pub-6450042492155979 İRFAN AKDOĞANIN TÜM SİTELERİ: DEDİKODU EN BÜYÜK GÜNAHTIR

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

30 Ekim 2025 Perşembe

DEDİKODU EN BÜYÜK GÜNAHTIR

https://www.youtube.com/watch?v=nAzIdbDJxA0
DEDİKODU EN BÜYÜK GÜNAHTIR
Sayın okurlarım. Biz Müslümanların en fazla işlediği günah; Üstelik günah olarak görmediğimiz. En büyük günah dedikodu. O kadar büyük bir günah ki Kur’an-ı Kerimde Allah’ın hiç bir günah için kullanmadığı, dahası Kuran-ı kerimin tamamı olan 6666 ayetin 6665 ayetinin hiçbirinde olmayan bir uslupla ve aşağılama ile yasaklanan bir günah. Korkunç bir günah ve en önemlisi kul hakkı ve daha da önemlisi Hacısının, hocasının, ihtiyarın, gencin, çocuğun, büyüğün, kadının, erkeğin, herkesin istisnasız hepimizin her yerde ve her zaman işlediği ve en çok işlediği bir günah. Müslümanların en fazla ve işlediği günah nedir? Diye soran olursa cevabı kesinlikle şek siz ve şüphesiz. Dedikodudur. Müslümanların sorumlu oldukları yedikleri en büyük kul hakkı hangisidir? Diye sorulacak olursa kesinlikle dedikodudur. Müslümanların günah olarak görmediği günah hangisidir? Diye sorarsanız kesinlikle dedikodudur. Hocam biraz abartmıyor musun? Diyebilirsiniz, abartıp abartmadığımı yazacağım ayette anlayacaksınız. İşte o
AYET: .(Huccurat.12)”Ey iman edenler. Zandan kaçının zira zannın çoğu haramdır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayınız. Birbirinizi başkasının arkasından çekiştirmeyin. Kim ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır. Tiksindiniz öyle değil mi?..” Aman Allah’ım bu ne büyük uyarı (vela yeğtab bağzukum bağza eyuhibbu ehedukum eyyekule lehme ehihih)Birbirinizi arkadan çekiştirmeyin bunu yapmak arkasından dedikodusunu yaptığın kişinin ölüsünün etini yemektir. Yani ha adam öldü gittin adamın ölüsünün etini çiğ çiğ ısırdın yedin ha da arkasından konuştun aynı şey diyor Allah(cc) ve ekliyor bu size çok çirkin geldi tiksindiniz öyle değil mi? o halde dedikodu yapmaktan da öyle tiskinin. Bu çok çirkin çok korkunç günahtan vazgeçin. İnsan eti yiyen yamyam olmayın diyor biz insanlara bu günahın çirkinliğini daha nasıl anlatılır. Sayın okurlarım kanınız dondu. Şaşırdınız öyle değil mi? Ama siz şimdi şöyle söylüyorsunuz. Ki çoğumuz böyle söylüyor iyi ama ben yalan konuşmuyorum ki onun yaptıklarını söylüyorum. Evet onun duyduğu zaman hoşuna gitmeyecek şeyi arkasından söylemendir dedikodu. Zaten eğer söylediğin o kişide yoksa o zaman iftira atmış olursun. Ki ikinci bir günah işlemiş olursun. Evet sayın okurlarım artık ayrıntılara girelim.
GIYBET(Dedikodu)Bir kimsenin arkasında(gıyabında) hoşlanmayacağı bir söz söylemek, arkadan çekiştirmek, Başka bir ifade ile kendimize söylenmesini istemediğimizi duyduğumuzda üzüleceğimiz, rahatsız olacağımız bir şeyi başkalarının arkasından söylemektir. Gıybet sadece söz ile olmaz. orada olmayan kişinin bedeni ,soyu, sülalesi, nesebi, ahlakı, işi, dini, dünyası, elbisesi, evi, bineği, v. b şahsa ait herhangi bir şey dedikodu konusu olabilir. Mesela gözün şaşılığı, saçların döküldüğü, uzun veya kısa boyluluk, siyah veya sarı renkte olmak, topal veya herhangi bir sakatlığı olmak, saf, iyiniyetli olmak, sert, veya ciddi olmak, çöpçü veya amele olmak, köylü olmak, bilgisiz olmak, cahil olmak, anlayışsız olmak, güzel yürümemek, yemeğine veya elbisesini kınamak gibi . kısacası duyduğu zaman kişinin üzüleceği her şey dedikodudur. Peygamberimiz(sav) böyle tarif etmiştir.
HADİS: ’’Gıybet kardeşini hoşuna gitmeyecek şekilde anmandır.(Tirmizi.birr.23) Sayın okurlarım gıybet sadece dil ile olmaz. kaş göz işareti ile ima ve yazı ile hareketle yapılan şeyde gıybettir. Peki ama neden Cenabı hak hiçbir günah için bu kadar ağır ifadeler kullanmıyor da mesela adam öldürme, zina, kumar, içki hangi günahı aklınıza getirirseniz getirin . Hiçbir günahı gıybet kadar şiddetle kınamamıştır. Bunun nedeni nedir? Elbette bunun bir nedeni vardır. Evet bunun nedeni günahların tamamından daha büyük günahtır da ondan . Ama nasıl olur demeyin . Bir düşünün dostlukların bozulması, akrabaların birbirine düşman olması, arkadaşlıkların düşmanlığa dönmesi, karı kocanın boşanması, ailede huzursuzluk olması, kin ,nefret, düşmanlık, ve her türlü kötülüğün sebebi gıybettir. Dahası devletlerin birbiriyle savaşması da bundandır. Demek ki bütün kötülüklerin anası gıybetmiş. Evladı ana babaya ana babayı evlada, akrabayı akrabaya, arkadaşı arkadaşa, kadını erkeğe erkeği kadına düşman eden şey gıybettir. Toplumların huzurunu bozan insanların psikolojisini bozan hastanelere düşüren, ağlatan ,üzen, insanları birbirine vurduran kimini mezara kimini hapse koyan çocukları yetim, kadınları dul bırakan gıybettir. Gıybet olan toplumda ne huzur kalır ne birlik beraberlik kalır.
DEDİKODU(GIYBET) YAPMAK HER ZAMAN GÜNAH DEĞİLDİR FARZ,VACİP,SÜNNET,MUSTEHAP,MUBAH,HARAM,CAİZ E ŞİRK OLAN DEDİKODU(GIYBET) VARDIIR
Sayın okurlarım arkadan konuşmanın yani gıybet yapmanın (farz, vacib, sünnet, müstehap, mubah, haram, caiz ve şirk) olduğu yerler vardır. Şimdi bunları görelim.
1-SÜNNET OLAN GIYBET:
Facir olan, fasık olan, günahlarını açığa vurmaktan çekinmeyen, alenen günah işleyen, günahlarını gizlemeyen ve böyle tanınmaktan rahatsız olmayan, hatta bununla öğünen kişilerin şerlerinden Müslümanların zarar görmesini engellemek için onların gıybetini yapmak caizdir. Hatta sünnettir. Nitekim Peygamberimiz(sav) şöyle buyurur.
HADİS”: Faciri konuşmaktan korkmayınız. Onun bütün hallerini ortaya çıkarıp açıklayın ki herkes tarafından tanınsın. Onun yaptıklarından konuşunuz ki insanlar ondan sakınsınlar.”
Görüldüğü gibi böyle insanların gıybetinin yapılmasını Peygamberimiz(sav) bize emrediyor. Dinimiz günahlarını gizli işleyenlerin kusurlarını ve günahlarını açığa çıkarmayı kesinlikle yasaklamıştır. İşte günah olan haram olan gıybet budur. Çünkü gizli günah işleyen kişi günahı duyulursa o kişi mahcup olur. Rahatsız olur. Acı duyar. Kaldı ki gizli işlediği günahı nasıl olsa herkes duydu diye bu günahı açıktan işleye başlaması ve günahını çoğaltması ve başkalarına kötü örnek olması tehlikesi vardır. Halbuki açıktan günah işleyen kişinin başkalarına zarar vermesini önlemek ve sakındırmak içindir. sakındırma iki türlü olur
A-Eğer arkadaşınız, dostunuz, akrabanız, o facir ve fasıktan habersiz ise ve onu iyi bir insan olarak tanıyorsa ; Arkadaşınızı, dostunuzu, akrabanızı uyararak tehlikeye atılmasını önlemiş olursunuz.
B-Eğer Arkadaşınız, dostunuz, akrabanız, O kişinin facir ve fasık olduğunu bile bile onunla arkadaşlık yapıyorsa , yaptığının yanlış olduğunu, ondan kendisine zarar geleceğinin, Kötü insanlarla arkadaş olanın toplum nazarında değerinin düşeceğini, kendisinin de aynı o kişi gibi algılanacağını, ve aynı kefeye koyulacağını , ve en önemlisi kendisinin de aynı günahları işlemeye başlayacağını söylemiş olursunuz. görüldüğü gibi facirlerin, fasıkların dedikodusunu yapmak dine katkı yapmaktır. Çünkü günahların çoğalması engellenmektedir. Günümüzde şunu görmekteyiz. Adam alenen toplumda günah işliyor. Mesela içki içiyor, kumar oynuyor, faiz yiyor üstelik bunları yapmaktan da hiçbir rahatsızlık duymadığı gibi bununla da öğünüyor. Sonra onun arkasından içki içiyor, kumar oynuyor dediğiniz zaman sen benim dedikodumu yaptın. Günahımı aldın diyor. Yok öyle 3 kuruşa beş köfte senin günahlarını yüklenirdim bunu alenen değil gizlice yapsaydın . Sapla samanı karıştırmayalım lütfen. Netice sayın okuyucularım böylelerinin gıybetini yapmak değil günah olmak sünnettir yani peygamberimizin emridir. Merak edenler veya inanmayanlar. Riyazüsalihin (900-1000) bakabilirler.(Buhari ve Müslimin en sahih hadislerinin toplandığı hadis kitabıdır.)Bakabilirler.
2-VACİP OLAN GIYBET:
Gıybet etmek Müslümanların, insanların, toplumun, malını, ırzını, canını, namusunu korumasını sağlayacaksa bu gıybeti yapmak Müslümanın üzerine vaciptir. Mesela hovardalığı ile bilinen kadınlara düşkün , birisinin dostuna yada arkadaşına yada akrabanın evine sık sık girip çıkması halinde o kişileri uyarmak ve o kişinin kadın düşkünü olduğunu söylemek gıybetini yapmak vaciptir. Çünkü arkadaşınızın , dostunuzun, akrabanızın namusunu ırzını korumak sizin üzerinize borçtur. Veya hırsızlığı ile tanınan birinin dostunuzun evinin veya dükkanın yakınlarında olduğunda o kişinin hırsız olduğunu uyarmak senin üzerine vaciptir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken şey bu kişinin hırsız olduğunu veya hovarda olduğunun sizin tarafınızdan kesin bir bilgiye dayanmış olması lazımdır. Yoksa yapılan dedikodulardan yola çıkarak kimseyi hırsızlıkla veya hovardalıkla suçlamamız mümkün değildir o zaman iftira atmış oluruz. bir başka dikkat edilmesi gereken hususta arkadaşınıza zarar vermesinden emin olmanızdır. Ona zarar vermeyeceğini bile bile gıybetini yapmak elbette haram olur.
Sayın okurlarım Arkadaşınızı öldürmeye niyeti olduğunu bildiğiniz bir kişinin gıybetini yapmak yani arkadaşınızı uyarmak sizin üzerinize vaciptir. Dedikodu olmasın diye arkadaşınızı uyarmamak olur mu?
HADİS: Kays kızı Fadime demiştir ki Resulullah (sav) geldim. Ebu Cehm ve Ebu Süfyanın oğlu Muaviye bana evlenme teklif ettiler. Bu ikili hakkında ne buyurursunuz dedim. Resulullah(sav) Muaviye malı bulunmayan bir fakirdir. Ebu cehme gelince Çomağı omuzundan indirmez. Karısını çok döver buyurdu. ”(Buhari-Müslim) Görüldüğü gibi peygamberimiz bu kadının istikbalini, geleceğini, namus ve ırzını korumak için bir diyemem gıybet yapamam dememiştir. Damat adaylarının huylarını vr niteliklerini açıkca bu kadına söylemiştir. İşte Müslümanların ırzını, canını, malını korumak maksadıyla yapılan gıybet caiz hatta vaciptir.
3-MÜSTEHAP OLAN GIYBET:
Gıybet eden kişiyi gıybet edilenin şerrinden , zulmünden, zararından, kurtaracaksa, bu kişinin gıybetini yapmak müstehaptır. Çünkü o zalimin zulmünden kurtulup hem kendisi rahat etmiş hem de başkalarının zulme uğramasını engellemektedir. Mesela evladı ana babasına, memuru amire,işciyi patrona, yani zulmeden kişiyi bu zulmünden vazgeçirecek kişiye gıybet edilmesi günah olmaz. Çünkü amaç hem şikayet edileni yaptığı o zulümden kurtarmak ki bu ona iyiliktir. hem babayı, anayı, patronu, amiri uyarmak ki hiçbir baba çocuğunun, hiçbir patron işçisinin, hiçbir amir memurunun kötü olması istemez ve bundan da son derece zarar görür ve rahatsız olur ,Dolayısıyla bu kişileri de haberdar ederek zarar etmelerini engelleme çabası vardır. Hem de zararlı olan çocuk, memur, işci ve zararlının başkalarına zarar vermesini önleme çabası vardır. Tabi her zaman olduğu gibi burada da niyet önemlidir. Kıskançlıktan veya bir çıkar dolayısıyla çocuğu babaya , memuru amire, işciyi patrona şikayet etmek en büyük günahtır çünkü bu kişiler şikayet edilene direkt zarar verme cezalandırma yetkileri olan kişidir. Haksız yere yapılan şikayet en büyük günahtır. Dikkat edilmesi gereken bir hususta şikayet edilen babanın, patronun veya amirin şikayet edilen kişiye sözünün geçmesi olmalıdır. Yoksa babasının sözünü dinlemeyeceğini bildiğiniz, çocuğu şikayet, amirinin sözünü dinlemeyeceğini bildiğiniz memuru şikayet caiz olmaz haram olur. Çünkü sizin amacınız kötülüğü önleme değil o kişiyi babasının, amirinin, patronunun gözünden küçük düşürmektir. Ve bu elbette haramdır.
HADİS: Ebu Süfyanın karısı hind. Peygamberimize gelerek Ebu Süfyan son derece cimri bir adamdır. O kendisinin haberi yokken aldığımdan başka bana ve oğluma yetecek bir şey vermiyor. Diye şikayet etti. Peygamberimiz(sav) kadına sana ve oğluna yetecek kadar alabilirsin buyurdu.” Görüldüğü gibi Peygamberimiz(sav) kadına neden kocanın gıybetini yapıyorsun demiyor. Aksine sorununa çare buluyor. Haklı olanın , haksızlığa uğrayan hakkını almak için gıybet edebilir.
HADİS:” Haklı olan için hakkını aramak vardır.
HARAM VE ŞİRK OLAN GIYBET
4- HARAM OLAN GIYBET: Kıskançlık, kibir, düşmanlık, menfaat, alay, şaka, veya herhangi bir sebeple niyeti orda bulunmayan şahsın ırzına, malına, canına, sülalesine, maddi ve manevi varlıklarına, dil uzatarak onun haysiyet ve şerefiyle oynamak, onu toplum nazarında küçük düşürmek, ona herhangi bir şekilde zarar vermek. Kastı ile, ve niyetiyle, gıybet etmek haramdır. İşte Cenabı hakkın Hucurat suresi . 12. ayette yasakladığı gıybet budur. Sürekli belirttiğimiz gibi Allah’ın haram kılması kullarını Dünya ve Ahirette korumak içindir. Yoksa bütün insanlar sürekli gıybet etseler. Ancak kendilerine ve birbirlerine zarar verirler.
5-ŞİRKE GÖTÜREN GIYBET:
Sayın okurlarım baştan beri saydığımız ve sayacağımız. haram olmayan gıybete haram demek ,veya haram olan gıybete haram değil demek, Haşa Kendini Allah’ın yerine koymak yani haram kılmadığını haram , haram kıldığını da helal kılmak olur ki Allah korusun insanı küfre, şirke götürür. daha önce açıkladığımız gibi yaptığı gıybete bu gıybet değil olanı söylüyorum demek gibi.
6-FARZ OLAN GIYBET:
Ayeti kerimelerde buyrulduğu gibi mesela şu ayet
AYET: (Tevbe.71) ”Mümin erkeklerde , mümin kadınlarda ,birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder. Kötülüklerden alıkoyarlar.” ve hadisi şeriflerde
HADİS: Peygamberimiz(sav) buyurdu ki . Bir kötülük gördüğünüzde ona elinizle mani olun, Eğer elinizle mani olamıyorsanız, dilinizle mani olun, dilinizle de mani olamıyorsanız. Buna da gücünüz yetmiyorsa kalbinizle buğz edin. (Buhari-Müslim) İşte bu emirlerden dolayı Müslüman olmayan bir kişinin Müslüman olmadığını onu Müslüman yapma ihtimali bulunan kişilere onun gıybetini yapmak farzdır. Çünkü o kişinin Müslüman olmasına vesile olmak gibi son derece sevap bir ihtimal vardır. Ama her zaman söylediğimiz gibi hüsnü niyet şarttır. Niyetin halis olması gerekir. Maksat o kişiyi Müslüman yapmak olmalıdır.
7-MÜBAH OLAN GIYBET:
Bazen öyle olur ki gıybeti yapılan kişinin gıybeti yapılmakla kalmayıp iftira atılır. Aslında dedikoduyu dinleyen kişi de onu savunmayıp susan kişide gıybete ortaktır. Bu nedenle ya gıybeti yapılan kişiyi savunmak ya da oradan uzaklaşmak gerekir. Ancak oradan uzaklaşamadınız, sussanız gıybete ortak olacaksınız. onu savunsanız yalancı olacaksınız. O takdirde ona atılan iftirayı önlemek için doğrusunu söylemeniz mubah olur. Mesela gece gündüz içer hiç ayık gezmez deniyorsa bu kişide böyle biri değil ara sıra içen biriyse yapmayın o kadarda değil ara sıra içer demelidir.
8- CAİZ OLAN GIYBET:
Aslında bu madde öteki maddelerin tamamını içerir. Genel olarak tekrar edersek Yanınızda olmayan kişiye maddi ve manevi herhangi bir zarar verme kastı olmaksızın, iyi niyetle, onun yararına veya onun duyduğu zaman üzülmeyeceği, gücenmeyeceği, alınmayacağı, kızmayacağı, sözleri içerir.
DEDİKODU(GIYBET) ÇOK TATLIDIR
Sayın okurlarım baştan da söylediğim gibi gıybet en çok işlenen fakat içeriği en az bilinen günahtır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da önemli olan niyettir. Bu konuda da her konuda olduğu gibi tefrit ve ifrattan kaçınmalıdır. Yani bütün dedikoduları haram sayıp hiç konuşmamak hiçbir toplumda bulunmamakta yanlıştır. Her türlü iftira ve dedikoduyu severek dinlemek ve anlatmak da yanlıştır. Bütün haramlarda olduğu gibi gıybette de şeytanın ve nefsin verdiği dayanılmaz bir cazibe ve tat vardır. Kendinizi bir sınayın isterseniz. Bir tarafta haram gıybet yapılan bir topluluk, öbür yanda da gıybet yapılmayan bir topluluk olsun. Gıybet yapılmayan mesela dini sohbet, dua, zikir, kuran, vaaz olan toplulukta kaç dakika isteyerek ve severek duracaksınız. Haram gıybetin işlendiği toplulukta kaç dakika severek ve isteyerek duracaksınız. Veya dedikodu programlarını mı? seviyorsunuz. Yoksa dedikodu yapılmayan faydalı programlarımı izliyorsunuz. Nefsinizi sınayın göreceksiniz ki gıybet yapılan programlardan asla usanmayacak büyük bir zevk ve heyecanla izleyecek hatta saatlerce sürse bile bittiğine üzülecek, Ama öbür taraftan haram olmayan sohbet ve programlar sizi sıkacaktır. Çünkü haramı nefis ve şeytan tatlandırmaktadır. Bir arkadaşınızla gıybet etmeden oturun en fazla 15-20 dakika oturursunuz. Sonra sıkılırsınız. Halbuki aynı arkadaşınızla gıybet yapın onu bunu çekiştirin saatlerce oturmaktan bıkmazsınız. Eskiye göre bugün gıybet hem çeşitlenmiş hem de fazlalaşmıştır. Eskiden herkes bağda bahçede çalışır yorulur gıybet yapmaya fırsatı olmazdı. Şimdi öylemi iş yok güç yok aç telefonu saatlerce gıybet yap, aç bilgisayarı saatlerce gıybet yap, Aç televizyonu saatlerce gıybet dinle, aç gazeteleri saatlerce gıybet oku adeta dedikodu cenneti oldu her taraf. Hiç kimsenin ne sırrı kaldı ne mahremi kaldı her şey ortaya döküldü. Eskiden bir iki kişi dedikoduyu duyar sadece o bir iki kişinin günahını yüklenirdik şimdi ise milyonlarca insan milyonlarca gıybet kim kiminle nasıl helalleşecek. Korkunç bir durum var. Durmadan sürekli birbirimizin ölüsünün etini yiyoruz hem de büyük bir zevkle ve iştahla. Sayın okurlarım gıybet en büyük kul hakkıdır. Kıyamet günü müflis duruma düşmemek için aman dikkat edelim. Amel defterimizi elimize aldığımızda bize ait olmayan günahlarla karşılaşıp başkaları yüzünden cehennemi boylamayalım. Aklımızca gıybetini yaptığımız kişiye zarar vereceğiz. Onu küçük düşüreceğiz. Onu zor durumda bırakacağız derken ona en büyük iyiliği yaptığımızın ve kendimize en büyük kötülüğü yaptığımızın farkına varalım. Onun günahlarını sırtlandığımızı ve sevaplarımızı ona verdiğimizi unutmayalım. Kendimizi sürekli karşımızdakinin yerine koyalım yani empati yapalım. Ve başkalarının değil kendi hatalarımızı araştıralım. Haram dedikodunun yapıldığı yerde oturmayalım hemen uzaklaşalım ama uzaklaşma imkanımız yoksa mani olmaya çalışalım . Bize ne? Boş ver bizi ne ilgilendirir. biz ondan iyi miyiz sanki bizimde şu hatalarımız var gibi sözlerle o kişiyi savunalım. Eğer o kişinin söylediği söz ise konu yani laf taşıma varsa mesela falanca, falanca için şöyle dedi . Diyerek iki Müslümanın arasının açılması ise söz konusu olan o zaman yalan söyleyelim ve o kişinin bu sözü söylemediğini iddia edelim çünkü yalan 3 yerde caizdir.
1- Karı kocayı barıştırmak için
2- Dargınları barıştırmak için.
3- Din ve Vatan müdafaası söz konusu olduğunda ilerde inceleyeceğiz.
İNSANI GIYBET YAPMAYA SEVKEDEN ŞEYLER:
1-Hiddet, kızmak, başkasına kızan bir insan ona olan hırsından dolayı sürekli onu kötüler.
2- Arkadaşlarının teşvik etmesi:
3-Kendisi hakkında dedikodu yapılacağını zannedip, ondan önce davranıp kendini savunmak.
4-Kendisine atılan bir suçu başkasına yüklemek için yapılan gıybet.
5-Kendisinin bilgili ötekinin cahil olduğunu ortaya çıkarmak için yapılan gıybet.
6-Kıskançlık sebebiyle yapılan gıybet.
7-Şaka etmek, gülmek, eğlenmek için yapılan gıybet.
8-Kibirinden dolayı ötekini küçük düşürmek için yapılan gıybet.
9-Dini kullanarak yapılan gıybet.
10-Acıyarak yapılan gıybet.
11-Allah için kızdığını söyleyerek yapılan gıybet.
Sayın okurlarım gıybetin caiz olduğu yani arkadan konuşmanın günah olmadığı sözler vardır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da niyet önemlidir. Eğer amacınız başkasını kötülemek değil, aksine öğmek ise bu günah olmaz. Mesela kısa boylular ve keller genelde zeki olur. Ahmet’te kısa boylu zeki, Mehmet kel zeki demek günah olmaz. Çünkü burada amaç Ahmed’i, Mehmed’i kötülemek değil övmektir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Veya birisinden bahsederken o kimsenin ismi aklınıza gelmiyorsa veya onun Ahmet ama hangi Ahmet olduğu konusunda tarif gerekiyorsa mesela topal Ahmed, veya kör Ahmet gibi niyetiniz o kişinin kusurunu söylemek değil de o kişiyi tanıtmak ise o takdirde günah olmaz. Veya bazı insanlar kendilerinin kusurlarıyla anılmasından rahatsızlık duymazlar. Kızmayacağını kesin olarak bildiğiniz bir kişiden bahsederken kusurlarıyla söylemekte bir beis yoktur. Eğer arkasından söylediğiniz sözü, duyduğunda rahatsız olmayacağından kesinlikle emin iseniz. O kişinin arkasından o sözü söylemek günah olmaz. Bir arkadaşınızın yüzüne karşı söylediğiniz şeyi arkasından konuşmanız günah değildir. Ancak yüzüne karşı söylerken yalnız mıydınız, yoksa yanınızda başkaları var mıydı? Bu önemlidir. İkiniz yalnızken ona söylediğinizden alınmayabilir, Ama başkalarının yanında aynı sözü söylememizden rahatsız olabilir. Buna dikkat etmelidir. Mesela bir toplumda topal Ahmet diyebiliyorsanız o kişiye ve o kişide bundan rahatsızlık duymuyorsa onun arkasından da topal Ahmet diyebilirsiniz. Ancak bazı insanlar dedikoduyu yaparken ben bunu onun yüzüne karşıda söylerim diyerek yalan söylüyorlar böylelikle hem dedikodu hem de yalan fiilini işlemiş oluyorlar. Halbuki onun arkasından söylediği sözleri ne söylemiştir nede söyleyebilir. Sadece yaptığı dedikoduya kılıf aramaktadır. Ki büyük günahtır. Bazen de dedikodusu yapılan kişiyi savunmak için gıybet etmek gerekebilir. Burada niyet savunmak olduğu için günah olmaz. Mesela hep ayyaş gezer denilen bir kişi için yok canım o kadarda değil belki bir iki kez içtiyse ayyaş mı olurmuş demek. Veya Ben onu hiç namazda görmedim camiye uğramaz denilen birinin arkasından yok canım o kadarda değil ben onu bazen cumalarda görüyorum demek günah olmaz. Çünkü burada ince bir nuans vardır. O kişide böyle bir sıfat yoktur dese yalan söylemiş olacak, üstelik karşısındakinin ikna edememiş ve karşısındakinin o kişinin hakkında daha fazla konuşmasına sebep olacak . Susarsa kabullenmiş olacak Aslında en iyisi gıybet yapılan toplumdan derhal uzaklaşmaktır. Ancak uzaklaşmanın mümkün olmadığı zamanlarda böyle davranmalıdır. Eğer bir insan açıktan günah işliyorsa O kişinin gıybetini yapmak günah değildir. Çünkü burada amaç açıktan günah işleyen adamı bu huyundan vazgeçirmektir. Topluma ve insanlığa zarar veren kişilerin gıybetini yapmakta günah değildir. Çünkü amaç bu kişinin zararından insanları korumaktır. Onun zararlı olduğunu bilmeyenleri uyarmaktır. Esasında Müslümanın görevi Müslüman kardeşinin her türlü kötülüklerden korumak değil midir?

GIYBET ZİNADAN DAHA BÜYÜK GÜNAHTIR
Sayın okurlarım bir şahsın hakkında hoşuna gitmeyecek yazı yazmak, televizyon, radyo, gazete, internet, dergi ve gazete gibi ;Topluma yayın yapan basın, yayın yoluyla duyurmak çok daha korkunç bir günahtır. Bugün sabahtan akşama kadar televizyonlarda kadın programları yapılmakta bu programda dinimizin yasakladığı dedikodu milyonların gözü önünde yapılmaktadır. Sadece dedikoduda değil; bunun yanında dinimizin yasakladığı iftira, zan, mahremiyet ve günahların ilanı v.b birçok günah işlenmektedir. Dedikoduyu yapanla onu dinleyenin günahı aynıdır. Gıybeti dinlememeli, veya gıybeti yapılan kişi savunulmalı, veya oradan uzaklaşılmalıdır. Bakın peygamberimiz(sav) ne buyuruyor.
HADİS:” Bir kimse,yanında gıybeti yapılan bir mümini gücü yettiğince savunmazsa; Allah o kimseyi kıyamet gününde insanların içinde rezil eder.(Taberani)
HADİS: ”Her kim gıyabında mümin kardeşinin kusurlarının söylenmesine mani olur, örterse Kıyamet gününde Allah ta onun kusurlarını örter.(ibni ebud dünya) Sayın okurlarım dirilerin gıybetini yapmak günah olduğu gibi, ölülerin gıybetini yapmakta günahtır.
HADİS: ”Ölülerinizin güzel hallerini zikredin; Kötülüklerini söylemekten çekinin.”
HADİS: ”Bir kişi Allah’ın rızasına muvafık olan bir kelimeyi konuşur. O kelime ile Allah’ın rızasına kavuşacağını zannetmez. Halbuki o kelime sebebiyle kıyamete kadar, o kimseyi rızasını kazanmaya muvafık kılar. Bir kimsede Allah’ın gazabını tahrik edecek bir kelime konuşur da o kelimeyle Allah’ın gazabına uğrayacağını zannetmez. Halbuki yüce Allah(cc) o kelime sebebiyle ona gazab eder.(tirmizi)
HADİS:” Miraca çıkarıldığım zaman bakırdan tırnakları bulunan bir kavme rastladım. O tırnaklarla yüzlerini ve göğüslerini tırnaklıyorlardı. Ey Cebrail bunlar kimlerdir dedim. Bunlar gıybet ederek insanların ölülerinin etlerini yiyen ve onların vakar ve haysiyetine dokunanlardır. dedi.”/Ebu Davut)
Sayın okurlarım müslüman kişi yaramaz bir söz işittiği zaman ondan yüz çevirmelidir. işte ayet.
AYET: (Kasas.55)”Bunlar(müminler) yaramaz bir lakırtı işittikleri zaman bundan yüz çevirirler.”
AYET: (müminun.3)”Öyle müminler ki onlar boş lakırtılardan ve faidesiz şeylerden yüz çeviricidirler.
AYET: ”(isra.36)” Çünkü kulak,göz, kalp bunların her biri bundan mesuldur.”
HADİS: Hz Peygamber(sav) namaz kılmak için kalktığında Malik. B. Duhşum nerededir ? diye sordu. Ashaptan bir şahıs O münafık Allah’ı ve resul’unu sevmeyen bir adamdır. Dedi. Resulu Ekrem ona sus bir daha bunu söyleme. Onu Allahın rızasını dileyerek Lailahe illallah Muhammedurresulullah derken görmüyor, duymuyor musun. buyurdu.”
HADİS: Peygamberimiz(sav) buyurdu ki Ey diliyle iman edip ,imanları kalplerine inmeyen topluluk. Sakın Müslümanları çekiştirmeyin. Onların gizli hallerini araştırmayın. Zira kim Müslümanların gizli kusurlarını araştırırsa Allah’ta onun gizli kusurlarını açığa çıkarır. Kiminde Allah(cc( gizli kusurlarını açığa çıkarırsa Allah(CC) onu evinin içinde rezil eder.”(ebu davut,tirmizi)
Sayın okurlarım daha önce peygamberimizin(sav) Kul hakkı yiyenler müflistir. Ne kadar ibadet ederlerse etsinler. Eğer yaptıkları kul hakkı ibadetlerinden azsa hakkını yediği kişiler haklarını alınca elinde sevap kalmaz ve başkalarının günahını yüklenerek cehenneme girer. Buyrulmuştur. En büyük kul haklarının başında da gıybet gelir. Gıybetini ettiği kişi hakkını helal etmedikçe Allah(cc) gıybet edeni bağışlamaz.
HADİS: Gıybet eden kişiler sevaplarının gıybetlerini ettikleri kimseye verileceğinin bilseler ve gıybetlerini yaptıkları kişilerin günahlarının da onların sırtına yükleneceğini bilseler. Pek çok aşlar ve nedamet duyarlar. Ve tövbe istiğfar ederler.
HZ ÖMER(ra) Buyurdu ki ”Allah’ı zikredin .Çünkü Allah’ı zikir şifadır. Gıybet etmeyin çünkü gıybet derttir. Buyurmuştur. Peygamberimiz(sav) Buyurdu. HADİS:” Gıybet zinadan daha büyük bir suçtur. Sahabeler nasıl olur ya Resulullah diye şaşarak sorarlar. Buyurdu ki Kişi zina edikten sonra günahına tövbe edip te Allaha yönelirse Allah(cc) bu kişinin tövbesini kabul eder. Fakat gıybet eden kimsenin tövbesini kabul edip günahını bağışlamaz. Ta ki gıybetini ettiği kimse kendi hakkını helal edinceye kadar. (ibni Hıbbıl)
HADİS: Peygamberimiz(sav) buyurdu ki. Kıyamet günü kişiye amel defteri verilip te okuduğunda bakacak ki orada Dünyada iken işlemediği bir takım iyilikler yazılı bulur. Kişi ben bunları işlemedim. Nu iyilikler nereden çıktı diye sorar. Allah(cc) ey kulum o iyilikler senin gıybetini yapanların iyilikleridir. Aynı şekilde işlemediği günahların da defterde olduğunu görecek yarabbi ben bu günahları işlemedim diyecek. Allah(cc) O günahlar gıybetini yaptığın kişilerin günahlarındır denilecek(Buhari-Müslim)
HASAN BASRİ: (r.a) Birisinin kendisi hakkında gıybet ettiğini duysa hemen o adama bir adet altın gönderirdi. Ve derdi ki söyleyin ona bu para benden aldığı günahların ve bana bağışladığı sevapların karşılığıdır. Derdi. Anlayana sivrisinek saz. Anlamayana davul zurna az. Müslüman kardeşini alaya alan ve gıybetini yapan kişiye azap olduğunu Kuran-ı kerim şu ayette de bildiriyor.
AYET:(Hümeze.1)”Kardeşini gıybet ve alaya alan kişiye azap vardır.” Müslüman söylenen her söze inanmamalı doğruluğunu araştırmalıdır. Acaba gerçekten bu söz söylenmiştir. Yoksa sözü getiren yanlış mı getirmiştir. Nitekim Kuran-ı kerimde
AYET:(Huccurat.6)”Ey iman edenler. bir fasık gelip size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın ki yanlışlıkla bir cemaate fenalık yaparsınız da yaptığınız işe sonradan pişman olursunuz.” O nedenle birisi size gelip falanca şöyle dedi senin için dedi derse hemen inanmayıp araştırma yapmalıdır.
HADİS: Bir ramazan günü iftar vaktinde peygamberimiz(sav) Oruç tutan üç kişiyi iftara çağırır. İki kişiye siz oruçlu değilsiniz der. Onlar yemin ederek kesinlikle oruçlarını bozacak bir şey yapmadıklarını söylerler. Bunun üzerine peygamberimiz.(sav) Onlara kusun bakalım şu kaba der. O iki kişi kusarlar ki et parçaları dökülür. İki adam yine yeminle et yemediklerini söylerler. Peygamberimiz onlara sizler başkalarının dedikodusunu yaptınız. Ve manevi olarak etlerinizi yediniz dolayısıyla tuttuğunuz. Oruç manen bozuldu buyurur

Gıybet Konusunda İnsanları Bilgilendirmeliyiz
Maalesef gıybet konusunda çok bilgi sahibi değiliz; çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi, birçok insan gıybet yaptığının bile farkında değildir. Gıybetin sınırlan toplum fertleri içinde iyice belirlenemediğinden, hocalara ve vaizlere çok iş düşmektedir. Toplum önderleri olan hocaların, gıybetin caiz olma şartlarını iyi anlatmaları gerekmektedir; çünkü avam tabakasındaki insanlar, gıybetini caiz gördüğü birini rastgele gıybet etmekte, bu da doğal olarak gıybetin yaygınlaşmasına sebebiyet vermektedir. Hasılı, gıybet konusunda insanları yeterince bilgilendirebilirsek, toplumda bilgisizlikten kaynaklanan gıybetlere karşı set çekmiş oluruz.
Gıybet (Dedikodu) Yapmaktan Kurtulmanın Yolları Nelerdir?
1. Az ve Lüzumlu Konuşmak
2. Zamanı Hayırlı İşlerde Sarf Etmek
3. Arkadaş Seçimine Dikkat Etmek
4. İki Kişinin Sohbetinde Üçüncü Bir Kişiden Söz Etmemek
5. Merhamet Duygularımızı Öne Çıkarmak
6. Gıybeti Yapılanı Savunmak
7. Kişiler Arasında Söz Getirip Götürenlere İtibar Etmemek
8. Maddi Rekabetlerden Uzak Durmak
9. Kimsenin Makamına Göz Dikmemek
10. Uzlete (yalnızlık) Çekilmek
11. Konuşmalarımızda Niyetimiz Haram Konuşmak Olmamalı
12. Kusurları Araştırmamak
13. Bizi Gıybete Sürükleyen Davranışlardan Kaçınmak
14. Maddi İmkânları Oluşturup, İnsanlara Muhtaç Olmamak (Gıybeti toplumdan çıkartmak istiyorsak, maddi imkanlarımızı oluşturmanın meşru yollarına bakıp kanaatkarlığı seçmenin ve Allah (c.c)’dan yardım istemenin lüzumu ortaya çıkar. İşte o zaman bu şekilde kendimizi muhtaçlıktan Allah’ın (c.c) izniyle kurtarırsak, ne kimsenin malını mülkünü dilimize dolarız; ne de kendi hakkımızda insanların bu şekilde konuşmalarına fırsat tanımış oluruz.)
15. Gıybete Sebep Olan Hastalıklardan Arınmak
16. Su-i Zandan Uzak Durmak
17. Hayâlı Hareket Etmek 
Gıybet (Dedikodu) Yapmanın Zararları Nelerdir?
Kur'an'da Yasak Olduğu İçin
Allah (c.c) gıybetin ne kötü bir davranış olduğunu bize örnek vererek anlatmıştır.
Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
| Kur’an-ı Kerim – Hucurat/12
İmansız Ahirete Gitmeye Sebep Olduğu İçin
Öncelikle günahlann imansız gitmeye sürüklediğine değinmek istiyorum. Evet, işlenilen masiyyetler kişiyi her ne kadar doğrudan küfre sokmasa da, kişi, günahı işleye işleye iman ile küfrün arasını ayırt edemeyecek duruma gelir.
İbadetimize Zarar Verdiği İçin
İşlediğimiz günahlar ibadet hayatımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü günahlar sonucunda ya ibadete ağırlık gelir, ya ibadetten zevk alınamaz ya da ibadet nimeti elden gider.
Hasan-ı Basri (rh), “Vallahi bir kişi günah işler, onun için gece namazından gündüz orucundan mahrum bırakılır!” buyurmuştur.
İçki içmiyoruz, kumar oynamıyoruz, zina yapmıyoruz, ama gıybeti bolca yapıyoruz. Acaba ibadetteki muvaffakiyetsizliğimizin sebebi gıybetten olabilir mi, ne dersiniz?!
Süfyan-ı Sevri (rh),
“İşlediğim bir günahtan dolayı beş ay gece namazından mahrum bırakıldım!” dedi.
“O nedir?” dediler.
“Ağlayan birisini gördüm, ‘Bu adam riyakâr!’ dedim.
Toplum Hayatını İfsat (Bozduğu) Ettiği İçin
Müminler olarak, aynı toplumda yaşadığımız diğer müminlerin haklarına saygılı olup, onların haklarına tecavüz etmemeliyiz. Mümin kardeşlerimizi ayırt etmeden sevmenin bir vazife olduğunu bilmeliyiz. Din kardeşlerimize karşı kin beslememeli, onlara dostça davranmalı, iyi geçinmeli ve sıkıntı vermemeliyiz. Bu noktada toplumsal kargaşaya, bozgunculuğa yol açacak sözleri dinlememeye ve taşımamaya gayret göstermeliyiz.
Kazandığımız Sevapları Heder Edip, Günahları Yüklediği İçin
Ebü Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashab:
– Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnad ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir” buyurdular.
| Müslim, Birr 59. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyamet 2
Kıyamet günü, bir kimsenin sevap defteri açılır. Yâ Rabbî! Dünyada iken, şu ibâdetleri yapmıştım. Sahifede bunlar yazılı değil, der. Onlar, defterinden silindi, gıybet ettiklerinin defterlerine yazıldı, denir.
| Et-Tegrîb Ve’t-Terhîb
Cehennem Azabına Sebep Olduğu İçin
Allah (cc), iman edip salih amel işleyenleri cennetle müjdelerken, emir ve yasaklarım çiğneyenlerin de cehennemde azap göreceğini bildirmiştir. Bu dünya, ahiretin bir tarlasıdır. hasenatın tohumlan “cennet bahçeleri” olarak karşımıza çıkacağı gibi, yine ektiğimiz seyyiatın tohumları “Cehennem zindanlan” olarak karşımıza Gerçek şu cennet ve cehennem, Allah’ın (cc) adaletinin bir gereğidir.
Resulullah (s.a.v) buyurdular ki:
“Kim bir müslüman’ı (gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilse, Allah Teala Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebeiyle bir makam elde eder (orada salah ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girerse) Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü onu mürdiler makamına oturtarak (rezil eder ve mürdilere münasib azabla azablandırır.)”
| Hadis No: 4324, Ravi: Müstevred
Kabir Azabına Sebep Olduğu İçin
Öldükten sonra kabir âlemi başlayacak. Kabir ya bu dünyadan daha güzel bir yer ya da bu dünyadan daha kötü bir yer olacaktır.
Nitekim Hz. Peygamber bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
“Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur.”
| el-Akidetu’t-Tahaviye,1/169; Ahmed b. Hanbel, el-Akide, s.64-76; el-lalekâî, İtikadu ehli’s-sünne, 1/156, 158, 166-şamile
Kabir azabı hakkında ise:
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- iki kabre uğradı ve şöyle buyurdu:
Şüphesiz ki o ikisi azap çekiyorlar. Çektikleri azap da büyük bir şey değildir (kolay olan, fakat ondan korunmaları nefislerine zor gelen bir şey idi.) Oysa o şey, büyük günah idi. Onlardan birisi,idrar sebebiyle azap çekiyor.Diğeri ise gıybet sebebiyle azap çekiyor.
| İmam Ahmed rivâyet etmiş, Elbânî de ‘Sahîhu’t-Terğîb ve’t-Terhîb’, cilt: 1, sayfa: 66’da hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.
Kişiye İtibar Kaybettirdiği İçin
Gıybet yapan kimse, yaptığı gıybete her ne kadar din gayreti ve rengi verse de, dinleyen kimseler gıybet yapan kimseye iyi gözle bakmayacaklardır.
Sadi Şirazî (k.s) şöyle buyurmaktadır:
“Gıybet yaptığında, gıybeti yapılan kişiyi düşünürsün ama kendini de güvensiz edersin.”
Dualarımızın Kabulu İçin
Peygamberimiz ise bir hadis-i şerifte:
“Başkalarının ardından konuşmaktan sakının. Çünkü başkalarının ardından konuşan kimseleri şu üç felaket beklemektedir: Ettiği dualar kabul olmaz, İşlediği iyilikler tesirsiz kalır, Kötülük ve günahları artar.”buyurmuştur.
| Zübdetül Vaizin Adlı Kitap; Dürretül Vaizin. 2.C. S.954,955

DEDİKODU(GIYBET) ÇEŞİTLERİ

1-BEDENLE ALAKALI GIYBET: (DEDİKODU)

Bir kişinin arkasından onun duyunca hoşlanmayacağı bir eksikliğini söylemek. Mesela şaşı, kör, topal, kel, yaralı, sivilceli, kısa, uzun, zenci, sarı, siyah, v.b Ancak bunu söyleyen kişinin niyeti hakaret etmek değilse o kişiyi tarif etmek için başka yol bulamadıysa veya o kişi bunu duyduğunda rahatsız olmayacaksa o zaman gıybet olmaz.
Bir kişi hakkında kördür, topaldır, keldir, şaşıdır, kısa boyludur, uzun boyludur ve çirkindir gibi kişinin “duyduğunda hoşlanmayacağı kusurlarını söylemek gıybettir. Mesela, iki kişi evlendiklerinde damat tarafı; damat güzeldir, gelin çok çirkindir veya gelin tarafı; damat kısa boyludur veya geline layık değildir gibi sözler sarf etmektedirler. Bu tür sözler gıybettir.
Bir rivayete göre,
Resul-i Ekrem (s.a.v)’in yanma kısa boylu bir kadın geldi.
Kadın çıkıp gittikten sonra, Hz. Aişe (r.a) şöyle dedi:
“Boyu da ne kadar kısa!
Bunu işiten Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Kadının gıybetini ettin, ya Aişe!”
Hz. Aişe (r.a) dedi ki:
“Onda olan hali anlattım. Başka bir şey demedim ki.”
Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Ama, onun bahsedilmesinden hiç hoşlanmayacağı bir yanını anlattın.”
| Ahmed b. Hanbel, 6/136
Diğer bir rivayete göre,
Hz. Aişe (r.a) diyor ki: Ben Resul-i Ekrem’e:
“Size Safiyye’nin boyunun kısalığı gibi kusurları sana yetmiyor mu?” dedim.
Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Öyle bir söz söyledin ki, denize karışsa onu kirletir, rengini bozar ve onu kokuturdu.”
Hz. Aişe ilaveten der ki:
“Ben Resulullah (sav)’a bir insanın (tahkir maksadıyla) taklidini yapmıştım.
Bana hemen şunu söyledi: “Ben bir başkasını (kusuru sebebiyle söz ve fiille) taklid etmem. Hatta (buna mukabil) bana, şu şu kadar (pek çok dünyalık) verilse bile.”
| Ebu Davud, Edeb 40, (4875); Tirmizi, Sıatu’l-Kıyame 52, (2503, 2504)
Hz. Ebu Hureyre (ra) rivayet ediyor;
Resulullah’ın (asm) yanında idik. Adamın biri kalktı gitti.
Diğerleri (arkasından);
“Ya Rasulallah, falan ne kadar aciz kimsedir” dediklerinde,
Resulullah (asm);
“Arkadaşınızı çekiştirdiniz ve etini yediniz.” buyurdu.
| Ebu Ya’la, Taberani
2-SÜLALEYE(SOYA) YAPILAN GIYBET: (DEDİKODU)
Kişinin babasını, annesini, kardeşini, veya yakın akrabalarını kötülemek.
Annesi hizmetçidir, babası çöpçüdür, kapıcıdır, çiftçidir veya ayakkabı boyacısıdir gibi kişiyi küçük düşürücü sözleri söylemek gıybettir.
Hz. Aişe (r.a) diyor ki:
Safiyye’nin devesi hastalanmıştı. Zeyneb’de yedek bir deve bulunuyordu.
Resul-i Ekrem(s.a.v) Zeyneb’e:
“Yanındaki yedek deveyi ona ver.” buyurdu.
Zeyneb:
“O yahudiye deveyi vereyim mi?” dedi.
| Et-Tergib ve’t-Terhib, 3/505
(Zeyneb, bu sözü ile daha önce Yahudi olan ve hicretin yedinci yılında Müslüman olup Peygamberimiz (s.a.v) ile evlenen Safiyye’yi geçmişteki asaletinden dolayı küçük düşürmek istemişti.) Buna son derece üzülen Resul-i Ekrem(s.a.v), uzun bir süre Zeyneb’in yanına uğramadı.
3-AHLAKLA İLGİLİ GIYBET: (DEDİKODU)
Huyu kötü, havalı, kibirli, sinirli, aciz, korkak, cimri v. b sözler.
Bir kişi hakkında kötü huyludur, acizdir, zayıftır, korkaktır, cimridir, öfkelidir gibi kişiyi rencide edici şeyleri söylemek gıybettir.
Ebu Hureyre(r.a), diyor ki:
Resul-i Ekrem(s.a.v)’in yanında oturuyorduk, bir adam kalktı gitti.
Orada bulunanlar:
“Ya Resulullah, filan adam çok zayıf ve çok aciz bir kimsedir” dediler.
Bunun üzerine Resul-i Ekrem(s.a.v) şöyle buyurdu:
“Arkadaşınızı gıybet ettiniz ve etini yediniz.”
| Et-Tergib ve’t-Terhib,3/506
4- DİNE AİT GIYBET:(DEDİKODU)
Hırsız, yalancı, sarhoş, kumarcı, zalim, beynamaz, v. b
Bir kimse hakkında fasıktır, yalancıdır, anne ve babasına itaat etmez, zalimdir, namaza tembeldir, daha Fatiha’yı bile düzgün okuyamıyor, üçkâğıtçıdır, helal ve harama aldırmaz gibi duyduğunda kişiyi rahatsız edici kusurlarını söylemek gıybettir.
Resûl-i Ekrem’in zamanında biri, insanların toplandığı bir meclise uğradı ve selâm vererek oradan geçip gitti. Gittikten sonra, orada bulunanlardan biri:
Ben bu adama Allah için buğz ederim ve bunu sevmem, dedi.
Oradakiler:
– Ayıp ettin, niçin böyle konuştun? Yemin olsun ki, bu söylediklerini biz adama söyleyeceğiz, dediler.
İçlerinden birini adama gönderdiler. Giden adam, arkasından konuşulan şahsı durumdan haberdar etti. Bunu dinleyen adam, doğruca Resûl-i Ekrem’e giderek, aleyhindeki konuşmadan şikâyet etti.
Peygamberimiz adamı çağırttı ve:
– Böyle konuştun mu? diye sordu.
Adam:
– Evet konuştum yâ Resûlallah, dedi ve inkâr etmedi.
Peygamber Efendimiz de:
– Niçin buna buğzediyorsun, söyle bakalım? deyince,
Adam:
– Ben bunun hizmetçisi idim ve bütün hallerine vakıftım. Bu adamın, farz olan namazlardan başka bir namaz kıldığını görmedim, dedi.
Öteki adam:
-Yâ Resûlallah, kendisine sorun bakalım, kıldığım namazın abdestinde, vaktinde, rükû ve secdesinde bir eksiklik yaptım mı? dedi.
Resûl-i Ekrem sordu, adam:
– Hayır, kusur etmedi. Fakat Ramazan ayından başka da bir gün oruç tutmadı, dedi.
Yine öteki adam:
– Ya Resûlallah, sorun bakalım, Ramazan orucundan hiçbir şeyi eksilttim mi? dedi.
Resûl-i Ekrem sordu, adam:
– Hayır, Ramazan orucunda bir kusur etmedi, dedi. Ancak farz olan zekât borcundan başka bir kuruş vermedi, dedi.
Öteki adam:
– Yâ Resûlallah sorun bakalım, zekât borcumda bir kusur ettim mi? dedi.
Resûl-i Ekrem adama sordu, adam:
– Hayır, zekât borcunda kusur etmedi deyince,
Resûl-i Ekrem:
– Kalk, belki bu adam senden hayırlıdır, buyurdu. (Ahmed)
Geriye başka bir husus kaldı. Rivayetlerden anlaşıldığı gibi Müslümanların sırlarını ifşa etmek de haramdır. Yani ister ahlaki, ister yaratışsal, isterse ameli olsun Müslümanların saklı kalmış, açığa çıkmamış kusurlarının açıklanıp ifşa edilmesi haramdır.
5-DÜNYEVİ HUYLARINA GIYBET:(DEDİKODU)
Edepsiz, terbiyesiz, tembel, v. b sözler.
Bir kimse hakkında terbiyesizdir, çok yer, çok uyur, ailesi çok gezer, evi temiz değildir gibi kişinin duyduğunda rahatsız olacağı sözleri söylemek gıybettir.
Bir rivayete göre;
Resul-i Ekrem (s.a.v) bir sefere çıktığında iki zengin kişiye dünyalığı olmayan birini arkadaş ediyordu. Böylece, onların yediklerinden yesin, konağa varmadan önce gidip yerlerini hazırlasın ve sofralarını kursun.
Böyle bir seferde Resul-i Ekrem (s.a.v), Selman-ı Farisi’yi iki kişiye vermişti. Bir gün, bir yere gittiler. Selman onlara iyi bir şey hazırlamamıştı.
Ona şöyle dediler:
“Resul-i Ekrem (s.a.v)’e git; fazla katık varsa, bizim için iste.”
Selman gidince arkasından şöyle dediler:
“Selman su kuyusuna gitse, suyu kurutur.”
Selman Resul-i Ekrem (s.a.v)’e gitti. Onların dediğini anlatınca,
Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Git onlara söyle: katığı yediniz.”
Selman gelip durumu onlara bildirdi.
Bunun üzerine ikisi de, Resul-i Ekrem (s.a.v)’in yanına gittiler;
Dediler ki:
“Biz daha bir şey yemedik ki,”
Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Ama ben ağzınızda et kızıllığı görüyorum.”
Onlar şöyle dediler:
“Bizde bir şey yok ki; biz bugün hiç et yemedik ki.”
Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Siz, kardeşinizin gıybetini ettiniz.”
Sonra onlara sordu:
“Ölü eti yemeği sever misiniz?”
” Hayır, sevmeyiz.” dediler.
Resul-i Ekrem (s.a.v); şöyle buyurdu:
” Ölü etinin yemeği nasıl kötü görüyorsanız, kardeşinizin gıybetini de etmeyiniz. Kardeşinin gıybetini eden kimse, kardeşinin etini yemiş olur.”
İşte, bunun üzerine şu ayet nazil oldu:
” …Biriniz diğerinizin gıybetini etmesin. Hanginiz ölmüş kardeşinin etini yemeği sever? Bundan tiksindiniz değil mi? Öyleyse Allah’tan korkun!…”
| Kur’an-ı Kerim, Hücurat:12
6-GİYİMLE ALAKALI GIYBET:(DEDİKODU)
Uzun, kısa, dar, geniş, eski, kirli, paspal, v. b. sözler.
Bir kimse hakkında pantolonu kısadır, eteği uzundur, elbisesi eskidir veya ceketi kirlidir gibi kişinin duyduğunda hoşlanmayacağı ayıplarını söylemek gıybettir.
Nitekim Hz. Aişe (r.a) diyor ki:
Resul-i Ekrem (s.a.v)’in yanında bulunduğum bir sırada bir kadın geldi ve gitti.
Ben:
“Bu kadın ne uzun etekli! “dedim.
Resul-i Ekrem(s.a.v):
“Ağzındakini tükür! “buyurdu, ben de bir et parçası tükürdüm, dedi.
| İbn-i Ebi Dünya
Bir kardeşimizin giyiminde bariz bir bozukluk gördük diyelim. Yapacağımız şey, kimsenin yanında rencide etmeden, yumuşak bir dille bunu kardeşimize söylemektir. Bundan sonra da, o kardeşimizin (giyimindeki) kusurunu başkasına anlatıp gıybet yapmamız çok anlamsızdır.Hangi hususta olursa olsun arkasından konuştuğunuz kişiyi üzecek her söz ve hareket gıybettir ve günahtır. Sayın okurlarım gıybet en fazla işlenen günah olduğu halde içeriği en az bilinen günahtır. Bugün alimi, cahili, büyüğü, küçüğü, kadını erkeği hepimiz istisnasız gıybet ederken hangi sözlerin gıybet olduğunu hangi sözlerin gıybet olmadığını bilemiyoruz. Dolayısıyla bazen gıybet olduğunu sandığımız şeyleri söylemeyerek adaletin işlemesini veya suçun engellenmesini sağlayamamaktayız. İleride açıklanacağı gibi gıybetin caiz olduğu hatta yapılması zorunlu olduğu yerler vardır. Bazen aman dedikodu olur diye arkadaşlarımızla sohbetten vazgeçmekte, veya günah olmayan gıybeti yaptıkları zaman nasıl olsa günaha girdik zannıyla günah olan gıybete dönülmekte; Bazen de gıybeti iftira etmekle karıştırıp yani iftira etmeyi dedikodu sanıp yaptıkları dedikodunun günah olmadığını savunmakta ve bilmeyerek şirke girmektedirler. O nedenle gıybet çok iyi tahlil edilmeli, hangi gıybetin mubah yani caiz yani serbest olduğu yani günah olmadığı, hangi gıybetinde haram yani günah olduğu iyi bilinmelidir. Her sözün gıybet olduğunu sanmak insanı yalnızlığa iter. Buda yanlıştır. İnsanlar elbette sohbet edeceklerdir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder