hep suret maslahatıdır.
Bu can nimeti kanı, gelin bulalım onu,
Asayiş kılan canı, evliya sohbetidir.
Sohbet canı semirtir, hem aşığın ömrüdür,
Hakk Çalab’ın emriyle erenin himmetidir.
Erenin yüzü suyu, himmeti Arş’tan ulu,
Kimi görsen bu hulu eren inayetidir.
İnayet onun işi, anlamaz değme bir kişi,
Bil ki bu hüma kuşu, aşıklar devletidir.
Yunus’un yanar içi, kamudan gönlü kiçi.
Soya sayılmamak suçu, erenin himmetidir.
Yunus Emre
80-) CAN OLGIL CAN İÇİNDE
Can olgil can içinde, kalma güman içinde,
İstediğin bulasın yakın zaman içinde.
Rükü sücuda kalma, ameline dayanma,
İlmi amel gark olur naz ve niyaz içinde.
İkiliği terkedip, birlik makamın tutup,
Canlar canın bulasın işbu dirlik içinde.
Oruç, namaz, zekat, hac, suç ve cinayet olur,
Fakir bundan azattır hassı havas içinde.
Şeriat korucudur hakikat ordusunda,
Senin için korunur hasıl ordu içinde.
Canlar canın bulasın, sen dahi can olasın,
Aşk ile teferrücün ola didar içinde.
Aynel yakin görüyor, Yunus mecnun oluyor,
Bir ile bir oluyor Hakkal yakin içinde.
Yunus Emre
81-) CAN VE GÖNÜLDEN SEVERSEN
Can ve gönülden seversen yalvar kul Allah'a yalvar,
Amaca ermek istersen, yalvar kul Allah'a yalvar.
Yalvar a kardeş yalvara, varmayasın yüzü kara,
Ümmet isen Peygambere, yalvar kul Allah'a yalvar.
Geceler uykudan uyan, gizli sırlar olsun ayan,
Mahrum olmaz Allah diyen, yalvar kul Allah'a yalvar.
Tanı sen kendini tanı, neden yarattı Hak seni?
Ne olacağın anarak, yalvar kul Allah'a yalvar.
Yunus nuş eyle belayı, yürü maksudun dileği,
Hem inleyi, hem ağlayı, yalvar kul Allah'a yalvar.
Yunus Emre
82-) CANIM BEN ONDAN BUNA EZELİ AŞIK GELDİM
Canım ben ondan buna ezeli aşık geldim,
Aşkı kılavuz tuttum, aşka ulaşıp geldim.
Değilim kılükalde, ya yetmiş iki dilde,
Yad yok bana bu ilde, onda bilişip geldim.
Geçtim hodbin elinden, el çektim dükelinden,
O ikilik babından, birliğe bitip geldim.
Dört kişidir yoldaşım, vefadarım razdaşım,
Üç ile hoştur başım, birine buşup geldim.
O dördün birisi can, biri din, biri iman,
Biri nefsimdir düşman, onda savaşıp geldim.
Bir kılı kırk yardılar, birin yol gösterdiler,
Bu mülke gönderdiler, o yola düşüp geldim.
Aşk şerbetinden içtim, on iki ırmak geçtim,
Denizler bendin deştim, ummandan taşıp geldim.
Ben ondan geldim buna, yine varırım ona,
Ben ona varasımı, onda tanışıp geldim.
Azrail ne kişidir, kasdedesi canıma,
Ben emanet ıssıla, anda bitrişip geldim.
Aradım çıkdım bir uca eğlendim teferrüce,
Eren soyun soylayıp o soya düşüp geldim.
Yûnus Emre'ye ne gam, aşık melamet bednam,
Küfrüm imana şu dem, onda değişip geldim.
Yunus Emre
83-) CANIM KURBAN OLSUN SENİN YOLUNA
Canım kurban olsun senin yoluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Şefaat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Mumin olanların çoktur cefası,
Ahirette olur zevk ü sefası.
Onsekiz bin alemin Mustafa'sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Yedi kat gökleri seyran eyleyen,
Kürsünün üstünde cevlan eyleyen,
Mi'racda ümmetin Hak’dan dileyen,
Adı güzel kendi güzel Muhammed.
O çariyar onun gökler yaridir,
Onu seven günahlardan beridir.
On sekiz bin alemin serveridir,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Yunus n'eyler iki cihanı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümansız.
Sana uymayanlar gider imansız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.
Yunus Emre
84-) CANLAR CANINI BULDUM
Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun,
Assı ziyandan geçtim, dükkanım yağma olsun.
Ben benliğimden geçtim, gözüm hicabın açtım,
Dost vaslına ulaştım, gümanım yağma olsun.
Benden benliğim gitti, hep mülkümü dost yuttu,
Lamekan kavmi oldum, mekanım yağma olsun.
İkilikten usandım, aşk donunu donandım,
Derdin hanına kandım, dermanım yağma olsun.
Varlık çün sefer kıldı, ondan dost bize geldi,
Viran gönül nur doldu, cihanım yağma olsun.
Geçtim bitmez sağınçtan, usandım yazdan, kıştan,
Bostanlar başın buldum, bostanım yağma olsun.
Taalluktan üzüştüm, o dosttan yana uçtum,
Aşk divanına düştüm, divanım yağma olsun.
Yunus ne hoş demişsin, balla şeker yemişsin,
Ballar balını buldum, kovanım yağma olsun.
Yunus Emre
85-) CANLAR FEDA YOLUNA
Canlar feda yoluna, bu can kaygısı değil,
Sen canı gerek bana, cihan kaygısı değil.
Canlar içinde canım sensin genci pinhanım,
Çün ayan gördüm seni pinhan kaygısı degil.
Canlar içinde cansın, sen bir abıhayatsın,
Bize din ve imansın, iman kaygısı değil.
Yudum yaramı sildim, yaram kimdendir bildim,
Bendeki yar kaygısı, yaram kaygısı değil.
Aşkın beni faş etti, saklayam derdim veli,
Çün seni ayan gördüm, pinhan kaygısı değil.
Derman ola mı bana, derdim benim kim ona,
Dertli varayım sana, derman kaygısı değil.
Gelin aşık olalım, aşka cevlan kılalım,
Esrik olup yatmışım, cevlan kaygısı değil.
Aşkın oku temreni dokunur yüreğime,
Aşk için ben öleyim, temren kaygısı değil.
Can ve gönülü n'ettim, aşkın oduna attım,
Sıdkı dahi unuttum, güman kaygısı değil.
Aşkın burcundan uçtum, cevlan vurarak geçtim,
Ben dost ile buluştum, cevlan kaygısı değil.
Ben ummana dalmışım, orda sedef bulmuşum,
Gevher olup gelmişim, umman kaygısı değil.
Durduğum yer Tûr ola, baktığım didar ola,
Ne hacet Musa bana, sen ben kaygısı değil.
Yunus'u ögütlerler, kalk kervan göçtü derler,
Ben menzile eriştim, kervan kaygısı değil.
Yunus Emre
86-) CÜMLE ALEM TERKİN VURUP
Cümle alem terkin vurup, dost ben terkin vuramazım,
Ondan ayrı buçuk saat ben onsuzun duramazım.
Ondan ayrı dirliğim dirlik durur değil benim,
Kadim odur görür beni, ben ölüyüm göremezim.
Huri gelip ey der ise, gönül bana vergi diye,
Dosttan artık kimseneye ben gönlümü veremezim.
Dost diye geçti bu ömrüm, başarmadım dost kulluğun,
Koyam başara o beni, ben hiç iş başaramazım.
Bir kezden o oldum ahi, benden umut yoktur bana,
Ben o isem pes o hani, ben bu sırra eremezim.
Dostlar öğüt verir bana, git var onun yakınından,
Daha yakın varam meğer ordan ayrık varamazım.
Değmeler ey der Yunus'a, katlan bugün yarın diye,
Cehd edeyim bugünümü yarına irgöremezim.
Yunus Emre
Ç HARFİ İLE BAŞLAYAN ŞİİRLER
87-) ÇALABIMIN O AŞKI BAĞRIMI BAŞ EYLEDİ
Çalab’ımın o aşkı bağrımı baş eyledi,
Aldı benim gönlümü sırrımı faş eyledi.
Hergiz gitmez gözümden, hiç eksilmez dilimden,
Çalap kendi nurunu gözüme tuş eyledi.
Can gözü onu gördü, dil ondan haber verdi,
Can içinde oturdu, gönlümü Arş eyledi.
Bir kadeh sundu cana, can içti kana kana,
Dolu geldi peymâne, canım sarhoş eyledi.
Esrik oldu canımız, dür döker lisanımız,
O Çalabı’mın aşkı beni derviş eyledi.
Canda yanar çerağı, gönüllerde durağı,
Gönül dahi can dahi aşk ile cüş eyledi.
Ben nice dervîş olam ya Hakk'a kulum diyem,
Yüz bin benim gibiyi aşk hırka pûş eyledi.
Yunus şimdi avunur, dostu görüp sevinir,
Erenler manfilinde aşka cümbüş eyledi.
Yunus Emre
88-) ÇALAP ADEM CİSMİNİ TOPRAKTAN VAR EYLEDİ
Çalap Adem cismini topraktan var eyledi,
Şeytan geldi Adem'e tapmağa ar eyledi.
Dedi ben oddan nurdan, o bir avuç topraktan,
Bilmedi ki kim Adem için gevher eyledi.
Zahir gördü Adem’in batınına bakmadı,
Bilmedi kim Adem'i halkı sever eyledi.
Kırk yıl kalıbı yattı, adı alemi tuttu,
Gör şeytan buğzundan ne fitneler eyledi.
Adem toprak yatmıştı, at alemi tutmuştu,
Fikrine bak İblis’in yani hüner eyledi.
O yürüyen atları sürdü Adem üstüne,
Adem'in mekr irgürüp yani zafer eyledi.
Adem’in göbeğinden Çalap yarattı onu,
Vaff deyip dura geldi onlar güzar eyledi.
Çün gitti Adem ahdi yetti Musa'nın vakti,
İblîs'e işbu işler yavlak eser eyledi.
Musa gönüldü Tûr'a Hak'la münacat kıla,
Gördü ki bir su akar Musa nazar eyledi.
Musa dedi göreyim, bu su ne yerden gelir,
Ger böyle akar ise zır ve zeber eyledi.
İleri vardı Musa, lain oturmuş ağlar,
Gözünün yaşı imiş, o su pınar eyledi.
Musa dedi laine, ağladığın nedendir,
Nideyim ağlamadan der işim zar eyledi.
Mukarrebdim Musa, ben o Hakk’ın dergahında,
Götürdü vurdu yere işimi şer eyledi.
Sen bilmez misin Musa ben neden ayrıldığım,
Şunlar öğüme düştü beni humar eyledi.
Çalap’tan erdi nida hani emanet dedi,
O nidaya canını Musa nisar eyledi.
Var değil mi ya Musa rahmet eylesin bana,
Tövbe kılıp işine hoş istigfar eyledi.
Musa erdi hacete, Hakk ile münacata,
Unuttu emaneti söz muhtasar eyledi.
Musa geldi laine dedi Hakk’ın buyruğun,
Secdeyi işitince döndü inkar eyledi.
Ben ondan umar idim derdime derman kıla,
Çok artırdı derdimi yani timar eyledi.
Ben eğer tapsam ona, o vaktin tapar idim,
Şimdi hod toprak olup zır ü zeber eyledi.
Adem İblis kim ola, işi işleten Çalap,
Ayı günü yaratıp gece gündüz eyledi.
Mana nedir İblis'ten, cahilik kamu bizden,
Ne duydun işbu sözden, sırrı esrar eyledi.
Çalap ey der şu kula, inayet benden ola,
Ne Şeytan azdırırsar, ne kimse kar eyledi.
Altı bin yedi yüz yıldan geçen Adem'i,
Dile getirdi Yunus, sözü tekrar eyledi.
Yunus Emre
89-) ÇALAP NURDAN YARATMIŞ
Çalap nurdan yaratmış Canını Muhmmed’in,
Aleme rahmet saçmış adını Muhammed’in.
Dostum demiş yaratmış hem onun kaydın yemiş,
Ümmetten yana komuş yönünü Muhammed’in.
Muhammed bir denizdir alemi tutup durur,
Yetmiş bindir peygamber gölünde Muhammed’in.
Dünya malın tutmamış hiç emanet artmamış,
Terzi biçip dikmemiş donunu Muhammed’in.
Tanrı arslanı Ali sağında Muhammed’in,
Hasan ile Hüseyin solunda Muhammed’in.
Yılda yetmiş bin hacı her biri niyet eder,
Varır ziyaret eder nurunu Muhammed’in.
Yunus Emre’m aşıktır, eksiklidir, miskindir,
Her kim yemez mahrumdur honını Muhammed’in.
Yunus Emre
90-) ÇARKIFELEK YOK İDİ
Çarkıfelek yok idi, canlarımız var iken,
Biz o vaktin dost idik, Azrail ağyar iken.
Nice yıllar biz onda cem idik can kanında,
Hakikat aleminde marifet söyler iken.
Çalap aşkı candaydı bu bilişik ondaydı,
Adem Havva nerdeydi biz onunla yar iken.
Dün geldi safi Adem dünyaya bastı kadem,
İblis aldattı o dem, Cennet'te gezer iken.
O vakit biz uçardık, cevlan vurup göçerdik,
Nurdan şarap içerdik, Hak bizi toylar iken.
Canlar onda bilişti, o dem gönül alıştı,
Alem halkı karıştı, denizler kaynar iken.
Şükür bu deme geldik, dostları burda bulduk,
Tuz ekmek bile yedik, aşk demin oynar iken.
Ne oğul vardı, ne kız, vahid idik onda biz,
Komşu idik cümlemiz, nur dağın yaylar iken.
Ne gök var idi, ne yer ne zeber ve ne de zir,
Yunus dosttan haber ver aşk ile göyner iken.
Yunus Emre
91-) ÇIKTIM ERİK DALINA
Çıktım erik dalına, onda yedim üzümü,
Bostan başıma kakıp, der ne yersin kozumu?
Kerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynattım,
Nedir diye sorana, bandım verdim özünü.
İplik verdim çulhaya, sarıp yumak etmemiş,
Çok acele ısmarlar, gelsin alsın bezini.
Bir serçe kanadını kırk kağnıya yüklettim,
Çifti dahi çekmedi kaldı şöyle yazılı.
Bir sinek bir kartalı kaldırıp vurdu yere,
Yalan değil gerçektir, ben de gördüm tozunu.
Balık kavağa çıkmış, zift turşusun yemeğe,
Leylek sıpa doğurmuş, bak a şunun sözünü.
Kötürümle güreştim, elsiz ayağım aldı,
Güreşip basamadım, gövündürdü özümü.
Kafdağı'ndan bir taşı şöyle attılar bana,
Öğlelik yola düştü, bozayazdı yüzümü.
Gözsüze fısıldadım, sağır sözüm işitmiş,
Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü.
Bir öküz boğazladım, kakladım sere kodum,
Öküz dile geldi der, boğazladın kazımı.
Uğruluk yaptım ona, iftira attı bana,
Bir çerçi geldi dedi, niye aldın gözgümü?
Bundan da kurtulmadım, n'ideyim bilemedim,
Çerçi suçlayıp sordu, n'ittin benim gözgümü?
Tosbağaya uğradım, gözsüz sepek yoldaşı,
Sordum sefer nereye, Kayseri'ye azami.
Yunus bir söz söylemiş, hiçbir söze benzemez,
Münafıklar elinden örter mana yüzünü.
Yunus Emre