pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: S-Ş HARFLERİ İLE BAŞLAYAN, ATASÖZLERİ

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

5 Mayıs 2024 Pazar

S-Ş HARFLERİ İLE BAŞLAYAN, ATASÖZLERİ

S Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları Sabah ola, hayrola: Sabah olsun, o vakte kadar iş belki düzelir. Sabah sürçen, geceye dek sürçer: Bir işe başladığı zaman beceriksizliği görülen kişinin bu durumu sonuna kadar sürer. Sabahın kızıllığı akşamı kış eder, akşamın kızıllığı sabahı güz eder: Sabahleyin gökyüzünde görülen kızıllık, o akşam havanın kış gibi olacağını, akşam görülen kızıllık ise ertesi sabah havanın güze döneceğini belirtir. Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır: Sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır. Sabreden derviş muradına ermiş: Beklemesini bilen kimse sonunda amacına ulaşır. Sabreyle işine, hayır gelsin başına: Bir işi yaparken acele etmez, sabrederseniz hayırlı sonuçlara varırsınız. Sabrın sonu selamettir: Karşılaştığı güçlükleri sabırla yenmeye çalışan kimse, sonunda başarıya ulaşır. Sade pirinç zerde olmaz, bal gerektir kazana; baba malı tez tükenir evlat gerek kazana: Hakkıyla yararlanılacak bir şeyin meydana gelmesi için birtakım ögelerin bir araya gelmesi gerektir; kişi kendi emeği ile kazanç sağlayıp bunu baba malına katmıyorsa babasından kalan mal tez tükenir. Sadık dost akrabadan yeğdir: Candan dost akrabadan daha hayırlı olur. Sağ (sağlam) baş yastık istemez: Sağlam insan durup dururken yatmak istemez eğer istiyorsa hasta olduğu düşünülmelidir. Sağılır ineğin buzağısı kesilmez: Çıkar sağlamaya yardım eden kimseye veya şeye zarar gelmemesine dikkat edilmelidir. Sağır için iki kere keramet olmaz: Herkesin işitip öğrendiği şey, dikkatsiz kimse için bir daha söylenmez. Sağır işitmez (duymaz) uydurur: Sağır, yanında konuşulan şeyleri işitmez ama konuşanların durumuna bakarak ve anladığını sanarak bir şeyler yakıştırıp söyler. Sağlık varlıktan yeğdir: Sağlıktan büyük zenginlik olmaz. Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın?: Gelir gidere denk değilse durumu düzene koymaya çalışan kişi durumu düzeltmek için fazla bir şey yapamaz Sakal keçide de var: Sakal, kişiye değer kazandırmaz. Sakınılan göze çöp batar: Üzerine çok düşülen şeyler genellikle kazaya veya zarara uğrar. Sakla samanı, gelir zamanı: Gereksiz görülen şey ileride gerekli olabilir. Sana taşla vurana sen aşla (ekmekle, pamukla) var (dokun): Sana sert davranana sen yumuşak davran. Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt: Kişi kendi işini kendisi yapmalıdır. Sanat altın bileziktir: Kişinin elindeki sanat, değeri hiç eksilmeyen bir servettir. Sanatı ustadan görmeyen (öğrenmeyen) öğrenmez: Kişi tek başına ne kadar çalışırsa çalışsın işin inceliklerini bir bilenden öğrenirse o işi daha çabuk ve kolay yapabilir. Sanatını hor gören boğazına torba takar: İşini küçümseyen kişi istediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur. Sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış: İnsanlar kötü yanlarını kolay kolay belli etmezler, haklarında yargıda bulunmakta acele edilmemelidir. Sarımsağını hesap eden paçayı yiyemez: Küçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi, o işin kazançlarından yoksun kalır. Sarımsak da acı ama evde lazım bir dişi: Gerekli olanın niceliğinden çok niteliği önemlidir. Sarımsak içli dışlı, soğan yalnız başlı: Anlaşan kimselerin birbirlerinden saklısı gizlisi yoktur, başkasıyla böyle bir yakınlık kuramamış olan tek başına kendi yaşantısı içinde kalır. Sarımsak yemedim ki ağzım koksun: Kötü bir iş yapmadım ki sonucundan korkayım, sorumlu olayım. Satılık ziftin olsun, Selânikten kel gelir: İşe yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan akla gelmeyen yerlerden onu arayanlar gelir. Say beni, sayayım seni: Sevgi karşılıklı olur, sen beni seversen ben de seni severim. Sayılı günler (gün) tez (çabuk) geçer: Bir işin yapılması veya gerçekleşmesi için konulmuş olan belli bir süre çabucak geçer. Sayılı koyunu kurt kapmaz (yemez): Miktarı saptanarak bir kimseye teslim edilmiş olan eşya iyi korunur. Sebepsiz kuş bile uçmaz: Kılavuz ve yardımcı olmadan hiçbir iş başarılamaz. Sel gider, kum kalır: Geçici durumlara güvenmek doğru değildir. Sel ile gelen yel ile gider: Emek vermeden ele geçen para kısa zamanda çarçur olur gider. Selam verdik, borçlu çıktık: Küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik. Selden gelen suya gider: Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz: Doğal yıkımlara karşı önlem alınır ama söyledikleri yalan yanlış olanı susturmaya kimsenin gücü yetmez. Sen ağa ben ağa, koyunları (inekleri) kim sağa?: Herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede: Herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Sen dost kazan, düşman ocağın başından çıkar: Sen dost kazanmanın yoluna bak, düşman kolay kazanılır. Senden devletliye ortak olma: İki insan arasındaki beraberliğin sağlıklı yürüyebilmesi, anlaşma koşullarının her iki taraf için de eşit olmasıyla sağlanır, bu denge kurulamazsa yönetim güçlü olan tarafa geçer, hep onun dediği olur. (devletli: Zengin)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder