PEYGAMBERİMİZ ZAMANINDA CAMİLER YAŞAM MERKEZİ İDİ
CAMİDE DÜNYA KELAMI KONUŞULMAZ SÖZÜ YALANDIR EMEVİLERİN LAİKLİK (din ve devlet işlerinin ayrıştırılması) ÇABASIDIR İSLAMA İLK VE EN BÜYÜK DARBEYİ EMEVİLER VURMUŞ 2. DARBEDE 1920 DE TÜRKİYEDE VURULMUŞTUR
Sayın okurlarım Peygamberimiz(sav) ve dört halife zamanında mescitler ve camiler devlet meselelerinin konuşulduğu, kararlar verildiği, kadın ve çocuklar dahil her kesimden,kadın,erkek,çocuk,fakir,zengin,arap,zenci,bedevi herkesin ibadetlerini yapabildiği,sorular sorabildiği, yaşam merkezleri idi. işte bunun ispatı.
Günde beş vakit, cuma ve bayram günleri cemaatle kılınan namazlar yanında, Mescid-i Nebevî, eğitim ve öğretim başta olmak üzere değişik amaçlar için de kullanıldı. Hz. Muhammed 23 yıl devam eden peygamberliğinin on yılını Medine’de geçirdi. Kendisine nâzil olan Kur’an sûre ve âyetlerini ashabına öncelikle camiinde, önce erkeklere sonra da kadınlara tebliğ ettiği gibi, kendisine sorulan sorulara, Kur’an’ın anlaşılması için yaptığı açıklamalara burada devam ederdi. Ayrıca haftada bir gününü de kadınların sorduğu sorulara cevap vermek ve onlarla sohbete tahsis etmişti. Yine Mescid-i Nebevî’sinde meclis adı verilen ders halkalarında bulunur, sohbet ederdi. Bu ders halkalarında Kur’an ve İslâm’ı öğretmek, ayrıca okuma yazma dersi vermek üzere Ubâde b. Sâmit ve diğer sahâbîler de kendisine yardım ederlerdi. Hz. Muhammed, Hicret’le birlikte Medine’de oluşan devlet yönetimiyle ilgili işleri mescidinde görüşüp karar bağlamış; kendisine sunulan sorulara, burada cevaplar vermiş; şikayetleri burada dinlemiş; dışarıdan gelen kabile heyetlerini burada kabul etmiştir. Müslüman olmaya karar verenler burada kendisine biat ederek İslâmiyet’e girişlerini ilan etmişler. Savaş kararları burada verilmiş, seriyye kumandanları burada tayin edilmiş, savaşta yaralananlara burada bakılmış, esir edilen düşman askerleri burada muhafaza edilmiş, ganimet ve vergilerin muhafaza ve dağıtımı camide veya avlusunda yapılmıştır. Hukuk işlerine de burada bakılmış, davalar burada sonuçlandırılmış, hatta mahkumların buradaki direklere bağlanıp cezalandırılması cihetine gidilmiştir. GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ EMEVİLER DEVRİNE KADAR MESCİTLER YANİ CAMİLER SADECE ERKEKLERİN NAMAZ KILIP ÇIKTIKLARI DEĞİL HER KESİMİN GİREBİLDİĞİ VE PROBLEMLERİNE ÇÖZÜM BULABİLDİĞİ YERLERDİ.BUGÜN DİYANETİN ÇOCUKLARI CUMAYA GETİRMELERİ CAMİLERİN ALTINDA GENÇLİK MERKEZLERİ KURMALARINI ASRI SAADETE DÖNÜŞ OLARAK KABUL EDİYORUZ VE TEBRİK EDİYORUZ.
EMEVİLER PEYGAMBERİMİZ(SAV) İN SOYUNU KURUTMUŞ SÜLALESİNİN TAMAMINI ŞEHİT ETMİŞLER VE LAİKLİĞİ İLK UYGULAYANLAR OLMUŞLARDIR
Sayın okurlarım Emevilerin kurucuları Muaviye ve yezit(Allahın laneti üzerlerine olsun) Peygamberimiz (sav) den sonra gelen başta 3 halife Hz Ömer,Hz Osman,Hz Ali başta olmak üzere Peygamberimize yakın olan herkesi şehit etmişler öyle ki Torunları Hz Hasan ve hz Hüseyin ve tüm sülalesini şehit etmişlerdir. Böylece İslama en büyük zararı vermişlerdir.yaptıklarından bazıları şunlardır.
1- Toplumun her kesimin girdiği her Dünya işleri ve ahiret işleri olmak üzere türlü meselenin konuşulduğu cem olunan yani toplanılan toplanma yeri olan CAMİ lerde Dünya işlerinin konuşulmasını yasaklamış hatta tek kelime dünya kelamı konuşulmasını bile büyük günah saymışlardır. Böylece din ile devleti ayrıştırmışlardır LAİK SİSTEMİ getirmişlerdir.
ASRI SAADETTE KADINLAR KURAN-I KERİMİN EMRETTİĞİ GİBİ CUMA VE BAYRAM NAMAZLARI İÇİN CAMİYE GELİRLERDİ AMA EMEVİLER ZAMANINDA BU KALDIRILMIŞTIR.
Kadınların cuma namazını kılmalarının gerekliliği 62-Cuma Suresi 9 ve 10. ayetlerden açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
Ey inananlar! Cuma günü, namaz için çağrı yapıldığında, Allah’ı anmaya koşun. Alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Namaz kılınınca hemen yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok anın ki kurtuluşa erebilesiniz.
Görüldüğü gibi ayetlerde muhatap, yani hitap edilen kesim hem kadın hem de erkek inananlardır. Kadınların Cuma namazını terk edebileceğine dair bir ifade yer almamaktadır. Ancak ne yazık ki Peygamberimiz’den sonraki dönemlerde, kadınlar yavaş yavaş mescitten uzaklaştırılmış, ardından mezheplerin uydurma uygulamaları neticesinde toplumdan da soyutlanmışlardır. Osmanlının özellikle halifeliğin alınmasından sonraki dönemlerinde gelenekteki uydurmalar katı bir şekilde esas alınmış, kadınlar hayatın dışına itilmişlerdir. Bu durumun ne Kuran ile ne de Peygamberimiz ile bir alakası bulunmaktadır. Bunu “sünnet” diye savunanların bile dayandıkları kaynaklarda Peygamberimiz ve dört halife döneminde kadınların mescide geldikleri, cuma namazlarını kıldıkları hatta hutbelere müdahale ettikleri aktarılmaktadır. Kadınlarımızın Cuma namazı kılmalarını engellemek büyük bir suç ve vebaldir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder